Cazibesi sadece vergi ve destekte değil

Ülkemizin önde gelen teknoparkların Konya Teknokent’te üç farklı grupda inovasyon kümesi çalışması başlatıldı. Konya Teknokent Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. Fatih Botsalı teknoparkların vergi muafiyeti ve desteklerden öte avantajlar taşıdığını söyledi.

Cazibesi sadece vergi ve destekte değil

Ülkemizin önde gelen teknoparkların Konya Teknokent’te üç farklı grupda inovasyon kümesi çalışması başlatıldı. Konya Teknokent Yönetim Kurulu Başkanı Prof.Dr. Fatih Botsalı teknoparkların vergi muafiyeti ve desteklerden öte avantajlar taşıdığını söyledi.

09 Kasım 2012 Cuma 15:59
Cazibesi sadece vergi  ve destekte değil


  Konya’da kümelenme çalışması, Konya Sanayi Odası’nın ardından Konya Teknokent’e de sıçradı. Sanayi odasındaki kümelenme çalışması sektörel merkezli devam ederken teknokentteki çalışma inovasyon merkezli olacak. Konya Teknokent Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof.Dr.Fatih Botsalı, Sanayi Gazetesi’ne yaptığı değerlendirmede, “Teknoparklar, teknoloji bazlı firmaları üniversitelerin yakınında bir araya toplayarak birbirleri ve üniversiteler ile arasında inovasyon ağları ve kümelenmeler oluşturmasını destekliyor. Konya Teknokent’in amaçlarından biri de bünyesindeki Ar-Ge kuruluşları arasında inovasyon kümelenmeleri oluşturmak. Konya Teknokent, bünyesinde farklı alanlarda üç farklı inovasyon kümesi (innovation cluster) oluşturma çalışmalarını sürdürüyor” dedi. Teknoparklar ve Konya Teknokent üzerine görüştüğümüz Botsalı sorularımızı yazılı yanıtladı.


Firmalar teknoparkları/teknokentleri genel duruşla niçin tercih ediyor. Siz firmalara teknoparkları tavsiye eder misiniz?
Teknoparkta ofis kiralamak üzere müracaat eden girişimciler genellikle  teknopark sınırları içindeki kuruluşlara tanınan vergi muafiyetleri ve desteklerle ilgileniyor. Oysa, girişimciler teknoparkda bulunmanın avantajlarını yaşamak için gelmeli. Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren kuruluşlar doğal olarak ilgili mevzuatla tanınan muafiyet ve desteklerden yararlanacaktır. Ancak, teknopark sınırları içindeki vergi muafiyetleri genellikle yazılım firmaları için cazip oluyor. Yazılım dışında faaliyet gösteren kuruluşlar teknoparkta vergi destek ve muafiyetlerinden daha çok üniversite ile ve teknoparktaki diğer kuruluşlarla işbirliği yapmak, teknoparkın sunduğu nitelikli hizmetlerden yararlanmak için geliyor.

Teknoparklardaki vergi muafiyeti ve desteklerin 2023’e kadar uzamasının ne tür etkisi oldu?
Sürenin uzatılmasını ülkemizde Ar-Ge ve inovasyonun desteklenmesi ve teknoparkların gelişmesi açısından çok olumlu buluyoruz. Bu uzatma teknoparka giren firma sayısında bir artış oluşturmakla birlikte sıçrama düzeyinde artış olmadığı da bir gerçektir. Ancak sürenin uzatılması, teknopark içindeki Ar-Ge kuruluşlarının geleceğe daha güvenle bakmalarını bunun sonucunda yeni projelere ve yatırımlara yönelmelerini sağladı. Destek süresinin uzatılmasının diğer bir olumlu etkisinin de 2013’ten itibaren teknoparklardan dışarı doğru oluşabilecek potansiyel gidişlerin önlenmesi olduğunu düşünmekteyiz.

Genelde hep vergi muafiyeti, destekler ön planda tutular ama teknoparklarda yer almanın farklı avantajları da olmalı, nedir bunlar?
Teknoparkta yer alan kuruluşlar vergi muafiyetlerinden çok daha farklı avantajlara sahip oluyorlar. Teknoparklar, teknolojik açıdan dünyaya açılan pencerelerdir, birer teknoloji üssüdür. Teknopark içinde yer alan kuruluşlar, teknoparktaki diğer kuruluşların yaptıklarını görerek teknolojik gelişmeler konusunda yeni eğilimler ve gelişmeleri çok yakından izleyebiliyor, üniversite öğretim üyeleri ile ve teknopark içindeki diğer kuruluşlarla işbirliği ve güç birliği yaparak yeni girişimler başlatabiliyor, teknopark içinde önemli iş potansiyeline sahip olabiliyor. Teknopark içinde yer alan kuruluşlar üniversitedeki laboratuvar, kütüphane, sosyal tesisler vb. imkanlardan kolaylıkla yararlanabiliyor, üniversite öğretim üyelerini  ve öğrencilerini danışman, araştırmacı vb. olarak istihdam edebiliyor.

Teknoparklar; kuruluşundan bugüne yeterli destek mekanizmalarına kavuştu mu?
Ülkemizde son yıllarda uygulanan Ar-Ge ve inovasyonu destekleme politikaları, 2023 yılında dünyanın en büyük on ekonomisinden biri olma, 2023 yılına kadar Ar-Ge harcamalarının GSYİH’daki payını bugünkü değerin yaklaşık 4 katına (%3) çıkarma, bilgi yoğun ürünlerin üretim ve ihracatını artırma hedeflerine odaklanmıştır. Teknoparklar bu amaca ulaşmak için önemli bir destek mekanizmasıdır. 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nda; 12 Mart 2011 tarihinde yürürlüğe giren 6170 sayılı kanunla yapılan değişiklikle teknoparklara tanınan muafiyet ve desteklerin süresi uzatıldı, teknoparklara teknoloji transfer ofisi kurma, kuluçka merkezi işletme gibi zorunluluklar getirildi, 4691 sayılı kanunun uygulanması ile ilgili sorunlara çözüm getirildi. Bu değişikliklerin Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nin gelişmesi ve faaliyetlerinin etkinliğinin artmasına önemli katkıları olacağına inanmaktayız. Teknoparkların bölgesel ve ulusal düzeyde ekonomik ve sosyal gelişmeye katkıları göz önüne alındığında teknoparklara olan rağbetin giderek artacağını düşünüyoruz.

 

Son Güncelleme: 15.08.2015 10:05
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.