Kara, hava, deniz için yerli üretim

Savunma Sanayi Müsteşarı Murat Bayar sektörün Türkiye’nin 2023’te dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girme hedefinde öncü rol oynadığını söyledi. Bayar, “Bu çerçevede tüm kara ve deniz araçları ile insansız hava araçlarının ülkemizde üretimi hedeflenmektedir” dedi.

Kara, hava, deniz için yerli üretim

Savunma Sanayi Müsteşarı Murat Bayar sektörün Türkiye’nin 2023’te dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girme hedefinde öncü rol oynadığını söyledi. Bayar, “Bu çerçevede tüm kara ve deniz araçları ile insansız hava araçlarının ülkemizde üretimi hedeflenmektedir” dedi.

29 Ekim 2013 Salı 10:47
Kara, hava, deniz için yerli üretim
 

    Ülkemizde savunma sanayinin istenen aşamaya ve noktaya gelmesi için devlet desteğinin önemi tartışma götürmeyecek derecede önem arz ediyor. Konu hele ki savunma sanayi olunca meselenin rengi biraz daha değişiyor. Ekonomik özelliklerinin yanı sıra milli kritik özellikler de taşıyan sektörün ülkemizin 2023 yılı hedefleri temelindeki dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi olma hedefinde de farklı bir yeri önemi var. Sektörü Savunma Sanayi Müsteşarı Murat Bayar ile değerlendirdik. Bayar, Sanayi Gazetesi’nin sorularını yanıtladı:

Savunma sanayinde çeşitli gerekçelerle dünyanın hayli gerisinde kalan Türkiye, aradaki açığı ne tür çalışmalar ile kapatabilir. Bu temelde vizyonunuz ve misyonunuz nedir?
-         1985 yılında müsteşarlığımızın kuruluşundan bugüne kadar ülkemizde savunma sanayiinin gelişimine yönelik önemli adımlar atılmış,3238 sayılı kanun ile savunma yatırımlarımız için istikrarlı bir kaynak ve devlet yönlendirmesi sağlanmıştır. Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaçlarının karşılanması amacı ile doğrudan tedarik ile başlayan çalışmalar ortak yatırım şirketlerinin kurulması ve lisans altında üretim ile devam etmiş 2000’li yıllardan günümüze savunma sanayinin bütün temel alanlarında üretim gerçekleştirilebilecek kapasiteye ulaşılmıştır. Artık, ürettiğimiz ürünler dost ve müttefik ülkelere ihraç edilmektedir. Türkiye’nin savunma sanayii gelişmiş ülkeler arasında yer almasına yönelik faaliyetlerini sürdüren müsteşarlığımızın mevcut stratejik planında vizyonu, “Savunma ve güvenlik teknolojilerinde Türkiye’yi üstün kılmak” olarak belirlenmiştir. Bu vizyon çerçevesinde üstlendiğimiz misyon ise, “Ülkemizin savunma ve güvenlik yeteneklerinin gelişimini sürekli kılacak sanayileşme, teknoloji ve tedarik programlarını yönetmektir”.  Müsteşarlığımızda 350’den fazla proje yürütülmekte, bu projelerin hayata geçirilmesiyle sektörde etkinliğin arttırılması ve teknolojik üstünlük kazandıracak ürünlerin yurtiçinde geliştirilmesi hedeflenmektedir. Böylece, teknolojideki ve paralelinde ekonomideki gelişmelerle birlikte Türk savunma sanayii gelişim gösterecek ve dünya sıralamasında daha üst seviyelerde yer alacaktır.

Türkiye’nin 2023 yılı hedeflerine ülkemiz genelinde savunma sanayi hazırlıklı mıdır? Eksiklerin giderilmesi için ne tür çalışmalarda bulunulmalıdır?
-         Türkiye’de teknoloji geliştiren, özgün ürün ve markalara sahip lider sektör olan savunma ve havacılık sektörü Türkiye’nin 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girme hedefinde öncü rol oynamaktadır. Bu çerçevede, “Tüm kara ve deniz araçları ile insansız hava araçlarının ülkemizde üretimi” hedeflenmektedir.

Son 10 yıl içerisinde, Türk Silahlı Kuvvetleri ihtiyaçlarının, “Yurtiçi tasarım ve üretim” yoluyla teminine yönelik başlatılan ve somut sonuçları alınmaya başlanılan çalışmalar büyük önem arz etmektedir. Son dönemde yüksek teknolojiyi haiz silah sistemlerinin yurtiçinde geliştirilmesine başlanmıştır. Altay tankı, Milgem korveti, Atak helikopteri, Hürkuş eğitim uçağı, Anka insansız hava aracı, alçak ve orta irtifa hava savunma füze sistemleri, radar gözlem uydusu gibi kritik geliştirme projelerinde büyük aşamalar kat edilmiştir. Mevcut duruma baktığımızda, bazı projelerde sonuçların alındığı ve bundan sonrasında da ciddi birtakım zorluklar bulunmasına rağmen diğer projelerde de başarıya ulaşılacağı ve bu sistemlerin TSK, MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü ile dost ve müttefik ülke envanterlerinde hizmet vereceği görülmektedir.

Müsteşarlık olarak bundan sonraki dönemin en önemli unsuru elbette projelerin başarıyla hayata geçirilmesi olacaktır. Bu hedef doğrultusunda,  müsteşarlığımız tarafından, sektörde derinliğin sağlanması çalışmalarına ağırlık verilerek, hem proje yönetimi açısından hem de teknolojik kabiliyetlerin geliştirilmesi açısından sektörün yönlendirilmesine ağırlık verilmektedir.

Savunma sanayinin daha sağlam temellere oturması için ne tür destek ve teşviklere ihtiyaç var?
-         Bu yıl 28.yılını idrak eden ve kurumsal olgunluk düzeyine yaklaşan müsteşarlığımız, üstlendiği sorumluluklar çerçevesinde sektörün yapısal sorunlarının çözümü için adres olarak görülmektedir. Ülkemizin savunma ve güvenlik yeteneklerinin gelişimini sürekli kılacak sanayileşme, teknoloji ve tedarik programlarını yönetmek misyonu ile 2012-2016 stratejik planında vurgulanan “Yan sanayi geliştirme”, “Tasarım yetkinliği geliştirme” , “Program yönetimine geçiş”, “İhracat artışı” ve “Lojistikte sanayi rolünün güçlenmesi” hedefleriyle müsteşarlığımız stratejik planının ilgili tüm tarafların çalışmalarına yön verici nitelikte olduğunu ifade edebiliriz.

Sanayi derinliği, sürdürülebilirlik açısından önemli unsurlardan belki de ilkidir. Bugünkü savunma sanayi yapısına bakıldığında genel anlamda bir gelişme olduğu, yan sanayi ve KOBİ’lerin savunma sanayine olan ilgisinin gün geçtikçe arttığı görülmektedir. 2011 SK/O yönergesiyle de SK/O tabanı yüzde 50’den yüzde 70’e, yan sanayi ve KOBİ payı da asgari yüzde 30’a yükseltilmiş ve ciddi cezai müeyyideler getirilmiş olup, beklenti sanayileşmede derinliğin sağlanabilmesidir.

Bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalar neticesinde, müsteşarlığımız bünyesinde yan sanayi ve KOBİ'ler için kredi ve teşvik mekanizması oluşturulmuştur. Savunma sanayii icra komitesi yerli sanayi kuruluşlarına savunma sanayiine yönelik projelerden iş almaları kaydıyla, proje kapsamında ihtiyaç duydukları makine ve teçhizat yatırımlarının finansmanı için proje süresince geri ödenmek üzere savunma sanayii destekleme fonundan kaynak ayrılmasına ve bu kaynağın kredi olarak kullandırılmasına karar vermiştir.

Bir diğer kredi mekanizması, firmalarımızın ihtiyaç duyduğu ihracat kredileri için bir başlangıç olması açısından, SSM ile Eximbank arasında protokolü imzalanan “Savunma Sanayii İhracatı Destek Kredisi (SSİDK)”dir. SSİDK protokolü ile, yabancı devlet makamlarının doğrudan veya Türk firmaları vasıtasıyla yapacakları kredi başvurularının, SSM tarafından ön değerlendirilmesi yapılarak Türk EXIMBANK tarafından tahsis usul ve esaslarının tayin edilmesi sağlanmıştır.

Savunma sanayinde yerli üretimde ekonomik özelliklerden ziyade milli özellikler de önem taşımaktadır diye düşünüyoruz. Bu özelliğin ve önemin açıklamasını yapar mısınız?
-         Müsteşarlığımız, ulusal savunma sanayiinin geliştirilmesi ve sektöre rehberlik etme görevi çerçevesinde projelerde sanayileşme olgusuna büyük önem vermektedir.

Türk savunma sanayiinin son yıllarda göstermiş olduğu dikkat çeken performansın sürdürülebilirliği hassas analizlere ve tespitlere ihtiyaç olduğu sonucunu da ortaya çıkarmıştır. Temel hedefler istikametinde, yerli savunma sanayinin katılımı esaslarının ortaya konulması, sektör yeteneklerinin özgün yurt içi çözümlerle geliştirilmesi ve uluslararası pazarda rekabet gücüne sahip olmak ana unsurlardır.

Savunma sanayi faaliyetlerine yerli sanayinin katılımı çerçevesinde, KOBİ’lerin teşvik edilmesi büyük önem arz etmektedir. KOBİ’lerin yaratıcı, esnek ve dinamik yapısı sektörü güçlendirecek, yerlileştirme hedeflerine ulaşılmasında önemli katkılar sağlayacak ve nihayetinde sektörde verimliliği artıracaktır.

 


Son Güncelleme: 29.10.2013 10:52
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.