GÖBEĞİMİZİ KENDİMİZ KESİYORUZ

Ankara Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası Başkanı Ali Şahin, sanayi ve ticarette rüştünü ispat etmiş Türkiye için “yatırımlara yön verelim” mesajı verdi; eksikleri dile getirdi: “Büyümeye yön veren firmalara yol gösterecek bir yapı yok; oysa yatırımcı her şeyi planlamamalı.”

GÖBEĞİMİZİ KENDİMİZ KESİYORUZ

Ankara Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası Başkanı Ali Şahin, sanayi ve ticarette rüştünü ispat etmiş Türkiye için “yatırımlara yön verelim” mesajı verdi; eksikleri dile getirdi: “Büyümeye yön veren firmalara yol gösterecek bir yapı yok; oysa yatırımcı her şeyi planlamamalı.”

22 Şubat 2018 Perşembe 08:36
GÖBEĞİMİZİ KENDİMİZ KESİYORUZ

‘YENİ ÜRÜN’ VURGUSU
Hem ülkeye hem de sanayi sektörüne başkentlik yapan, coğrafi konum avantajıyla olduğu kadar her daim gelişmeye aday yatırım ortamıyla da dikkat çeken Ankara, Ankara Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası (ASMMMO) Başkanı Ali Şahin’in süzgecinden geçti. Yatırımlarda ölçek büyütmesi gereken Ankara’nın, yeni ürünler ortaya koyarak iddiasını katlaması gerektiğini belirten Ali Şahin, “evimizde üretip dışarıya satma” döneminin artık başlaması gerektiğini söyledi. “Yatırıma özendirilme ve yatırım avantajları güçlü olmalı ki; yüksek teknolojiyle anılır hale gelelim” şeklinde konuşan Şahin, oda bünyesinde kurdukları 35 üyeli Ar-Ge komisyonundan, Ankara’nın teknolojide çehresini değiştiren TGB’lere, planlı üretim üsleri OSB’lerin gidişatından endüstrinin geleceğine kadar pek çok konuya temas etti. İşte yatırım alanında yönlendirme eksiğine vurgu yapan Şahin’den satır başları…

“ÜRÜN BURADAN ÇIKSIN”
Ankara, sanayi sektörü için ne ifade ediyor?

Sanayimizin lokomotif kenti, yatırım anlamında hak ettiği değeri göremedi. Orta ölçekli ve yan sanayiye dayalı genelde. Oysa bizim beklentimiz daha büyük yatırımların olduğu ve bunun da çevre illere katma değer sağladığı bir büyüme. Bankaların genel müdürlüklerinin Ankara’dan taşınması en önemli olumsuzluklardan biri. Oysa burası sanayinin merkezi. Ankara’nın yatırım açısından cazibe merkezi haline gelmesi önemli. Bizim ülkece amacımız üretip satmak. Bunu yapmadıkça yaşadığımız krizler periyodik olarak karşımıza çıkacak. Katma değeri yüksek ürünleri burada üretip dışarıya satabilmemiz gerekmekte.

Ankara’nın ihtiyaç duyduğu yatırımlar nelerdir?
Küçük ve orta ölçeğin dışında büyük yatırımların yeşerdiği bir alan haline gelmeli kentimiz. Burada yapılan teknolojik yeniliklerin sayısının artırılarak teşvik edilmesi, üretilen ürünlerin patentinin oluşturulması, yeni ürünlerin yaratılması gerekir. Firmaların ürettiği çıktılar lazım bizlere. Her yıl Japonya’da patent alınıyor, bizde bu oran çok az.

“VERGİ İNDİRİMLERİ DÜŞÜNÜLMELİ”
Teşvikler sizce ne denli önemli?

Ar-Ge’nin yanı sıra tasarıma da teşvik yağdı. Gelir İdaresinin çalışmalarını takdir ediyoruz; çünkü bir şey geliştirmeniz için önce tasarlamanız gerekiyor.  Teşvik de tasarlama aşamasından başlar, Ar-Ge ve pazarlama alanında devam eder. Bunu çeşitlendirmek lazım. Teşvik, ürün kendini ispat edene dek kesilmemeli. Çünkü tacirler kar etmeyeceği alana girmez ve yatırım yapmaz. Örneğin Ankara savunma sanayi öncüsü, yatırımın cazip hale getirilmesi gerekir. Vergisel anlamda 4. kısımda yer alan kalkınma bölgelerinde vergi sıfırlanabilir. Vergisel avantaj sağlanacak indirimler de yapılabilir. İşletmelerin ayakta kalması ve yatırımlarının karşılığını alana kadar desteklenmeleri gerekiyor.

OSB ve TGB’lerde teşviklendirme nasıl olmalı?
Planlaması çok iyi yapılmalı verilecek teşviklerin. Denetimi önemli. Çalışanlar gerçekten kaç saat çalıştı ne kadar teşvikten yararlanıyor bunlar bilinmeli. Biz önce binayı dikiyoruz sonra altyapı diyoruz. Normalde önce altyapı sonra üstyapının oluşması gerekir. Ar-Ge merkezlerin sayısı da artırılmalı. Nereye ne kadar Ar-Ge teşviki verileceği ve nerede kullanılacağı da belirlenmeli. Sistem önce çalışılmalı sonra hayata geçmeli. Denetleme eksik bırakılmamalı. Hak eden ve ciddi Ar-Ge çalışması yapacak olan merkezlerin desteklenmesi gerekir.

DENETLEME ‘ORDUSU’
Oda ve STK’lar denetlemenin neresinde?

Maliye Bakanlığına bağlıyız. Denetleme konusunda 100-105 bin kişilik orduyuz diyoruz Türkiye genelinde. STK’lar çok önemli. TSO’lar ve mesleki odalar denetlemeye katkı sunabilir. Fiilen eksikliği daha iyi görüyorlar, kamu görmeyebilir. Kurumlar bizim fikrimizi almadan hareket ettiklerinde başarısız olabiliyor. STK’ların görüşleri alınarak uygulamalar hayata geçmiş olsa daha sağlıklı bir işleyiş olur. Son birkaç yıl içerisinde bu konuda kıpırdanmalar mevcut. Görüşümüzü soruyorlar. Batıda başarının sırrı bu, STK’lar destekleniyor ve katkıları göz önünde bulunduruluyor.

FİRMALARA YETKİNLİK AŞISI
Ar-Ge komisyonunuzun faaliyetlerinden söz edebilir misiniz?

Kendi odamızdan başladık işe. Ar-Ge’yle ASMMMO’yu nasıl daha kurumsal hale getiririz, Ar-Ge yapan firmalara nasıl katkı sunarız dedik. Ar-Ge, teşvikler, istihdam gibi alanlarda üyelerimizi seminerlerle bilgilendiriyoruz ki onlar da hizmet verdikleri firmalara danışmanlık yapsın.  Kamu kurumlarıyla iş birliği içinde, uzmanları çağırarak firmalarımızı bilgilendiriyoruz. Ar-Ge’yle ilgili firmalara hizmet veren meslektaşlarımıza da teknik konularla ilgili destek olmayı amaçladık. 2018’de seminer atakları yapacağız. STK’ların önemi de bu şekilde ortaya çıkmış olacak.

SÜRÜ PSİKOLOJİSİ KAYBETTİRİYOR
Sanayicilerin çözülmesi gereken sorunları neler?

Büyümeye başlayan firmalara yön verecek yapımız yok. Herkes göbeğini kendisi kesiyor. Oysa bir yatırımcı her şeyi kendisi planlarsa kurumsallaşamaz. Yatırımcı nereye yatırım yapacağını, hangi alanda olacağını kendisi belirliyor. Bu bir eksiklik. Diğeri; bir alanda para kazanılmaya başlandıysa hemen o alana yatırım yağıyor. Hâlbuki herkes oraya yöneldiği için karlılık oranı düşüyor. Bu da haksız rekabeti ve artan malzeme maliyetini doğuruyor. İnsanları yönlendirecek ve eksikleri saptayacak kurum ve kuruluş yok, sanayici böyle bir yük altında. Kredi kullanırken bile bazen bize sorulmuyor.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.