Kurgusu Mete Han’a ait olan düzenli ordumuz, toprağa bağlanmış en sağlam köklerimizden.

Milattan Önce (M.Ö) 209’dan günümüze, yani 2019’a uzanan süreç aslında tam bir başarı öyküsü.

Parantezi İlber Hoca açtı.

Teknokent Savunma Sanayi Kümelenmesi (TSSK) 6’ncı Proje Pazarı’na katılan kurum, kuruluş, STK, akademisyenler ve öğrencileri aydınlatan Türkiye’nin hafızası Prof. Dr. İlber Ortaylı, Türk savunma sanayisinin tarihini en ince noktasına kadar tüm detaylarıyla, o anı yaşamamış olmamıza rağmen hafızalarımızda başarıyla canlandırdı.

“Savaşma yeteneğimiz tarih kitaplarından taşıyor, peki ya savaşacak araç-gereci üretme maharetimiz?” diye elbette düşündük. Özellikle belirtmeliyiz ki özellikle son yıllarda Türk savunma sanayi sektörü paydaşlarının gözleri, deyim yerindeyse fıldır fıldır. Nasıl iş birliği kuracaklarını, nerelerle iletişime geçeceklerini, tedarikçi ağlarına nasıl katılacaklarını, hangi alanlarda ne tür teknik ürünler ortaya çıkacağını her zamankinden çok düşünüyorlar.

Türkler, neredeyse 350 yıldır savunma sanayi alanında ulusal bir perspektif yakalama gayesinde.

Harekâtlar döneminde daha da depreşti.

Hal böyleyken, ülkenin öncü kurumları da savunma sanayiyi var güçleriyle itiyor.

Bu kurumlardan biri de 2 bin 140 Ar-Ge personeli, 1,4 milyar lirayı aşkın cirosu ve 135’ten fazla üyesi ile Teknokent Savunma Sanayi Kümelenmesi (TSSK)...

Düzenlediği proje pazarıyla savunma sanayi gibi çetrefilli bir alana girmeye çalışan fakat duvarları aşamayan firmalara da umut oldu TSSK...

Özel uzmanlık gerektiren savunma sanayi sektörüne girmek için KOBİ’lerin, büyük paydaşların radarına girmeyi iki kat fazla önemsemesi gerekiyor. İleri teknolojiye duyulan gereksinimin yüksek oluşu da küçük firmaların okyanusta boğulmasının önemli bir sebebi...

Bu açıdan, savunma sanayii yatırımcılarına ve sektöre entegre olmak isteyen girişimcilere oldukça kıymetli bir ortam sunuldu.

Şöyle de bir vurgu yapıldı:

TSSK gibi yapılanmaların savunma sanayisi için önemine dikkat çeken ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Sezai Elagöz, sektördeki büyük firmaların diğer firmalara daha çok iş alanları açacağının müjdesini verdi. Elagöz ayrıca, alt sistem sahiplerini güçlendirmenin, dışa bağımlılığı sonlandıracağını da dile getirdi.

ASELSAN gibi bir “büyük”ten gelen bu sözlerden şunu anlıyoruz ki;

Savunma sanayiide büyük balık-küçük balık devri yavaş yavaş kapanıyor. Artık memleket için üreten ve faydalı olmaya çalışan firmaların önü nispeten daha da açık olacak.

Diyeceğimiz o ki, savunma KOBİ’leri için yeni bir dönemin kapıları aralanıyor.

Bu arada, desteğin büyüğü - küçüğü olmasa da, “savunma”ya girmenin de bazı zorunlulukları mevcut. İleri teknoloji gerektirmesi, yatırım akışının sekteye uğratılmaması, firmaların net bir vizyon ortaya koyması ve ciddi bir uzmanlığa ihtiyaç duyulması ilk akla gelen kriterler. Elbette her sektörde olduğu gibi, ülkelerin gereksinimleri odağında hem teknolojik, hem de jeopolitik takip büyük rol oynuyor.

HAVELSAN Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Ümit Güney’in, “Uyguladığımız iş ortaklığı programı dahilinde, somut bir proje olmasını beklemeden, şirketlerle birlikte çalışmaya başlıyoruz ve yetenek havuzumuza onları dahil ediyoruz. Bu şekilde son 3 yıldır her yıl yüzlerce firmayla çalışma yaptık. Bu program dâhilinde iş birliği imzaladığımız firmaların sayısı 449'a ulaştı” şeklindeki ifadeleri de yeni bir dönemin başladığının habercisi.

Daha proaktif, daha dinamik, daha iş birlikçi ve daha istişareye açık bir döneme giriyoruz.

Sektörün büyük oyuncuları anlayışı değiştirmeye kararlı.

ASELSAN’ın tepe ismi Prof. Dr. Haluk Görgün de daha birkaç gün önce Türkiye’de yaklaşık 45 bin kişinin çalıştığı bu sektörün firma, akademisyen ve öğrenci desteğiyle büyümeye ihtiyaç duyduğunu belirtmişti. 

Yutulma korkusu yaşayan KOBİ’lere seslenelim o halde:

Ne duruyorsun; İHA yapsana...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.