YÜKSEK PAZAR HACMİ, GÜÇLÜ İSTİHDAM

3 bin 237 Sanayi Sicil Belgesi’ne sahip işletmenin ev sahibi olan endüstrinin baş şehri Kocaeli’nin üretimde ileri teknoloji dönemine hazır olduğunu söyleyen Kocaeli Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü İlhan Aydın, KOBİ’lerin taleplerine terzi hassasiyetiyle çözüm ürettiklerini söyledi.

YÜKSEK PAZAR HACMİ, GÜÇLÜ İSTİHDAM

3 bin 237 Sanayi Sicil Belgesi’ne sahip işletmenin ev sahibi olan endüstrinin baş şehri Kocaeli’nin üretimde ileri teknoloji dönemine hazır olduğunu söyleyen Kocaeli Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü İlhan Aydın, KOBİ’lerin taleplerine terzi hassasiyetiyle çözüm ürettiklerini söyledi.

13 Şubat 2019 Çarşamba 09:18
YÜKSEK PAZAR HACMİ, GÜÇLÜ İSTİHDAM

SORUNU ÇÖZMEDEN BIRAKMIYOR

Kamu-üniversite ve sanayi iş birliğini somut zeminlere oturmak için çaba sarf eden, sahaların çalışkan müdürü İlhan Aydın, Sanayi Gazetesi’ne konuştu. Türkiye’nin imalat sanayi pastasının yüzde 13’lük dilimine sahip olan, üreten sektörleri ve yüzde 82’si müthiş 500 firma arasına girmeyi başaran firmalarıyla Kocaeli’nin endüstrinin amiral gemisi olduğunu söyleyen Kocaeli Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü İlhan Aydın, kent sanayisinin teknolojik dönüşümünü tamamlaması için iş birliklerini artırdıklarını ifade etti. Ar-Ge’de Türkiye’nin ilk 3’ü arasına giren kentin önemli bir pazar hâkimiyetine sahip olduğunu söyleyen İlhan Aydın, OSB ve KSS’lerdeki KOBİ’lerin sorun ve beklentilerine büyük hassasiyetle yaklaştıklarını dile getirdi. İşte, endüstri ekosisteminin en önemli paydaşları olan girişimcilerin kamu kanadı adına en büyük destekçilerinden birinden satır başları:


PAZARLARIN FATİHİ
Bizlere ilinizin sanayi dinamiklerini ve sektörleri tanıtabilir misiniz?

Kocaeli, Türkiye imalat sanayinden yüzde 13 pay sahibidir. Türkiye ve özelinde Kocaeli ili 3,5 saatlik bir uçuş mesafesi ile 25 milyar dolar boyutunda bir pazar hacmi ve 1,5 milyarlık bir nüfusa ulaşılabilen bir alanın merkezinde yer almaktadır. Kocaeli ilinin erişilebilir pazar büyüklüğü, bu pazara yakınlığı ve güçlü ve bütünleşmiş ulaşım altyapısı; yatırım sürecinde yatırımcının göz önünde bulundurduğu tercih özelliklerindendir. Sektörlere baktığımızda; ülke kimya sanayinin yüzde 27'sini üretmekte, araç üretiminin yüzde 40,7 sini karşılamakta, metal sanayinde yüzde 19,7 pay almakta olup, sanayi sicil envanterine göre de 3 bin 237 işletmemiz içinde de 218 bin 275 çalışanımız mevcuttur. 2018 yılı sonu itibariyle 3237 Sanayi Sicil Belgesi olan işletmemiz bulunuyor. İlimizde faaliyette olan sanayicilerimizden 82’si İstanbul Sanayi Odasının her yıl açıkladığı üretimde satışa İlk 500 sanayici arasında yer almaktadır.

1641 FİRMA “SATIYOR”
Kentin hâkim olduğu pazarlar hangileri, hangi ülkelerle ticari ilişkilerin geliştirilmesi hedeflenmekte?

Ağustos 2018 TÜİK Dış Ticaret İstatistiklerine göre 2017’de Kocaeli en fazla ihracatın yapıldığı ülke BAE olmakla birlikte, BAE’yi ABD ve Almanya takip etmektedir. İlimiz yıllık ihracatın yarısı, ilk üç sıradaki ülkelerin yanı sıra; Mısır, İspanya, İtalya, Fransa, Singapur, Romanya, İngiltere ye, diğer yarısı da diğer ülkelere dağılmaktadır. Ülke pazarlarına bakıldığında; ihracat profilimiz ortaya çıkmaktadır. İlimiz Orta Doğu, Amerika, Avrupa ve Uzak Doğu pazarlarında ülkemiz adına söz sahibidir. İlimizde ihracatçı firma sayısı her yıl artan bir ivmeyle yükseliyor. Ticaret Bakanlığı verilerine 2002’de ülkemiz geneli ihracatçı firma sayısı 31 bin 731 iken ilimizde 543, 2017’ye geldiğimizde ülke geneli 71 bin 269 iken ihracatçı firma sayısımız 1641’e yükseldi. Kocaeli ithalatını mercek altına alırsak; sırasıyla Rusya (yüzde 15,94), Almanya (yüzde 7,94), Çin Halk Cumhuriyeti (yüzde 6,82) ülkeleri ilk üç sırayı paylaşmaktadır.

İŞ BİRLİĞİ ZİNCİRİ

Kentinizdeki yerli üretim oranı nedir ve özellikle hangi alanlardadır? KOBİ’lerinizin yerli üretim başarısını değerlendirebilir misiniz?

Kasım 2015’te MARKA finansman desteğiyle Doğrudan Faaliyet Destek kapsamında yürüttüğümüz, “Kocaeli’de Sanayi Yapısının Teknolojik Dönüşümü ve İthalat Bağımlılığının Azaltılması İçin Politika Analizi” projesinde sonuç olarak; Kocaeli’de teknoloji yoğunluğunu arttıracak bir sanayi dönüşümünde ithalat bağımlılığını azaltmak için gerekli olan politika önerilerini ortaya koymaktadır. Dengeli bir dış ticaret performansına rağmen ilin mevcut durumda ihracat yoğunluğunun genelde alt-orta teknolojili ürün gruplarından oluşması, buna rağmen ithalatının yarıya yakınında üst orta teknolojili ürünlerin bulunmasını tespit etmiştik. Mevcut durumda imalat sanayin tedarik zincirinde ciddi bir ithal girdi probleminin olduğunu doğrulanmakla beraber, üretilen malın teknoloji yoğunluğu arttıkça yerlilik oranı da düşmektedir. Özetle; Müdürlüğümüz koordinasyonunda yerlilik oranın artırılması yolunda saha çalışması yapmaktayız. Bu saha çalışmalarında; tedarik zincirinde yerli malı oranının artırılması yönünde, ortaklıkların ortaya çıkması için iş birliği toplantıları düzenlemekteyiz. Bakanlığımız rekabetçi bir yerli malı ürünlerin artması için teşvik edecek politikaları her geçen gün artırmaktadır. Türkiye genelinde 2018 Eylül’de 10 bin 659 olan yerli malı belgesi, ilimizde ise 415 yerli malı belgesi verilmiştir. Kamu alımlarında özellikle yerli (orta-yüksek teknolojili) üretime, yazılım ürünlerinde yüzde 15 oranında fiyat avantajı zorunlu hale getirildi. Yapım işi ihalelerinde yerli imalı uygulaması getirildi.

AR-GE’DE İLK 3’TE
Kentin Ar-Ge potansiyelini değerlendirebilir misiniz? Ar-Ge’ye yılda ne kadar pay ayrılıyor?

Bakanlığımız ülkemizin dünyanın önde gelen ekonomileri arasına girmesinin yolunun Ar-Ge‘den geçtiği bilinciyle hareket ederek strateji ve politikalarını da ona göre belirlemektedir. İmalat sanayinin yoğun olduğu ilimizde Ar-Ge potansiyeli ülkemiz ortalamasının üstünde bir seviyededir. Ar-Ge ve tasarım merkezi sayısı bakımından İstanbul’dan sonra 131 ile (117 Ar-Ge merkezi, 14 tasarım merkezi) ikinci sıradadır. Bakanlığımızca firmalar tarafında yürütülen Ar-Ge faaliyetlerini kurumsallaştırmak ve disipline etmek amaçlı, paydaşlarımızla birtakım çalıştay ve toplantılar yaptıktan sonra, 2016’da yayımlanan Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Uygulama Ve Denetim Yönetmeliği Ar-Ge merkezi olma yolunda Ar-Ge kültürü olan işletmelerimize birtakım kolaylıklar sağlamıştır. Yönetmeliğin yayınlaması akabinde 38 olan Ar-Ge merkezi sayısı Ocak 2019 itibariyle arttı. KÜSİ Çalışma Grubu olarak mevcut olan Ar-Ge merkezlerinin performanslarını iyileştirme amacının yanı sıra, Ar-Ge merkezi olma potansiyeli taşıyan işletmelere de her hafta bilgilendirme toplantıları düzenliyoruz. Bu toplantılarda üniversite-sanayi iş birliği gelişmesi yönünde verimli çalışmalar ortaya çıkmıştır. 2017’de ilimizde patent başvuru sayısı 343, faydalı model 108, marka başvurusu 2 bin 408’dir. Tescilli patent sayısı 116, faydalı model 103 ve marka 1867’dir.

METROLOJİDE BÜYÜK HAMLE
Kent sanayicisinin koordinasyon ve iş birliği performansı nasıl?

OSB’lerin kuruluş amaçlarının biri de bölgesel kalkınmayı katkı sunmasıdır. Bu sebeple ilimizde kurulmuş olan OSB’lerin bölge katkısını artırmak için, diğer paydaş kurumlarla iş birliği halinde olması gerektiği fikrinden hareketle; Kocaeli’de göreve geldiğimde, başlangıcını yaptığımız aylık OSB Bölge Müdürleri toplantıları ilimizde yeni bir bakış açışı getirmiştir. OSB’lerin, sanayicilerin diğer kamu kuruluş temsilcileriyle bu sayede yeni bir iletişim kanalı açılmış ve ilimizde sanayi OSB’ler ve diğer sanayi bölgelerindeki sorunların çözüm bulduğu platform haline gelmiştir. Aylık istişare toplantıları OSB’leri ve Bakanlığımızı diğer kamu ve özel sektör kuruluşları nezdinde daha görünür kılmıştır. KÜSİ çerçevesinde İl Müdürlüğümüz ve Kocaeli Üniversitesi arasında yürütülen çalışmalar sonucu Bakanlığımız Metroloji ve Standardizasyon Genel Müdürlüğünün sorumluluk alanında olan Metroloji (Ölçme ve Kalibrasyon Bilimi) alanında ön lisans (tekniker) düzeyinde piyasada eleman ihtiyacı olduğu değerlendirilmiştir. Bu hususta gerekli çalışmalar yapılarak yurt dışında benzer örnekleri incelenerek bölümün açılması için hazırlanan çalışma raporu Yükseköğretim Kuruluna sunuldu. Sonuç olarak Kocaeli Meslek Yüksekokulu bünyesinde açılmasına karar verildi. Kurulması hedeflenen Ölçme ve Kalibrasyon Bölümü, öğrencilerini optik, elektriksel, kimyasal, boyutsal, biyomedikal ve mekanik ölçümlerin yapıldığı sanayi kuruluşlarına hazır olacak şekilde eğitmeyi amaçlıyor. Bu alanda gerekli bilgi birikimini oluşturmak, ortak bir anlayış, çerçeve geliştirmek ve metroloji bilgisine ulaşmak için hedefler koyarak, bu hedeflere ulaşmayı mümkün kılmak, ülke sanayisi açısından önem arz etmektedir. Bakanlığımız Sanayi Ürünleri ve Güvenliği Genel Müdürlüğü ve İl Müdürlüklerimiz tarafından yürütülen Piyasa Gözetim ve Denetim faaliyetleri ülkemizde Ürün Güvenliği kültürünün oluşmasında büyük rol oynamaktadır. Ürün gruplarında yürüttüğümüz denetim ve gözetimler kamuoyunda bir bilinç oluşturmuş, piyasanın ürün güvenliği konusunda düzelmesine yardımcı olmuştur. Üretici/ithalatçı firmalarda nitelikli insan kaynağı politikası, denetim süreçlerini kolaylaştırıcı etki yaparken; hem iş hayatı hem de eğitim-öğretim sırasında ürün güvenliği konusunda çalışanların yetiştirilmesinin sağlanması, piyasaya yüksek oranda güvenli ürünlerin arz edilmesi sağlayacak önemli ihtiyaçlardan biridir. Üniversitelerde KÜSİ çerçevesinde, ilgili bölümlerle yapılacak görüşmeler neticesinde ürün güvenliği içerikli derslerin açılmasını çözüm olarak değerlendirdiğimizden, Kocaeli Üniversitesi ve GTÜ ile İl Müdürlüğümüz arasında bu konuda görüşmeler sürmektedir.

ETKİN İSTİŞARE KÜLTÜRÜ

KOBİ’lerin sizlerden talepleri neler? Masanızda bununla ilgili “yapılacaklar listesi” var mı?

KOBİ’ler; değişen piyasa koşullarına hızlı uyum yetenekleri, esnek üretim yapıları, bölgeler arasında dengeli büyüme, işsizliğin azaltılması ve yeni iş alanları açılmasındaki katkıları gibi bir dizi olumlu özellikleri nedeniyle, ülkelerin ekonomik ve sosyal kalkınmasının temel taşlarıdır. Ülkemizde de işletmelerin yüzde 99,77’sini oluşturan KOBİ’ler, toplam istihdamın yüzde 78’ini, toplam katma değerin yüzde 55’ini, toplam satışların yüzde 65,5’ini, toplam yatırımların yüzde 50’sini, toplam ihracatın yüzde 60,1’ini, toplam kredilerin yüzde 24’ünü gerçekleştirmektedir. Bu rakamlar, KOBİ’lerin Türkiye ekonomisindeki önemli rolünü açıkça göstermektedir. Bu önemli özelliklerinin yanı sıra, KOBİ’lerin yaşadıkları ve çözmeleri gereken birtakım sorunları da bulunmaktadır. KOBİ’lerin öncelikli sorunu öz kaynak yetersizliği ve kredi teminindeki güçlüklerden oluşan finansal sorunlardır. Yapısal, yönetim, üretim ve yeni teknolojilere uyum sorunları, düşük kapasiteyle çalışma, tedarik ve stoklama, bilgi desteği ve teknik yardım, pazarlama ve rekabet, yeni yatırım yapamama, Gümrük Birliği'ne uyum, sorunlar da KOBİ’lerin diğer problemleridir. Onların Bakanlığımız ve bağlı kuruluşlardan beklentileri; yatırım finansmanı, kredi, teşvik ve hibeler, yapı, bina, inşaat, danışmanlık, mentorluk, ürünün satılacağı pazar, müşteri bulma eksenindedir. Sorunlarla ilgili KOBİ’lerle; KOSGEB, MARKA ve diğer paydaş kurum ve finansman destek kuruluşlarıyla toplantılar düzenlemekteyiz. KSS ve OSB’lerde yaptığımız toplantılarla söz konusu sorunlar ve bunların dışında KOBİ’lerin yaşadığı sorunlar üzerinde çözüm politikaları geliştirmeye çalışıyoruz.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.