Gümrük ve Ticaret Bakanlığnın resmi olmayan geçici dış ticaret verilerine göre, 2018 yılının Ocak ayında 12,46 milyar USD ihracat, 21,52 milyar USD ithalat ile Türkiye 9,06 milyar USD dış ticaret açığı kaydetmiştir. 2017 yılının Ocak ayında gerçekleşen 4,34 milyar USD’nin iki katından daha fazla, aynı zamanda da Mayıs 2013’ten sonraki en yüksek dış ticaret açığına işaret eden Aralık 2017’ye göre hemen hemen paralel. Türkiye’nin özellikle 2017’nin ikinci yarısından itibaren büyüyen dış açık ve cari açık sorunu 2018’de de devam ediyor görünmektedir.

Temel sorun, ithalatın ihracattan çok daha hızlı artması ve bunun altında fiyat etkilerinden kaynaklanan bir şekilde ithalat faturasının kabarmasını yanında, aynı zamanda Türkiye ekonomisinin yapısal sorunları da bulunmaktadır. Sonuçta petrol fiyatları çıkmadan veya TRY değer kaybetmeden önce de dış açık ve cari açık veren bir ülkeydik. Yıllık bazda yüzde 11’lik ihracat büyümesine karşılık yüzde 38’lik bir ithalat büyümesi var. EUR/USD paritesinin yükselmesinin Avrupa’ya olan ihracat hacmini artırması veya TRY’de değer kaybının ihracatta avantaj sağlaması durumu hem teoride kalıyor hem de bir yere kadar avantaj sağlıyor; bir tarafta düşük yerel paradan dolayı artan USD ve EUR bazlı ithal girdi maliyetleri, diğer yandan girdisi enerji olan ürünlere petrol fiyatındaki artıştan dolayı gelen fiyat etkisi (petrol etkisini 2018’de geçen seneki kadar konuşmayacağız. Eğer Brent petrol 80 USD üzerilerine doğru gitmezse) çok daha hızlı artan bir ithalat durumu ortaya çıkartıyor. Bu modelin ortadan kalkması için sadece geçici aleyhte fiyat etkilerinin ortadan kalkması yetmez; dışarıdan alınan ürünleri “tamamen edemiyorsak bile” lokal üretimle ikame etmeli, yüksek teknolojili ürün ihracatına yoğunlaşarak rekabetçi markalar oluşturmak, içeride arzın ve üretimin sürekliliğini sağlamak gibi yapısal adımları atmamız gerekiyor.

2018’de de ekonomik büyüme patikasını yukarıda tutma amaçlı sektörel teşviklerin sürdürüleceğini, yenilerinin açıklanacağını ve bunun iç talebi artırarak tüketimi canlı tutacağını öngörüyoruz. Bununla beraber, hem sanayide girdi olarak kullanılan emtia fiyatlarında yılbaşı itibariyle artış trendi görülmesi ve TRY’de ilave değer kaybı görme riskimiz 2016’dan 2017’ye yıllık bazda 20 milyar USD artan dış ticaret açığının (56 milyar USD’den 77 milyar USD’ye) 2018’de de 2017’ye paralel veya daha üst seviyelerinde olma olasılığını artırmaktadır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.