Türkiye’de eylül ayında sanayi üretimi takvim etkisinden arındırılmış verilerle, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,7 daralırken; mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise bir önceki aya göre yine yüzde 2,7 oranında daralma göstermiştir. Arındırılmamış verilere göre ise, sanayi üretiminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,6 oranında artış gerçekleşmiştir.

Ham datada görülen yüzde 5’e yakın artış kısmen olumlu gözükebilir, ancak çeyreği bir bütün olarak ele aldığımızda geçen yıla göre önemli bir momentum kaybı olduğunu söyleyebiliriz. Nitekim arındırılmış veriler, eylül ayındaki yavaşlama ile beraber sanayi üretiminde de senenin ilk 6 aylık dönemindeki patikanın korunamadığını görmekteyiz.

Finansal piyasalardaki dalgalanma ve lokal parada meydana gelen değer kaybı çerçevesinde sanayide artan maliyetler, girdi ve ham maddenin önemli ölçüde artan kurlardan etkilenmesi imalat sanayinde de yavaşlamayı beraberinde getirmektedir.

Ağustos ayında kısmen gördüğümüz olumsuz tabloyu eylül ayında daha belirgin bir şekilde görmekteyiz.

Detaylara baktığımızda; madencilik ve taş ocakçılığı aylık bazda yüzde 1,3 daralırken, yıllık bazda yüzde 5 büyüme göstermiştir. İmalat sanayinde aylık bazda yüzde 2,8 daralma görülürken, yıllık bazda ise yüzde 3,2’lik daralma gerçekleşmiştir.

Elektrik, gaz, buhar grubunda ise aylık bazda yüzde 2,5 daralma görülmüş, yıllık bazda ise küçülme oranı yüzde 1,3 seviyesinde gerçekleşmiştir. Ana sanayi gruplarına göre değişim oranlarında ise; ara malı yüzde 2,9, dayanıksız tüketim malı yüzde 1,3, enerji yüzde 2,8 ve sermaye malı yüzde 6,8 daralırken; dayanıklı tüketim malı yüzde 7 oranında artmıştır.

İlgili kalemlerdeki yıllık değişimlere bakıldığında ise; ara malı yüzde 4,8, dayanıklı tüketim malı yüzde 4,4, sermaye malı yüzde 4,1 ve enerji yüzde 0,7 daralırken; dayanıksız tüketim malı yüzde 1,2 oranında artmıştır.

4. çeyrekte de sanayi üretimi görünümü, ekonomik büyümedeki yavaşlama ile muhtemelen uyumlu bir görüntü sergileyecektir. Sanayi üretiminde aydan aya görülen yavaşlama momentumu takip eden aylarda da devam edebilir. 3. çeyrekten itibaren büyümede net bir şekilde iç talepte daralmanın ve kredilerdeki yavaşlamanın etkisini görmekteyiz.

Kurlardaki artıştan gelen maliyetler de ara malı ithalatını daraltmakta ve üretim ile ihracat görünümü de bundan etkilenmektedir.

Dış talep kanalında ise, Avrupa’da ekonomik büyümenin yavaşlaması kapsamında aşağı yönlü riskler artmıştır, buna İtalya ve Brexit riskleri de ilave etki yapabilir. Bu kapsamda iktisadi faaliyette daralma 4Ç18 ve 1Ç19 periyotlarında etkin olabilir. Sanayi üretimi görünümünün de zayıf büyüme periyodu ile ilintili bir görüntü sergilemeye devam etmesini bekleriz.

İşsizlik oranı ağustos ayında yüzde 11,1’e yükseldi

Türkiye’de ağustos ayında işsizlik oranı, bir önceki aya göre 0,3 puan artarak yüzde 11,1 olarak gerçekleşti. Mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı ise geçen aya göre 0,2 puanlık bir yükselişle yüzde 11,2 seviyesinde açıklandı. Genç nüfusta işsizlik oranı da artıyor, 0,2’lik artışla yüzde 20,8 seviyesine geldiğini görüyoruz. Tarım dışı işsizlik ise yüzde 13,2 seviyesinde gerçekleşti.

Kıyaslanabilir dönemler olan Ağustos 2017 - Ağustos 2018’e baktığımız zaman ilgili dönemler arasında iş gücüne katılım oranında arındırılmış verilerle 0,6 puanlık artış olduğu görülmektedir. 2017’nin benzer döneminde 31 milyon 742 bin kişi olan işgücü, Ağustos 2018’de 32 milyon 518 bin kişi olmuştur. İşgücüne katılım oranı da yüzde 52,9’dan yüzde 53,5’e yükselmiştir.

Temmuz ayından sonra ekonomide büyüme oranlarında, yaşanan talep daralması ve öncü göstergeler ışığında da fark ettiğimiz gerileme ile ilintili işsizlik rakamları görmekteyiz. Bu kapsamda, ekonomik faaliyetteki yavaşlamaya bağlı olarak da işsizlik oranında artış söz konusudur.

Nitekim mevsimsel etkiden arındırılmış işsizlik oranında da bir artış görülüyor. Yaz aylarından sonrasına ilişkin ise, turizm başta olmak üzere mevsimsel işlerin etkisi geçeceğinden dolayı ham veride de bundan sonra artış olabileceğini öngörüyoruz. Yani, mevsim etkisi geçtiğinde de işsizlik oranı bir miktar daha yükselecek.

Ekonomideki yavaşlama da en önemli etkisini iş gücü piyasasında gösteriyor. Önümüzdeki çeyreklerde gerçekleşmesi beklenen düşük ekonomik büyüme periyodunda işsizlik oranı yüksek kalabilir.

2019'un ilk yarısından sonra ise, ekonomide atılacak adımların etkisiyle toparlanma süreci başlayabilirse, işsizlik oranları da söz konusu periyottan itibaren düşüşe geçmeye başlayabilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.