TEKEL KIRACAK BİRLİKTELİK

Mevcut Başkan Haluk Bayraktar ile yola devam edecek olan SAHA İstanbul, Milli Teknoloji Hamlesi temalı 3. Olağan Genel Kurulu’nda uzay, havacılık ve savunma sanayinin temsilcilerini kucakladı. SAHA İstanbul Başkanı Haluk Bayraktar, “Milli Teknoloji Hamlesi, bilimsel ve teknolojik gelişmelerde tekelleşmeye bir itirazdır” dedi.

TEKEL KIRACAK BİRLİKTELİK

Mevcut Başkan Haluk Bayraktar ile yola devam edecek olan SAHA İstanbul, Milli Teknoloji Hamlesi temalı 3. Olağan Genel Kurulu’nda uzay, havacılık ve savunma sanayinin temsilcilerini kucakladı. SAHA İstanbul Başkanı Haluk Bayraktar, “Milli Teknoloji Hamlesi, bilimsel ve teknolojik gelişmelerde tekelleşmeye bir itirazdır” dedi.

28 Mayıs 2019 Salı 09:15
TEKEL KIRACAK BİRLİKTELİK

HAMLE, “OYUNU BOZACAK”

Dört yıl önce 27 firma ile kurulan, bugün ise 391 üye ile Türkiye’nin en büyük sanayi kümelenmesi olan SAHA İstanbul, 3’üncü Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Savunma Sanayi Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Sanayi ve Teknoloji Bakan yardımcıları Hasan Büyükdede ve Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleştirilen Genel Kurul, aynı zamanda savunma, havacılık ve uzay sanayi zirvesine dönüştü. Haluk Bayraktar’ın yeniden başkan seçildiği genel kurul sonucunda yeni yönetim kurulu, savunma ve havacılık sektöründeki ana yüklenicilerden KOBİ’lere, yazılım firmalarından araştırma merkezlerine kadar geniş bir yelpazede buluşma fırsatı yakaladı. Önemli mesajların verildiği buluşma “saha”sında Milli Teknoloji Hamlesi vurgusu yapılarak, tekelleşmeye de itiraz edildi. Açılış konuşmalarının ardından SAHA İstanbul Genel Sekreteri İlhami Keleş, geçmiş yılın faaliyet raporunu ve çalışma planını sundu.

SEKTÖRE SAHA KUCAĞI

SAHA İstanbul’un savunma sanayine üretim yapabilecek potansiyele sahip farklı büyüklüklerdeki firmaları aynı amaç etrafında toplama vizyonu yönetim kuruluna da yansıdı.  SAHA İstanbul, Yönetim Kurulu’nda da ana yükleniciler ile KOBİ’leri buluşturdu.

ASELSAN’dan Prof. Dr. Haluk Görgün, Altınay Robotik’ten Hakan Altınay, STM’den Murat İkinci, Akım Metal’den Ali Fazıl Böyet, SUNUM’dan Prof. Dr. Fazilet Vardar, TRTEST’tan Bilal Aktaş, OBSS’dan  Zafer Şen ve Gökser Havacılık’tan Hilal Ünal Türkan SAHA İstanbul’unun yeni yönetim kurulu üyeliğine seçildi. 2 kadın üyenin seçildiği yeni yönetim kurulunda, ana yüklenicilerden, KOBİ’lere kadar farklı büyüklüklerde ve sektörlerden temsilciler yer aldı.

ÖLÇEĞİ BÜYÜK KÜME

Genel Kurul açılış konuşmasını yapan SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar “SAHA İstanbul, savunma ve havacılıkta bağımsız Türkiye’ye inanan, 27 kurucu üye ile 2015 yılında İTO, Sanayi İhtisas Komitesi’nde kuruldu. Bugün ise 391 üyesi var. SAHA İstanbul’da yüzde 13 büyük ölçekli 50, yüzde 87 oranında ise 341 KOBİ ölçeğinde firma yer alıyor. Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın 2. büyük sanayi kümelenmesi” dedi.

Başlangıçta, Türkiye ekonomisinin 100 bine yakın sanayi kuruluşunun, 54 üniversitenin, 14 teknoparkın, 52 tersanenin yer aldığı, sanayi üretiminin yüzde 54’nü gerçekleştiren Kuzey Marmara’daki firmaların SAHA İstanbul çatısı altında buluşturulmasının düşünüldüğünü belirten Bayraktar “Artık SAHA İstanbul, yakaladığı ivme ve büyüme ile artık her bölgeden firmaların katıldığı Türkiye kümelenmesi haline gelmiştir. Cazibe merkezi olmuştur” şeklinde konuştu.

“GÖĞSÜMÜZ KABARDI”

SAHA İstanbul’un geride bıraktığı 4 yılda böylesine dikkat çeken bir başarı grafiği izlerken  savunma sanayimizde de önemli gelişmeler yaşandığını ifade eden Bayraktar, “2004 yılında başlayan, milli ve özgün üretim modeli için ortaya konulan güçlü irade; Türkiye’nin savunmada bugün geldiği noktanın temellerini oluşturdu. Milli teknoloji hamlesinin en somut haliyle başladığı savunma sektörü, bugün milletimizin göğsünü kabartan gelişmelere sahne oluyor” diye konuştu. Bayraktar, “Her geçen yıl savunma sanayideki yerli üretim oranı, üretime dahil olan firma sayısında önemli artış yaşanıyor. Savunma sanayi projeleri, yerli tedarikçilerin teknoloji üretme kabiliyetini artırdı, maliyetleri azalttı” şeklinde bilgi verdi.

ÇELEBİ’YE UZANIYOR

Milli Teknoloji Hamlesi’nin Türk medeniyetinin geçmişinde de yer aldığını söyleyen Bayraktar, “Milli teknoloji hamlesi medeniyetimizin geçmişinde dünyayı aydınlatan ilim ve bilim adamlarımızla başlayan, Osmanlı Dönemi’nde Lagari Hasan Çelebi, Takiyüddin ve Hezarfen Ahmed Çelebi ile devam eden, Cumhuriyetin ilk yıllarında ise Nuri Demirağlardan, Vecihi Hürkuşlara, Nuri Kıllıgil’den, Şakir Zümre’ye uzanan geniş bir anlayışın devamıdır. Milli teknoloji hamlesi, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin belli ülkelerde tekelleşmesine bir itirazdır. Bilimin, teknolojinin ve refahın sadece birkaç ülke veya birkaç şirketin elinde asimetrik şekilde toplanması, insanlığın geleceği için bir tehdittir” açıklamalarında bulundu.

ÇARPAN KUVVET: TEKNOLOJİ

Haluk Bayraktar, konuşmasına savunma sanayide son 15 yılda gerçekleştirilen milli projelerle devam etti. Bayraktar, “Parasını ödemeye hazır olduğumuz halde bize SİHA vermediler, sattıkları İHA’ların bakım idamesinde sıkıntı yaşattılar. Şimdi artık yüzde 93 gibi yüksek bir yerlilik ile tasarladığımız İHA’larımız var. Geçtiğimiz günlerde 100. SİHA’mızı banttan çıkardık. Son dönem operasyonlarda kuvvet çarpanı olarak ülkemize destek verdik. Operasyonel sahada, 100 bin uçuş saatine ulaştık. Bu gelişmeler ile Türkiye savunma sanayinde “küresel güç” olma vizyonunu hayat geçirmiştir. Dünyanın İHA ve SİHA üretebilen sayılı ülkelerinden biridir” diye konuştu. Türkiye’yi güçlü kılan teknolojilerin, milli teknolojiler olduğunu vurgulayan Haluk Bayraktar, Cumhuriyet tarihimizin tasarım ve üretimiyle ilk milli savaş gemisi olan MİLGEM’in bu dönemde gerçekleştiğini, seyir füzelerinden, radar sistemlerine, elektronik harp sistemlerinden zırhlı araçlara, helikopterlerden eğitim uçaklarına birçok ana platform projesinin bu dönemde başlatıldığını ifade etti. Bayraktar, Türkiye’nin savunma sanayinde elde ettiği başarıyı anlatmayı şu sözlerle sürdürdü ve noktaladı:  “Biz artık akıllı bombalarımızı dedektörlerine kadar üreten, SİHA’larımızın uçuş kontrol yazılımlarından donanımlarına kadar geliştiren bir ülkeyiz. En öncelikli konumuz; projelerin sürdürülebilir, idame edilebilir olması için yerlileşmesini, adil rekabet şartları içerisinde en düşük maliyet etkin çözümler ile karşılanmasını sağlamak için çalışmak.”

SATH-I MÜDAFAA

Ankara’nın savunma sanayinin merkezi olması İstanbul ve çevresinin bunun dışında bırakılması anlamına gelmediğini ifade eden Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, “Savunma  sanayinin merkezi Ankara desek bile yurt sathına yayılmayan savunma sanayinin bir anlamı olmayacaktır. Bu Türkiye’nin bütün yeteneklerinin yeterince kullanmadığımız anlamına gelir ki;  Türkiye bence buna mecbur değildir” dedi. SAHA İstanbul’un savunma sanayinde gerçekleştirdiği yapının diğer sektörlerde örnek model oluşturduğuna dikkat çeken Demir, “Ciromuz bir önceki yıla oranla yüzde 31 oranla artarak 8 milyar 161 milyon doları bulmuş. İhracatımız ise yüzde 20'lik bir artışla 2 milyar 188 milyon dolara ulaşmış. 2018 yılında savunma alanında 1 milyar 448 milyon dolar AR-GE için harcanmış ve savunma sanayimizin gelişmesinde önemli bir katkı oluşturmuştur” şeklinde konuştu. 

“PARMAK SALLARLAR”

Milli teknoloji hamlesinin çok ciddiye alınıp sürekli peşinden koşulması gereken konular olduğunu belirten Demir şöyle  devam etti: “Bugünlerdeki tartışmaları duyuyorsunuz, F-35 ve S-400 tartışmaları vesaire... Bugün F-35'in verilmemesiyle tehdit edilirken, biz 4 sene önce Patriot almaya karar verseydik, Amerika politikasıyla çelişen bir politikamız olsaydı rahip krizinde olduğu gibi, bu sefer de Patriotların verilmemesi tehdidiyle karşı karşıya kalacaktık. Yani meselenin özeti şu; dışarıya bağlı olduğunuz herhangi bir konuda tehdide, parmak sallamaya maruz kalabilirsiniz.”

Son Güncelleme: 28.05.2019 09:17
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.