banner93

1978 yılında kurulan TAYSAD’ın bugün itibariyle 380 üyesi var. Üyelerimiz, 150 binin üzerinde istihdam sağlıyor; 23 milyar dolar ciro ve 8 milyar dolar ihracata sahip. Üyelerimizin 80 tanesi akredite olmuş Ar-Ge Merkezi olarak faaliyet gösteriyor. Üyelerimiz dünyanın her yerinde tesis yatırımı yapıyor. Bugün, 60’dan fazla üyemizin, 40 ülkede 160’dan fazla tesis yatırımı bulunuyor.

TAYSAD üyeleri, bir aracı yüzde 80-85 düzeyinde üretebilme potansiyeline sahip. Başlıca üretim alanlarımız: Komple motor ve motor parçaları; ısıtma-soğutma sistemleri; HVAC sistemleri; aktarma organları; fren sistemleri ve parçaları; hidrolik ve pnömatik aksamlar; süspansiyon parçaları; emniyet aksamları; kauçuk ve lastik parçalar; şasi aksam ve parçaları; dövme ve döküm parçalar; elektrik ekipmanları ve aydınlatma sistemleri; akü; oto camları; koltuklar; tasarım ve mühendislik hizmetleri; simülasyon hizmetleri; özel araç üretimidir. Bu potansiyelimizi, yüksek katma değerli teknolojik ürünler üretmeye yönlendirmemiz gerekmektedir. Motor ve motor parçaları, güç aktarma organları, elektrik-elektronik parçalar, gömülü yazılım ve aktif-pasif güvenlik parçaları gibi ürün gruplarında yetkinliğimizi geliştirmeliyiz.

TAYSAD’ın mevcut vizyonunu desteklemek üzere, ‘Tasarım, Teknoloji, Tedarik gücüyle dünyada ilk 10’ hedefi için çalışıyoruz. Türk otomotiv tedarik sanayinin dünyadaki payını büyüterek sektörü daha etkin hale getirmeyi ve ülke ekonomisine sağladığımız katkıyı arttırmayı hedefliyoruz. Yenilikçiliği odak noktası alarak devam ettirdiğimiz Ar-Ge çalışmalarımız, ana sanayi ve bakanlıklarla ortak yürütülen projelerin ve hedef pazarları genişletmek adına yapılan yurt dışı ziyaretlerimiz hızla devam ediyor.  Yenilikçi teknolojileri tedarik sanayine kazandırmak için bu alanda da yoğun çalışmalarımız mevcut. Türk otomotiv tedarik sanayi, geniş ürün yelpazesi, yüksek kapasitesi ve standartlarıyla küresel ölçekte tüm araç üreticilerine orijinal parça sağlıyor.  Lüks segment de dahil olmak üzere yurtiçi ve yurtdışında tüm markalara yönelik imalat yapıyor.

Üretim, pazar, ihracat

2016 yılı, Türk otomotiv sanayisinde olumlu sonuçlarla kapandı. Geçtiğimiz yıl, bir önceki yıla göre toplam üretimimiz yüzde 9 arttı. Bu dönemde, toplam üretim 1 milyon 486 bin adet düzeyinde gerçekleşti. Traktör üretimini de dahil ettiğimizde toplam 1 milyon 357 bin adede ulaşıldı. 2016’da üretimimiz, son 10 yılda en yüksek seviyesine ulaştı.

2016 yılında toplam pazar bir önceki yıla yakın bir seviyede, 1 milyon 8 bin adet düzeyinde seyretti. 2017’nin ilk 5 aylık sonuçlarına göre ise iç satışlarımız, yüzde 9’luk bir gerileme ile 325 bin adet seviyesinde. Türkiye, iç pazar satışları ile dünya ülkeleri sıralamasında 18’inci sırada yer alıyor. Dünya genelinde Avrupa’ya en fazla ihracat yapan ülkeyiz. AB ülkelerinin ülkemizden ithal ettiği araç sayısı 843 bin adet. Sıralamada Türkiye’yi, 480 bin adet ile Japonya, 376 bin adet ile Güney Kore ve 250 bin adet ile Birleşik Devletler izliyor.

Otomotiv sektörümüz son 11 yıldır Türkiye’nin ihracat şampiyonu. 2016 sonunda toplam 24,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Bu rakamın 9 milyar dolarını tedarik sanayimiz karşıladı. 2017 ilk 5 ayında ise, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23 artış ile 12 milyar dolar ihracat yaptık. Yine bu rakamın da 4 milyar doları tedarik sanayimizin payı.

Tabii 2016’da gerçekleştirilen ve bu yıl artarak devam eden ihracatımızda, özellikle ülkemizde üretimi yapılan Toyota C-HR, Fiat Egea, Renault Megane gibi araçların büyük payı var. Mesela Toyota C-HR modeli ile geçen yılın ilk 5 aylık gerçeklemesi olan 26 bin aracı, bu yıl 109 bin araç seviyesine çıkarmayı başardı. Türkiye’de üretilen ilk hibrit ve crossover araç olan C-HR Türkiye’de üretilmekte ve 350 milyon Euro’luk yatırımla hayata geçirildi. C-HR yüzde 90 ihracata yönelik üretiliyor.

15 Temmuz ve sonrası genel değerlendirme

2016 yılı sektörümüz açısından yaşanan birçok olumlu gelişmeyle birlikte, ekonomik istikrara ve demokrasimize yönelik istenmeyen girişimlerin yaşandığı bir yıl oldu. 15 Temmuz sonrasında dünya genelinde Türkiye'ye yönelik algının zedelendiğini görüyoruz. Ülkemizin içinden geçtiği zorlu dönemlerde, hep birlikte ülkemizi hak ettiği konuma yükseltmemiz lazım. Biz TAYSAD olarak bu kapsamda üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye gayret ediyoruz. Hemen 15 Temmuz sonrası, tüm dünyadaki paydaşlarımıza, tedarik sanayi ve OEM temsilcilerimize yazılı ve sözlü bilgilendirmeler yaptık; üretimimizin ve sevkiyatlarımızın kesintisiz devam ettiğini bildirdik.

Üyelerimizi, yurtdışında üretim yapan küresel ana sanayi firmaları ile bir araya getirmeye devam ediyoruz. Yabancı araç üreticileriyle birlikte derneğimizde geniş katılımlı toplantılar düzenliyoruz. Hemen 15 Temmuz sonrasında,  Japonya’da otomotiv yöneticilerini ziyaret ettik; PSA ve Renault-Nissan Satın Alma Direktörlerini derneğimizde düzenlenen toplantılarda üyelerimizle buluşturduk. Eylül ayında, ihracatımızın en yoğun olduğu Almanya’da bir basın toplantısı düzenledik. 2016’nın son günlerinde Almanya’nın önde gelen medya kurumlarından gazeteci dostlarımızı, derneğimizde ağırladık. Geçtiğimiz günlerde, Hindistan’ın önemli araç üreticileri Tata ve Mahindra firmalarıyla birebir görüşmeler yaptık. Yakın gelecekte ise Çin’de Fiat Gac firmasını ve ABD’de Paccar Grubunu üyelerimizle ziyaret edeceğiz. Ayrıca ABD temaslarımız kapsamında Eylül ayında Tesla ile de bir araya geleceğiz. Son dönemlerde artırdığımız yurtdışı iletişim çalışmalarımızı, bundan sonra da kesintisiz sürdüreceğiz.

Türk otomotiv tedarik sanayicileri olarak, durmadan büyüyor ve ortaklarımızla birlikte yeni yatırımlar planlıyoruz. Yabancı yatırımcılardan ve yurt dışındaki tüm paydaşlarımızdan, Türkiye’nin potansiyelini, hızını, iş yapma beceresini değerlendirmesini bekliyoruz. Bu kapsamda, Japon araç üreticileri ile de işbirliğimizi artırmak hedeflerimiz arasında.

Ekonomik, siyasi ve sosyal açıdan zor günler geçiriyor olabiliriz. Fakat bu durumu düzeltmenin tek yolu çarkı, döndürmeye devam etmekten geçiyor. Hatta çok daha fazla güç harcayarak… Biz otomotiv sektörü ve tedarik sanayi olarak canla başla çalışıyoruz. Ar-Ge yatırımlarımızı ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Üretim son sürat devam ediyor. Otomotiv Ar-Ge yoğun bir endüstri olarak Türkiye’de ihracat uzmanlığına ulaşabilmiş nadir sektöreler arasında yer alıyor.

Otomotiv üretiminde öne çıkan ülkelere bakıldığında, inovasyonda önemli yer tutan otomotiv sektörünün, diğer sektörlere kıyasla toplam Ar-Ge harcamalarında daha yüksek paya sahip olduğunu görüyoruz. Geçtiğimiz yıl Ar-Ge Reform Paketi, TAYSAD’da yapılan bir toplantı ile açıklandı.  Sektörün Ar-Ge çalışmalarını hızlandıracak bir gelişme olarak gördüğümüz bu paket ile teşvikler arttı. Uzmanlar bu yasal düzenlemeyle, hali hazırda yüzde 1 seviyesinde olan Türkiye'nin Ar-Ge harcamalarının, yüzde 3'e çıkacağını öngörüyor. TAYSAD üyeleri ise, hali hazırda cirolarından ortalama yüzde 2,5-3’lük bir payı Ar-Ge’ye ayırıyor. Yani Türkiye ortalamasının yaklaşık 3 katı. Sağlanan teşvikler ile bu oranın daha da artacağı ve daha fazla katma değer yaratılacağına inancımız tam.

Türkiye'de Sanayi Bakanlığı onaylı Ar-Ge Merkezleri içinde en büyük pay, otomotiv sektörüne ait. Sektörümüzde, 80’i TAYSAD üyelerine, 15’i ana sanayi firmalarına, 10’u TAYSAD üyesi olmayan firmalara ait tam 105 Ar-Ge merkezi bulunmakta. Bu rakam, Türkiye’deki tüm Ar-Ge Merkezleri’nin yüzde 28’inin otomotiv sanayinden olduğunu gösteriyor. Rakamlardan da anlaşıldığı üzere ihracatta olduğu gibi, Ar-Ge tarafında da otomotiv sektörünün liderliği söz konusu…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.