banner110

Sanayicinin derdi bizim derdimiz

Adıyaman TSO Başkanı Mutlu, bölgelerindeki sanayicilerin sorunlarını çözmek bizim görevimiz

Sanayicinin derdi bizim derdimiz

Adıyaman TSO Başkanı Mutlu, bölgelerindeki sanayicilerin sorunlarını çözmek bizim görevimiz

29 Ocak 2014 Çarşamba 09:46
Sanayicinin derdi bizim derdimiz


  Adıyaman TSO Başkanı Mutlu, bölgelerindeki sanayiciler ile çok iyi diyaloglara sahip olduklarını kaydederek, sanayicilerin dertleriyle dertlenmek, onlara sorunlarının çözümü noktasında yardımcı olmanın asli görevleri olduğunu söyledi

  Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Mutlu, bölgelerindeki sanayiciler ile diyaloglarının çok iyi olduğunu söyleyerek, onların dertleriyle dertlenmek, sorunlarının çözümü noktasında yardımcı olmanın asli görevleri olduğunu kaydetti.  Mutlu, oda olarak, OSB’ler ile olan ilişkilerinin fevkalade iyi olduğunu ifade ederek, ülke ekonomisinin stratejilerinin belirlenmesinde her dönemde etkili olan sektör küçük ve orta ölçekli sanayi işletmeleri OSB çatısı altında örgütlenmesinin önemine inandıklarını açıkladı.

Sanayigazetesi.com.tr-ÖZEL HABER
Ümit Uçar

  Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Mutlu, Adıyaman bölgesindeki sanayiciler ile kurdukları ilişkinin çok güçlü olduğuna değinerek, bölgelerindeki sanayicilerin sorunlarını dert edinerek, bunların aşılması için gereken yardımları yerine getirdiklerini anlattı.  Mustafa Mutlu, oda olarak, OSB’ler ile olan ilişkilerini, “fevkalade iyi” olarak tanılıyor. Ülke ekonomisinin stratejilerinin belirlenmesinde her dönemde küçük ve orta ölçekli sanayi işletmeleri etkili olduğunu düşünen Mutu, bu kuruluşların OSB çatısı altında örgütlenmesinin önemine inandıklarını söyleyerek, Adıyaman OSB’nin büyütülmesi için gerekli çalışmalardan sonuç alındığını da ifade etti.

  Mutlu, Adıyaman TSO’nun yenilebilir enerji çalışmalarının bütün hızıyla sürdüğünü, bölgelerindeki uzun güneşlenme süresinden yararlanarak güneş enerjisi kullandıklarını, bu özellikleriyle de Adıyaman’ın örnek bir şehir olduğunu söyledi. Mustafa Mutlu, Türkiye’nin önemli mermer rezervlerinden birinin Adıyaman’da bulunduğunu da belirterek, bölge de mermer taşı üreten sektörlerinde durumun oldukça iyi olduğunu belirtti. Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mustafa Mutlu ile Adıyaman sanayisinden üniversite sanayi işbirliğine değin çok farklı konular etrafında kapsamlı bir sohbet gerçekleştirdik.

Bölgenizdeki sanayinin gelişmesine, daha nitelikli ve katma değeri yüksek ürünler üretmesine yönelik ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

  Dünyadaki mermer rezervinin yaklaşık yüzde 40’ı Türkiye’de bulunmakta ve bu rezervinde yaklaşık yüzde 10’unun Adıyaman’da olduğu tahmin edilmektedir. Adıyaman 2006 yılı itibari ile mermer üretimi ile tanışmıştır. Adıyaman’da ilk olarak dark ve emprador olarak bilinen mermer taşı üretilmiştir. Bu girişimin ardından başlayan mermer arama çalışmaları neticesinde 55 firma ikişer üçer tane 100’er hektarlık alanda mermer arama ruhsatı izni almıştır. Bu da yaklaşık 100 ile 150 bin dönümlük bir alana tekabül etmektedir. Adıyaman’da 20’nin üzerinde mermer ocağı ve 2 adet mermer fabrikası faaliyettedir. Ve hâlihazırda 500’e yakın istihdam sağlanmaktadır. Adıyaman için tahmini toplam rezervi minimum 15 milyar dolardır. Şehrin ihraç mamülleri arasında ilk sıralarda yer alan mermer, başta Çin olmak üzere Hindistan, Tayland ve uzak doğu ülkelerindeki pazarlara sunuluyor. Yılda yaklaşık 400 bin ton üretim kapasitesine sahip olan Adıyaman’da irili ufaklı 50 işletme yer alıyor. Çıkarılan mermerler tırlar aracılığıyla Mersin limanına taşınarak oradan da Uzakdoğu ülkelerine ihraç ediliyor. Adıyaman’da üretilen mermerden yüksek katma değer elde edebilmek için bunu kütlü halde dışarıya göndermek yerine Adıyaman’da işleyerek mamul hale getirmemiz gerekiyor. Blok halinde çıkarılan mermerin tonu 120-150 dolara ihraç ediliyor. Ancak bunun işlenerek satışa hazır hale getirilmesi durumunda fiyatı 8 katına çıkacaktır. Burada yeni mermer işletmelerinin açılması hususunda çalışmalarımız var.

BÖLGEMİZ ÇOK RANTABL BİR BÖLGE

Yenilenebilir enerjiyle ilgili düşünceleriniz nelerdir?

  Bölgemiz güneş enerjisiyle ilgili çok rantabl bir bölge. Güneş enerjisiyle ilgili odamızın ciddi çalışmaları var. Türkiye’nin 2.993 saat/yıl ortalama güneşlenme süresi ve 1.460 kWh/m2 ışınım şiddeti ile en fazla güneş alan bölgesi olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi içerisinde yer alan Adıyaman, konum itibariyle güneş enerjisinden yararlanma noktasında Türkiye’nin önde gelen kentlerinden biridir. Ülke genelinde yapılan çalışmalar sonucunda 27 bölgede 38 şehre güneş enerjisi için izin ve teşvik çıkmıştır. Bu bölgeler arasında 6. sırada yer alan Adıyaman-Kahramanmaraş bölgesine 27 MW kota verilmiştir. Bu potansiyeli, Türkiye’nin yüksek büyüme hızıyla orantılı, hızla artan enerji talebini karşılamada kullanabilmek için sektördeki gelişmeleri takip etmek ve yatırımcıları bilinçlendirmek gerekmektedir.

  Elektrik üretimimizin yüzde 73’ü ithal kaynaklara bağlı olduğundan ülkemizde üretilecek güneş elektriği, enerjide dışa bağımlılığı azaltacak aynı zamanda ülke ekonomisine katkıda bulunacaktır. Önemi fark edilirse güneş enerjisi petrole eşdeğer bir enerji olacaktır. Adıyaman ve çevresi için teşvik paketinde ayrılan 27 MW kapasiteli alanın değerlendirilebilmesi durumunda yaklaşık 120 kişinin tam zamanlı 180 kişinin de kurulum aşamasında istihdam edilmesi beklenmektedir.

SANAYİCİLER İLE GÜÇLÜ DİYALOGLARIMIZ VAR

Bölgenizde faaliyet gösteren sanayi kuruluşlarıyla diyaloglarınız nasıl?

  Sanayicilerle diyaloglarımız çok iyi. Bölgemizde üretim yapan tüm sanayicilerin dertleriyle dertlenmek, sorunlarının çözümü noktasında yardımcı olmak bizim asli görevimizdir. Dolayısıyla bölgemizde tüm sanayicilere yardımcı olmayı asli görevimiz olarak görüyoruz.

Oda olarak, 2023 yılı hedeflerinin yakalanmasına yönelik planlarınız var mı?

  Hükümetimiz tarafından konulan bu hedeflere ulaşabilmek için devlet bir takım desteklerini kesmeden ve teşvikle ilgili adımları atmakla mümkün olacaktır. Sanayicinin girdi ve gerekse maliyetle ilgili desteklerin sürdürülmesi lazım.

Bölgenizde faaliyet gösteren kalkınma ajansının endüstriye yönelik desteklerini yeterli buluyor musunuz? Ajansın faaliyetleri üyelerinizin beklentilerini karşılıyor mu?

Ajanslar sanayicilerin beklentilerini yeterince karşılayamamaktadır. Bununda nedeni il valilerinin yönetimde olması ve devlet mantığıyla hareket ediyor olmalarından dolayı sanayici yeteri kadar faydalanamamaktadır. Daha ziyade bu ajansların kuruluş amacının ruhuna uygun işlevlerini yapmasından yanayız. Ajansların kuruluş amacı bölgeler arasındaki geri kalmışlığı kaldırmaya yönelikti. Ama maalesef şu anda uygulanan o değil. Kuruluş amacına uygun faaliyetler yürütülmemektedir.

 Üniversite-sanayi işbirliğinde bir türlü arzu edilen başarı yakalanamadı. Sizce bunun sebebi nedir? Bu işbirliğinin arzu edilen seviyelere gelebilmesi için sizce neler yapılmalıdır?

  Gelişmiş ülkelerde üniversite-sanayi işbirliği, sanayinin teknoloji ihtiyacına cevap vermektedir. Bu karşılıklı işbirliği ülkelerin ekonomik gelişmesini hızlandırmaktadır. Ülkemizde sanayi ile üniversiteler arasında işbirliği ve dayanışma istenen seviyelerde olmadığı gibi sanayinin üniversiteyle, üniversitenin de sanayi ile bütünleşmesi arzu edilen ölçülerin çok altında gerçekleşmiştir. Eğer Türkiye bölgesel güç olmaktan çıkıp küresel güç olmak istiyorsa, bu iş birliğinin seviyesini en kısa sürede arttırma yoluna gitmelidir. Bu sürecin en önemli unsurları olan bilim, sanayi ve teknoloji arasındaki bağın güçlendirilmesi ve uygulanabilirliği kolaylaştırılmalıdır.

OSB’LERİMİZİN SORUNLARI ÇÖZMEK İÇİN ÇALIŞIYORUZ

Üreten Türkiye’nin dinamosu konumunda bulunan OSB’lerle ilişkileriniz nasıl, birlikte yürüttüğünüz çalışmalar var mı?

  OSB’lerle ilişkilerimiz fevkalade iyi. OSB Müdürlüğüyle 2. OSB çalışmalarımız devam etmektedir. Ülkemiz ekonomisi stratejilerinin belirlenmesinde her dönemde etkili olan sektör küçük ve orta ölçekli sanayi işletmeleri olmuştur. Bu nedenle bu kuruluşları koruyucu ve gelişmelerini hedefleyen altyapı uygulamalarına gidilmiştir. Bunlardan biri de Adıyaman OSB’dir. Adıyaman OSB yeni arsalar kazandırılarak büyütülmesi için gerekli çalışmalar ve bakanlık nezdinde girişimlerde bulunulmuş ve sonuç alınmıştır.

  İlçelerimizde bulunan OSB’lerin alt yapı sorunlarının bir an önce çözülmesi, ülke izinde ve yurt dışında etkili bir şekilde tanıtılarak yatırımcıların ilgisinin çekilmesi, mevcut üretim tesislerinin yeni pazarlar bulmasına katkı sağlamak için çalışmalar yapılmaktadır.

  Özellikle yatırımcıların ilimizde faaliyet göstermeleri açısından birlikte çalışmalarımız oluyor. Bu konuda ‘Adıyaman Yatırımcılara Tanıtılıyor’ projesi yaptık. Amacı ise bölgenin üretmen faktörlerini ve dinamiklerini bir araya getirerek; üretim ve istihdamı artırmak, sahip olduğu kültürel miras ile turizm zenginliği yaratmak” vizyonuna katkı sağlanmasını içermesi, ayrıca teşvik paketinde 5. bölgede olan Adıyaman’ın sahip olduğu imkân ve olanakların tanıtımını yaparak bölgesel kalkınma ve rekabet gücü açısından önemli fırsatlardan yararlanılmasına yönelik faaliyetlerde bulunarak yerli ve yabancı yatırımcıyı ilimize çekmenin hedeflenmesi amacıyla bu projeyi yaptık. OSB’nin gelişmesi için OSB yönetimiyle koordineli çalışmalarımız devam etmektedir. 

TEKNOLOJİ GİDEN YOL ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞBİRLİĞİNDEN GEÇİYOR

Üniversite-sanayi işbirliğinde sürece katkı sağlayacak önerileriniz nelerdir bizimle paylaşmak ister misiniz?

  Üniversite ve sanayi birbirinin ufkunu açmalı. Üniversite reel sanayinin sorununu anlaması için kampüsün dışına çıkıp sanayi ile bütünleşmelidir. Bilim, sanayi ve teknoloji bir arada düşünülmesi gereken argumanlar olmalıdır. Bilim için bilim değil sanayi dünyasını daha ileriye götürecek, daha yüksek katma değerli ekonomiye geçirecek bir bilim ve teknoloji dünyamız olmalıdır.

  Üniversite ve sanayi arasında kurulan iyi bir işbirliği hem üniversitenin hem de sanayinin gelişmesine olanak sağlar. Ancak ülkemizde üniversite-sanayi işbirliği istenen düzeyde değildir. Bunun giderilmesi için, üniversite ders programlarının sanayiye dönük olması ve teorik bilgilerin pratiğe aktarılabilmesi gerekiyor. Bunun için de her iki tarafın iletişiminin güçlü olması ve birbirlerini iyi tanımaları; mevcut ihtiyaçların analizlerinin yapılmasına katkı sağlayacaktır. Teknolojiyi üretmeye giden yol da üniversite-sanayi işbirliğinden geçiyor.

  Sanayinin kendi teknolojisini üretebilmesi için teknolojiyi üretebilecek bilgiye kolayca ulaşabilmesi gerekir. Bu da ancak bilim, emek, sermayenin birleşmesiyle ve bunu sağlayacak olan güçlü bir üniversite-sanayi işbirliği ile mümkündür. Sanayide dışa bağımlılığı azaltmanın yolunu kendi teknolojimizi üretmekten geçmektedir.

  Üniversite-sanayi ortak araştırma merkezlerinin kurulması ve ortak proje ekiplerinin oluşturulması da önemli. Ayrıca üniversitelerimizin ders içeriklerini, teknoloji kullanımına imkân verecek şekilde güncellemeleri gerekiyor. Bunlarla birlikte, çıkarılacak kanun ve yönetmeliklerle de sanayici, üniversite ile işbirliğine girmeye teşvik edilmelidir. Üniversite kaynaklı bilginin sanayi tarafından nasıl kullanılacağını konusunda somut yöntem ve öneriler içeren bir yol haritası çıkarılmalıdır.

KOBİ’LERE ÜNİVERSİTELER DESTEK VERMELİ

Ar-Ge çalışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz?

  Artık işletmelerimizin günümüzde rekabet edebilmeleri gittikçe zorlaşıyor. Ayakta kalabilmenin bir yolu da yenilikçi yaklaşımlar ve ürünlerdir. Bu durumda Ar-Ge çalışmaları ve Ar-Ge’ye yapılan yatırımlar büyük önem kazanıyor. Burada Üniversitemize büyük görevler düşüyor.

  Bölgemizdeki firmalarımız nitelikli işgücü bulmada sorunlar yaşıyorlar. Eğitim kurumlarının müfredatlarını biz sanayicilerin ihtiyaçları doğrultusunda oluşturmaları ile bu sorunun giderilebileceğini düşünülmektedir. Bunun yanında sanayicilerimizde üniversitelerimizin imkânlarından, akademik personelin ve öğrencilerin çalışmalarından, vizyonundan yararlanabilir. Özellikle KOBİ niteliğindeki firmalarımızın Ar-Ge çalışmaları üniversitelerimiz tarafından desteklenebilir. Sanayi, üniversite tarafından sağlanan bilgiyi kullanma becerisi edinmelidir. 

Son Güncelleme: 31.01.2014 09:43
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.