KUTSO Başkanı, Ekonomimiz hayal değil

Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Başkanı Nafi Güral, Türkiye'nin, dünyanın en büyük 10. ekonomisine sahip olmasının kesinlikle hayal olmadığını ifade etti.

KUTSO Başkanı, Ekonomimiz hayal değil

Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Başkanı Nafi Güral, Türkiye'nin, dünyanın en büyük 10. ekonomisine sahip olmasının kesinlikle hayal olmadığını ifade etti.

21 Mart 2012 Çarşamba 09:54
KUTSO Başkanı, Ekonomimiz hayal değil

  Türkiye'nin ekonomik alanda çok önemli bir yol aldığını dile getiren Güral, söz kosunu başarının ise mevcut hükümete ait olduğunu bildirdi.
İş dünyasında geçirdiği 50 yılın kendisine siyasi konjonktürdeki değişimleri ve ekonomiyi okumayı öğrettiğini söyleyen Güral, "Belli dönemler kendi içinde öyle tutarlıdır ki Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir. Türkiye uluslararası alanda git gide değerini artırarak, jeopolitik pozisyonunun dış politika gereklerini kararlılıkla gerçekleştirerek dünyada adından bahsettiriyor. Yeni bir yükseliş dönemi yaşıyor. Bu dönem de öyle kısa vadede duracak gibi görünmüyor. İşten bilirim. Eğer bir şirket yükselmeye başladıysa, yönetim anlamında profesyonel ve istikrarlı ise; riskleri kapasitesine göre değerlendirip atılım kararlarını buna göre veriyorsa, pazarını iyi seçip buna göre doğru strateji kuruyorsa, bir planı, bir hedefi varsa, rakiplerini iyi tartıp ortaklarını iyi seçiyorsa başarısız olması için hiçbir neden yoktur. Gelin Türkiye ile böyle bir analoji kuralım. Türkiye’yi bir şirket gibi düşünelim ve gelecek hedeflerine odaklanalım. 2023’te dünyadaki 10. büyük ekonomi olmak Türkiye’nin en büyük hedefleri arasında. Kendimize inanalım ve küçümsemeyelim. Zira bu hayal değil" dedi.
"İsterseniz gerilere dönüp bir bakalım" diyen KUTSO Başkanı Nafi Güral, "Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan nasıl belli oluyor birlikte irdeleyelim. 17 Ağustos 1999 tarihinde yaşadığımız Büyük Marmara Depremi yerine konulmaz kayıplarla hepimizi sarstı. Gayrı resmi rakamlara göre 50 bin insanımız hayatını kaybetti. Depremin maliyeti ise, Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara’dan alıntıyla, 24 milyar dolar. 2001’de yaşadığımız krizi de tetikleyen bu oldu. Binlerce insan işsiz kaldı. Birçok fabrika ve ticari işletme kapısına kilit vurdu. Borçlarını ödeyemeyen iş adamlarının intiharlarına şahit olduk. Ekonomi geri dönülmez biçimde çöküyor gibi görünüyordu. Durumun vahametini Başbakan Yardımcısı Sayın Ali Babacan’ın açıkladığı rakamlarda görmek mümkün. Babacan’ın açıklamalarına göre 2001 krizi nedeniyle ihraç edilen senetlerin toplam maliyetini ödeyebilmek için piyasalara borçlanmak zorunda kalındı. Yapılan hesaplamaya göre, bu maliyet ödemek zorunda kalınmasa, hazinenin borcu 381 milyar 877 milyon lira daha aşağı olacaktı. 2010 Aralık sonu itibariyle iç borç 352 milyar 841 milyon lira olarak görünüyordu. Yani rakamlar gösteriyor ki 2001 krizi olmasaydı Türkiye’nin şimdi hiç iç borcu olmayacaktı. Neyse ki bu ödemeler 2010 yılı sonu itibarı ile tamamlandı" diye konuştu.
Son Güncelleme: 21.03.2012 10:04
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner78