Türkiye’de aralık ayında sanayi üretimi takvim etkisinden arındırılmış verilerle, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,7 artarken; mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise bir önceki aya göre yüzde 0,9 oranında artış göstermiştir. Piyasanın medyan beklentisi ile kıyasladığımızda beklentinin biraz daha üzerinde veriler görüyoruz. Arındırılmamış verilere göre ise, sanayi üretiminde, geçen yılın aynı dönemine göre büyüme yüzde 6,5 oranında gerçekleşmiştir.

Beklentinin üzerinde gelen üretim verileri, yılın genelindeki GSYH büyüme görünümü için de her ne kadar yeni serilere göre korelasyon azalsa da güçlü sinyaller ortaya koymaktadır. Yılın son çeyreğinde gerçekleşen ortalama sanayi üretimi artış oranlarını değerlendirdiğimizde, 4Q17’de 3Q17’ye göre olması beklenen yavaşlama, çok büyüt boyutlarda olmayacak ve yılın genelinde yüzde 7 gibi bir büyüme oranı kaydedilmesi açısından yeterli olacaktır. Arındırılmış verilerde yüzde 6,8’lik bir yıllık büyüme oranı öngörüyorduk; tahmindeki sapma beklenenin üzerinde katkı veren dış talebin etkisiyle ara malı ve sermaye mallarından kaynaklanmış görünüyor. Ocak ayına dair açıklanan reel kesim güven endeksi gibi sanayi öncü göstergelerine baktığımız zaman da, 1Q18’e dair sanayi üretimi eğiliminin kuvvetli kalmasını bekleyebiliriz.

Detaylara baktığımızda; madencilik ve taşocakçılığı aylık bazda yüzde 2,6 büyürken, yıllık bazda yüzde 14 büyüme göstermiştir. İmalat sanayinde aylık bazda yüzde 1,2 artış görülürken, yıllık bazda ise yüzde 8,9’luk artış gerçekleşmiştir. Elektrik, gaz, buhar grubunda ise aylık bazda yüzde 1,1 daralma görülmüş, yıllık bazda ise artış oranı yüzde 5,7 seviyesinde gerçekleşmiştir. Ana sanayi gruplarına göre değişim oranlarında ise; ara malında yüzde 1,6, dayanıklı tüketim malında yüzde 1,8, dayanıksız tüketim malında yüzde 0,7 ve sermaye malında yüzde 0,6 oranında aylık büyüme görülürken dayanıklı enerji grubu yüzde 0,2 daralmıştır. İlgili kalemlerdeki yıllık artışlara bakıldığında ise; ara malının yüzde 13,9, sermaye malının yüzde 10,7, dayanıksız tüketim malının yüzde 5,4, enerjinin yüzde 2,5 ve dayanıklı tüketim malının ise yüzde 0,1 oranında arttığı görülmektedir.

2017 yılının genelinde yüzde 7 bandı civarlarında bir büyüme oranı kaydetmeye hazırlanırken, öncü göstergeler ve güven endeksleri 1Q18’de en azından üretim görümünün de güçlü kalmaya devam edeceğini öngörüyor. Çeyreğe dair olarak ise; 1Q18’deki yıllık bazda GSYH oranının aşağı yukarı 4Q17 seviyelerinde olmasını, yani yüzde 4,5-5 bandında gerçekleşmesini bekleyebiliriz. Küresel talep güçlü seyretmeye devam ediyor, bunun yanında içeride de ekonomiye dair alınan tedbirlerin desteğinin süreceğini tahmin ediyoruz. Bu iki faktör ışığında; her ne kadar iç talepteki artış enflasyon açısından yukarı risk yaratsa da büyüme patikasının korunması anlamında geniş mali politikaların devamını bekleriz. Hükümetten yapılan açıklamalar da bu tedbir ve desteklerin sürekli bir hale getirileceğini ortaya koymaktadır. Bu da hem sanayi üretiminin, hem de genel büyümenin desteklenmesi anlamına gelecektir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.