banner110

Türkiye’nin rekabet merkezi DİLOVASI

KSO Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Dilovası için çok önemli bir tespitte bulundu. Zeytinoğlu, “Diloıvası Türkiye’nin en rekabetçi noktası. Türkiye sanayicisi Dilovası’nı kaybederse, en modern fabrikalar bile dünya ile rekabet edemez” dedi.

Türkiye’nin rekabet merkezi DİLOVASI

KSO Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Dilovası için çok önemli bir tespitte bulundu. Zeytinoğlu, “Diloıvası Türkiye’nin en rekabetçi noktası. Türkiye sanayicisi Dilovası’nı kaybederse, en modern fabrikalar bile dünya ile rekabet edemez” dedi.

14 Mart 2011 Pazartesi 17:06
Türkiye’nin rekabet merkezi DİLOVASI

Türkiye’nin en önemli sanayi odaları arasında yer alan Kocaeli Sanayi Odası’nın bir numaralı ismi Ayhan Zeytinoğlu, son zamanlarda gündemden düşmeyen Dilovası ile ilgili çok önemli tespitlerde bulundu.

            Sergilediği performans ile iş dünyasının dikkatlerini sürekli üzerinde tutan, öngörü ve değerlendirmeleriyle üyeleri ve Türk sanayisine yön veren Ayhan Zeytinoğlu, Dilovası’na bakış açısını değiştirecek çok önemli bir gerçeği gün yüzüne çıkardı.

            Dilovası’ni “Türkiye’nin en rekabetçi noktası” olarak nitelendiren Ayhan Zeytinoğlu, “Türkiye sanayicisi Dilovası’nı kaybederse, buradaki sanayici mağdur olursa, buradaki üretimler engellenirse inanın Erzurum’da Sivas’ta kuracağımız en modern fabrikalar dünya ile rekabet edemez” diyor.

            Dilovası’nda kentsel dönüşümün mutlaka uygulanması gerektiğini gerçeğini de gündeme getiren Zeytinoğlu, “Dilovası’nı sadece olarak Kocaeli görmemek lazım. Dilovası Türkiye’nin dünya ile rekabetinde en iyi rekabet gücüne sahip lojistik coğrafik gücüne sahip bir bölge. Mutlaka desteklenmesi lazım” diye konuşuyor.

 

KRİZ TAM ANLAMIYLA GERİDE KALMADI

 

Sayın Ayhan Zeytinoğlu, “Türkiye’de kriz geride kaldı” diyebilir miyiz? Size göre krizden çıktım mı?

 

            Maalesef 2 noktada maalesef söyleyemiyoruz, diğerlerinde söylüyoruz. Net olmamız lazım. Mesela işsizlik oranımız hala kriz öncesinden yukarıda. İhracat rakamımız krizin altında. Bu ikisi kritik önemli bir şey. Ama büyüme rakamları, üretim rakamları, gayri safi milli hâsılatın rakamları kriz döneminin önüne geçti. Endeks de önemli bir işaret. Kriz 2008’in başında yoktu. Rakamları kıyasladığımızda şimdi kriz döneminden daha fazla üretim yapıyoruz. Fakat bakın kapasite kullanım oranları halen kriz dönemi rakamına gelmedi. İhracat da gelmedi.  İşsizlik oranındaki yükseklikte devam ediyor. “Krizi tamamen açtık mı?” bence aşamadık. Kırılganlığımız cari açık. Cari açık zirve yaptı. Tarihin en yüksek rakamına çıktı. Ne yapacak Türkiye ihracatı destekleyecek. İthalatta gerçek ihtiyacımız olmayan ürünlerin ithalatını zorlaştıracak, yaptırmayacak.

 

PETROL BELİMİZİ BÜKÜYOR

 

İthalat rakamlarımız çok yüksek. En zayıf yönümüz bu. Bunun önüne nasıl geçeceğiz?

 

Petrol ürünleri ithal ediyoruz. Doğalgaz ithal ediyoruz. Bunlar bizim belimizi büken ana iki madde. Birde cevher yerine hurdadan demir üretiyoruz. O da önemli ithalat girdisi. Kocaeli’nin rakamları 37 milyar ithalat 13 milyar ihracat var. Bunun temelinde Tüpraş var. Burada biz, Tüpraş olmazsa başa baş geliriz.

 

KARIŞIKLIK FAZLA SÜRMEZ

 

Mısır, Libya gibi bölgemizde cereyan eden halk hareketleri iş dünyasında tedirginliğe neden oluyor. Bu panik büyürse, bu halk hareketleri uzun sürerse krize sebebiyet verir mi?

 

Petrol fiyatı herkesi yakından ilgilendiriyor. Çevremizdeki karışıklık devam ettikçe petrol fiyatları olumsuz etkilenecek. Ancak ben bu hareketlerin uzun süreli olacağını zannetmiyorum. Çünkü dünyanın buna pek tahammülü yok. Ancak şu bir gerçek; dünyada tüketim artıyor. Birde en önemlisi sigorta şirketlerinin fonları dediklerimiz yani para biriktiren fonlar paralarına bir yerde gelir arıyorlar. Nereye giderlerse o gittikleri yerde artışlar olacak. Bugün tahılı hiç görmeyecek adam tahıl alıyor. Yani gidiyor 100 bin tonluk bir tahıl bağlantısı yapıyor. Temmuz teslim ediyor Haziran ayında satıyor. Bu tabi dünyanın dengesini bozuyor bir yerde.

 

DİLOVASI’NDA DOĞALGAZ KULLANAN EV YOK

 

Çevre kirliliği vakalarıyla sürekli gündeme gelen Dilovası ile ilgili bir çalıştayı gerçekleştirildi. Siz de çalıştayda yerinizi aldınız. Çalıştayı nasıl değerlendiriyorsunuz, izlenimleriniz neler?

 

Dilovası Çalıştayına katılanların birçoğu Dilovası’nın sivil toplum örgütleriydi. Tabi onların orada temsil edilmesi olmazsa olmazımız. Ben çalıştayda çok önemli iki noktaya vurgu yaptım. Bir tanesi hava kirliliği; Bence en büyük nedenlerinden bir tanesi kalitesiz kömür yakılması. Yani biz burada devlet olarak bu sorunu tespit ediyorsak “Firmalara filtre tak onu yap bunu yap” diyorsak ki gayet doğal karşılıyorum; başka önlemler de almamız gerekiyor. Dilovası’ndaki evlerde lastik bile yakıldığı söyleniyor. Hem kendini zehirliyor hem de çevreyi zehirliyor. İlçede doğalgaz kullanan kimse yok. Tam bir gecekondu yapılanması var orada maalesef. Bunların da bir taraftan iyileştirilmesi lazım.

 

DİLOVASI’NIN ANADOLUYA BAĞLAMAMIZ LAZIM

 

Dilovası’ nın çok büyük bir lojistik üstünlüğü var. Deniz, karayolu ve otoyolun kesiştiği nokta. Bu lojistik üstünlük çok değerli bir şey. Türkiye ihracatını artıracaksa Erzurum’dan artıramaz, Dilovası’ndan arttırır. Biz hep vurgularımızı lojistik yani marjinal üstünlüğümüz olduğu noktaları geliştirerek yani deniz limanlarının iskelelerin gelişerek demir yollarıyla otoyollarla bağlanarak Anadolu’ya atardamar olarak kan basmasını istiyoruz. Bu ancak bu bölgeye gelen sanayi yatırımlarının diğer bölgeler’e de gitmesine neden olabilir. Otoyollarından çok denizyolu ve limanları Anadolu’ya bağlamız lazım. Hedefimiz bu olmalı.

 

DİLOVASI HEM LOJİSTİK HEM DE ÜRETİM MERKEZİ

 

Bunu gerçekleştirebilirsek Anadolu’daki nakliye sıkıntımız da ortadan kalkar. Bu şunun için önemli; Anadolu’da arazi çok uzun. Hükümetimizin çok ciddi destekleri var. Niteliksiz elemanı bile eğitiyor. Geriye bir tek getirip götürmesi kalıyor. Onu da demiryolu ile gerçekleştirebilirsek Marmara’daki sanayi yığılması Anadolu’ya doğru kayar diye düşünüyorum. Bu benim şahsi görüşüm. Çalıştayda da bunu söyledim. Yani Dilovası hem bir lojistik merkez hem de bir üretim merkezi. Bundan asla taviz vermememiz lazım yani.

 

DİLOVASI’NDA KENTSEL DÖNÜMÜŞ UYGULANMALI

 

Dİlovası’nda konut ile sanayi iç içe. Fabrikaların etrafı gecekondu dolu. Bundan dolayı da çok ciddi sıkıntılar cereyan ediyor ancak hemen hiç kimse kesin çözüm getirecek bir öneride bulunmuyor. Burada açık yüreklilikle sormak istiyorum “Dilovası konuttan arındırılmalı mı?”

 

“Dilovası’nda yaşam ne kadar sıhhatli olur” tartışılabilir bir konu. Ben o noktada yani şehir plancısı değilim çok bilgili değilim ama bildiğim şu ki, bunu saklayan gizleyen kimse yok. Dilovası’nda kamu arazilerine gecekondu yapılmış. Geçmişteki belediyeler buna göz yummuş. Büyük bir hata bu. Bence Dilovası’nda kentsel dönüşün uygulanmalı ve örnek olmalı. Dilovasını tamamen boşaltmak belki doğru olmaz ama planlı bir yaşama dönülmesi kaydı ile o insanlara daha iyi imkânlar sağlanabilir. Sitelere döndüğümüz zaman kimse kömür yakamaz. Kimse lastik yakamaz. İnsani bir ortamda çağdaş bir ortamda yaşar. Bu şekilde bir dönüşüm acil yapılmalı. Boşaltılması noktası belki çok uç gibi geliyor, çok zor gibi geliyor ama iyi bir planlama ile boşaltmaya eş değer bir amaca varılabilir. O havzada hakikaten ev olmaması lazım. Fabrikalarla evler iç içe bu çok doğru bir şey değil. Hangisinin önce geldiğini herkes biliyor.

 

DİLOVASI SANAYİSİ İLE MODEL OLMALI

 

Sanayi açısından bakıldığında Dİlovası’nın model olması gerekiyor. Türkiye’nin birçok ilinde dahi 5 tane OSB bir tane sanayi sitesi yok. Siz buna paralel neler söylemek istersiniz?

 

Çok doğru, katılıyorum. Bence çok ciddi gelişmişliğin sonucunda varılabilecek bir noktaya şu anda Dilovası gelmiş durumda. Bu hataları diğer illerimiz diğer ilçelerimiz görmeli ve dediğin gibi model oluşturmak lazım. Yüksek tepelerde yerleşim siteler tarzı yapılabilir. Gebze bölgesini, Kocaeli’nin en sağlam zeminlerinin olduğu bölge. Depreme uygun 20, 30 katlı binalar yapılabilir. O insanlarda mağdur olsun asla istemiyoruz ama hazinenin arazisine gelip insanların ev kurmaları onları ne kadar hak sahipliği yapıyor oda tartışılacak bir konu. Fakat bizim amacımız kimseyi mağdur etmek değil.

 

TÜRKİYE’NİN EN REKABETÇİ NOKTASI

 

Son olarak, Kocaeli Sanayi Odası olarak siz Dilovası sanayicisine destek oluyor musunuz? Onların yanında mısınız, haklarını savunuyor musunuz?

 

            Elbette, biz Dilovası sanayicisinin sonuna kadar yanındayız. Her platformda, her ortamda onların haklarını savunuyoruz, savunmaya da devam edeceğiz. Onlarla sık sık bir araya geliyoruz. Dilovası, Türkiye’nin en rekabetçi noktası. Türkiye sanayicisi Dilovası’nı kaybederse, buradaki sanayici mağdur olursa, buradaki üretimler engellenirse inanın Erzurum’da Sivas’ta kuracağımız en modern fabrikalar dünya ile rekabet edemez.

            Dilovası’nda ağır sanayi var. Ağır sanayi zaten siz çıkıp Sivas’ta kuramazsınız.

İstanbul çok büyük bir pazar, bu pazarın hemen bitişiğinde Ankara, ekseninde İzmir var. Türkiye’nin lojistik üstünlüğü en fazla olan bölgesi. Dilovası’nı sadece Kocaeli olarak görmemek lazım. Dilovası Türkiye’nin dünya ile rekabetinde en iyi rekabet gücüne sahip lojistik coğrafik gücüne sahip bir bölge. Onun için bu bölgedeki üretimin tabiki çevreye duyarlı olması lazım. Bunları asla tartışmıyorum. Çevreye duyarlı ama mutlaka desteklenmesi lazım. Sadece biz tarafından değil. Hükümetçe desteklenmesi gereken bir alan olarak görüyorum.

 

Son Güncelleme: 15.08.2015 10:19
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.