Değerli okurlarımız;
9 Mayıs 2016 tarihinde Sanayi Gazetesi’nde çıkan, “Ekonomi ve Hayat” başlıklı yazımızda, sizlere söz vermiştik ve demiştik ki;
“…Artık-değer…” kavramını anlamadan ekonomiyi, üretimi ve üretim ilişkilerini anlayamayız…”
Niçin? Çünkü günümüzde işgücü piyasasında çalışan milyonlarca işçinin durumunu, üretkenliğini anlamak istiyoruz da ondan.
Bu yazıda sözümüzü tutup, açıklamalarımıza başlayalım.

Efendim, “artık-değer”, üretilen malların değeriyle bunların üretimi için ödenen ücretlerin değeri arasındaki farktır.” (Orhan Hançerlioğlu, Ekonomi Sözlüğü, 1976, s; 17-18)

Formülleştirelim;
Artık-değer = üretilen malların değeri – ödenen ücretlerin değeri
Artık-değer oranı = ücret/artık-değer
Örnek; diyelim ki;
Üretilen malların değeri = 20 TL.
Ödenen ücretlerin değeri = 10 TL olsun.

Bu durumda önce “artık-değer” miktarını bulalım.
Artık-değer = değer – ücret = 20 - 10 = 10
Artık-değer oranı = ücret/artık-değer = 10/10 = yüzde yüz = % 100
İki tip artık-değer terimi vardır;
Mutlak artık-değer = üretim koşulları aynı kalıp işgününün uzatılmasıyla elde edilen mutlak (saltık) artık değerdir.
Göreli artık-değer = üretim koşullarını değiştirmek suretiyle elde edilir.
Kısaca, iş süresi uzatılarak elde edilen değer ve iş süresi kısaltılarak elde edilen değer.

Göreli artık değerde; yeni makineler, yeni icatlar ve yeni yöntemler uygulayarak iş süresi göreli olarak kısaltılır.
Buna, emeğin üretim gücünün ya da verimliliğinin artması da denir.
Gerçekte işgünü kısaltılmamıştır; yeni icat edilmiş bir makine kullanılarak daha az miktarda emek, daha fazla kullanma değeri üretmek gücünü kazanmıştır. (Orhan Hançerlioğlu, Ekonomi Sözlüğü, 1976, s; 87-88)

İşte, bugün ülkemizde “verimlilik artışı” dediğimizde anlatmak istediğimiz esas olarak budur.
Yoksa işçilere daha fazla mesai yaptırarak sağlanan bir “mutlak artık-değer” değildir, amacımız...

Şimdi gelelim pratik durumlara:
Efendim, bizim işgücü piyasamızda hangi tip artık-değer daha fazladır.
İş süresi uzatılarak elde edilen değer mi, yoksa teknolojik gelişmelerle sağlanan artık değer mi daha çoktur?
Mutlaka iki süreç birlikte işlemektedir. O zaman bu sorunun yanıtını sektörel olarak incelemek gerekmez mi?

Bugün Türkiye’de sanayide çalışan milyonlarca işçi bulunmaktadır.
Ve bu sektörlerde “verimlilik artışları” söz konusudur.
Bizim arzumuz, sektörlerimizdeki verimlilik artışlarının fazla mesaiye, kötü çalışma koşullarına, emek sömürülerine, taşeron uygulamalarına, sosyal güvencesizliklere, kayıt dışılıklara dayandırılması değildir.

Peki nedir?
Şu; daha iyi ücret, daha insancıl çalışma koşulları, daha yüksek teknolojik yenilikler, daha nitelikli eğitim ve bilinçlenmelerle sağlanan bir emek verimliliği artışıdır hedefimiz.

Gelecek yazılarımızda bu alanlardaki çalışmalara yer verelim ve ülkemizdeki, sanayimizdeki verimlilik durumlarının arkasındaki iktisadi gerçekleri görelim.
Üretim biçiminin temel yasası, “artık-değer üretimini” anlamak için, hem teorik hem de uygulamalı incelemelerimize devam edeceğiz.
Sevgiyle ve üretkenlikle kalın...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.