Dünya birincisiyiz

Kocaeli Sanayi Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, ekonominin üçüncü çeyrekte yüzde 8.2 büyüdüğünü söyleyerek, “Böylece, Türkiye, ilk üç çeyrek için yüzde 9,7 büyüme ile dünya birincisi olmuştur” dedi.

Dünya birincisiyiz

Kocaeli Sanayi Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, ekonominin üçüncü çeyrekte yüzde 8.2 büyüdüğünü söyleyerek, “Böylece, Türkiye, ilk üç çeyrek için yüzde 9,7 büyüme ile dünya birincisi olmuştur” dedi.

26 Aralık 2011 Pazartesi 09:04
Dünya birincisiyiz


Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan ekonomik verileri çok olumlu bulduğunu açıkladı. Zeytinoğlu, “TÜİK tarafından açıklanan, 2011 yılı üçüncü döneme ilişkin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) verilerine göre, ekonomimiz üçüncü çeyrekte yüzde 8,2 büyüme göstermiştir. Böylece, Türkiye, ilk üç çeyrek için yüzde 9,7 büyüme ile dünya birincisi olmuştur” dedi.
TÜİK’in yaptığı açıklamayı değerlendiren Zeytinoğlu, Türkiye’nin üçüncü çeyrekte yüzde 8.2’lik büyümesini, 2011’in ilk çeyreğindeki yüzde 12, ikinci çeyreğindeki yüzde 8.8 büyüme oranına göre hız kesmiş gibi görünse de, sevindirici bir gelişme olarak değerlendirdiğini vurgulayarak, “Bizi en çok sevindiren gelişme, sanayi üretim endeksinin de, GSYH’daki büyüme ile paralel bir artış göstermesi. Ekim ayında, Sanayi Üretim Endeksi, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7.3 oranında artarak bu ay da iyi bir performans sergilemiştir” diye konuştu.
Açıklanan işsizlik oranlarına da değinen Başkan Zeytinoğlu, “İşsizlik oranlarına baktığımızda ise, Eylül döneminde işsizlik oranının yüzde 8,8’e gerilediğini görüyoruz. Geçen dönemde sezonsal nedenlere bağlı olarak açıladığımız işsizlik oranındaki artışın, bu dönemde düştüğünü görmek sürpriz oldu. Açıklanan diğer verilerle desteklendiğinde ise, işsizlik oranlarındaki iyileşmenin devam edeceğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.
Bir diğer olumlu gelişmenin de merkezi yönetim bütçesinin olduğunu açıklayan Zeytinoğlu, “2011 yılı Kasım ayında 2 milyar 146 milyon lira fazla vermesi oldu.  Böylece 1983 yılından bu yana ilk defa denk bütçe yakalama fırsatını bulduk. Vergi gelirlerine, vergi barışının katkısı büyük olsa da, önemli bir başarı. Bütçe performansımızın kredi notumuza olumlu bir şekilde yansıyacağını düşünmekteyiz. Yeni açıklanan tüm bu verileri, Türkiye’nin yılsonu itibariyle, daha güçlü bir büyüme göstereceği yönünde umut verici olarak değerlendiriyoruz.

2011 yılı Türk sanayisi, ticari hayatı ve ekonomisi açısından nasıl bir yıldı?

2011 yılı üçüncü çeyrek ekonomik verilerinin tamamı açıklandı. Veriler ekonomi açısından olumlu bir tablo ortaya koymaktadır. Üç çeyrek üst üste büyüdük. Son derece olumlu ve sevindiricidir. Ancak dış ticaret açığımız ve dolayısıyla cari açık ekonomimizin en kırılgan göstergesi olmaya devam etmiştir. Ekonomideki büyümenin işsizlik oranlarına yansımasını bu yıl gördük. İşsizlik oranlarımız düzenli olarak düşüyor. Büyüme istihdamı artırıyor. Bununla birlikte işsizlik oranları tek haneli rakamlara gerilese de hala ülkemizin temel sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Ümit ederiz yılsonunun tek haneli rakamlarla kapatırız. Hem kapasite kullanım oranı, hem de sanayi üretim endeksi istikrarlı ve güçlü toparlanma sürecine girmiştir. Kapasite oranlarında ve sanayi üretim endeksinde kriz öncesi seviyelerin yakalandığını görebiliyoruz.

Yerli üretim ve ihracat rakamlarına bakıldığında 2011 yılında beklentiler karşılanabildi mi? Bir önceki yıla göre kıyaslayabilir misiniz?

Sanayi üretimindeki gelişmeleri her ay düzenli olarak TÜİK tarafından açıklanan sanayi üretim endeksi oranlarından takip ediyoruz. Henüz 2011 yılının ilk on ayı açıklandı. Endeks bize sanayi üretiminde kriz öncesi dönemin üzerinde seviyelere ulaşıldığını gösteriyor. 2011 yılının ilk on bir ayın ihracat rakamları açıklandı. İlk on bir ayın ihracatı 122,2 milyar dolar. Biliyorsunuz 2008 yılında 132 milyar dolardı. Kısaca 2011 yılında ihracat performansımız beklenenin altında gerçekleşti. 2011 yılında ihracattaki artış ithalattaki artış hızını yakalayamadığı gibi, beraberinde ithalatı da artırdı. İthalata bağımlı olmayan bir ihracat performansı gerçekleştirmek için ne yapmak lazım, buna bakmamız gerekiyor. Eğer 2023’e kadar hem hızlı büyüyecek, hem de cari açığı azaltacaksak, daha fazla katma değer yaratacak, ithalatı azaltacak ve üretimi artıracak bir büyüme modeli uygulamamız gerekiyor.

Türk sanayisi, ticari hayatı ve ekonomisi açısından 2012 yılı öngörüleriniz nelerdir?

Ülkemiz ekonomisindeki büyüme umut verici olmakla birlikte 2012 dünya konjonktürü bakımından değişik bir yıl olacak. Ülkemiz dışındaki ekonomik gelişmeler bize etki edebilir. Avrupa’da uzun vadede istikrarlı bir büyüme beklemiyoruz. Bununda ülkemize yansımaları olacaktır. Avrupa’dan en büyük farkımız kamu borcumuzun Avrupa’ya göre az olması. Bu bir avantaj. Cari açık hala en önemli sorun olarak devam edecek gibi görünüyor. Cari açığın finansmanını ve riskini özel sektör karşılıyor. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde reel sektörün rekabet gücünü kaybetmemesi için çalışmamız gerekiyor.

Avrupa’da yaşanan ve birçok Avrupa ülkesini iflasın eşiğine getiren ekonomik kriz Türkiye’yi ve sanayicimizi nasıl etkiledi?

AB yüzde 46-47 mertebesinde ihracat, yüzde 38 mertebesinde ithalat yaptığımız bir bölge. Dolayısıyla hala en önemli ticaret ortağımız.

2012’de Euro Bölgesi’ndeki krizin derinleşerek devam etmesi ülkemizi nasıl etkiler?

Avrupa’da özellikle son aylarda yaşanan problemlerin ülkemiz sanayisine etkilerini henüz hissetmedik. Ancak bu sorunların devam edeceğini düşünürsek 2012 yılında firmalarımız olumsuz etkilenecektir. Yaptığımız araştırmada; AB’deki daralan pazar neticesinde firmalarımız yeni yatırımlarını tekrar gözden geçirmeye başladıklarını, birçok yatırım projesini beklemeye aldıklarını bize iletiyorlar. Müşteri kaybı olmamasına rağmen firmalarımızın Avrupa’ya ihracatında azalma görülmektedir. Kısa dönemde diğer pazarlar da AB pazarının yerini doldurabilecek durumda değil. Kuzey Afrika ve Orta doğu’da da sorunlar devam ediyor. 2012’de de devam edecek gibi gözüküyor.

Türk sanayicilerimizin alması gereken önlemler ve olası krizi en az kayıpla atlatabilmeleri açısından yapmaları gerekenler nelerdir?

Odaklanabileceğimiz bir tek Uzakdoğu ve ABD pazarı var. Tüm bu gelişmelerin ışığında bu pazarlara ilişkin fırsatları daha iyi incelemeliyiz. Uzakdoğu pazarında ciddi anlamda dış ticaret açığı veriyoruz. Bu ülkelerle rekabet edebilecek koşulların sağlanması gerekiyor. ABD ise üçüncü çeyrekte yüzde 2 büyüdü. Son çeyrekteki büyüme beklentisi yüzde 3. ABD’nin yavaş yavaş krizi geride bırakıyor olması umut verici. Bununla birlikte Dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD ile dış ticaretimiz maalesef çok sınırlı. Büyüyen ABD ekonomisi bizim için bir fırsat olabilir. Rekabet gücümüzü kıran unsurların yok ederek sürdürülebilir, ihracata ve üretime dayalı bir büyüme modeline geçmemiz gerekiyor.

2012 yılında sürdürülebilir bir büyüme için sizce nasıl bir politika izlenmeli?

Ekonomimizdeki en önemli iki sorunun; cari açığın ve işsizliğin azaltılması yönünde ihtiyaç duyulan reformların oluşturulmasıdır. Yerli üretimi destekleyen politikaların bir an önce hayata geçirilmesidir. Orta ve uzun vadede sanayinin girdi yapısını değiştirecek yapılanmalara ihtiyaç vardır. Sürdürülebilir büyüme için üretimin ve ihracatın artırılmasına yönelik teşvik sisteminin geliştirilmesi gerekiyor. Ülkemizin üretim yapısını tekrar gözden geçirmemiz gerekiyor.

Son Güncelleme: 15.08.2015 10:12
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.