banner110

Belediyelerin Finansal Desteklere İhtiyacı Var

‘Bankada parası olup da faize yatıranları hiç sevmem’ diyen GTO Başkanı Nail Çiler emlak beyan değerlerindeki fahiş artış hakkında sözlerini yineledi.

Belediyelerin Finansal Desteklere İhtiyacı Var

‘Bankada parası olup da faize yatıranları hiç sevmem’ diyen GTO Başkanı Nail Çiler emlak beyan değerlerindeki fahiş artış hakkında sözlerini yineledi.

15 Haziran 2011 Çarşamba 10:35
Belediyelerin Finansal Desteklere İhtiyacı Var
Gebze Ticaret Odası Başkanı Nail Çiler, Sanayi Gazetesi Yazı İşleri Uğur Saray ile bir araya geldi. GTO’daki makamında Saray’ı ağırlayan Çiler, sanayicilerin tepkisine neden olan emlak beyan değerlerindeki fahiş artışı yüksek bulmadığı yönünde yaptığı açıklamalarla bir dönem gündeme gelmişti.
Çiler, “Emlak ile ilgili çok fazla bir şey söylememe gerek yok. Bence yüksek değil. Satış fiyatlarına baktığınız zaman görürsünüz. Bakın elimde bir belge var sizin bu soruyu soracağınızı bildiğim için hazırlattım. Biz sanayicinin burada takip kurumu görevini yürütürüz. Biliyorsunuz ki belirlenecek olan rakamlara kurulan komisyonun bir parçasıyız.” dedi. İşte Çiler ve Saray’ın arasında geçen söyleşi…
 
Nail Çiler ismi benim kalemime uzak bir isim değil. Çünkü çok kez sizi eleştiren yazılar kaleme aldım. Bundan dolayı bana kırılganlığınız oldu mu hiç?
 
Ben fırsat buldukça köşe yazarlarını okumayı seven bir kişiliğe sahibim. Ulusal ve yerel bazda birçok köşe yazarını takip ediyorum. Bunların arasında Uğur Saray’da var. Gazetecinin en doğal hakkıdır eleştirme gücü. Yani bu anlamda sizler bu görevi yerine getiriyorsunuz. Benim gibi profesyonel insanlar kendileri hakkında yazılan yazılara tepki vermezler. Aksine eğer gerçeklik payı varsa ders alır ve eksiği giderme konusunda çözüm arayışına giderler. Sadece kaleme alınan konunun tam araştırılmaması okuyucunun tercih ettiği şeydir. Bu konuda size kırgın değilim çünkü şahsiyetimle ilgili en ufak bir serzeniş göstermediniz. Hatta ilerisinde şahsım hakkında iyi düşüncelerinizin olduğunu dile getirdiniz. Kırgınlık yok yani.
 
BELEDİYELERİN FİNANSAL
GİRDİLERE İHTİYACI VAR
 
Şurası bir gerçek: Nail Çiler yerelde de ulusalda da bizler için temiz bir şahsiyet. Benim her zaman altını çizdiğimde buydu zaten. Sadece dikkat ettirmek istediğimiz husus işinizi doğru yapmadığınızdı. Neydi o konular mesela dersek emlak beyan değerlerindeki Gebze Ticaret Odası’nın güttüğü politika. Bunu size net cevap almak için tekrar sormak istiyorum. Emlak beyan değerleri yüksek mi? Değil mi?
 
Emlak ile ilgili çok fazla bir şey söylememe gerek yok. Bakın elimde bir belge var sizin bu soruyu soracağınızı bildiğim için hazırlattım. Biz sanayicinin burada takip kurumu görevini yürütürüz. Biliyorsunuz ki belirlenecek olan rakamlara kurulan komisyonun bir parçasıyız.
 
Zaten eleştirilerin sebebi o. Sanayiciyi savunan mekanizmada sizin olmanız ve bunu yapmamanız. Neyse benim için sadece fikriniz önemli idi. Yüksek olup olmadığı yani? Tabi birde eşitlik konusu var. Bir OSB’de 230 TL, hemen yanı başındaki OSB dışı firmada 60 TL nasıl bir şeffaflık bu peki?
 
Bence yüksek değil. Satış fiyatlarına baktığınız zaman görürsünüz. Diğer konunun hata olduğunu bende düşünüyorum. Ama şöyle bir şey var. Komisyonda bulunanların bir ilçeyi cadde cadde bilmesi imkansız. Hatanın da buradan kaynaklandığını düşünüyorum. Ama genel olarak bakıldığında ve bu hataları bertaraf tuttuğunuzda artışın çok büyük bir rakam olduğunu düşünmüyorum. Birde konuya belediye tarafından bakıldığında hizmet etmek için kaynak lazım olduğunu görürüz. Yani hizmet eden bir kuruma finansal kaynaklar sağlamak lazım. Bunu da sanayiciler ve halk olarak herkesimin yerine getirmesi gerekir.  
 
BU BİR TAKIM OYUNUDUR
OYUNDAN DÜŞEN KALIR
 
Peki, Sayın Çiler bu konuyu es geçip GTO üzerinde konuşmak istiyorum. GebzeTO Türkiye’nin beklide ilk 10 odasından biri. Gerek üye sayısı gerekse bütçesel anlamda. Ve son zamanlarda ‘Gebze Kavga Odası’ olarak lanse edildi. Nedeni ise sürekli tartışmaların meydana gelmesi. GTO içinde huzur oluştu mu?
 
En sondan başa doğru gittiğimiz zaman gürültünün olduğu yerde muhakkak ayak sesleri vardır. Eğer ayak sesi yoksa orda iş yapılmıyor anlamına gelir. Beş parmağın beşi bir değildir. İş yapılan yerde de muhakkak olumsuzluklar olabilir. Bende bunları aile içi sorun gibi değerlendiriyorum. Önemli olan burada çoğunluğun karar vermesi demokrasinin uygulanmasıdır. Önemli olan doğruyu bulmak ve doğru kararda üstün olmak. Ona baktığımız zaman çoğunluk benim gibi düşünüyor. Tabi kavganın olmaması lazım bu insanın eğitim düzeyiyle ilgilidir. Ama maalesef dinlemesini bilmiyoruz, araştırmasını bilmiyoruz ve öğrenmesini bilmiyoruz. Bu bir takım oyunudur. Oyundan düşen kalır. Bizim kurallarımız da bu geri dönmek yok. Ama önemli olan devam edebilmektir. Önemli olan kesin bildiğiniz kararla emin adımlarla yürümek ve yapılan projeleri başarısızlığa sürüklememektir. GTO’da huzur tam anlamıyla sağlanmıştır. Yapılan faaliyetlerde bunu desteklemektedir.
 
Şimdi birde GTO dedin mi İbrahim Başaran ismini yok saymak doğru olmaz. Siz 22 yıllık bir çınardan bu odayı devir aldınız. Ama aranızda bir gönül kırıklılığı var diye biliyorum. Husumetiniz tatlıya bağlandı mı İbrahim Başaran ile?
 
İbrahim Başaran ile ilk başlarda bir kırgınlığım vardı. Ama ben uzun süre kimseyle küs kalamam. 22 yıllık süreçte İbrahim Başaran olsun onunla çalışan ekip olsun burada muhakkak bir şeyler yapmışlardır. Yapılmamıştır dersek yanlış olur. Hiç bir şey yapmamış olsa da zamanını vermiştir. Buraya gelip gitmiştir. Ama zamanla işletmelerde nasıl işletme körlülüğü oluyorsa, performansı düşüyorsa ve bir insan sürekli o koltukta oturuyorsa uzun yıllar fazlasından çok meşgul ediyorsa muhakkak orada bir verimlilik düşer. Verimlilik düştüğü zaman da değişime ihtiyaç doğar. Birileri talip olur ve gelip yapar bu işi buda demokrasinin gereğidir. 22 yıldan sonra yeni bir döneme girerken biz ne demişiz değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. Her şey zaman için değişmek zorundadır.
 
BAŞARAN’IN ELİNİ ÖPTÜM
O BANA FARKLI DAVRANDI
 
Biz buraya gelirken İbrahim Başkan için farklı şeyler düşünmüştük. Bilgi birikiminden faydalanmak için gelip elini öptük. Ben kendimden büyük herkesin elini öperim. Beni hiç küçültmez o aksine yüceltir. Dedik ki İbrahim Bey bizlere ağabeylik eder. Bilgi birikiminden faydalandırır. Bir oda ayırırız kendisine. Benim için değil, Gebze için bu bölgenin geleceği için. Çünkü onunda kendine göre bir birikimi vardı. Nitekim İbrahim Bey bize o şekilde davranmadı. Ona da saygı göstermek lazım. Belki 22 yıldır kendi çocuğu gibi büyütmüştür burayı normaldir. İnsanları sevdiklerinden koparmak çok zor bir şeydir. Çünkü onun için bir değeri vardır buranın. Ama ben kendim için söylüyorum. Bir daha ki dönem ben olurum veya olmam veya başkası gelip olur. Ben her zaman buraya gelecek insanlarla ilişkilerimin iyi olmasını isterim. Böyle bir çalışmanın aynı tempoda olmasını beklerim.
 
Bizde aynı kanıdayız. Gebze’ye yıllarını vermiş İbrahim Başaran ile hizmet üretmek için can atan sizin tecrübelerinizi birleştirmeniz tek temennimizdir. İnşallah bu ortamda da sağlanır birilerinin aracılığı ile. Tabi Gebze demişken artık değişmeyen bir kavram var. ‘Gebze sanayinin kalbi’ olgusu. Bunu da en iyi yaşayan ve bilen siz olmalısınız. Dışarıda gelen bir yatırımcı olarak sorsam Gebze’nin sanayi gücünün avantaj ve dezavantajlarını sayın diye neleri sıralarsınız?
 
İş dünyası açısından baktığımız zaman sanayi devleri arasında büyük kuruluşların olduğu bölgelerden bir tanesi Gebze’dir. Gebze ekonominin çekim merkezi çünkü burada hem üretim var hem de pazar hazır yani ticaretiniz kolaylaşıyor. Artık biliyorsunuz küresel dünyaya baktığınız zaman ulusal ekonomilerin önüne bazı kentler geçiyor. Bu bölgede ulusal ekonominin önüne geçen kendini kent olarak kabul ettiren bir yerdir. En iyi OSB’lerde bu bölgede, lojistik üstünlük, rekabet gücü, pazar payı hep Gebze’de. Havaalanı, deniz, kara ve raylı sistemlerin her biri mevcut. Yani bir firma için istediği her şart mevcut.
 
SOSYAL ALANDA EKSİĞİZ
 
Tabi madalyonun ters tarafına bakmak lazım birde. Tarım bitmiş veya deniz ürünlerine baktığımız zaman deniz bandını kullanamıyoruz. Zaman içinde değişen politikalar var. Eğer bu bölgede tarıma hayvancılığa yönelik bir şeyler yapılırsa veya su ürünlerinden denizden faydalanırsak ki bundan sonra gelecek hükümetinde politikaları bu olmalı. Zengin kentin fakir bekçileri gibi oluruz. Eğer sosyal yaşam alanları oluşturursak yaşayabilecekleri yaşam alanları kurarsak insanlara tabi ki burada kalacaklar ve kalmaya devam edecekler. Buda bir kültürdür. Şehir kültürü kendinden gelişecek. Bundan dolayı sıkıntımız var yoksa sanayiden kaynaklanan bir sorunumuz yok.
 
GEBZE HAK ETTİĞİNİ ALMIYOR
 
Gebze’nin kendi üretimine geçmesi şart. Gebze’de ihracat yapanların çoğunluğu fazla biz istiyoruz ki dışarıdan birileri girmesin eğer kendimiz üretirsek ülke adına büyük katkımız olur. Vergi sıralamasına baktığımız zaman İstanbul’dan sonra Kocaeli ikinci sırada ama tahsilâtta Kocaeli birinci sırada görünüyor. Buna katkı sağlayan elementlerin veya öğelerin tamamı bu bölgede. Bu bölge verdiğini ne kadar alabiliyor. Bana göre verdiğimizin çoğunu alamıyoruz. Ama bunun farklı nedenleri de olabilir. Belki de İstanbul’un arka bahçesi gibi görünmemiz coğrafya alanın da dar bir alana sıkışmamız diye de düşünebiliriz.
 
 
GEBZE’DE ÜNİVERSİTE OLMASI KAÇINILMAZDIR
 
Gebze’nin üniversitesi olması konusunda ne söylemek istersiniz?
 
Gebze’de bir üniversite olması kaçınılmazdır. Bizim amacımız gençlerin burada gideceği bir üniversite olmasıdır. İngiltere dil okullarından dolayı katma değer yaratmış oraya orta doğudan bile öğrenci gelir. Bizim bulunduğumuz bölgede artık sesler yavaş yavaş duyulmaya başladı. Son zamanlarda buradaki siyasetçiler de artık burada bir üniversitenin olmasını düşünüyorlar. Genel seçimlerden sonra çok şey değişecek. En azından buradan duyarlı insanlar yapacakları işlerin başında da bu geliyor diye ve bir çare bulacaklar diye düşünüyorum.

Sizin söylemleriniz siyasi cümleler olarak anlaşılıyor mu? Yani bir kurumun başkanısınız. Sizleri ara sıra kamuoyunda da takip ediyoruz. Gebze il olsun diye propagandanız da var. Bunlar daha çok siyasi lehçelerin konuşması değil mi?
 
Gebze’nin birçok ilden daha ileride olduğunu herkes biliyor. Baktığınız zaman diğer illeri coğrafi konum hariç her konuda geçiyoruz. Benim önceliğim ilçe olma dışında üniversiteden yana eğitimden yana ama Gebze il olacaksa büyük il olmalı diye belirtiyorum. Türkiye geneline baktığımız zaman 45 ilden daha fazla nüfusumuz var. Burada siyasicilere iş düşüyor. Bizim parlamentoda insanlarımız var. Onlar üslubuna uygun bunu bilimsellik yoldan ortaya koyacaklar. Birilerinin bize sahip çıkması lazım il olamıyorsak neden olamıyoruz? Başbakanımız da 5 yıl önce konuşmayanları şimdi konuşuyor. Çok şey değişti zaman içinde eğer bizim temsilcilerimiz haklı nedenlerle Başbakan’a gidip söyleseler belki Başbakanımız düşünecek. Ben sadece bunu dillendiriyorum. Siz yazdınız siyasete atılacak diye ama yapmadım bunu. Yapmaya da niyetim yok.
 
GEBZE’NİN İL OLMASI İÇİN
BAŞBAKANLA GÖRÜŞECEĞİM
 
Siz böyle bir dosya hazırlayıp gitmeyi düşünüyor musunuz?
 
Öyle bir projem var. Başbakan’a vermeyi düşünüyorum o dosyayı. Biz kamuoyu oluştururuz. Bölgemizin ülkemizin menfaatlerini ilk önce düşünürüz. Dünya pazarlarında yerimizi bulacağız. Zaten bulmuşuz Gebze olarak kentsel ekonomik farkımız ortaya çıkacak. Bölge olarak farklılıklarımız ortaya çıkacak.
Türkiye’nin her geçen gün geliştiğini söyleyebiliriz. Gebze olarak iyi değerlendirmek gerekiyor. Artık hangi ülkeye gidersek gidelim Türkiye’den geldik diye farkı bir ilgi oluyor. Yıldızı parlayan bir ülke bizde bunu değerlendireceğiz.
 
Gebze’ye kurulması düşünülen Bilişim Vadisi. Bu konuda neler söylemek istersiniz? Gebze olarak düşünmemek lazım Ülkeye ne katar?
 
12 milyar dolar bir katma değer yaratacağı uzmanlar tarafından söyleniyor. Cumhuriyet’in 100. yılında 500 milyar dolar ihracat hedefimiz var. İthalatı düşürüp ihracatı canlandıracağız. Son verilere baktığımız zaman Türkiye Avrupa’nın şampiyonu olmuş kalkınma da göstergeler birinci sırada gösteriyor. Dünyaya baktığımız zaman Çin’den Hindistan’dan sonra üçüncü sıradayız. Ben 2023’te tutturamazsak bile ona yakın bir hedef yapacağımızı düşünüyorum. Bugün Suriye’de yaşananları görüyorsunuz. Libya’daki yaşananları görüyoruz. Belki de bu ülkeler kendi kendilerine demokrasiyi aşamamış ve kendilerini o zemine hazırlayamadıklarından dolayı sıkıntı çekiyorlar. Ama biz demokrasiyi nasıl daha da ileriye götürebiliriz o çabanın içerisindeyiz. Olmaz diye bir şey söyleyemiyorum çünkü Türkiye’deki bu göstergeleri biz koymuyoruz yani kriterler var.
 
TEKNOLİJİK BİR MİLLETİZ
 
Biz ülke olarak bilişimi çok yakından izleyen bir milletiz. Çok çabuk adapte oluyoruz. İlkokul birinci sınıftaki öğrenci bilgisayar kullanıyor. Bu ne demek biz yatkınız bu sektöre bilişim vadisi bu bölgeye geldiği zaman beyaz yakalılar burada yaşamak zorunda kalacak. Bir bakıyorsunuz Fransa’da Silikon Vadisi var. Bir Amerika’da var birde Dubai’de var. Ama buraya silikon vadisinden daha gelişmişi kurulacak. Bize gelen bilgiler bunlar. Nuro teknoloji, Nano teknoloji, Biyo teknoloji ve daha sayamadığımız bir sürü teknoloji bunlardan hepsinden de yapılacak. Sanayici faydalanacak ülke bazında projeler oturduğu yerden pazara girecek. Dünya’da şu sistemi sadece Türkler kullanıyor. Bir telefon teknoloji haritası değiştiği zaman Türkler uzun süre kullanmaz. Hiçbir ülkede bu yoktur. Buradan yola çıkarak Bilişim Vadisi hayırlı olsun diyorum.

Bankada Parası Olupta Faize Yatıranı Hiç Sevmem
 
Sizinle sıkça bir araya gelmek isteriz. Son sözlerinizi alabilir miyim?
 
Sanayi Gazetesi gerçekten başarılı bir kurum oldu. Ben hem kurumunuzu hem de şahsınızı çok başarılı buluyorum. Teşekkür ediyorum bu röportaj için. Bende aynı duygularla sizlerle bir araya gelmeyi arzularım. OSB’lerin ve sanayicilerimizin 2023 hedefleri doğrultusunda altına koydukları ellerini üzerindeki taşın büyüklüğü tartışılmaz bir gerçek. Ben her yatırım yapan işadamımıza sonsuz teşekkürler ediyorum. Ama bankada parası olup da faize yatıranları hiç sevmem. İşadamının her zaman yatırım yapması lazım. Ben istiyorum ki katma değer yaratacak insanların sayısı çoğalsın. Ülkemiz kalkınsın.
 
Son Güncelleme: 15.08.2015 10:17
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.