7036 Sayılı İş Mahkemeleri Yasası’nın 8. maddesi ile 4857 Sayılı İş Yasası’nın 20. maddesi uyarınca açılan fesih bildirimine itiraz ve işe iade davalarında verilen kararlara karşı, sadece istinaf yoluna gidileceği ve istinaf mahkemesince verilen kararların kesin olacağı kabul edilmiştir. Bu düzenlemeden anlaşılmaktadır ki sendikal nedenlerle iş sözleşmesi feshedilen işçinin açacağı işe iade ve tazminat davaları da istinaf mahkemesinin kararı ile kesinleşecektir. Diğer bir ifadeyle işe iade ve fesih bildirimine itiraz davaları için temyiz yoluna başvurulamayacaktır.  

Yasanın bu madde ile ilgili gerekçesinde iş mahkemelerince verilen kararların bölge adliye mahkemelerinde kesinleşmesi ile yargının hızlandırılması ve Yargıtayın iş yükünün hafifletilmesi amaçlandığı açıklaması yer almaktadır.  4857 Sayılı İş Yasası’nın 20. maddesinde düzenlenen fesih bildirimine itiraz -işe iade -davaları ve işveren tarafından toplu iş sözleşmesi veya işyeri düzenlemeleri uyarınca işçiye verilen disiplin cezalarının iptali için açılan davalar sayılmıştır. İş Mahkemeleri Yasası’nın 8. maddesinin bu hükmüne göre 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası ile 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Yasası’nda düzenlenen davaların da istinaf mahkemesinde kesinleşmesi kabul edilmektedir.

Bu düzenleme ile iş hukukunun temel kuralları dikkate alınarak daha kısa sürede kesinleşmesinde yarar umulan dava türlerinin de bölge adliye mahkemelerinde kesinleşmesi ve Yargıtayın iş yükünün hafifletilmesi öngörülmektedir. Yapılan düzenleme ile feshin haklı nedene dayanması ile sendikal nedene dayalı fesihler arasında bir ayrıma gidilmemiştir.

 İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshine ilişkin açılan itiraz ve işe iade davasında da temyiz yolunun kapalı olması 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası’na ve Anayasa’ya aykırı gibi görünse de İş Mahkemeleri Yasası’nın 8. maddesi bu tür davalar için ayrı bir kanun yolu düzenlememiştir.

Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası ile sendika kurma hakkı güvence altına alınmıştır. Yasanın 25. maddesi ile işçilerin işe alınmaları, belli bir sendikaya üye olmaları veya olmamaları, bir sendikadaki üyeliği sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri veya herhangi bir sendikaya üye olmaları şartına bağlı tutulamayacağı gibi işçilerin, sendikal faaliyette bulunmalarından dolayı işten çıkarılması veya farklı işleme tabi tutulması da yasaklanmıştır. 

Sendikal bir sebeple iş sözleşmesi feshedilen işçinin, 4857 Sayılı Yasanın Md. 20 ve 21. hükümlerine göre dava açma hakkı vardır. Ancak yargılama yapan iş mahkemesi sendikal faaliyet iddiasına dayanan fesih bildirimine itiraz davalarında da 4857 sayılı yasanın 20. maddesine göre yargılama yapmakta Md. 21’e göre karar vermektedir. 4857 sayılı Yasa Md. 20,21, 6356 S.Y. Md. 25, 7036 S.Y. Md. 8 birlikte değerlendirildiğinde verilen karara karşı ayrı bir kanun yolunun düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla fesih bildirimine itiraz davasında verilen kararlara karşı sadece istinaf kanun yoluna başvurulmakta ve istinaf mahkemelerinin verdiği kararlar kesin olmaktadır.

Sendikal tazminatın işçinin başvurusu, işe başlatılması veya başlatılmaması da dava türünün fesih bildirimine itiraz davası olma vasfını değiştirmediği peşinen kabul edilmektedir. Sendikal tazminata hükmedilmesi halinde ayrıca işe başlatmama tazminatına karar verilemeyeceği yönündeki yasal düzenleme de sendikal tazminat ile işe iade davasındaki bağlantıyı ortaya koymaktadır.  

Yasa koyucu fesih bildirimine itiraz davalarının temyiz edilebilirliğine dair olarak sadece dava türünü belirtmiş, tazminat miktarı ya da tazminat türüne göre ayrı bir kanun yolu öngörmemiştir. Sendikal neden iddiasına dayalı fesih bildirimine itiraz davalarında temyiz yolu İş Mahkemeleri Yasası’nın 8. maddesi ile kapatılmıştır.

Bu konuda Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 04.09.2018 tarihinde E.2018-7335, K.2018-15060 sayılı ilamı ile aşağıdaki kararı vermiştir.

Dava, işe iade istemine ilişkindir. Dava tamamen fesih bildirimine itiraz davası olup, 6356 Sayılı Kanun'da ayrı bir işe iade davası öngörülmemiştir. Yargılama 4857 Sayılı İş Yasası’nın 20. maddesi kapsamında yapılmış ve aynı yasanın 21. maddesine göre hüküm kurulmuştur.

Yasa koyucu fesih bildirimine itiraz davalarının temyiz edilebilirliğine dair olarak sadece dava türünü belirtmiş, tazminat miktarı ya da tazminat türüne bağlı bir istisnaya yer vermemiştir. Sendikal neden iddiasına dayalı fesih bildirimine itiraz davalarında temyiz yolunun açık olduğu kabul edildiğinde, usul veya esastan davanın reddi veya davanın kabulüne rağmen sendikal nedenin reddi hallerinde de istinaf kararlarının kesin olmadığı sonucuna varılabilecektir.

Yine davanın ve sendikal nedenin kabulü hallerinde miktar itibarıyla kesinlik sınırına göre temyiz yolunun varlığı kabul edilebilecektir. Bu durum yasa koyucunun kararların daha kısa sürede kesinleşmesi ile Yargıtayın iş yükünün azaltılması yönündeki amacı ile bağlaşmadığı gibi 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8/1-a maddesiyle 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin son fıkrasına açıkça aykırılık oluşturur. Açıklanan sebeplerle sendikal nedene dayanılmış olsa da fesih bildirimine itiraz davalarında verilen kararların temyiz yoluna tabi olmadığı sonucuna varılmıştır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.