Enflasyon gerilemeye devam etse de, sıkılaştırma döngüsü zamanlamasına dair tahminlerimizi koruyoruz… Enflasyon, Mart ayındaki yüzde 19,7 seviyesinden Nisan ayında yüzde 19,5 seviyesine gerileyerek hem yüzde 20,3 olan bizim tahminimizin, hem de yüzde 20,5 olan piyasa tahminlerinin altında gerçekleşti. Enerji, gıda, tütün ve altının dışarıda bırakıldığı C göstergesi (çekirdek enflasyon) da gerilemeye devam ederek yüzde 17,5 seviyesinden yüzde 16,3’e düştü. Nisan ayında yıllık anlamda birikimli arz şoklarının ve kur kaynaklı maliyet artışlarının etkisine ek olarak enerji fiyatlarında artış, gıda fiyatlarında artışın devam etmesi ve sigara/tütün zammı gibi etkenlere rağmen zayıf talep faktörlerinin enflasyonu aşağı çektiği görülmektedir. Enflasyondaki düşüşün yavaş hızda olmasının ve TRY’deki oynaklık oluşturabilecek faktörlerin Merkez Bankası’nın halen ikinci yarıdan önce faiz indirim döngüsü başlatmaması konusunda etkili olabileceğini düşünüyoruz.

Enflasyonda en ana belirleyici faktörlerden ve yüksek enflasyonda etkili olan kalemlerden en başta gelen gıda kaleminde yüksek fiyat artışları devam etmektedir. Nisan ayında da gıda ve alkolsüz içeceklerdeki aylık bazda gerçekleşen yüzde 1,4’lük artış ile gıda enflasyonu yıllık bazda yüzde 31,9 seviyesine gelmiştir. Taze meyve ve sebze kalemi Nisan ayında yüzde 3,7 düşse de, işlenmemiş gıda tarafındaki yüzde 1,8’lik artış gıda enflasyonunu yüksek tuttu. Bunun yanı sıra, sigara ve tütün zammı ile beraber aylık bazda yüzde 6,8 artış gösteren alkollü içecekler ve tütün kaleminin enflasyonun daha aşağı gelmesini engellediği görülmektedir. Son dönemde petrol fiyatındaki artışın etkisi ile enerji tarafında görülebilecek maliyet artışları ve TRY’de değer kaybının etkisiyle önümüzdeki dönemde oluşabilecek kur geçişkenliği riski halen enflasyon tarafında yukarı yönlü riskleri canlı tutmaktadır. 

 

Üretici maliyetleri tarafındaki artış baskısı devam etmektedir, ÜFE aylık bazda yüzde 2,98 artışla beraber tekrar yüzde 30 bandı üzerine hareket etmiştir. Bu çerçevede de ÜFE ile TÜFE makası yüzde 11’e yaklaşmıştır. Nisan ayındaki fiyat artışlarında da üretici maliyetleri ile tüketiciye yansıyan arasında önemli denebilecek bir fark görünmektedir. Tabii teorik olarak, ÜFE ile TÜFE arasındaki makasın artması demek üretici maliyetlerinden tüketiciye yansımamış olan oranın artması demek olduğundan ilerleyen aylarda TÜFE için yukarı yönlü risk oluşturması muhtemeldir. TÜFE’de Ocak ayından beri düşüş devam erse de ÜFE’de benzer düşüş trendi görülmemektedir.

Merkez Bankası açısından değerlendirdiğimizde; son karar metnindeki değişiklik bir politika duşu değişikliği olarak algılansa da, Enflasyon Raporu sunumunda Sn. Çetinkaya tarafından bunun kısa vadeli bir sinyal olmadığı belirtilmişti. Bu nedenle, enflasyonda ikna edici düşüş dönemi öncesi evrede olduğumuz için ikinci yarıdan önce faiz indirimi hamlesi beklemeyiz. Enflasyondaki yıl sonunda yüzde 14,6 olarak korunan hedefe ulaşabilmek için TRY’nin stabilitesi konusu çok önemlidir ve kısa vadede ekonomi dışı faktörler TRY oynaklığı açısından risk teşkil edebilir. Bu nedenle, biz faiz indirimlerinin Haziran’dan sonraki evrede enflasyon Mayıs ve Haziran aylarındaki baz etkisinin çalışmasıyla daha düşük seviyelere gelmesi durumunda ele alınabileceğini düşünüyoruz. Ancak bu dönemde gelebilecek bir kur şokunun enflasyon konusundaki varsayımları değiştirmesi, enflasyon görünümü konusundaki en önemli risktir, dolayısıyla kısa dönemde Merkez Bankası’nın sıkı para politikası duruşunu devam ettirmesi, Temmuz toplantısında ise faiz indirimi konusunu ele alması beklenebilir. Bu faiz indiriminin yıl sonunda ne seviyelerde gerçekleşeceği, enflasyonun ve finansal piyasa koşullarının izin verdiği ölçüde olabilecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.