Türkiye’de ekim ayında sanayi üretimi takvim etkisinden arındırılmış verilerle, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,7 daralırken; mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise bir önceki aya göre yine yüzde 1,9 oranında daralma göstermiştir. Arındırılmamış verilere göre ise, sanayi üretiminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,1 oranında daralma gerçekleşmiştir.

PMI ve reel sektör güven endeksleri gibi öncü sanayi göstergelerinden ve tabii sanayi üretimindeki küçülme trendinden dolayı ekim ayında özellikle yıllık bazdaki verilerde sert bir daralma öngörmekteydik. Bu kapsamda yıllık bazdaki verilerde daralma bizim beklentilerimize (arındırılmış veri yüzde 5,3, arındırılmamış veri yüzde 3,6) yakın bir şekilde gerçekleşti. Aynı zamanda ekim ayına dair ilk sanayi üretimi verisi olması itibariyle, üretim kanallarındaki keskin yavaşlama 2018’deki ekonomik daralma öngörülerini teyit etmektedir.

Detaylara baktığımızda; madencilik ve taş ocakçılığı aylık bazda yüzde 1,3 daralırken, yıllık bazda yüzde 6,1 büyüme göstermiştir. İmalat sanayinde aylık bazda yüzde 2 daralma görülürken, yıllık bazda ise yüzde 6,5’lik daralma gerçekleşmiştir. Elektrik, gaz, buhar grubunda ise aylık bazda yüzde 1,2 daralma görülmüş, yıllık bazda ise küçülme oranı yüzde 1,2 seviyesinde gerçekleşmiştir. Ana sanayi gruplarına göre değişim oranlarında ise; ara malı yüzde 3,8, dayanıklı tüketim malı yüzde 3,4, dayanıksız tüketim malı yüzde 1,2 ve enerji yüzde 1,1 daralırken; sermaye malı yüzde 0,7 oranında artmıştır. İlgili kalemlerdeki yıllık değişimlere bakıldığında ise; ara malı yüzde 9,5, sermaye malı yüzde 6,7, dayanıksız tüketim malı yüzde 3 ve enerji yüzde 0,1 daralırken; dayanıklı tüketim malı yüzde 3 oranında artmıştır.

Kasım ayında PMI ve güven endekslerinde dipten gelen tepki, son 2 aydır daralmakta olan aylık bazdaki mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilerde ekim ayına göre bir miktar artışı getirebilir. Ancak yıllık verilerde, hem arındırılmış hem de arındırılmamış verilerde ekonomideki yavaşlamanın bir yansıması olarak daralma trendinin devamını bekliyoruz. Bu kapsamda iktisadi faaliyette daralma 4Ç18 ve 1Ç19 periyotlarında etkin olabilir. Sanayi üretimi görünümünün de zayıf büyüme periyodu ile ilintili bir görüntü sergilemeye devam etmesini bekleriz.

İşsizlik oranı eylül ayında yüzde 11,4’e yükseldi

Türkiye’de eylül ayında işsizlik oranı, bir önceki aya göre 0,3 puan artarak yüzde 11,4 olarak gerçekleşti. Mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı ise geçen aya göre 0,1 puanlık bir yükselişle yüzde 11,3 seviyesinde açıklandı. Genç nüfusta işsizlik oranı da artıyor, 1,6’lık artışla yüzde 21,6 seviyesine geldiğini görüyoruz. Tarım dışı işsizlik ise yüzde 13,6 seviyesinde gerçekleşti.

Kıyaslanabilir dönemler olan Eylül 2017 - Eylül 2018’e baktığımız zaman ilgili dönemler arasında iş gücüne katılım oranında arındırılmış verilerle 0,4 puanlık artış olduğu görülmektedir. 2017’nin benzer döneminde 31 milyon 865 bin kişi olan iş gücü, Eylül 2018’de 32 milyon 474 bin kişi olmuştur. İş gücüne katılım oranı da yüzde 53’ten yüzde 53,4’e yükselmiştir. Yine mevsim etkilerinden arındırılmış verilere bakıldığında; istihdam oranı bir önceki aya göre 0,1 puan azalarak yüzde 47,4 olurken, mevsim etkilerinden arındırılmış istihdamda ise 81 bin kişilik bir azalma söz konusudur. Sanayi ve hizmet sektörünün toplam istihdam içindeki payı artarken; tarım ve inşaat sektörünün payının azalmış olduğu görülmektedir.

İşsizlik oranında mevsimsel etkilerden arındırılmış veriler bazında yukarı yönlü trend belirgin ve eylül ayında da benzer şekilde devam ediyor. Ham veri üzerinde halen 3. çeyrek etkileri göründüğü için gerek mevsimsel bazda turizm sektörünün gerekse de ekonomi yönetiminin istihdam için uyguladığı teşviklerin etkisi var, ancak yaz aylarının geride kalması ile birlikte önümüzdeki aylarda hem mevsimsel etkiler geçtiği için hem de ekonomideki yavaşlama kapsamında işsizlik oranında daha yukarı seviyeleri görebiliriz. Bu kapsamda yılın son ayları ve 2019 yılı için işsizlik oranlarında yukarı trend görünümü öngörüyoruz. Hükümetin 2019 yılındaki istihdam odaklı yatırım projeleri kapsamında, işverene asgari ücret ve prim desteği, kıdem tazminatı fonu gibi istihdam teşvikleri ajandasını bu etkileri sınırlayıp sınırlamama anlamında izleyeceğiz.

Ekimde cari fazla beklentinin üzerinde

Türkiye’de ekim ayında cari denge aynı zamanda bizim de beklentimiz olan 2,50 milyar USD fazla piyasa beklentisinin daha üzerinde 2,77 milyar USD fazla olarak açıklandı. Ödemeler dengesi, Ekim 2017 döneminde 3,84 milyar USD açık vermişti. Yıllıklandırılmış cari işlemler açığı ise ekim ayında 46,05 milyar USD seviyelerinden 39,40 milyar USD seviyesine gerilemiştir.

Cari dengede ekim ayı gerçekleşmesinin beklenenden olumlu bir sapma gösterdiğini gözlemliyoruz. Yıllıklandırılmış cari açık da sert şekilde gerilemeyi sürdürmektedir. Tabii bu noktada reel ekonomi açısından cari fazla veriyor olmamızın anlamı aynı zamanda ekonomideki büyümenin de yavaşlıyor olması demektir, bunun ayrıntılarını 10 Aralık’ta açıklanan 20183Ç GSYH verisinin ayrıntılarında da net şekilde görmüştük. İthalattaki sert daralma devam ediyor ve ithalattaki daralma da büyümeyi aşağı doğru baskılamayı sürdürüyor.

Ödemeler dengesi ağustos ayından sonra 3. defa üst üste fazla vermiş oldu. Mevcut eğilimler ve Kasım ayı öncü ticaret verileri de ele alındığında muhtemelen Kasım ayında da ödemeler dengesi bilançosu fazla verecektir. Yıllıklandırılmış cari dengede de iyileşme hızlı bir şekilde devam edebilir, ağustos ayından önce 50 milyar USD bandının üzerinde olan yıllık bazda cari açığın 30 milyar USD civarlarına doğru gerileme olasılığı bulunmaktadır, nitekim yıl sonunda da muhtemelen 30 milyar USD bandına doğru yıllık cari açığın gerilemesini bekleyebiliriz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.