ÜSİMP Haziran 2007’de, bir “damdan düşenler kulübü” olarak kuruldu. TÜBİTAK’ın ÜSAMP – Üniversite Sanayi Ortak Araştırma Merkezleri Programı, 1997 yılında çok iddialı bir model olarak başlamıştı. Ancak, TÜBİTAK yönetimlerinin hukuki çekinceleri nedeniyle, programın bitirildiği tarihe kadar sadece altı merkez kurulabilmiş idi. Her biri kendi konusunda özverili bir adanmışlıkla özgün birer model yaratma ideali içindeki ÜSAMP merkezlerinin tamamı sürdürülebilir bir model yaratma çabasıyla çalışıyordu. TÜBİTAK’a ciddi büyüklükte mali külfet yaratmayan ve gerçek bir üçlü sarmal modeli olan ÜSAMP modeli 31 Aralık 2006 tarihi itibariyle sonlandırıldı.

Bu süreçte kurulan merkezlerin hepsi zorlu bir hazırlık sürecinden geçmiş ve misyon tanımlarını netleştirmiş yapılardı. Dolayısıyla, her birinin Üniversite – Sanayi İşbirliği konusunda önemli deneyimleri vardı ve bu deneyimlerin kaybolup gitmelerine izin verilmemeliydi. Birçok açıdan, özellikle de nitelikli insan kaynağı açısından, kıt kaynaklara sahip olan bir ülke olmamız farkındalığı, ÜSAMP paydaşlarını yeni bir arayışa sürükledi. İşte ÜSİMP, ülke adına ülkemiz içinde kazanılan bu deneyimlerin yok olmaması, tam tersine zenginleştirilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla kuruldu.

TÜBİTAK ÜSAMP programın kapatılmasının ardından yaşanan kader birliği merkezleri birlikte hareket etmeye yönlendirdi ve bir şaşkınlık döneminin ardından Haziran 2007’de bir araya gelerek ÜSİMP’i kurdular. Kuruluş toplantısında amaçlarını da net biçimde tanımlamışlardı:

  • Kaynaklarımız verimli kullanılmalıdır,
  • Bildiklerimiz birbirimizle paylaşılmalıdır,
  • Birlikte öğrenme süreçleri kurgulanmalıdır,
  • Üniversitedeki bilginin sanayiye akması sağlanmalıdır.

2013 yılından itibaren Teknoloji Transfer Ofisleri (TTO)’nin yaşamaya başladığı süreçleri ÜSAMP’lar 1997’den bu yana yaşamışlardı. Bir arayüz olmanın gereklilikleri, üniversite ve/veya sanayi ile ilişkiler nasıl yürütülmeli, ortak çalışmalarda tarafların hakları nasıl korunmalı gibi birçok konuda süreçleri tanımlamışlar ve bu süreçlerde kullanılacak sözleşme, protokol vb. belgeleri hazırlamışlardı.

2009 yılına gelindiğinde altı kurucu üye bu ilkeler etrafında on iki üyeyi daha toplamıştı. Bu gönüllü grup önceleri çok idealist ve amatör ruhla bildiklerini paylaşıp ekosistemi geliştirmeye, üniversite-sanayi kavramlarını yaygınlaştırmaya çalışmışlardı.

İlk faaliyeti, 2008 yılında gerçekleştirilen “1. Ulusal Üniversite-Sanayi İş Birliği Kongresi” idi. Çok farklı kesimden 500 kadar katılımcıyı aynı heyecan ve tutku ile Adana’da toplayabilmişlerdi. Görüldü ki, toplumun bu konuda çok söyleyeceği vardı. Herkesi dinlemek, fikirleri damıtmak, yeni yaklaşımlar üretmek ve sonuçta üniversitelerimizdeki zenginliği katma değere dönüştürecek modeller oluşturmak gerekti. İşte ÜSİMP kuruluş yıllarında bu misyonu üstlendi. Öncelikle ülkemiz için en doğru model nedir, bunu saptamaya çalıştı. Çok paydaşlı arama toplantıları, çalıştaylar yapıldı, raporlar hazırlandı. Bu arada gerçek anlamdaki paylaşımcı yaklaşımı ile konu ile ilgili tüm kesimleri şemsiyesi altına alma çabalarını sürdürdü.

Kuruluşunda yerelde mevcut noktasal deneyimleri bir şemsiye altında toplayarak deneyim ve iyi uygulamalar havuzu yaratmak misyonu ile yola çıkan ÜSİMP 2011 yılında aldığı stratejik bir karar ile oluşturduğu bilgi birikimi ve deneyim zenginliğini ülke genelinde yaygınlaştırabilmek için farklı üyelik tipleri oluşturdu ve üye sayısını bir yılda ikiye katlayarak, ulusal anlamda farkındalık ve kurumsal kapasite artırımı çalışmalarına ağırlık vermeye başladı.

Yeni yeni kurulmakta olan üniversite-sanayi iş birliğini arttırmaya yönelik birimlerin kurumsallaşması ve ulusal ekosistemin iyileştirilmesine yönelik etkinlikler düzenledi ve diğerlerinin de içinde oldu.

2012 yılına gelindiğinde ülkemizde üniversite-sanayi iş birliğine yaklaşım çok farklılaşmıştı. Artık “gerekli mi değil mi?” tartışmaları bitmiş; “nasıl ivme kazandırabiliriz?” arayışları başlamıştı. 27 Aralık 2011 tarihli Bilim Teknoloji Yüksek Kurulu toplantısında alınan kararla 14 yıl aradan sonra arayüz kavramı tekrar gündeme gelmiş ve teknoloji transfer ofisleri hayatımıza girmişti. TTO’ların kurgulanması gündemi ile birlikte ÜSİMP kamu düzleminde daha etkin olma misyonunu benimsedi.

Kuruluşundan itibaren geçen dört yıldaki bilgi birikimini ve oluşturduğu uluslararası bağlantıları da kullanarak Türkiye için en uygun olduğunu düşündüğü “Teknoloji Transfer Ofisi” modelini tartışmaya açtı. 1970’lerden itibaren ABD’de teknoloji transferi süreçleri konusunda katkı vermekte olan AUTM – Association of University Technology Managers ile imzaladığı işbirliği anlaşması sonucu davet ettiği uzmanlarla 2012 yılında Türkiye’nin farklı bölgelerinden 55 kurum ve kuruluştan 112 kişinin katıldığı üç çalıştay düzenledi ve çıktılar rapor halinde önce YÖK nezdinde daha sonra Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı daha sonra da TÜBİTAK nezdinde öneri olarak sunuldu.

Bilindiği gibi, teknoloji transferi kavramını dünyaya yayan ABD’de ve onu örnek alan ülkelerde TTO’nun çalışması buluş bildirimi ile başlar. Halbuki, ülkemizdeki sistemin bundan ibaret olamayacağını daha bütünsel bakılması gerektiği ve TTO’nun görevinin fikrin yaratılması noktasından başlaması gerektiği vurgulanmaya çalışıldı. Bu bütünsel yaklaşımın artık yavaş yavaş ABD dahil tüm dünyada da benimsenmeye başladığı anlatıldı. Kısacası, ÜSAMP döneminden bu yana savunulan ve kurgulanmaya çalışılan “arayüz” yapısının üniversitelerdeki üretilen bilginin topluma mal edilmesi için vazgeçilmez olduğu her düzlemde belirtildi.

2013 yılında ilk TTO’ların TÜBİTAK tarafından desteklenmesini takiben ortaya çıkan eğitilmiş personel ihtiyacına yönelik girişimler başlattı. Üniversitelerde üniversite-sanayi iş birliği arayüz kuruluşları olarak faaliyet gösterecek ve teknoloji transferi, Lisanslama ve ticarileştirme sorumlulukları yüklenmiş birimlerin etkin ve verimli bir şekilde çalışabilmeleri için uygun vasıflarda ön görülen teknoloji transfer yöneticileri eksiğinin kapatılması için farklı ulusal, uluslararası paydaşlar ile iş birliği içinde 15 eğitim düzenledi. Bu eğitimlerde yaklaşık 650 uzman ve/veya uzman adayı eğitildi.

ÜSİMP, 2016 itibariyle birlikte üretme süreçlerine odaklandı. Tıpkı işletmelerdeki örtük bilginin kurumsal bilgiye dönüştürülmesi süreçlerine benzer şekilde üyelerimizin sahip olduğu ayrık yetkinliklerin ulusal yetkinliğe dönüştürülmesi süreçlerinin kurgulanması çalışmalarını başlattı. Halen sürdürmekte olduğu birçok çalışma, ulusal ekosistemde, kalite bilinçli kurumsal ve bireysel kapasite artırımı odaklı değerlendirilebilir:

  • Mesleki Yeterlilik Kurumu ile imzalanan protokol kapsamında Teknoloji Transfer Uzmanı (Seviye 6) Meslek Standardı tanımlanmış olup Ulusal Yeterliliklerin belirlenmesi konusunda da protokol imzalanmıştır.
  • Üyesi olduğu ATTP (Alliance of Technology Transfer Professionals) ile iş birliği içinde Teknoloji Transfer Uzmanlığının uluslararası tanınırlık belgesi olan RTTP (Registered Technology Transfer Professional) unvanına yönelik eğitimleri Türkçe olarak vermektedir.
  • İşletmelerin ve bölgelerin AR-GE, Teknoloji ve İnovasyon yetkinliklerini belirlemelerine imkan veren, öz değerlendirme aracı olarak da kullanabilecekleri, ÜSİMP İnovasyon Karnesi ücretsiz ve web tabanlı olarak 7/24 hizmet vermektedir.
  • İşletmelerin katma değeri yüksek ürün (mal/hizmet) üretebilmeleri için ihtiyaç esaslı yaklaşımla ve ÜSİMP İnovasyon Karnesi, Mevcut Durum Analizi gibi on-line standardize edilmiş araçlarla işletmelere verilecek mentorluk hizmetlerine etik, kalite, yönetim konularında Ulusal İş Mentorluğu İnisiyatifi ile standartlar getirilmiştir.
  • Ulusal Patent Fuarı etkinliği ile üniversitelerde üretilen patent ve diğer fikri varlıkların yerleşik sanayimize katkı sağlayabilmesi ve ülkemiz için sosyo-ekonomik yararlar yaratabilmesi için 2015 yılından bu yana her yıl İstanbul Harbiye Askeri Müze’de düzenlenmektedir.

2019 Mayıs ayı itibariyle 90 kurumsal üyeye sahip ÜSİMP’in ana hedefi üniversite-sanayi iş birliğini gelişmiş ülkelerin seviyesine çıkararak bilgi tabanlı ekonomi oluşturma sürecine katkı vermektir. ÜSİMP’in tek gücü ise aynı ülküyü paylaşan ülkemizin dört bir yanına yayılmış üyeleridir. Tüm etkinlikler ÜSİMP üyelerinin maddi ve manevi katkıları ile gerçekleştirilmiştir. Bu kadar çeşitli ve önemli konularda yapılan çalışmalar için tüm ÜSİMP üyelerimizin çok değerli katkıları olmasaydı hiç bir şey yapılamazdı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.