MİLLİ SANAYİYE ANOVA GÜCÜ

Savunma sanayinin merkez üssü Ankara’da faaliyet gösteren Anova, simülasyon alanında elde ettiği deneyimi savunma sanayine aktarıyor. Firma, özellikle tedarikinde sıkıntı olan alt sistem ve komponentleri yerli ve milli olarak tasarlıyor.

MİLLİ SANAYİYE ANOVA GÜCÜ

Savunma sanayinin merkez üssü Ankara’da faaliyet gösteren Anova, simülasyon alanında elde ettiği deneyimi savunma sanayine aktarıyor. Firma, özellikle tedarikinde sıkıntı olan alt sistem ve komponentleri yerli ve milli olarak tasarlıyor.

29 Nisan 2019 Pazartesi 12:21
MİLLİ SANAYİYE ANOVA GÜCÜ

Başta savunma sanayi olmak üzere Ar-Ge faaliyetleri ile ilgili tüm sektörlere hizmet veren Anova, özgün ürünler ile dışa bağımlılığı azaltıyor. Firma, bünyesindeki 130’dan fazla mühendisle mekanik-elektronik tasarım, simülasyon ve üretim hizmetlerini bütünleşik olarak sunarken, test ve kalifikasyon tecrübesi ile kritik-stratejik ürün ve alt sistemleri yerlileştiriyor. ODTÜ TEKNOKENT merkezli Anova, tasarımını yaptığı ürünlerin üretimini ASO 1. OSB’deki fabrikasında gerçekleştiriyor. Savunma sanayi alanında önemli çalışmalara imza atan Anovanın Kurucu Ortaklarından olan Dr. Emre Öztürk, Sanayi Gazetesine yürüttükleri çalışmalarla ilgili bilgi verdi.

SİMÜLASYON ÇIKIŞLI

Anova’nın kuruluş sürecinden biraz bahseder misiniz?

Anova, 2003 yılında 3 ortak tarafından kuruldu. Kuruluş amacımız aslında simülasyon teknolojilerinin tüm sektörlerde kullanımını artırmaya yönelikti.  Yıllar içerisinde özellikle savunma sanayinde yaşanan kalkınma hamlesinden sonra yüzde 20-25’lerde olan yerlilik payının yüzde 60-65’lere çıkmasındaki süreçte Anova da pozisyonunu daha çok savunma sanayi tarafında aldı. 2008-2009 yılından sonra tasarım alanında faaliyetlerimizi artırdık. O yıllarda ASELSAN’a, ROKETSAN’a ve diğer savunma sanayi kuruluşlarına simülasyon destekli tasarım projeleri sunmaya başladık. Daha sonra ürünlerin proje takvimlerine uygun bir şekilde ve sektörün beklentisini karşılayacak kalitede üretilmesi için “üretim altyapısı kuralım” dedik.  Bunun üzerine tezgâh yatırımları yaparak üretim şirketi kurduk. Bütün tasarımlarımızın altında yoğun bir simülasyon, dolayısıyla sanal ortamda yapılan optimizasyon çalışmalarının olması, kalifikasyon süreçlerinde yaşanabilecek muhtemel sıkıntıları en az indirgedi. Simülasyon halen bizim için çekirdek alandır.

SERMAYESİ BİLGİ

Bir teknokentte olmak size ne gibi avantajlar kazandırdı?

Ar-Ge yapan firmalar için teknokentlerin en büyük avantajı vergi istisnaları.  Bizim gibi sermayesi bilgi olan mühendislik firmalarının en büyük giderleri personel giderleri oluyor. Personel maliyetleri anlamında ciddi avantajları var.  Onun dışında teknolojiyle uğraşan bir şirket olarak, ekosistemde yine teknolojiyle uğraşan diğer şirketlerle bir arada oluyorsunuz ve buradan sinerji doğuyor. Dolayısıyla bu anlamda da bize katkıları oluyor. Ayrıca Ar-Ge niteliği olan tüm projelerimizde iç içe olduğumuz üniversitelerdeki akademik personelin desteğini alıyor ve çalışmalarımıza akademik derinlik katmaya çalışıyoruz. 

HEM YERLİ HEM MİLLİ

Yerli ve mili anlamında savunma sanayi sektörünü değerlendirir misiniz?

Yerli ve milli kavramlarını doğru tariflemek gerekiyor.  Yerli dediğiniz kavram tasarımıyla, üretimiyle, belli oranda ürününüzü yurt içinde yapıyorsanız o ürün yerlidir.  Milli dediğiniz kavramda ürününüzü Türkiye’de yapmak zorunda değilsiniz. Başka yerlerde de yapmış olabilirsiniz ancak tasarım, satış, IP hakları sizdeyse ona milli denebiliyor.  Kıymetli olan ise hem yerli hem de mili olan. Biz Anova olarak hem yerli hem de mili ürünler çıkarmaya çalışıyoruz.  Özellikle tedarikinde sıkıntı olan alt sistem ve komponentleri yerli ve milli olarak tasarlanması için çalışıyoruz.  Füzelerin içerisine daha önceden dışarıdan gelen pompaları yerlileştiriyoruz.  Uçaklarda ve helikopterde kullanılan aviyoniklerin ve pilotların termal konforu için kullanılan iklimlendirme sistemlerinin yerlileştirilmesi için çalışıyoruz. “ITAR free” dediğimiz ihraç lisansına tabi olmayan silah sistemlerimiz bulunuyor. Bunlar da yine geçmişte yurt dışından tedarik edilen sistemler idi. Anova dendiğinde ilk olarak alt sistemlerinin yerlileştirilmesinin akla gelmesini istiyoruz.

ÖNEMLİ BİR İRADE VAR

Sizce savunma sanayinde kesinlikle yerlileştirilmesi gerektiğini düşündüğünüz ürünler hangileri?

Anova’nın ilk günlerini yani, bundan 15 sene öncesini düşündüğümüzde bu liste epey uzun olurdu ancak çok kritik sistemler yerlileştirilmeye başlandı. Bugün en önemli konulardan biri ise motor konusu. Zırhlı kara araçları, Altay Ana Muharebe Tankı, ANKA İnsansız Hava Aracı için geliştirilme süreci devam eden içten yanmalı motorlar dışında Özgün Helikopter, Milli Muharip Uçak gibi platformlara ait gaz türbinli motorlara yönelik geliştirme projeleri de başlatıldı.   Bunların birçoğu yeni projeler olduğu için ürünler henüz çıkmadı ama önemli bir irade var, tüm zorluklara rağmen kararlı bir şekilde çalışmalar sürüyor. Biz de tasarım ve simülasyon gücümüzü bu milli projelere destek olabilmek için kullanıyoruz.

SAVUNMA ODAKLI ŞEHİR

Ankara’da olmanızın ne gibi avantajları var?

Ana sanayinin önemli bir kısmı Ankara’da bulunuyor ve bu da karşınıza tabi ki bir avantaj olarak çıkıyor.  Ana sanayi de yakınında bulunan firmayla çalışmayı tercih ediyor.  İstanbul’da, İzmir’de bulunan firmaların hepsi değil ama birçoğunda ikincil işleri savunma sanayi oluyor. Ankara’da ise durum tamamen farklı. Ankara’da savunma sanayi dışında ikinci bir sektör olmadığı için başka bir odağımız zaten olmuyor. Bugünkü ekonomik iklimde göreceli olarak küçük bir sektör olmasına ve de zorluklarına rağmen savunma sanayi birçok şirketin girmeyi arzu ettiği bir alan. Bu bağlamda tamamen sektör firmalarının oluşturduğu SASAD, OSSA, TSSK gibi yapılanmaların dışında diğer şehirlerde çok güçlü kümelenmeler var. SAHA İstanbul bu anlamda İstanbul’a büyük güç kazandırdı. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.