Üretim Reform Paketi incelendiğinde, hedefin yerli (milli), yeşil (çevre dostu) ve yenilikçi (inovatif) yaklaşımın esas itibariyle inovasyon, Ar-Ge ve teknoloji odaklı gelişimin ve büyümenin tüm üretim sektörlerinde yaygınlaştırılmasını sağlamak olduğu görülmektedir. Üretim Reform Paketi’nin özü, ihtiyaç duyulan söz konusu yüksek katma değerli teknolojik ürünleri üretecek insan gücü, bilgi ve yeteneğinin, daha doğru bir ifade ile nitelikli insan gücüne sahip, akıllı üretim sistemlerinin kullanımının yaygınlaştığı ve marka değeri ile uluslararası pazarlarda rekabet gücü olan bir Türk sanayisi inşa etmektir. 

Reform Paketi bütünüyle incelendiğinde, bu paketin ana hedefleri aşağıda sıralanmıştır:

1. Üretimin önündeki gerek makroekonomik boyuttaki engellerin, gerekse sektörel bazdaki sıkıntıların ortadan kaldırılmasıdır. Sektörel problemlere sektörel çözümler üreterek engellerin bertaraf edilmesi ve ekonomik sektörlerin önünün açılması asıl olandır.   

2. Yatırım bölgeleri, OSB’ler, endüstri bölgeleri (EB), sanayi siteleri (SS), teknoloji geliştirme bölgeleri (TGB) yeni teşvikler ile donatılıp yatırımcıların ya da girişimcilerin cesaretlendirilmesi hedeflenmiştir. Daha güçlü imkânların sağlanması ve verimli üretim ikliminin yaratılması öngörülmüştür.  

3. Yatırımcıların önünü açmak için yeni reform paketi ile birlikte, devlet, başlangıçta yatırımcıyı zorlayan birçok risk faktörünü üstlenmiş ya da en azından minimize edilmelerini sağlamaktadır. 

4. Üretim sektörlerinde yenilikçi ve verimli üretime geçiş bu paketle birlikte teşvik edilmiş ve söz konusu dönüşüm için gerekli olan finansal destek, teşvik, muafiyet ve mevzuatın yatırımcı lehine düzenlenmesi gibi imkânlar artırılmıştır. 

5. İnovasyon tabanlı, yeni ve ileri teknoloji odaklı, çevre dostu yeşil üretim hedefli endüstriyel üretimine geçiş için firmaların bu alanlardaki yenilikçi kapasitelerini geliştirmeleri için gerekli değişiklikler bu paket içinde geniş olarak yer almıştır. 

6. Katma değeri yüksek alanlarda ihracat performansımızı artırmamız için gerekli olan vergi ve teşvik sistemi düzenlemesi ve uygulaması paket içinde yerini almıştır. 

7. Nitelikli insan kaynağı ihtiyacının karşılanması, tedariki, istihdamı ve işgücü piyasalarının bu anlamda yeniden regülâsyonu için yasal değişikliklerle birlikte ilgili kurumlar arası koordinasyon ve desteklerin önü açılmıştır. Örneğin, TÜBİTAK’ın bir projeyi kendisi yapan bir kurum olmaktan çıkartılıp projeleri üniversitelere veren bir kuruma dönüşmesiyle üniversitelerdeki nitelikli insan kaynağı, bilgi ve bilimsel altyapıdan yararlanılmasının önü açılabilir. 

8. Üretim sektörlerinin ihtiyacı olan enerji tasarrufu ve ucuz enerji kullanımı için yaptıkları çalışmalar ve Ar-Ge faaliyetlerinin teşvik edilmesi ve desteklenmesiyle birlikte alternatif enerji kullanımının özendirilmesi Üretim Reform Paketi’nde dikkat çeken içeriklerden birisidir. 

Genel anlamda değerlendirirsek, Türkiye’nin uluslararası küresel rekabette varlık gösterebilmesi ve hedefi olan ilk 10 ekonomi içinde yer alabilmesi için; üretim kapasitesini artırmaya yönelik bu reform paketi, aynı zamanda Türkiye’nin bundan sonraki süreçte, inovasyon, teknoloji ve Ar-Ge tabanlı yeni sermaye, birikim ve üretim modelinin benimsendiğini göstermektedir. Bu hedef doğrultusunda, yerli üretimin teşviki, imar, emlak vergisi, vergi usul, yapı denetim kanunlarının değişimi ve endüstri bölgelerini ilgilendiren diğer kanunları da kapsayan birçok değişikliğin hayata geçirileceği gözlemlenmektedir. Bu itibarla, sanayi alanlarının yeniden tanımlanması, OSB, EB, SS, TGB gibi alanlara yönelik yatırımcıya finansman kolaylığı, vergi, muafiyeti, emlak vergisi desteği ve söz konusu endüstri alanlarına yönelik altyapı ve çevreyi koruyucu teknolojilerin sağlanması gibi hususlar reform paketinin içinde önümle konular olarak göze çarpmaktadır. Diğer taraftan, fen ve mühendislik gibi müspet bilimlere dayalı lisans ve yüksek-lisans eğitiminin teşvik edilmesi ve öğrencinin öğrenim görürken endüstri ile temasının sağlanması yani teknik eğitimin öneminin altının çizilmesi bu reform paketinin en önemli sacayaklarından birisidir. 

Son olarak, yukarıdaki analizlerin ışığında, Üretim Reform Paketi’nin, esas itibariyle ve nihai noktada, faize ve ranta dayalı bir ekonomik sistemden “üretime dayalı” bir ekonomiye geçmek suretiyle Türkiye’nin büyümesini daha da hızlandırmak, daha geniş kesimlerin toplumsal refahını artırmak ve istihdamı artırmak amaçlarını taşıdığı görülmektedir.   
    


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.