Türkiye’de kasım ayında sanayi üretimi takvim etkisinden arındırılmış verilerle, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7 artarken; mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise bir önceki aya göre yüzde 0,3 oranında artış göstermiştir. Piyasanın medyan beklentisi ile kıyasladığımızda sürpriz olmayan veriler görüyoruz. Arındırılmamış verilere göre ise, sanayi üretiminde, geçen yılın aynı dönemine göre büyüme yüzde 6,9 oranında gerçekleşmiştir.

Ekim ayında açıklanan veriler, aslında 4Q17’ye de büyüme anlamında iyi bir giriş yaptığımızı ortaya koymaktadır, ancak güçlü büyüme görünümü derken bunu 3Q17’deki çift haneli büyüme ile kıyaslamamak gereklidir. Özellikle KGF kullanımının etkisini yitirmesiyle 4Q17’de daha normalize olmuş bir büyüme oranı göreceğiz. Yıllık bazda yüzde 7 sanayi üretimi artışına, bir önceki aya göre yüzde 0,3 sanayi üretimi artışının denk gelmesi son derece normal. Aydan aya üretimde olan değişimlerin oranının azalması yüksek büyüme periyodundaki normalleşmeyi ortaya koyuyor. Bu kapsamda biz de 4Q17’de yüzde 4,5-5 bandına doğru gelecek bir büyüme bekleyebiliriz.

Detaylara baktığımızda; madencilik ve taş ocakçılığı aylık bazda yüzde 3,2 büyürken, yıllık bazda yüzde 5,9 büyüme göstermiştir. İmalat sanayinde aylık bazda değişim görülmezken, yıllık bazda ise yüzde 7,1’lik artış gerçekleşmiştir. Elektrik, gaz, buhar grubunda ise aylık bazda yüzde 0,8 büyüme görülmüş, yıllık bazda ise artış oranı yüzde 6,7 seviyesinde gerçekleşmiştir. Ana sanayi gruplarına göre değişim oranlarında ise; ara malında ve dayanıksız tüketim malında yüzde 1,2 oranında aylık büyüme görülürken dayanıklı tüketim malı yüzde 1,4, sermaye malı yüzde 1,1, enerji grubu yüzde 1 daralmıştır. İlgili kalemlerdeki yıllık artışlara bakıldığında ise; sermaye malının yüzde 10,9, ara malının yüzde 7,8, dayanıksız tüketim malının yüzde 7,5 ve enerjinin yüzde 2,5 arttığı, dayanıklı tüketim malının ise yüzde 2,6 oranında daraldığı görülmektedir.

İmalat sanayi, dayanıklı mal, enerji, sermaye malı gibi önemli kalemlerdeki aylık düşüşler dikkat çekiyor. Vergi teşviklerinin eylül sonunda geri çekilmesiyle beraber dayanıklı mal grubundaki olumsuz etki görülmeye devam ediliyor. Ana gruplardaki bu düşüşlere rağmen, genel sanayi üretiminin aylık bazda sınırlı da olsa büyümesi, 4Q17’de büyüme görünümü üzerinde bozulma olmadığını ortaya koymaktadır. Önümüzdeki yıl için ise, 140 milyar TL olarak uygulanması beklenen KGF’nin enerji, savunma, otomotiv gibi sektörlerdeki yatırımlara yöneltilerek yüksek teknolojili ürün ihracatının artırılması Türkiye’nin büyüme dinamikleri açısından son derece yerinde olur. Ağırlıklı olarak ihracatta Almanya, İtalya ve İngiltere gibi ülke pazarlarının başı çekiyor olması, EUR ve GBP gibi majör para birimlerinin değer kazancı durumunda (EUR’da 1,30, GBP’de 1,40 gibi) ihracatı desteklemeye devam edecek ve sanayideki üretimi pozitif derecede etkileyecektir. Avrupa’daki ekonomik toparlanma, bu pazardaki yoğunluğumuz itibariyle bizim açımızdan destekleyici olmakla birlikte; ABD ve Rusya pazarlarında da payımızın artırılması, pazar çeşitliliği açısından ekonomimizi hem daha çok risklerden uzak tutacak, hem de büyüme dinamiklerimizi güçlendirecektir. Türkiye’nin bunu sağlaması için güçlü olduğu katma değerli sektörlerde yüksek teknolojili ürün ihracatını artırıcı yapısal çalışmaları yoğunlaştırması gereklidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.