“Verimli ekonomi Ar-Ge’den geçiyor”

Ankara Ticaret Odası Başkanı Salih Bezci, ekonomiyi verimliliğe dönüştürmek için atılması gereken ilk adımın GSMH’ya oranı yüzde 1 seviyelerinde olan Ar-Ge harcamalarının arttırılması olduğunu söyledi.

“Verimli ekonomi Ar-Ge’den geçiyor”

Ankara Ticaret Odası Başkanı Salih Bezci, ekonomiyi verimliliğe dönüştürmek için atılması gereken ilk adımın GSMH’ya oranı yüzde 1 seviyelerinde olan Ar-Ge harcamalarının arttırılması olduğunu söyledi.

19 Ağustos 2013 Pazartesi 11:48
“Verimli ekonomi Ar-Ge’den geçiyor”


   Türkiye’nin en kalabalık ikinci şehri Başkent Ankara bürokrasi ve siyasetin yanı sıra sanayi ve teknoloji alanındaki gelişmeler ile ağırlığını daha da arttırmaya başladı. Ankara tüm bu özellikleri ile birlikte aynı zamanda bir turizm, aynı zamanda bir ticaret şehri. Ankara’nın bu yönlerini mayıs ayında gerçekleşen kongrede Ankara Ticaret Odası Başkanlığı’na seçilen Salih Bezci ile görüştük.  Bir süre önce ekonominin verimliliğe dönüşmesi gerektiğine dair açıklamada bulunan Bezci’ye bunun sağlanması için yapılması gerekenleri de sorduk. Bezci atılacak ilk adımın Ar-Ge üzerinden olması gerektiğine dikkat çekti:
 

-      Bir süre önce yaptığınız açıklamaya istinaden, ekonomiyi verimliliğe dönüştürmek için atılması gereken adımlar, yapılması gereken çalışmalar nedir? 
Bir ekonominin verimli ya da verimsiz olduğunu tespit etmenin kriteri bir üretim süreci sonunda elde ettiğimiz çıktı miktarı ile o çıktıyı elde etmek için ihtiyacımız olan kaynak arasındaki orandır. Az kaynak kullanarak çok çıktı elde ediyorsak verimli bir ekonomiden söz etmek mümkündür. Bu bize verimli bir ekonomiye ulaşmak için üretim maliyetini düşürmek zorunda olduğumuz sonucunu verir. Türk ekonomisindeki sorunların genellikle konjonktürel olmayıp yapısal olduğu gerçeğinden hareketle, bu süreçte atılacak ilk adımı şu anda GSMH’ya oranı yüzde 1 seviyelerinde olan Ar-Ge harcamalarının artırılması olarak görmekteyim. Bununla birlikte üretim sektörü üzerindeki vergi yükünün azaltılması, eğitimli işgücü istihdamının çeşitli ek avantajlarla daha fazla teşvik edilmesi, kişi başı gelir seviyesi düşük illerde yapılan yatırımlara verilen destek ve teşviklerin daha efektif ve uzun vadeli olmasının sağlanması, üreticilerin yurtdışı pazarlara penetrasyon oranının yükselmesi ve yurtdışında pazarlama kabiliyetlerinin artması için fuar teşvik oranları ve ihracata yönelik danışmanlık hizmetleri gibi faaliyetlerin artırılmasının önemli olduğunu düşünüyorum. 

Türkiye’nin 2013  yılı hedeflerine ulaşmasında özel sektörün ne tür çalışmalarda bulunması gerekir? Bu konudaki öngörüleriniz nedir?
Türkiye’de ya da başka herhangi bir ülkede özel sektörün geleneksel misyonunun üretime katkı sağlaması olmasına rağmen, küreselleşen dünyanın sonucu olarak karşımıza çıkan makroekonomik sorunlar özel sektöre istihdam yaratma misyonunu da yüklemiştir. Günümüzde Türkiye dünyanın 18.büyük ekonomisi olmasına ve kişi başına geliri son 10 yılda neredeyse 3 kat artarak 10 bin dolar seviyesine gelmesine rağmen istihdam verilerinde aynı ölçüde iyileşme olmamış ve işsizlik rakamları arzu edilen seviyeye inememiştir. Türkiye gibi genç nüfusun yüksek olduğu ve her yıl iş piyasasına binlerce gencin katıldığı bir ülkede özel sektörün en önemli görevinin istihdam yaratmak, genç mezunlara işbaşında mesleki eğitim imkanları yaratarak hem kendine hem gençlere hem de ülkesine artı değer yaratma yönünde çalışmak olduğunu düşünüyorum.

Ankara’da Ankara Ticaret Odası, ülkemizde ticaret odaları ekonomiye yön vermek konusunda ne derece etkili. Katılımcılık bazında ticaret odalarının daha güçlendirilmesine ihtiyaç var mı?
Ticaret odaları kendilerine dair kanunda belirtildiği şekliyle meslek ahlâkını, disiplini ve dayanışmayı korumak ve geliştirmek, ticaret ve sanayinin kamu yararına uygun olarak gelişmesine çalışmakla görevlidir. Ayrıca ticaret ve sanayiyi ilgilendiren bilgi ve haberleri derleyerek ilgililere ulaştırmak, ilgili kanunlar çerçevesinde resmî makamlarca istenecek bilgileri vermek ve özellikle üyelerinin mesleklerini icrada ihtiyaç duyabilecekleri her çeşit bilgiyi, başvuruları durumunda kendilerine vermek veya bunların elde edilmesini kolaylaştırmak, elektronik ticaret ve internet ağları konusunda üyelerine yol gösterecek girişimlerde bulunmak, bu konularda gerekli alt yapıyı kurmak ve işletmek gibi görevleri de vardır. Bu görevleri yerine getirerek üyelerinin ekonomik sisteme entegrasyonuna katkı sağlayan bir kurumun ekonomiye yön verme gücü elbette ki yadsınamaz bir gerçektir. Bu kadar önemli bir görevi yerine getiren bir kurumun, gücünün daha da artması için katılım oranının artması elbette önemlidir. Biz Ankara Ticaret Odası olarak bu konuyu önemsiyor ve bu oranı en üst düzeyde tutmaya çalışıyoruz.

Ankara ülkemizin ticaret alanında hangi noktasında bulunmaktadır?
Ankara hem tarihi hem de kültürel olarak Türkiye’nin önemli merkezlerinden biridir. Hitit, Selçuklu medeniyetlerine ev sahipliği yapmış, Cumhuriyet Türkiye’sine başkentlik yapmış bir şehirdir. Bu tür özellikleri bakımından ticaret kültürüne sahip bir şehir olan Ankara, günümüz Türkiye’sinde de önemli yolların kavşak noktasında bulunması ve özellikle kamu sektörünün merkezi konumunda olmasının sonucu olarak 5 milyondan fazla insana ev sahipliği yapmaktadır. Türkiye’nin en kalabalık ikinci şehri olan Ankara’nın son yıllarda özellikle hızlı tren ve Bolu Dağı tünelinin tamamlanmasıyla İstanbul’dan ulaşımı daha da kolaylaşmış ve İstanbul ticaretinden daha fazla pay alması gerçekleşmiştir. Ankara Ticaret Odası olarak biz de bu avantajlara sahip olan Ankara’ya ve Ankara ticaret hayatına en üst düzeyde katkı sağlamaya devam etme gayretindeyiz.

Gazetemiz aracılığıyla kamuoyuna söylemek istedikleriniz nelerdir?
Bu güzel söyleşi için teşekkür ediyorum ve Ankara Ticaret Odası olarak değerli hemşerilerimizden bizlere desteğe devam etmelerinin istiyorum. Ankara ticaret hayatını daha da canlandırmak ve mevcut sorunları çözmek için projelerimize ilgi göstermelerini bekliyorum.

“Saraçoğlu’nu ticaret ve turizme kazandıracağız”
Ankara Ticaret Odası’nın önümüzdeki süreçte yapmayı planladığı çalışmalarına dair bilgilendirir misiniz?
Yakın bir gelecekte Saraçoğlu Projesi ile halkımızın karşısına çıkmayı planlıyoruz. Türkiye’nin ilk toplu konut alanı olan tarihi Saraçoğlu Mahallesi’ni yapılacak restorasyon ile Ankara ticaretine ve turizmine kazandırılmasını sağlamak amacındayız.   Bunun dışında Ankara’ya sembol olacak bir bina yapma hazırlığındayız. Aynı zamanda Ankara Ticaret Odası’nın hizmet binası da olacak bina 70 katlı ve 280 metre olarak inşa edilecek. Bu yüksekliğiyle Türkiye’nin en uzun binası olacak ve içinde de 60 yeni teknoloji kullanılacak. Katlarında seyir terasları ve restoranları bulunacak binanın en üst katında da 60 derece panoramik Ankara manzarası seyredilebilecek bir seyir terası olacak. Ayrıca içine de Ankara Ticaret Odası’na yakışır bir ticaret müzesi yapacağız. Bunların dışında Ankara Ticaret Odası bünyesindeki komisyon ve komitelerimizin de çok sayıda projesi üzerinde çalışmaları sürüyor. Bunları da zaman zaman kamuoyuyla paylaşacağız.
Mayıs ayında yapılan seçimle yeni oluşan yönetim kurulumuzla devlet erkanına yaptığımız tanışma ziyaretleri devam etmektedir. Bu ziyaretler sonucunda çeşitli projelerimizi devlet erkanıyla görüşme ve istişarede bulunma şansını yakalıyoruz. Bu süreç sonucunda Ankara ticaret hayatına yeni projelerle katkıda bulunacağız.

Shopping Fest Ankara için çok önemli”
Shopping Fest tamamen sizin desteklediğiniz ve organize ettiğiniz bir yeniliktir. Ankara için önemi sizce nedir? Bölge sanayisine ve diğer sanayicilere ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?
Ankara Ticaret Odası, Türkiye’nin İstanbul Ticaret Odasından sonra en büyük ikinci ticaret odası olarak yıllardır üyelerine, Ankara’ya ve ülkesine hizmet etmektedir. Bu yıl ikincisini gerçekleştirdiğimiz ve gelecek yıllarda da sürdürmeyi istediğimiz Ankara Shopping Fest, Ankara için çok önemli bir projedir. Her ortamda dile getirdiğim gibi bizim esas amacımız Ankara’yı bir marka şehir haline getirerek ekonomik sosyal ve kültürel kalkınmışlık düzeyini yükseltmektir. Dünya üzerinde marka şehirlerin olmazsa olmazlarından biri de festivalleridir. İlk iki festivalde Ankara’yı festival ruhuna alıştırmaya çalıştık. Gelecek yıllarda bu festivalin yerellikten çıkıp uluslar arası alanda ses getiren, çok sayıda turistin ilgi göstereceği uluslar arası bir organizasyon olması için çalışacağız. Ankara’nın tarihi, turistik, sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda potansiyeli yüksek. Festival Ankara’nın bu potansiyelini açığa çıkartacak ve gerek normal turizmde gerekse sağlık, kongre ve fuar turizminde Ankara’yı dünyanın önemli destinasyonları arasına sokacaktır diye düşünüyoruz.  





Son Güncelleme: 20.08.2013 13:15
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.