Kültürel devrime ihtiyacımız var

İstanbul Ticaret Genel Müdürü Ergin Metioğlu iş kazalarının önlenmesinde yasaların tek başına yetersiz kalacağını belirtip somut örneğini çok yakın tarihimizden verdi. Trafiği ve emniyet kemerini örnek gösterdi.

Kültürel devrime ihtiyacımız var

İstanbul Ticaret Genel Müdürü Ergin Metioğlu iş kazalarının önlenmesinde yasaların tek başına yetersiz kalacağını belirtip somut örneğini çok yakın tarihimizden verdi. Trafiği ve emniyet kemerini örnek gösterdi.

27 Eylül 2012 Perşembe 13:23
Kültürel devrime  ihtiyacımız var


   Bu haftayla birlikte beşincisi yayınlanan dizimizin sürekli takipçilerinin de dikkatinden kaçmayacağını öngördüğümüz naçizane bir tespitimiz var. Sivil toplum başkanından İSG’ye sahada uygulayanına, bildiğini bir şekilde paylaşana ve nihayetinde satıcısına kadar bugüne kadarki genel kanı yasanın ilerleyen süreçte çeki düzene girmesi. İstanbul’un Ümraniye İlçesi’nde kurulu, ithalatçı ve satıcı firma İstanbul Ticaret’in Genel Müdürü Ergin Metioğlu’nun dikkat çektiği eksiklere, farklı bir bakış açısına birinci sayfada, “anons” tipindeki haberimizle yer verdik. Çalışma ortamında, makamında konuk olduğumuz Metioğlu’ndan ilk olarak yasayı yorumlamasını istedik:

EMNİYET KEMERİ TAKMAYI
ÇOCUKLARIMIZDAN ÖĞRENMİŞTİK
“2000’li yıllarla birlikte iş güvenliği ülke gündeminde yerini alıp tartışılmaya başlandı ancak bu olgunun yasal düzenlemeler altına alınması gerekliydi. Konunun herkesin dikkatini çekmesi ve herkes tarafından gerekli önemin verilmesi için yapılması gereken buydu. Öte yandan iş kazalarının önlenmesi için tek başına kanunun çıkması yetmez. İş kazalarının önlenmesi için toplumsal bir bilincin oluşması lazım. Bilinç de bugünden yarına edinilecek bir şey değil. Örneğin yakın zamana kadar trafik kazalarında emniyet kemerinin kullanılmamasının etkenleri ve kemer takmanın gerekliği üzerine duruldu. Hatta cezai yaptırımları oldu. Uzun vadeli, tabana, okullara kadar yayılan bir çalışmayla bu bilincin tesisi sağlandı ve bizler toplum olarak emniyet kemeri kullanma, takma alışkanlığını çocuklarımızın öncülüğünde edindik.

EN BÜYÜK GÖREV
İNSANA DÜŞÜYOR

İş sağlığı ve güvenliğinde de olması gereken kültürel bir devrimi gerçekleştirmektir. Bunda toplumun tüm kesimlerine görev ve sorumluluk düşmektedir çünkü asıl olan insandır. Yasanın adına bakınca, iş sağlığı ve güvenliği tanımlamasını görürüz. Yapılan işin tamamını kapsamaktadır ve kanun sonunda çıkmıştır. Yaşayan, yaşanan bir süreç var. Olası iş kazasına dair riskleri ortadan kaldırmak için en büyük görev insana düşüyor. Riskleri ortadan kaldıracak olan da insan. İş sağlığı ve güvenliğine dair yasa, bir başlangıç.

KOBİ’LERDE OLASI SIKINTI
ZAMANLA GİDERİLECEKTİR
İlerleyen süreçte yeni şart ve ortamlara uygun olarak bir takım yenilik ve düzenlemeler söz konusu olacaktır. Yasayı, mevcut maddelerin sahadaki uygulamaları ve sonuçlarına dair geri bildirimler şekillendirecektir. İş sağlığı ve güvenliğine dair çalışmalar büyük ölçekli sanayi kuruluşlarında yasadan hatta 2000’li yıllardan daha önce vardı ve uygulanmaktaydı. Yasaya adaptasyon konusunda en çok küçük ve orta ölçekli işletmelerde sıkıntı olası. Ancak bu da zamanla giderilecektir.”


Son Güncelleme: 15.08.2015 10:06
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hakan subaşı 2014-04-17 00:44:49

bu kalitedeki bi genel müdürle çalışma şanşı bulduğum için kendimi şanşlı hissediyorum....