Endüstri faaliyetlerinin ev sahibi olan yatırım bölgelerinde çıkan yangınlar ve patlamalar aldı başını gidiyor...

Nice hayallerle temelleri atılan, yoğun emeklerle faaliyete geçirilen, yüzlerce -hatta binlerce-  kişiye istihdam sağlayarak ekonomideki boşlukları kapatan ve ülkeye omuz veren tesisler bir bir kül oluyor.

İlk sırada Türkiye’nin iş cenneti İstanbul, ikinci sırada ise endüstrinin başkenti Kocaeli var. İstanbul’dan Aksaray’a, Uşak’tan Çorum’a kadar göz bebeğimiz fabrikalar alevlere teslim.

Yangın ve patlamalarda özellikle tekstil, plastik ve gıda maddeleri sektörleri topun ağzında. Metal, boya ve petrokimya ise bu alanları peşi sıra takip ediyor.

Dile kolay, 200 kişilik bir sanayi tesisi neredeyse 1000 kişiyi doyuruyor.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesinin, 2018’de açıkladığı “Endüstriyel Yangınlar ve Patlamalar” başlıklı raporda çarpıcı veriler mevcut. Rakamlar, 182 fabrikada yangın veya patlama neticesinde zarar oluştuğunu söylüyor. Dörtte birinin tekstil sektöründe gerçekleştiği yangınlar, 20 kişiyi de hayattan koparmış.

Sanayi tesislerinde çıkan yangınlar ve patlamalar, kamuoyunda “acaba?”ların artışına neden oluyor. Fabrikaların, sigortadan para almak için yakıldığı bile söyleniyor.

Afet uzmanları ve bilirkişilere göre her 100 yangından 30’u kasıtlı.

Bir ülke için kalkınma, büyüme, umut ve istihdam gibi anlamı büyük kavramların içini dolduran; kurulmasıyla kalmayıp, gelişmesi için de devreye alınan onlarca farklı yatırım planının öznesi olan ve her biri yüzlerce aileyi geçindiren fabrikaların bilinçli yok edilme ihtimali takdir edersiniz ki korkunç. Akıl sağlığı yerinde olan hiçbir yatırımcı, emeklerini kendi elleriyle küle çevirmez. Daha doğru bir ibareyle; çeviremez.

Üretimin altı da, bu gibi girişimlerle oyulamaz.

6 ayda peş peşe yanan 71 fabrika da son zamanlarda artan sanayi yangınlarının art niyetten ziyade, çok basit önlemler alınabilecekken alınmadığı için çıktığı tezini güçlendiriyor.

Bu noktada sormadan edemiyoruz;

Üreterek bir yerlere gelmeye çalışan sanayicilerimiz, gecesini gündüzüne katarak bu memlekete armağan ettiği dikili ağacını basit önlemlerle daha uzun süreler yaşatabilecekken, neden ihmallere kurban eder?  

Cevap açık; yangın önlemleri ölü yatırım olarak görülüyor.

Türkiye’nin kahramanları diyebileceğimiz birçok sanayici, alınterleri heba olmasın diye tesislerinde azami önlem almaya dikkat ediyor. Fakat iş işten geçmeden bu bilincin yayılması önem arz ediyor. Ekonomimizin belkemiği olan şirketlerimiz tedbirleri sıklaştırmaya başlamalı. Zira ne ekonominin, ne de insanlarımızın yaşamı pamuk ipliğine bağlı olmayı hak ediyor.

1 günde 48 yangının ocaklara düştüğü Türkiye’de afet uzmanlarımız özellikle şu noktalara parmak basıyor:

  • Önlemler ekstra masraf olarak görülmemeli; mutlaka yangını, patlamayı ve kaçağı önleyici tedbirler devreye alınmalıdır.
     
  • Eskiyen sistemler ve yıpranan kablolar birincil riskli grup. Yangınların yüzde 25’inin müsebbibi elektrik kontakları. Fabrikalar bakımsız ve eski. Artık yeni fabrikalara ihtiyaç var.
     
  • Gaz genleşmesi, malzemenin veya ekipmanın aşırı ısınması, yanıcı gaz ve sıvıların uygun şekilde depolanmaması, kaynak gibi işlerde kurallara uyulmaması büyük bir risk.
     
  • Denetimsizliğin artışı ve fabrikaların başıboş bırakılması yangına en açık davetiye. Fabrikaların amiyane tabirle mantar gibi yayılması kıvılcımı artırıyor. Merdiven altı sevdasının zarar vermediği alan yok.
     
  • Doğru poliçe altı çizilen unsurlardan. Sigortacılar, batıda olduğu gibi yüksek sigorta tazminatı ile daha güçlü önlemler alınabileceğini vurguluyor. Bu yöntem araştırılmalı.

 

  • İSG kültürünün yaygınlaştırılması ve KOBİ’lere güvenlikli iş ortamının ne tür şartlara sahip olması gerektiği hatırlatılmalı, işletmeler bilinçlendirilmeli.

Evrenselin kalemlerinden Ercüment Akdeniz’in ifadesiyle, “Türkiye, çalışma koşulları bakımından AB’nin (ve çok uluslu kapitalist şirketlerin) birer Bangladeş’i, Pakistan’ı olma yolunda” hızla ilerlemesin diye; çok daha ciddi önlemleri şirket politikası haline getirmek gerekiyor.

Ne fabrikalarımız kül olsun, ne de yatırımlarımız pul...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.