banner89

Büyüyene kapıyı gösteriyor

Gebze OSB Teknopark’ta büyüyen firmalar kapı dışarı ediliyor. Gebze OSB Teknopark Genel Müdür Emre Aksan, “Burada fazla büyüyemiyorlar. Gelişmeleri ve genişmeleri için onları kovmak istiyorum” diyor.

Büyüyene kapıyı gösteriyor

Gebze OSB Teknopark’ta büyüyen firmalar kapı dışarı ediliyor. Gebze OSB Teknopark Genel Müdür Emre Aksan, “Burada fazla büyüyemiyorlar. Gelişmeleri ve genişmeleri için onları kovmak istiyorum” diyor.

01 Ağustos 2011 Pazartesi 12:33
Büyüyene kapıyı gösteriyor
Gebze OSB Teknopark Genel Müdürü Dr. Emre Aksan, Sanayi Gazetesi’ne konuştu.  Genel Yayın Yönetmeni Şenol Aydın ile Yazı İşleri Müdürü Uğur Saray’ın sorularını yanıtlayan Dr. Emre Aksan, teknoloji bölgesinde sürdürülen çalışmalar hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
 
Sayın Dr. Emre Aksan, Gebze OSB Teknopark’ı ile ilgili bilgi verir misiniz?
 
            Gebze OSB Teknopark olarak 120 dönüm arazide faaliyet gösteriyoruz. Kapalı ve açık alanlarımız var. İsteyene kapalı alanda yer veriyoruz, isteyene de arsa kiralıyoruz. Arsanın üstüne bina yapabiliyor. Kiralık arsa üstüne bina yapanlar da teknoloji geliştirme kanununa tabi oluyor. 
 
TEKNOPARKLAR BÖLGESİ
 
Türkiye’deki teknoparkların genel durumu nasıl?
 
            Türkiye’de 42 tane teknopark var. Maalesef birçoğu arzu edilen gelişimi henüz göstermiş değil. Daha çok büyük illerdeki teknoparklar hızlı gelişim gösteriyor. Tabi Türkiye’nin çok iyi teknoparkları da var. Gebze OSB Teknopark’ı da Türkiye’nin en iyi teknoparkları arasında yer alıyor.
İstanbul ve Kocaeli Bölgesi teknopark konusunda çok iyi bir yerde. Türkiye’nin en iyi teknoparkları arasında bulunan TÜBİTAK MAM Teknopark’ı bu bölgede. Ayrıca bu bölgede; Kocaeli’nin Üniversitesi’nin Teknopark’ı var, Sabiha Gökçe Havaalanı’nda kurulmaya başlanan bir teknopark var, Tuzla’da özel bir kuruluşa ait bir teknopark var ve Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün kurmak istediği bir teknopark var. Teknopark açısından bu bölge Türkiye’nin en şanslı bölgelerinden biri. 
 
TEKNOPARKLAR SİGORTA VE VERGİ CENNETİ
 
Devlet, teknoparklara gerekli destekleri veriyor mu?
 
Teknoparklardaki şirketler çalıştırdığı personelin sadece kuru maaşını ödüyor. Diğer vergi kısmını ödemiyor. Sigortanın da yüzde ellisini devlet ödüyor. Sadece bununla da sınırlı değil; eğer şirket kar ediyorsa kurumlar vergisi ödemiyor. Bu anlamda teknoloji bölgeleri neredeyse yüzde 100 vergi cenneti ile yüzde 50 sigorta cenneti. Bundan daha fazla bir şey beklememek gerekir.
 
SERMEYELERİ ÜMİTLERİ
 
Gebze OSB Teknopark’ın kaç katılımcısı var. Katılımcılar hangi alanlarda araştırmalar gerçekleştiriyor?
           
Gebze OSB Teknopark’ın 115 tane katılımcısı var. Bunların yüz tanesi yazılımcı. Üretime yönelik şirketlerimiz az. Yazılımcılar 2 tip oluyor. Bir tanesi çok büyük şirketlere, bankalara yazılım yapanlar. Diğerleri ufak işletmeler. Asıl enteresan olan yeni mezun olup sermayeleri az olan, sermayesi ümidi olanlar. İki üç kişi bir araya gelip şirket kuruyorlar. Bu tip çocuklar buraya gelip büyütebilirlerse asıl teknoparkın muafiyeti buradan çıkar. Buraya gelirken küçük olup da Türkiye çapında büyüyenler olabiliyor.
 
KENDİ AR-GE MERKEZLERİNİ KURSUNLAR
 
Dünyadaki teknoparklara baktığımızda onların da çoğu yazılım üzerine mi çalışıyor?
 
Yok, onlar da durum biraz daha değişik. Mesela Bizde bir firmamız robotlarla otomotiv sanayisine yönelmiş. Ambalajlamaya yönelikte bir sürü çalışmalar var. Robotlarla bir kaynak tesisi kuruyorlar. Hatta bir montaj tesisi kuruyorlar. Onlarında 40’dan fazla çalışanı var. Bunlar büyüme kapasitesi olan bir şirket. 4 tane ortakları var. Bunların 2 tane Yıldız Teknik Üniversitesi’nden diğerleri de teknik üniversiteden. Bunlar ilk buraya geldiğinde otomotiv sanayisinden iş alıyorlardı. Peşinatı verebilecek durumları yoktu. Şimdi epey geliştiler. Buradan çıkmalarını istiyorum. Kendi binalarını yapsınlar. Kendi Ar-Ge, Ür-Ge merkezlerini kursunlar. Çünkü burada büyüyemiyorlar. Onları gelişmeleri için kovmak istiyorum. Bir de hem kiraları yüksek hem de yerleri kısıtlı. Kirayı alırken ben ayaklarının altındaki halıyı çeker gibi hissediyorum. Onun için dışarı çıksınlar istiyorum.
 
İLİŞKİLERİ GELİŞTİRMEK İSTİYORUZ
 
Üretime yönelik geliştirme yapan firmaların sayısı arttırmak için çalışmalarınız oluyor mu?
 
İtalya’daki bazı teknoparklarla ilişkimiz var. Orada da bu spin-off dedikleri şirket sayısı çok az. Birazda bu konularda şans önemlidir. Bu bir zamanlama ve şans meselesi. Dolayısıyla burada gayret gösteren bir sürü şirketlerimiz var. Bunların arasında bizim tabi ki bir ayırım yapma durumumuz yok. Ama biz üretime yönelik şirketler görmek istiyoruz. Kocaeli Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi ile ekstra ilişkiler kurmak istiyoruz.
 
TEKNOPARKLARI SANAYİNİN GELİŞEBİLECEĞİ YERLERE KURMAK LAZIM
 
Türkiye’deki teknopark sayısı hızlı bir artışla 42’ye ulaştı. Bu rakam yeterli mi yoksa aynı hızla artışlar devam etmeli mi?
 
Teknopark’ın sayınsın artması önemli. Mesela bizim bir standardımız yok teknoparkları kabul ederken. Gelişmemiş yörelerde teknopark kuruluyorsa onların kurulmasını biz uygun görüyoruz. Temelden bir araştırma başlanabilir. Oradaki üniversitelerde olan araştırma yapma isteği, bizim buradan daha fazla. Bakıyorsunuz tarımsal alanın geliştiği bir yerde öğretim elemanları kendi imkanları dahilinde tarım konusunda araştırma yapmışlar. Rakam elbette ki yeterli değil ancak kurulan teknoparkların gelişimi de sağlanmalı. Ayrıca sanayinin gelişme potansiyeli gösterebileceği bölgelerde teknopark kurmak lazım. Gelişen yerlerde de kurulması lazım. Gelişen yerlerde kurulan teknoparklar çok çabuk gelişiyor. Ama gelişmeye yöreleri böyle bırakırsanız o zaman orada Ar-Ge olmaz. Dolayısıyla oralarda da araştırma geliştirme yapmak lazım.
 
İHTİSAS TEKNOPARKLAR DA KURULABİLİR
 
Türkiye’de artık kurulan OSB’lerin bir çoğu ihtisas OSB olarak kuruluyor. Aynı şekilde teknoparklar da ihtisas olarak kurulabilir mi? Faydası olur mu?
 
Kurulabilir ancak bunun avantajları kadar dezavantajları da var. Diyelim Gebze OSB, TAYSAD gibi bir ihtisas OSB olsaydı ve bizde onun teknoparkı olsaydık; buraya gelen şirketlerin hepsine istediğimiz hizmeti verebilmemiz için belli bir dal olacaktı. Yani değişik dallarda pek almayacaktık. Yazılım alanında, montaj sanayisinde, kaynağa yönelik, boyamaya yönelik alacaktık. Bunun avantajı hizmet daha kolay oluyor. Gebze OSB gibi bir yerde ise daha zor. Çünkü geniş bir alan var burada. Her türlü üretim var.
 
HIZLI GELİŞİYOR AMA ÇOK GERİDEYİZ
 
Türkiye Ar-Ge açısından şu anda hangi aşamada. Gidişatı nasıl okumak lazım?
 
Araştırma konusunda Türkiye çok gerideydi. Şimdi Avrupa’ya baktığımızda yüzde olarak bizim artmamız daha hızlı. Belki balkanlar ülkesinde bu böyle değil ama Ar-Ge ülkelerine baktığımız zaman Avrupa’nın gelişmiş ülkelerine göre biz daha çok gelişiyoruz. Ama yine çok gerideyiz. Bunda da üniversitenin rolü çok büyüktür. Üniversite bir kere kültür meselesidir. Bu hem sanayici hem de üniversite için bir kültür meselesi. Dolayısıyla ikisini bir araya getirmek o kadar kolay olmayacak. Amerika’da hemen hemen her şirketin üniversite ile ilişkisi var. Zaten oradaki araştırma için elde edilecek para devamlı sanayiden geliyor. Eskiden sanayi yatırım yapmazdı. Üniversitenin imkanlarından istifade ederdi Ar-Ge için. Şimdi iş değişti. Kol budak verdi ki üniversite her türlü şeye hizmet veremiyor adam akıllı laboratuarlarında. Dolayısıyla sanayi kendi laboratuarlarını kuruyor. Üniversite elemanları gelip onun kurmuş olduğu laboratuarlarda araştırma yapıyor.
 
KOBİLERİ HAREKETE GEÇİRMELİYİZ
 
Hükümetin 2023 yılı için koyduğu hedefleri ve sanayicilerin bu hedefleri yakalamak için gösterdiği gayretleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Benim için çok ümit var. Bana sorarsanız 2023 bile çok uzak ondan daha erken bizim bazı yerlere varmamız lazım. Türkiye buna hazır ama bir şeye hazır olmak önemli değil. Bu zaman alacak ama 2023 uzunca bir zaman. Sanayinin lokomotif üssü KOBİ’lerdir. Bütün Almanya’yı bugünkü haline getiren KOBİ’leridir. Dolayısıyla bizde KOBİ’lerin harekete geçmesi lazımdır.

Üniversite olmadan teknopark kurulamaz
 
            Gebze OSB Teknopark Genel Müdürü Dr. Emre Aksan, bir teknopark kurabilmek için öncelikli olarak bir üniversite bulmak gerektiğini söyledi. Üniversite ile işbirliği yapmadan teknopark kurabilmenin söz konusu olmadığını ifade eden Aksan, “Ne kadar güçlü ne kadar paranız olursa olsun üniversite olmadan bu iş olmuyor. Bir üniversite bulacaksınız. Devlet ya da özel üniversite fark etmez” dedi.
            Teknoparkların akademik ayaklarının bulunduğunu belirten Dr. Aksan, “Dolayısıyla kurmak için mutlaka üniversiteye ihtiyaç var. Sanayi Bakanlığı da tercihen üniversite hisselerinin yüzde 50’nin altında olmasını istiyor. Yani katkısı olsun istiyor ama onların kontrolü altında olsun istemiyor” diye konuştu.
            Teknoparkların amacının para kazanmak olmadığını da aktaran Aksan, “Teknoparklar hiçbir zaman kar amaçlı kuruluşlar değil. Zaten bunu bekleyip de kuranlar hüsrana uğruyor” şeklinde konuştu.
 
Bilişim Vadisi yavaş ilerliyor
 
Gebze OSB Teknopark Genel Müdürü Dr. Emre Aksan, Bilişim Vadisi çalışmalarının çok yavaş ilerlediğini söyledi. Aksan, “Bilişim Vadisi’ndeki gelişim sürecini takip ediyoruz. Bu zamana kadar yavaş ilerledi. Umut ediyorum bundan sonraki süreçte hızlanır” dedi.  
            Bilişimde Türkiye’nin söz sahibi olabilecek potansiyele sahip olduğunu aktaran Aksan, “Genelde Hindistan modelinden bahsederler. Yazılımcıların çoğunun Hindistan’dan geldiğini söylerler. Bana sorarsanız çok kaliteli yazılımcılar İrlanda’dan gelir. O vagonu birleştirmek istiyorsak Türkiye vagonu da eklenebilir” dedi.
            Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 1.5 yıl önce kümelenme çalışmaları başlattığını aktaran Aksan, “Bu kümelenme programı çok önemli. Ama kümelenme de bir kültür meselesi. Bu kültürü iyi kavrayıp çalışmaları hızlandırmak gerekir” diye konuştu. 
 
Katma değeri yüksek ürünler ihraç etmeliyiz
 
            Gebze OSB Teknopark Genel Müdürü Dr. Emre Aksan, Türkiye için ihracatın çok önemli olduğunu ifade ederek “İhracat olmadan Türkiye’de yaşanmaz. Bunu görmeye başladık” dedi.
Aksan, Türkiye’nin be seneki ithalatının ihracattan daha fazla olduğunu belirterek, “Başka ihracat pazarları da bulmak gerekiyor. Biliyorum bu kolay değil. Çin senelerdir uğraşıyor bu hele gelebilmek için. Çok uzun süredir sürdüğü çalışmanın meyvelerini almaya başladı” diye konuştu.
            Türkiye’nin katma değeri yüksek ürünlere yönelmesi gerektiğini de aktaran Aksan, “Türkiye’nin en büyük sorunu katma değeri yüksek ürün ihracatı yapamıyor olması. Bunu mutlaka gerçekleştirmemiz lazım” şeklinde konuştu.
Son Güncelleme: 15.08.2015 10:16
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.