Sanayide derinlik Teknolojik yetkinlik

Savunma Sanayi Müsteşarlığı sanayileşme stratejisini dört ana unsur etrafında şekillendirdi. Sürdürülebilirlik açısından sanayi derinliği en önemli unsur olarak öne çıkarken teknolojik yetkinlik, ihracat ve lojistik destek diğer konu başlıkları.

Sanayide derinlik Teknolojik yetkinlik

Savunma Sanayi Müsteşarlığı sanayileşme stratejisini dört ana unsur etrafında şekillendirdi. Sürdürülebilirlik açısından sanayi derinliği en önemli unsur olarak öne çıkarken teknolojik yetkinlik, ihracat ve lojistik destek diğer konu başlıkları.

06 Kasım 2013 Çarşamba 10:09
Sanayide derinlik Teknolojik yetkinlik


    Türkiye’nin 2023 yılı ihracat hedeflerinde her sektör için ayrı bir pay biçildi. Öngörülen hedeflere ulaşmak ise nitelikli, kaliteli üretim, ihracat ve süreklilikten geçiyor. Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın dört ana unsurdan oluşan sanayileşme stratejisinde de öncelik sanayide derinliğin. Teknolojik yetkinlik bir diğer önemli konu başlığı olarak öne çıkarken ihracat ve lojistik destek diğer ayaklar. Savunma Sanayi Müsteşarı Murat Bayar, Sanayi Gazetesi’ne sektör için yapılması gerekenleri anlattı:

Sizce savunma sanayi hangi il veya bölgede faaliyetlerini arttırmalı. Bu konuyla ilgili öngörüleriniz nelerdir?
-         Müsteşarlığımız sanayileşme stratejisi, dört ana unsur etrafında şekillenmiştir. Bunları, “Sanayide derinlik”, “Teknolojik yetkinlik”, “İhracat” ve “Lojistik destek” başlıkları altında sıralayabiliriz. Sanayi derinliği, sürdürülebilirlik açısından en önemli unsurlardan belki de ilkidir. Bugünkü savunma sanayi yapısına bakıldığında genel anlamda bir gelişme olduğu, yan sanayi ve KOBİ’lerin savunma sanayine olan ilgisinin gün geçtikçe arttığı görülmektedir.

Müsteşarlığımız, “Sektör stratejik yönetimi” başlığı altında faaliyetlerini; sanayinin tabana yayılması ve derinleşme, savunma sanayii analiz raporu, sanayileşme portali, kamu bilgilendirme toplantıları, sanayi ile yakın koordinasyon, kümelenme çalışmaları ve savunma sanayii tanıtım günleri ile sürdürmektedir. Bu amaçla yürütülen faaliyetler, ana yükleniciden araştırma kuruluşlarına doğru ilerledikçe artan nitelik ve derinliği, yukarı doğru çıkıldıkça artan ölçek ve yönetimle bütünleştirme çabası içindir.

Bu çerçevede müsteşarlığımız, sektörde kümelenme faaliyetlerini desteklemektedir. Kümelenme yaklaşımının savunma sanayiinin gelişimi için de uygun bir model olduğu değerlendirilmektedir. Kümelenme, rekabet eden, birbirini tamamlayan ve birbirine bağlı olan firma ve kuruluşların bölgesel yoğunlaşmaları olarak tanımlanır. Savunma sanayinin gelişimi ve koordinasyonu için savunma sanayinde uzmanlaşmış yan sanayi ve kümelenme yapılarının oluşturulması kapsamında Ankara’da ve ülkemizin diğer bölgelerinde kümelenme yapılarının oluşturulmasına başlanmıştır.

Kümelenme faaliyetleri dışında da müsteşarlığımız, ülkemiz genelinde potansiyel oluşturabilecek firmaların şehir bazında, sanayi altyapılarını ve yetkinliklerini inceleyerek ziyaretler gerçekleştirmektedir. Şu ana kadar incelenen firmalar Tokat, Yozgat, Sivas, Rize, Denizli ve Çorum illerindedir. Bu ziyaretler sırasında incelenen firmaların iş yapabilirlikleri ölçülmüş ve projeler için faydalı olabilecek yetenekleri değerlendirilmiştir.

Sizce TGB’lerin ülkemiz sanayisi ve savunma sanayi için önemi nedir?
-         TGB’ler, sundukları fiziki alt yapı, çalışma koşulları, eğitim faaliyetleri, projeye dayalı çalışma kültürü ve üniversite sanayi arasında işbirliği olanakları ile üniversitelerdeki bilimsel ve teknolojik bilginin sanayiye aktarılmasını, yenilikçiliğe dayalı çalışmaların yapılmasını, kuruldukları bölgelerde sanayinin gelişimini desteklemekte, teknolojiye dayalı sanayinin gelişimine imkân sunmaktadırlar.

Pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de TGB’ler Ar-Ge çalışmalarının ekonomik değere çevrilmesi, verimliliğin ve ülke sanayinin rekabet gücünün artırılması ile ekonomik kalkınmanın sağlanması için önemli birer araç olarak kullanılmaktadır.

Bu kapsamda, müsteşarlığımız ile İstanbul Ticaret Odası (İTO), İstanbul Ticaret Üniversitesi (İTİCÜ), Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri A.Ş. (HEAŞ) ve Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. (STM) ortaklığında Teknopark İstanbul A. Ş. kurularak 4 Mayıs 2010 tarihi itibariyle faaliyete başlamıştır. Birinci etabına ilişkin altyapı ve üstyapı çalışmaları neticelenmek üzere olan Teknopark İstanbul ilk katılımcılarını kabul etmeye başlamıştır.

Teknopark İstanbul, ülkemizde yaygın olan TGB’lerden farklı olarak bir üniversitenin yönetiminde olan bir TGB değildir. Teknopark İstanbul’da ortağımız olan İstanbul Ticaret Üniversitesi yanında, yakın çevrede bulunan nitelikli üniversitelerle de bir arada çalışma ve işbirliği imkanı sağlanmakta, tüm üniversitelerin bilgilerini sanayiciye aktarabileceği, altyapılarının kullandırabileceği bir ortam sunulmaktadır.

Toplam 2 milyar dolarlık bir yatırımla şekillenecek “Teknopark İstanbul”un hedefleri arasında 15 yıllık bir gelişme süresi sonunda 1000’e yakın firma ve 30 binden fazla uzman Ar-Ge personeli ve nitelikli elemanın faaliyet göstermesi, yaklaşık 950 bin metrekare kapalı alan yaratılması ve ileri teknoloji alanında yıllık 5-7 milyar ABD Dolarlık katma değerli iş hacmi yaratılması yer almaktadır. Teknopark İstanbul bu hedefleri ile bilimsel araştırmaların yüksek teknoloji ürünlere dönüştürülmesine, beyin göçünün önlenmesi ve tersine çevrilmesine, dolayısıyla ekonomik, teknolojik ve bilimsel ilerlemeye önemli ölçüde katkıda bulunacaktır.

Uluslararası kredi kuruluşlarının Türkiye’nin kredi notunu yükseltmelerinin ekonomi ve üretime ne tür etkileri olacağını öngörüyorsunuz?
-         Türkiye’nin kredi notunun yükseltilmesi, özellikle yan sanayi ve KOBİ firmalarının finansman kaynaklarına erişimini kolaylaştıracaktır. Yabancı yatırımcılar için de Türkiye’de yapılacak ortaklıkları teşvik edecektir ki bu durum, savunma alanında hem yerli hem de yabancı girişimciler için yatırım ortamının iyileşmesi anlamına gelmektedir.

Ülkemiz sanayisi ve savunma sanayi için yapılması gereken yenilik ve reformlar sizce neler olmalıdır?-         Bugün özgün ürünleri, ihracatı, ana yüklenicileri, alt yüklenicileri, KOBİ’leri ile ülkemizde, olgunlaşmış bir savunma sanayi sektörünün varlığından söz edebiliriz. 2012 yılı itibariyle her türlü zırhlı araç, deniz araçları, komuta kontrol, elektronik harp, atış kontrol, haberleşme, gözetleme sistemleri ve belirli güdümlü silâhlar millî imkânlarla tasarlanıp üretilerek silahlı kuvvetlerimizin ve güvenlik güçlerimizin kullanımına verilebilmektedir.

Müsteşarlığımız, 2012-2016 dönemiyle birlikte “Teknolojik üstünlük” anlayışına geçmiş ve hedeflerini; sürdürülebilir sanayi, teknolojik yetkinlik, program yönetimine geçiş ve değer yaratan-değer gören çalışanlar olarak belirlemiştir.

Sanayinin sürdürülebilirliği başlığı altında sektörde derinliğin sağlanması konusunda çalışmalara ağırlık verilmesi hedeflenmektedir. Teknolojik yetkinliğin arttırılmasına yönelik tasarım projelerine ve Ar-Ge sistematiğinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar da önem kazanacaktır.

Gazetemiz aracılığıyla sektörünüzde yer alan sanayicilere aktarmak istediğiniz bir mesajınız var mı?
-          Küreselleşme akımıyla şekillenen dünya ekonomik düzeninin etkin bir oyuncusu olabilmek için ürün ve hizmetlerde küresel ölçekte rekabetçi olabilmek; bunun için de; yenilikler yapma, yeni ürünler ve yeni teknolojiler üretme yeteneğine sahip olmak gerekmektedir. Bu konuda savunma ve havacılık sektörünün yaratacağı fırsatlardan yararlanmak çok önemlidir.

Sanayicilerin eğitilmesi, yönlendirilmesi, sanayicilere Ar-Ge’nin öneminin benimsettirilebilmesi, sanayi kuruluşlarının üniversite ve teknoloji araştırma geliştirme merkezleriyle koordineli çalışarak özgün teknoloji ve ürün üretmeleri, ülkelerin bilim teknoloji yeteneklerinin yükseltilmesine katkıda bulunabilmeleri daha kolaydır.

“YURTİÇİ KARŞILAMA ORANI YÜZDE 50’Yİ GEÇTİ”
Savunma Sanayi Müsteşarı Murat Bayar ülkemizde 2012 yılı sonu itibariyle gerçekleşen modernizasyon harcaması tutarının yaklaşım 3.2 milyar, yurtiçi net askeri satış tutarının ise 2.2 milyar dolar olduğunu belirtti. Bayar, “Bu tutarla yurtiçi karşıma oranımız yüzde 50’yi geçmiştir” dedi.

Savunma sanayinde aktif olarak çalışan kümelenmeler
1-    OSTİM Savunma ve Havacılık (OSSA)
2-    İzmir ESBAŞ Havacılık ve Uzay (HUKD)
3-    Teknokent Savunma Sanayii Platformu (TSSP)
4-    Eskişehir Havacılık

Kurulum aşamasında olan kümelenmeler
1-    Tuzla Denizcilik
2-    Ankara Kazan

 

 

Son Güncelleme: 07.11.2013 13:39
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.