BU DELEGEYLE OLMAZ

OSBDER Başkanı Vahit Yıldırım, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın büyütme kararı aldığı OSBÜK’ün delege yapısının mutlaka değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Yıldırım, “OSBÜK delegesi olan kişilerin mutlaka OSB sanayici olması gerekir. OSBÜK bu delege yapısıyla bakanlığın kurumu olamaz” dedi.

BU DELEGEYLE OLMAZ

OSBDER Başkanı Vahit Yıldırım, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın büyütme kararı aldığı OSBÜK’ün delege yapısının mutlaka değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Yıldırım, “OSBÜK delegesi olan kişilerin mutlaka OSB sanayici olması gerekir. OSBÜK bu delege yapısıyla bakanlığın kurumu olamaz” dedi.

13 Kasım 2017 Pazartesi 08:59
BU DELEGEYLE OLMAZ

“OSB’LERİN KURUMU OLMALI”

Üye OSB’lerin ortak sorunlarına çözüm aramak, onların başarılarının artması için gerekli araştırmalar yapmak üzere faaliyet yürüten Organize Sanayi Bölgeleri Derneğinin (OSBDER) Başkanı Vahit Yıldırım, Üretim Reform Paketi ile tüm OSB’lerin üyeliğinin zorunlu kılındığı OSBÜK ile ilgili önemli açıklamalar yaptı. Aynı zamanda Gebze OSB Başkanı da olan OSBDER Başkanı Yıldırım, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının üzerinde çalıştığı bir yönetmelik ile yapısı değiştirilecek OSBÜK’te delege seçiminin nasıl olması gerektiğini Sanayi Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şenol Aydın’a anlattı. Yıldırım, OSBÜK’ün, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ve OSB’lerin kurumu haline getirilebilmesi için delege yapısının değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

BAKANLIĞIN KURUMU OLMASI İÇİN

OSBÜK delegelerinin OSB’de üretimi olan sanayicilerden oluşması gerektiğini aktaran Yıldırım, “OSBÜK yönetimini seçecek kişiler sanayici olursa alacakları kararlar farklı olur. Yoksa sadece kutuplaşan, birileri dedi diye birilerini seçen delegeler olursunuz. Bunu tüm samimiyetimle söylüyorum; elini taşın altına koyan kişiler delege seçilmeli. OSBÜK delege yapısını değiştirmeli. Bu olursa statüsü çok farklı olur. Aksi durumda, OSBÜK bu delege yapısıyla Bakanlığın kurumu olamaz. OSBDER olarak kurumsal bakışımız da bu” dedi.

BÖLGESEL TEMSİL VE DOLULUK ORANI

Yıldırım, delege yapısının değiştirilmesinin yanında OSBÜK yönetim kurulunun belirlenmesinde bölgesel temsil ve doluluk oranı gibi kriterler konulması gerektiğini kaydetti. Yıldırım, “Türkiye genelinde rüştünü ispat etmiş, belli doluluk seviyesine ulaşmış, teknik, altyapı, sosyal donatılarını sağlamış, kurumsal ve yabancı sermayeli şirketlere sahip, deneyimli OSB yöneticileri mutlaka OSBÜK yönetiminde temsil edilmeli” diye konuştu.

DENEYİMLİ YÖNETİCİ

Yıldırım, şöyle devam etti: “Sadece OSBÜK’te değil, yeni kurulan OSB’lerin yönetiminde de deneyimli OSB yöneticileri yer almalı. Yeni OSB yöneticilerinin, deneyimlilerden öğreneceği çok şey var. Deneyimli OSB yöneticisi, yanlış kararlara engel olur. Aynı şey OSBÜK için de geçerli. Birbirimizi rakip görmemeliyiz. Belli konulara takılıp kalmayı bir kenara bırakıp, birlik olmamız gerekir. Bugün daha tahammülü olan insanlar, kurumlar olmak zorundayız ki bu zorlukları aşabilelim. Ne dediğini bilmeyen, eli taşın altında olmayan bir yapının hiçbir zaman başarılı olacağını düşünmüyorum.”

KUCAKLAYICI YAPI

Mevcut OSBÜK yönetim kurulu dağılımının “bölgesel temsil” konusunda yetersiz olduğunu ifade eden Yıldırım, “Türkiye’nin bütün bölgelerini; Karadeniz’i, Güzeydoğu’yu kucaklayacak, yedi bölgenin temsilcisi bünyesinde barındıracak bir yönetim kuruluna ihtiyaç var. Yeni dönemde bölgesel temsile mutlaka dikkat edilmeli. Aynı isimlerin yönetiminde yer aldığı OSBÜK’ten daha çok, bütün OSB’lerin temsil edileceği bir üst kuruluşa ihtiyaç var” şeklinde konuştu.

SÜZGEÇ ÖNERİSİ

OSBÜK’ün bir genel sekreterle ve belirli periyotlarda toplanarak OSB’lerin sorunlarını çözemeyeceğini belirten Yıldırım, “OSBÜK’ün TİM, TOBB gibi bir kadro yapısına çok kısa sürede ulaşması zor. Doluluğunu tamamlamış büyük OSB’lerin profesyonellerinden güçlü ekipler kurabilir. Bu ekipler bölgelerindeki sorunları süzgeçten geçirip, sorunlara çözüm önerileri iletebilirler. Bu ciddi bir mali yük getirmez” dedi.

“OTOMOBİLCİLER CEMİYETİNDEN DAHA ETKİSİZ”

Yıldırım, şunları dile getirdi: “Bölge müdürleri OSB’lerde yaşayan, problemleri bilen insanlar. Dolayısıyla konulara nasıl yaklaşacaklarını, yukarıya götüreceklerini bilirler. OSBÜK’ün Türkiye’nin yedi bölgesinde bulunan ofisleri gibi çalışabilir. Genel sekreterle, OSBÜK’ün belirli periyotlarla toplanmasıyla bu sorunların çözülmesi çok zor. Çünkü OSB’ler çok fazla, yapıları çok büyük. 315 OSB’den, 2 milyona yakın insandan, 62 bin firmadan bahsediyoruz. Ama baktığımızda OSBÜK, bir ildeki otomobilciler cemiyeti kadar etkisi olmayan bir kurum.”

BİRİNCİ ÖNCELİK YÖNETİCİLİK

İnsanların görev aldığı kurumlara zaman ayırması gerektiğini de vurgulan Vahit Yıldırım, “Bir insanın işi çoksa, yöneticilik için zaman ayıramıyorsa, birinci önceliği şirketiyse, o halde başkan olmasın. Yöneticinin birinci önceliği, görev aldığı kurum olmalı. Oraya kimseyi zorla getirmiyorlar. Kendi isteğinle oraya gidiyorsan, bir şeyler katabileceğini düşündüğün için yapıyorsun. Aynı şey dernek ve OSBÜK yönetimi için de geçerli. Oraya vakit ayıracaksınız. Vakit ayırmadıktan sonra çok ahlaki bulmuyorum” diye konuştu.

OSBÜK OSBDER’İN ALTERNATİFİ DEĞİL

OSBDER Başkanı Vahit Yıldırım, başında bulunduğu kurum ile OSBÜK’ün birbirlerinin rakibi olarak görünmesinden rahatsız olduğunu söyledi. Yıldırım, “İkisinin statüsü tamamen farklı. Sanki biri diğerinin muhalefetiymiş gibi algılanıyor. Derdim o olsaydı, OSBÜK’ten istifa ederdim. Orada OSBÜK başkanı olmak için mi duruyorum? Pozitif bir şeyler yapmak ancak orada durarak mümkün olur. OSBÜK’ün alternatifi OSBDER değil, OSBDER’in alternatifi de OSBÜK değil. Kafalardaki şey değişirse birçok şey değişecek. Öyle bir yapı kurmamız lazım ki OSBDER ile OSBÜK aynı üye sayısına ulaşmalı. Bir yere üye olan diğerine de olmalı. Çünkü bu iki kuruluş birbirinin alternatifi değil, kulvarları farklı” değerlendirmesinde bulundu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.