banner110

Türkiye’de şubat ayında sanayi üretimi takvim etkisinden arındırılmış verilerle, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,9 artarken; mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise bir önceki aya göre yüzde 0,2 oranında azalış göstermiştir. Piyasanın medyan beklentisi ile kıyasladığımızda beklentinin bir miktar altında veriler görüyoruz. Arındırılmamış verilere göre ise, sanayi üretiminde, geçen yılın aynı dönemine göre büyüme yüzde 9,8 oranında gerçekleşmiştir. GCM Menkul Kıymetler Araştırma Departmanı olarak tahminimiz, takvim ve mevsim etkisinden arındırılmış sanayi üretiminin yüzde 10,3 oranında artış göstermesiydi, böylece sanayi üretimi bizim tahminlerimize oldukça yakın gerçekleşmiştir.


Beklentinin bir miktar altında kalmış olsa da sanayi üretim verilerinin genel eğilimi itibariyle güçlü görünümünü koruduğunu söyleyebiliriz. Bu kapsamda 2018’in ilk çeyreğine ilişkin büyüme görünümü de her ne kadar birkaç öncü göstergeye daha bakmak gerekecek olsa da yine kuvvetli olacağa benziyor. Bilindiği gibi 2017’nin son çeyreğinde büyüme performansı yüzde 7,3, yıl geneli için ise yüzde 7,4 olarak gerçekleşmişti. Büyümenin ilk çeyrekte ve yıl genelinde yüzde 5 bandı üzerinde kalması ihtimali yılın başında gelen güçlü öncü göstergelerle artmıştır.


Detaylara baktığımızda; madencilik ve taş ocakçılığı aylık bazda yüzde 0,3 daralırken, yıllık bazda yüzde 11,2 büyüme göstermiştir. İmalat sanayinde aylık bazda yüzde 0,2 düşüş görülürken, yıllık bazda ise yüzde 10,4’lük artış gerçekleşmiştir. Elektrik, gaz, buhar grubunda ise aylık bazda yüzde 1,1 daralma görülmüş, yıllık bazda ise artış oranı yüzde 3,3 seviyesinde gerçekleşmiştir. Ana sanayi gruplarına göre değişim oranlarında ise; ara malında yüzde 0,5, dayanıklı tüketim malında yüzde 2,4, dayanıksız tüketim malında yüzde 1 ve enerjide yüzde 1,7 oranında aylık daralma görülürken sermaye malı grubu yüzde 2,7 artmıştır. İlgili kalemlerdeki yıllık artışlara bakıldığında ise; sermaye malının yüzde 12,3, ara malının yüzde 11,3, dayanıksız tüketim malının yüzde 10,7, enerjinin yüzde 2,5 oranında arttığı ve dayanıklı tüketim malının ise yüzde 1,6 oranında daraldığı görülmektedir.


Avrupa ekonomilerindeki toparlanma ve küresel büyümedeki artış eğilimi çerçevesinde artan dış talep, net ihracatın büyümeye olan katkısını artırmıştır. Bu noktada ihracattaki artışa paralel bir şekilde sanayi üretimi eğiliminin de son derece güçlü seyrettiğini gözlemledik. Özellikle Avrupa’da artan büyüme ve yükselen EURUSD paritesi çerçevesinde ihracattaki artış eğiliminin korunması, fabrika üretimi açısından da pozitif olmaktadır. Bütün bu şartlar altında 2017’nin ilk aylarında da nispeten zayıf kalan yıllık sanayi üretim artışı rakamlarının 2018’in ilk çeyreğinde oldukça güçlü gelebileceğini düşünüyoruz. Yeni sanayi üretim verileri serisinin GSYH ile korelasyonunun artmış olması itibariyle, sanayi üretiminden büyüme çıkarımı yapmak da daha kolay olacaktır. GCM Menkul Kıymetler Araştırma Departmanı olarak 2018 için büyüme beklentimiz halen OVP ile uyumlu bir şekilde yüzde 5,5 olmaya devam etmektedir.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.