Ülkemizde yabancı yatırımlar artıyor

Türkiye’de muhteşem bir potansiyel olduğunu söyleyen yabancı şirket temsilcilerinin bu potansiyele yatırım yapmak istediklerini belirten Sanayi Bakanı Nihat Ergün, şirketlerin başka yerlerdeki merkezlerini İstanbul’a taşımaya başladıklarını belirtti.

Ülkemizde yabancı yatırımlar artıyor

Türkiye’de muhteşem bir potansiyel olduğunu söyleyen yabancı şirket temsilcilerinin bu potansiyele yatırım yapmak istediklerini belirten Sanayi Bakanı Nihat Ergün, şirketlerin başka yerlerdeki merkezlerini İstanbul’a taşımaya başladıklarını belirtti.

25 Ocak 2012 Çarşamba 15:30
Ülkemizde yabancı yatırımlar artıyor

  Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, İstanbul Ticaret Üniversitesinde düzenlenen “Girişimcilik Konferansı” ve İktisadi Araştırmalar Vakfı Ödül töreninde yaptığı konuşmada, Bakanlığın bilim ayağını sadece teknolojiyle ilişkilendirmeyeceklerini, özellikle TÜBA ve TÜBİTAK bünyesinde yapacakları çalışmalarla, sosyal bilimlere de azami katkı sağlayacaklarını söyledi. Günümüzde bilgi toplumuna geçiş süreciyle birlikte, insanın ve dolayısıyla girişimcinin öneminin zirveye çıktığını ifade eden Ergün, geçmişte büyük fabrikalarda yapılan üretimin, artık daha küçük ve yatay organizasyonlara doğru kaydığını, bu nedenle, günümüzde çok sayıda küçük ama hızlı, esnek ve etkili işletmelere ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

FIRSATLAR TEHDİDE DÖNÜŞEBİLİR
Türkiye'nin, genç nüfusunun büyük fırsatlar sunduğunu belirten Bakan Ergün, “Büyük nimetler, iyi değerlendirilmediği takdirde, büyük külfetlere dönüşürler, yani fırsatlar tehdide dönüşebilir. Bu nedenle, genç nüfusumuzun her açıdan donanımlı yetişmesi, kendini geliştirmesi gerekmektedir” dedi. Ergün ''Ben her zaman şuna inandım: Bireylerin genleri farklı olabilir ancak toplumların genleri benzerdir. ABD toplumunun sahip olduğu sosyal, ekonomik ve siyasi ortam, o toplumun Steve Jobs veya Bill Gates gibi adamlar çıkarmasını sağlamıştır. Bu nedenle, biz de insanımıza benzer şartlar sağlamalı, sahip olduğumuz potansiyeli, açığa çıkarmalıyız. Fark altyapı farkıdır. Altyapı yoksa o potansiyeli hiç görmezsiniz bile. Bizim kendi toplumumuzun potansiyelini açığa çıkaracak altyapıyı sağlamamız gerekiyor” diye konuştu. Türkiye'nin son yıllarda gerçekleştirdiği başarıların, Türkiye'nin geleceğe yön verecek olan ender ülkelerden bir tanesi olduğu gerçeğini ortaya koyduğunu söyleyen Ergün, şunları kaydetti:

TÜRKİYE’NİN MUHTEŞEM POTANSİYELİ VAR

“Bakanlığımıza herhangi bir yabancı ülkeden veya yabancı bir şirketten ne zaman bir temsilci gelse her gelen şunu açıkça ifade ediyor ki; ‘Türkiye'nin muhteşem bir potansiyeli var. Coğrafyası, tarihi, kültürü, genç ve dinamik nüfusunun kendisine sunduğu büyük fırsatlar var.’ Bunları görüyoruz. Bunları sadece biz söylemiyoruz, dışarıdan gelenlerin de gördükleri, tespit ettikleri ve buna yatırım yapmak istedikleri bir gerçek. Birçok şirket bu potansiyele yatırım yapmak istiyor. O nedenle de önemli oranda bazı şirketler başka yerlerdeki merkezlerini İstanbul'a taşımaya başladılar. Mesela Londra'dan İstanbul'a merkezini taşıyan bir şirket ‘niye buraya taşıdınız?’ diye sorduğumuzda, ‘Londra geçmişin merkeziydi İstanbul geleceğin merkezidir. Geleceğimiz için şirketimizin merkezini İstanbul'a taşıdık’ diyen küresel firmalar ortaya çıkmaya başladı. Bu Türkiye'nin potansiyelini göstermesi açısından son derece önemli.”

Girişimci potansiyeli açığa çıktı
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, 2002’de 36 milyar dolar ihracat yapan Türkiye'nin 2011 yılında 135 milyar dolar ihracat yaptığını, bu artışın sahip olunan petrol veya doğalgaz zenginliğinden değil, mevcut var olan girişimci potansiyelin açığa çıkmasından kaynaklandığını söyledi. Son 9 yıl içinde, doğru ekonomi politikaları ve doğru dış politika uygulamalarının bu zemini doğurduğunu, ihracattaki bu artışın, iş dünyasının kendisine daha fazla güvenmesinden, zihniyet değiştirmesinden, işine, ülkesine ve dünyaya farklı bir zaviyeden bakmaya başlamasından kaynaklandığını ifade eden Ergün, sadece ihracatta yaşanan bu gelişmenin insan faktörünün yanında doğru politika ve altyapılar devreye girdiği zaman aynı aynı kaynaklarla çok daha fazla çıktı elde etmenin nasıl mümkün olduğunu gösterdiğini kaydetti. Bakan Ergün, son 9 yılda ekonomide, demokratikleşmede, iç ve dış politikada atılan adımların, Türkiye'de güven ve istikrar ortamının oluşmasını sağladığını, bunun da potansiyeli açığa çıkardığını söyledi. Girişimciliğin inanç hürriyeti ile de yakından ilişkisi bulunduğunu dile getiren Ergün, “Toplumda insanların en değer verdikleri şey inançlarıdır. İnançları için çok fedakarlık yaparlar. Eğer toplum, birey inancını önemsiyorsa bizim de onun inancını önemsediğimizi göstermemiz lazım. Kendisiyle aynı inancı paylaşmak mecburiyetinde değiliz. Birisi önemsiyorsa bizim de önemsememiz lazım ki onun potansiyelini açığa çıkaralım” dedi.

Enflasyon geçmişle kıyaslanmayacak seviyeye geldi
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Türkiye'nin kurallara uyduğunu, bütçe açıkları ve borç oranlarını Maastricth kriterleri seviyesine getirdiğini, ama bugün AB ülkelerinin birçoğunda kamu borçlarının milli gelire oranının yüzde 10-15 seviyesinde olduğunu kaydetti. Türkiye'de bütçe açıklarının milli gelire oranını yüzde 3'lerin altına indirmeyi başardıklarını, kamu borçlarının da milli gelirin en fazla yüzde 60'ı olması gerekirken, Türkiye'nin bunu yüzde 40 seviyesine kadar çektiğini vurguladı. Enflasyon ve faiz oranlarının geçmişle kıyaslanamayacak bir seviyeye geldiğini, kamu borçlarının yapısının değiştiğini ve yabancı para cinsinden borçların minimum seviyeye indiğini anlatan Ergün, “Türkiye'de hem kamu borçlarının miktarı azaldı milli gelire göre hem de kompozisyonu değişti. Bu kompozisyon değişikliğinin siyasi etkileri de var. Eğer borcunuz yüksekse, dış borçlar döviz cinsinden ağırlıklıysa, bunun siyasi yansılamalarının nasıl olduğunu biliyoruz. Bugün Türkiye dünyada siyasi ve ekonomik konularda çok net mesajlar veriyorsa, bu konuda Türkiye'nin önemli bir gelişme yaşamasıdır. Dış borçların toplam kamu borcu içindeki miktarını azalmış bu da siyasi açıdan Türkiye'nin elini güçlendirmiştir” dedi.

Döviz rezervleri 100 milyar dolara yaklaştı

Merkez Bankası döviz rezervlerinin 100 milyar dolara yaklaştığına işaret eden Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün şunları kaydetti: “Ülkeler zaman zaman ekonomik operasyonlara da maruz kalıyorlar. Döviz rezervlerimizin yüksek olması bu ekonomik operasyonları engelleyen en önemli unsurlardan bir tanesidir. Sizin bir nevi cephanenizdir Merkez Bankası rezervleri. Bir-iki milyar dolarlık bir operasyon eskiden piyasayı allak bullak ederdi. Ama bugün birisi size operasyon yapmak isterse 10 milyar doları, 20 milyar doları, 50 milyar doları, 100 milyar doları kendisi kaybetmeyi göze alması lazım. Türkiye bu dönemde Merkez Bankası döviz rezervlerini de güçlendirerek önemli bir altyapı girişimciler için de bir güvence oluşturmuş oldu. Bunlar özel sektörümüz açısından da teminat haline geldi.” Ergün, özel sektörün kendi teminatlarıyla artık borç alabildiğini, bunun güvenden kaynaklandığını, girişimcilerin bu zemini gördükleri için daha çok yatırım yaptıklarını kaydetti. 2003-2010 arasında krize rağmen yüzde 5 ortalama bir büyüme gerçekleştirdiğini, bu büyümenin özel sektör yatırımlarıyla ortaya çıktığını anlatan Ergün, 2002'de 43 milyar lira olan özel sektör yatırımlarının, 2010 yılında 164 milyar liraya ulaştığını, 2002'de sadece 31 bin iş yeri açılırken, 2010 yılında bu rakamın 52 bine ulaştığını, 2011 yılının 9 ayında ise 42 bin yeni iş yeri açıldığını vurguladı.

Yenilikçi girişimciliği artırmalıyız
Türkiye'nin 2003 yılından bugüne kadar 105 milyar doların üstünde bir doğrudan yabancı yatırıma ev sahipliği yaptığını belirten Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, bütün bu gelişmelere rağmen, girişimciliğin çok daha yüksek bir seviyede olması ve daha fazla adımlar atmaları gerektiğini dile getirdi. Ergün, “Türkiye, artık güçlü altyapılar oluşturan bir Türkiye'dir. Hukuku güçlendirilmiş bir ülkedir, öngörülebilir bir Türkiye'dir. Girişimciler açısından o zemin hazırlanmıştır” dedi. Mevcut yatırımların büyümesi kadar yeni girişimciler tarafından sürekli yeni yatırımların yapıldığı bir dönemi yaşadıklarını, artık gençlerin sadece iş aramadıklarını, iş kurduklarını bunun da memnuniyet verici olduğunu ifade eden Ergün, 2023 yılında Türkiye'nin dünyanın 10 büyük ekonomisinden biri olmayı hedefliyorsak bu hedefe girişimcilerle, özel sektörün gücü ile varabileceklerini bu gerçeğin de farkında olduklarını söyledi. Ergün, geleceğimizin nasıl şekilleneceğine küçük işletmelerin veya henüz kurulmamış olan gelecekte kurulacak işletmelerin karar vereceğini kaydetti. Mevcut yatırımların gelişmesi yeni yatırımların oluşması yatırımların daha verimli alanlara yönelmesi için girişimci sayısının artırılması gerektiğini anlatan Ergün, bu nedenle özellikle yenilikçi girişimciliği artırmaya büyük önem verdiklerini söyledi.

Yılda 5 bin kişiyi destekleyeceğiz
Girişimcilere iş planı hazırlamaları şartıyla kendiişlerini kurmaları için, 27 bin liraya kadar geri ödemesiz destek sağladıklarını, ayrıca sıfır faizli, 2 yılı geri ödemesiz toplam 4 yıl vadeli 70 bin liraya kadar kredi desteği verdiklerini anlatan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, bugüne kadar 2 bin 500 civarında kişinin KOSGEB'in bu desteğinden yararlanarak kendiişlerini kurduklarını, hedeflerinin yılda 5 bin kişiyi bu şekilde desteklemek olduğunu söyledi. Teknoloji odaklı iş fikirleri için de Bakanlık olarak Tekno girişim sermayesi desteğini uyguladıklarını ve her üniversiteden 3 kişiyi ödüllendirdiklerini anlatan Ergün, bu programla, üniversite mezunu gençlere teknolojik fikirlerini ürüne dönüştürmeleri için 100 bin lira hibe desteği sağladıklarını kaydetti. Ergün, bugüne kadar 452 tekno girişimciyi desteklediklerini, bu yıldan itibaren her yıl 500 genci bu şekilde destekleyeceklerini kaydetti. Ergün, “Biz bütün bu çalışmalarla ülkemizdeki girişimciliği hem sayısal olarak hem de nitelik olarak artırmaya devam edeceğiz. Böylece potansiyel kaynaklarımızdan birisi olan genç nüfusumuzu kendimiz için gerçek bir avantaja dönüştüreceğiz” diye konuştu.

Bor rezervinin yüzde 65’ine sahibiz
Dünyadaki bor madeni rezervinin yüzde 65'inin Türkiye'de olduğunu, ancak bunun türevleriyle alakalı gereken çalışmaya daha yeni başladıklarını dile getiren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, şunları ifade etti: “Nerede hangi sektörlerde ne iş yapacağız? Nano teknolojiden tutun, çimento ve tekstile kadar her alanda kullanabiliyorsunuz. Biz dünya rezervlerinin yüzde 65'ine sahibiz ama bordan dünyadaki toplam kazancın yüzde 15'ini elde ediyoruz. ABD rezervlerin yüzde 15'ine sahip ama kazancın 65'ini elde ediyor. Neden? Biz kamyonla satıyoruz o türevini satıyor. ARGE'sini yapmış, içindeki zenginliği bulmuş. Ona teknoloji, bilgi katmazsan, o değerli olmuyor” dedi.


Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.