Maliyeti azaltıcı destek bekliyoruz

Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği Başkanı Osman Ege, 2023 ihracat hedefi kapsamında tekstil konfeksiyon sektörüne 50 milyarlık pay düştüğünü ancak hedefe ulaşılması için sanayiciye maliyeti azaltıcı destekler sağlanması gerektiğini söyledi.

Maliyeti azaltıcı destek bekliyoruz

Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği Başkanı Osman Ege, 2023 ihracat hedefi kapsamında tekstil konfeksiyon sektörüne 50 milyarlık pay düştüğünü ancak hedefe ulaşılması için sanayiciye maliyeti azaltıcı destekler sağlanması gerektiğini söyledi.

29 Nisan 2013 Pazartesi 09:19
Maliyeti azaltıcı  destek bekliyoruz


  Tekstil ve konfeksiyon sektörü 1980’li yılların başından itibaren süratli bir şekilde ivme, büyüme gösterdi. O süreçte Türkiye’nin önce sektörü olan tekstil konfeksiyon, günümüzde de öncü sektörler arasında yer ediniyor. Tekstil konfeksiyon diğer sektörlerde olduğu gibi sadece kendisinden ibaret değil. Düğmeden fermuara, vatkadan etikete kadar giyim ürünlerinin üzerinde yer alan her tür aksesuarın farklı üreticileri var. O üreticilerin çatı kuruluşu, Konfeksiyon Yan Sanayicileri Derneği Başkanı Osman Ege sektörün geleceğine ilişkin yaptığı değerlendirmede sektörlerinin gelişmelerinin, tekstil konfeksiyon sektörünün gelişmesiyle birebir ilişkili olduğuna vurgu yaptı. Ege, Türkiye’nin 2023 yılı hedefindeki 500 milyar dolarlık ihracat rakamında tekstil konfeksiyon sektörüne 50 milyar dolarlım pay düştüğünü ancak bu hedefe ulaşmak için sektörün önemli problemlerinden biri olan yüksek maliyetlerin düşürülmesine ilişkin önlemlerin alınması gerektiğini söyledi. Ege, Sanayi Gazetesi’nin sorularını yanıtladı:

-       Sektörünüz 2012’de 2011 yılına göre nasıl bir performans gösterdi? Hedef ve beklentilerine ulaşabildi mi?

 

-       Sektörümüz, Türkiye’nin en büyük ve güçlü sektörlerinden olan tekstil ve konfeksiyon sektörüne hitap etmektedir. Dolayısıyla sektörümüzün performansı ara mal ürettiğimiz konfeksiyon sektörünün performansına bağlıdır. Konfeksiyon sektörü de ülkemizde birçok bölümlere ayrılmış durumdadır. 2012’de Avrupa’ya ihracat tabanlı çalışan konfeksiyonculara hitap eden sektör mensuplarımız 2011’e göre kayıp yaşamazken, iç piyasaya ile Rusya’ya,  Ortadoğu ülkelerine çalışan firmalarımız 2011’e göre daha kötü bir performans gösterebilmiştir. İç piyasadaki talep daralması, maliyet artışları, ve yakın coğrafyamızdaki ekonomik ve sosyal problemler ana sektörümüzü ve dolayısıyla kendi sektörümüzü olumsuz etkilemiştir. 

 

-       Sektörünüzdeki yeni yatırım ve projeleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

 

-       2012’de sektörümüz kapasite arttırımı için yatırıma pek yönelmemiştir. Daha çok kaliteyi arttıracak veya maliyet düşürecek yatırımlar yapmayı tercih etmiştir. Önümüzdeki dönemde yine verimliliğe dönük yatırımlar olacağını tahmin ediyoruz.

 

-       Sektörünüz adına önümüzdeki günlerde 2013’te ekonomik beklentileriniz nelerdir?

 

-       İç piyasada bir talep artışı beklemiyoruz. Hatta talep daralması da yaşanabilir. Yakın coğrafyadaki olumlu veya olumsuz gelişmelerde bu bölgeye ihracat yapan müşterilerimizi etkileyeceğinden, bizleri de pozitif veya negatif olarak etkileyecektir. Ancak mevcut durumun 2013’de olumlu olarak değişmesi pek mümkün görülmemektedir. Batı Avrupa, Amerika ve Afrika ülkelerine ihracat yapan firmalarımızın veya bu ülkelerdeki markalara çalışan sektör mensuplarının daha iyi bir yıl geçirmesini bekliyoruz. Uzakdoğu’daki maliyet artışı, Avrupa’da daha hızlı ve küçük adetli siparişlerin çoğalması ülkemize daha fazla konfeksiyon talebi gelmesine sebep olacaktır. 

 

-       Hükümetin izlemekte olduğu genel ekonomik programın sektörünüze yansımalarının hangi düzeyde olmasını bekliyorsunuz?

 

 

-        Enerji maliyetlerindeki dramatik artış, diğer masraf kalemlerinde enflasyona paralel artış, döviz kurlarındaki sabit durumla beraber büyük oranda ihracata veya ihracatçıya çalışan sektörümüzü çok olumsuz etkilemektedir. Kar etme sıkıntısı çeken, ancak düzenini devam ettirme çabasında olan sektör mensuplarımız yatırım yapmak ve kendini geliştirmek konusunda zorlanmaktadır. Sadece teşvikli bölgelerde değil, genel olarak sanayiciyi maliyet açısından rahatlatacak önlemlerin alınması gerekmektedir. Sanayisi güçlü olamayan bir ülke her zaman krize açık, kırılgan ve riskli bir ekonomiye sahip olur. Birinci öncelik her zaman sanayiye verilmelidir.

 

-       Sektör genelinde yatırımlar hangi alanlarda yoğunlaşabilir, tahminen ne kadar yatırım gerçekleşir?

 

-       Yatırımlar daha çok verimlilik, maliyet azaltma, otomasyon, enerji tasarrufu alanlarında olacaktır. Sermaye yanında bilgi ve tecrübe gerektiren sektörümüzde yeni yatırımlar ile kapasite artırımı için yatırımlar çok sınırlı kalacaktır. Toplam bir rakam vermek oldukça zor.

 

-       2023 hedeflerine sektörünüzün etkisi ne olacak?

 

-       2023 hedeflerinde tekstil ve konfeksiyon sektörüne verilen 50 milyarlık ihracat hedefi, hem müşterimiz olan tekstil ve konfeksiyon sektörüne, hem de biz konfeksiyon yan sanayine itici bir güç olmuştur. Sektör mensuplarımız dış piyasalara daha çok yönelmiş, ihracat hedefini yükseltmiştir. Ancak bu hedeflere ulaşılabilmesi için sanayiciye mutlaka maliyet azaltıcı destekler verilmeli, büyüme kesintisiz olmalıdır.

 

 

-       Sektörünüz açısından Türkiye’nin gidişatını nasıl buluyorsunuz? Sektörünüzde büyümeyi tetikleyecek unsurlar nelerdir?

 

-       Sanayici açısından Türkiye’nin gidişatı iyi değil. Sanayici her geçen yıl kar etmekte daha da zorlanıyor. Yatırım yapmak giderek güçleşiyor. Sanayiciye tüm bölgelerde maliyet avantajları getirecek destekler verilmeli. Bu durumda Türkiye sanayisi de, ihracatı da hızla artar, işsizlik azalır ve 2023 hedeflerine ulaşmak kolaylaşır.

 

-       2013 yılında sektörünüzün Türkiye’deki istihdama katkısının nasıl olacağını öngörüyorsunuz?

 

-       Sektörümüzden diğer sektörlere, özellikle servis sektörüne bir kayma var. Bu sebeple sektörümüz kendi iş gücünü kendi eğiterek istihdam yaratmaya çalışıyor. Eğitimli eleman bulmakta zorlanmamıza rağmen, gerçekçi milli eğitim politikaları, sağlanacak tedbirlerle sanayici ve çalışan önünü görebildiğinde sektörümüzün işsizliğin azalması yönünde çok önemli katkıları olacaktır.

 

-       Derneğiniz gerek OSB gerek teknopark gibi ilgili kurum, kuruluşlar ve sivil toplumla ne tür ilişkiler içinde?

 

-       Derneğimiz tüm tekstil ve konfeksiyon sanayindeki dernekler, odalar ve birliklerle iletişim ve dayanışma içindedir. Ayrıca Moda ve Hazır Giyim Federasyonu’nun aktif bir üyesidir. Tüm bu kuruluşlarla ortak birçok faaliyet ve organizasyonlar düzenlemekte veya katkı sağlamaktadır. Yine derneğimizin destekleriyle kamu kuruluşlarıyla tanışan meslektaşlarımız, OSB’lerde yatırımlar yapmakta, Ar-Ge çalışmalarına, güncel pazarlama enstrümanlarını kullanmaya ve neticesinde kurumsallaşmaya başlamışlardır.


Sanayiciyi Sanayici Yönetmeli
KYSD Başkanı Osman Ege, “Sizce OSB’ler sanayiciler tarafından mı, bürokratlar tarafından mı yönetilmeli. Niçin” sorumuzu net yanıtladı: “Sanayi ile ilgili her konu yine sanayiciler tarafından kurulmuş dernek veya kuruluşlar tarafından yönetilmeli ve yönlendirilmelidir. Sanayinin içinde olmayanların, sanayi için katkı sağlamaları zordur.”

Son Güncelleme: 20.07.2017 18:11
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.