Sanayici olmak, katma değer üretmek, ülke ekonomisine katkıda bulunmak demektir. Sermayesini, emeğini ve zamanını bu çaba uğruna harcayan biz sanayicilerin üreterek, istihdam yaratarak, ülke ekonomisine en fazla katkı sağladığımız inkâr edilmez bir gerçektir. Özellikle bunun altını çizmek isterim. Zira kalkınmanın gelişmenin yolu üretimden geçer. Sadece üretim de yetmiyor, dünya ile yarışın içinde olabilmeniz için yüksek teknoloji üretmeniz gerekiyor. Biz sanayiciler bu konuda üzerimize düşeni yapmak için, gece gündüz demeden, o ülke, bu ülke demeden koşuşturup çaba gösterirken, her zaman bu gerçeğin bilinci içinde hareket ediyoruz. Günü birlik düşünmüyor, mevcut rantın paylaşımının peşine düşmüyor, krizlerden beslenerek akşamdan sabaha paramızı katlamıyoruz, aksine yeni gelir kaynaklarını nasıl yaratırız, yatırımımızı üretime ve istihdama nasıl dönüştürürüz düşüncesiyle kararlı adımlarla ilerliyoruz.

Ben sanayicilerimizin Türkiye’nin geleceğinde önemli bir rol üstlendiğine, sorumluluk aldığına inanıyorum. Ancak ne yazık ki her zaman üzerimize aldığımız yük ve sorumluluk oranında destek bulduğumuzu söyleyemem. Biz ülke ekonomisine katkı yapmak için çırpınırken, gerek dünya ekonomik konjonktürünün dönemsel dayatmaları, gerek zaman zaman karşılaştığımız bürokratik engeller, gerekse gelişmekte olan ülkelere özgü yapısal sorunlar nedeniyle büyük bir yükün altına girerken, çoğu kez yalnız kalıyoruz. 

Çok daha kolay para kazanabileceğimiz seçenekleri bir kenara iterek üstlendiğimiz bu misyonun kamu adına yetki kullananlar tarafından da takdir edilmesini, daha fazla desteklenmesini bekliyoruz. Son yıllarda sanayicinin öneminin giderek daha fazla anlaşıldığını, daha fazla desteklendiğini elbette inkâr edecek değilim, memnuniyetle karşılıyorum. Beklentimiz, ülkemizin sanayi politikasının oluşturulmasında fikirlerimizin daha fazla dikkate alınması, manevi destek ve uluslar arası rekabette en azından rakiplerimizle eşit şartlarda yarışmak… Bunu da hak ettiğimizi düşünüyorum. Peki, Başkent OSB bu denklemin neresinde? Başkent OSB’nin misyonu, Ankara’yı, ülkemizin başkentini, layık olduğu sanayi kenti yapmak adına “Geleceğin Sanayi Kenti”ni kurmak… Bugüne kadar başardıklarımızla bu görevin altından hakkıyla kalktığımızı söyleyebilirim. Bugünden sonra da bu başarılarımızın verdiği güvenle cazibe merkezi olmaya devam edeceğimize şüphem yok. Yeter ki gözümüzü asıl hedeften ayırmayalım, kendimize, işimize, çevremize, kentimize ve ülkemize olan sorumluluklarımızı unutmayalım.
Yine unutmayalım! Akarsu çukurunu kendi kazar. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner78