Dijital dönüşüm ve teknolojik inovasyon sadece ekonomiyi ve üretim ilişkilerini derinden etkilemekle kalmamış, aynı zamanda çalışma hayatı ve sosyal yaşamı köklü bir biçimde değişime tabi tutmuştur. İkinci Dünya Savaşı, Keynesyen devlet destekli ulusal ekonomi ve Fordist üretim modeliyle vasıfsız, yarı vasıflı ve tam zamanlı uzmanlaşmış (division of labour) vasıflı 1.Sanayi Devrimi’nin örgütlü işgücünü ortaya çıkarırken, arkasından gelen 70 ve 80’li yılların elektronik ve otomasyon devrimi ve o dönem için değişen üretim ilişkilerine bağlı olarak  iş gücünün vasıf düzeyinin ve çalışma hayatının özellikle bilgi toplumu formatında yeni insan kaynağı yönetimi politikaları ile kabuk değişimi devam etmiştir.

Özellikle 80 sonrası tüm dünyayı etkisi altına alan liberal ekonomik politikalar esnek işgücü kullanımıyla birlikte standart ve tam zamanlı olmayan atipik istihdamın doğmasına neden olmuştur. ICT, servis ve finans sektöründeki gelişmeler ve her şeyden önemlisi küreselleşme sonucunda geleneksel endüstri ilişkileri ve çalışma hayatı sosyal devlet korumacılığından ve sosyal politika uygulamalarından uzaklaşmak suretiyle, iş gücü pazarında kolektif emek-sermaye ilişkisinin ötesinde yerini bireysel iş sözleşmelerinin dominant olduğu korumasız ve güvencesiz iş ve istihdam ilişkilerine bırakmıştır.

2000 ve daha doğrusu 2010’lu yıllara geldiğimizde dijital dönüşüm ve Endüstri 4.0 ile birlikte gerek çalışma hayatı gerekse çalışanların sosyal örgütlenmesi ve yaşam biçimi radikal biçimde değişmeye başlamış ve iş gücü piyasaları akıllı sistemleri üretecek, akıllı fabrikaları yönetecek, yapay zeka, makine öğrenmesi, robotlar, IOT ve büyük verinin ihtiyaç duyduğu yetenek düzeyini ve bilgi kapasitesini temsil eden yüksek nitelikte insan gücü ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Dijital tabanlı bu yeni ekonomik modelin ve sosyal yapılanmanın öngördüğü işgücü profilini yetiştirecek eğitim sistemi: a) analitik düşünme, sorgulama ve problem çözme, b) dijital dönüşümü gerçekleştirecek dijital yetenek düzeyini ve becerilerine sahip olmalıdır. Bu bağlamda, kısaca STEM-Science, Technology, Engineering-Math alanlarının bir araya gelerek ortaya çıkan çok disiplinli çalışmaların merkezinde ‘KODLAMA’ eğitimi gelmektedir. Kodlama eğitiminin ilköğretim düzeyine kadar indirgenmesi dijital geleceğin inşası açısından önem arz ediyor. Aynı zamanda eğitimde SMAC yani Social, Mobile, Analytics, Cloud olarak tanımlayabileceğimiz yeteneklerin eğitimi de yükselen nitelikli insan kaynağı ve ekosistemin tamamlanması açısından önemli hale geliyor.

Yeni yaratıcı işleri ortaya çıkarmak, yeni ticari operasyonlar ve iş modellerini geliştirmek şirketlerin müşteriye erişimini, müşteriye farklı seçenekler veya tercihler sunulmasını, sosyal medya kullanılmasını, mobil cihazların kullanımını, veri madenciliği yapılmasını ve nihayetinde müşteri ilişkilerinin zenginleşmesini ve müşteri memnuniyetini mümkün kılmaktadır.

Kişiselleştirilmiş ürün talepleri toplamak, bireyi veya müşteriyi daha iyi anlamak, tüketim alışkanlıklarını kontrol etmek ve yönetmek için veri analizlerine bağlı kişiselleştirilmiş ürün ve hizmetler ile birlikte yeni iş modelleri ve teknolojik inovasyon insanlığı derinden etkilemiştir. Bunlar kısacası, insansı robotlar, Yapay Zeka (AI), nanoteknoloji, biyomedikal, artırılmış gerçeklik (augmented  reality) , veri analizi, otomosyon, alternetif enerji, 3D baskı katmanlı, biyomedikal mühendislik, malzeme bilimleri, yazılım sanatı vb. dir.

Çalışma hayatı ve sosyal yaşam açısından ise, akıldışılığın zayıflaması, kusursuz yani rafine bilgi peşinde koşmak, sadakat-deneyim ve tecrübenin yükselmesi, karmaşık nüfus yapısı ve değişen tüketici davranışları, kehanet ya da tahmin üzerine iş yapmaktan vazgeçip müşteri takibine başlama, görecelikten mutlaklığa geçme, inovasyona yoğunlaşma, işe odaklanma ve kavrama, bilgi kirliliği ile mücadele ve siber güvenliğe önem verme, yorum sitelerinin manipülasyonu, yorum yapma, olumlu ya da olumsuz müşteri deneyimlerini paylaşma, daha fazla akıl-daha az duygu ile iş yapmak, hızlı ve doğru karar verme, yeni kurallar ve yeni riskler üstlenme ve sürekli değişime inanma ve değişimin ağırlığına göre kusursuz olanı takip etmek (örnek almak) ve ilgi yaratmak yükselen konular olarak karşımıza çıkmaktadır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.