26 Mayıs 2017 Cuma

SAKARYA’DA NİTELİKLİ TEKNİK İŞGÜCÜ İSTİHDAMINA RASYONEL ÖNERİLER

27 Şubat 2017, 16:36
SAKARYA’DA NİTELİKLİ TEKNİK İŞGÜCÜ İSTİHDAMINA RASYONEL ÖNERİLER
Prof. Dr. Tahsin ENGİN
 

Sanayi üretimin temel bileşenlerinden biri kuşkusuz nitelikli işgücüdür. Endüstri 4.0’ın veya dijital sanayi devriminin sıkça konuşulmaya başlandığı günümüzde özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde bu bileşen önemini bütünüyle korumaya devam etmektedir. Kaldı ki Endüstri 4.0’ın daha çok niteliksiz işgücü istihdamını olumsuz yönde etkileyebileceği, tam tersine nitelikli işgücüne olan ihtiyacı artıracağı değerlendirilmektedir. Benzer bir durum Ar-Ge ve inovasyon ekosistemi için de geçerlidir. Halen üst-orta gelirli ülkeler kategorisinde yer alan ülkemizin bu ekosistemi güçlendirmeden ekonomik sınıf atlaması mümkün değildir. Makinalara her şeyi yaptırabiliriz, ancak Ar-Ge ve inovasyon (yenilik) insanla olur. Ülkemizde istihdam edilen tam zamanlı Ar-Ge personeli sayısı en gelişmiş 15 ekonominin ortalamasının yarısından bile azdır. 

Sakarya’da 2000’li yılların başından itibaren sanayi sektöründe önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Sakarya'nın yatırım yapmak için uygun konumda olması, hammadde ve mamul madde kaynaklarına ulaşım kolaylığı, uygun yatırım alanlarının bulunması (7 tane OSB), büyük holdinglerin Sakarya'yı yatırım üssü olarak seçmeleri (Koç Holding, Sabancı Holding, Çukurova Grubu, Ülker Grubu, Toyota vb) ve nitelikli işgücü potansiyeli (Sakarya Üniversitesi, Meslek Liseleri ve Çıraklık Eğitim Merkezleri) yabancı yatırımcılar için de Sakarya’yı cazip bir yatırım merkezi konumuna getirmiştir.

Acaba nitelikli işgücü potansiyeli Sakarya sanayisinin ihtiyacını tam olarak karşılayabilmekte midir? Üretim yapan işletmeler ile konuşulduğunda bir dokunup bin ah işitme ihtimali oldukça yüksek. Öte yandan resmi rakamlar %10’un üzerinde bir işsizliğin olduğunu gösteriyor. Bir tarafta nitelikli/niteliksiz işgücü bulamayanlar, diğer tarafta ise iş bulamadığını söyleyen bir kitle ile karşı karşıyayız. Soruna dair bazı tespitler şu şekilde sıralanabilir:

1. Sakarya’da işsizlikten çok iş beğenmeme sorunu vardır. Bu muhtemelen ülkemizin diğer yöreleri için de geçerlidir. Özellikle son 15 yılda artan genel zenginliğe paralel olarak insanlar kayda değer emek gerektirmeyen “rahat” işlere yönelmişlerdir. Birkaç on yıl öncesine kıyasla iş çeşitliliğinde büyük artış yaşanmış, bu da çalışanlar için sayısız seçenek oluşturmuştur. Bu durum ayrıca işe duyulan saygının ve sadakatin büyük oranda erozyona uğramasına yol açmıştır. İş değiştirme hızı neredeyse birkaç aya düşmüştür.
2. Tarım ve hayvancılık Sakarya ekonomisinde %50 civarında paya sahiptir. Bu durum özellikle köyü ile bağlantısı devam eden niteliksiz işgücü için daima açık bir kapı konumundadır ve bilhassa hasat dönemlerinde işini kaybetmek pahasına bu işgücü köyüne dönmektedir.
3. Nitelikli işgücü ise ağırlıklı olarak daha cazip yaşam standardı sunan ulusal ve uluslararası büyük ölçekli firmaları tercih etmektedir. Bu durum %99.8’i KOBİ niteliğinde olan Sakarya’da yerleşik işletmeleri zor durumda bırakmakta ve görece çok daha düşük profilli, motivasyonsuz işgücü ile üretim yapmaya zorlamaktadır.

Tüm bu sorunların çözümü için kısa ve orta vadede alınabilecek bazı önlemler şunlardır:

1. Meslek liseleri ve meslek yüksekokulları daha cazip hale getirilmelidir. Ortaöğretimden liselere geçiş sınavlarında meslek liselerinin tercih edilmesi özendirilmeli ve belirli puan (örneğin 400 ve yukarısı) alarak bu liseleri tercih edenler bursa bağlanmalı ve başarıları devam ettiği sürece bursluluk durumu da devam etmelidir. 
2. SATSO, SAMİB ve TÜSİAD, MÜSİAD, SASİAD vb. dernekler başta olmak üzere ilgili tüm kurumlar meslek liseleri ve meslek yüksekokulları için burs programları oluşturmalıdır. Bursluluk geçmişte olduğu gibi zorunlu hizmet karşılığı temelinde de ele alınabilir.
3. Yukarıda adı geçen kurum ve derneklerde meslek liseleri ve meslek yüksekokulları koordinasyon merkezleri oluşturulmalı ve bursiyer seçme, izleme ve istihdam süreçleri belirlenmelidir.
4. Sakaryalı yerel sanayicilerden bir mentor heyeti oluşturulmalı ve bu heyetin meslek liseleri ve yüksekokulları ile proaktif işbirliği ortamı sağlanmalıdır. Okullarda yapılacak kariyer günü etkinlikleri ile sanayi ziyaretleri ve uzun dönemli stajlar da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
5. Sakarya Üniversitesi’nin özgün modeli olan 3+1 ve 7+1 programları tüm mühendislik disiplinlerine yaygınlaştırılmalıdır. Mühendislik eğitiminin yılda 3 dönem olarak uyarlanması ve her bir sınıfın 2+1 olarak modellenmesi de mutlaka üzerinde çalışılması gereken bir konudur. Böylelikle 1 yıl içerisinde öğrencinin 2 dönem okulda, 1 dönem sanayide yetişmesi sağlanmış olacaktır.
6. Ülkemizde 2023 yılına kadar Ar-Ge merkezlerinin sayısının 500’ü aşması beklenmektedir. Ar-Ge merkezlerinde nitelikli personel ihtiyacı çok fazladır. Sakarya’da da durum farklı değildir. Bu nedenle kendi milli ve nitelikli Ar-Ge işgücünü / personelini yetiştirinceye kadar; Çin, Hindistan, Tayvan, Güney Kore, Bulgaristan, Romanya, Türki Cumhuriyetler ve Afrika’dan nitelikli personel “ithal” edilmelidir.

Yıllara matuf sorunların bir çırpıda çözülmesi elbette beklenemez. Ancak gelişmiş ülkelerden bu konularda alınabilecek birçok dersler vardır. Sürekli sorunları konuşmak sorunları çözmek için yeterli değildir. Bu konularda sorumluluk makamında olanlara ve elbette iş dünyası temsilcilerimize büyük görevler düşmektedir. 


Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    YAZARLAR Tümü
    banner74
    banner75
    E-GAZETE
    • Sanayi Gazetesi, Haberleri, OSB, teknopark, ar-ge, portali, rehberi - 22 Mayıs 2017 Manşeti
    • Sanayi Gazetesi, Haberleri, OSB, teknopark, ar-ge, portali, rehberi - 15 Mayıs 2017 Manşeti
    ARŞİV
    banner82