4857 sayılı iş yasasına göre, işçinin bir işyerinde bağımlı olarak iş görmeyi, işverenin de işçinin yapmayı üstlendiği işe karşılık belli bir ücret ödemeyi kabul etmesi ile işçi-işveren arasında iş sözleşmesi kurulmuş olur. İşçinin çalışmasına, yani emeğine karşılık ne kadar ücret ödeneceği, ödemenin ne şekilde yapılacağı, aylık veya haftalık olarak veya parça başı ya da götürü şekilde ödeme yapılacağı iş sözleşmesinde belirlenir. İş sözleşmesinde ödemenin ne şekilde yapılacağı belirlenmemişse, o iş kolunda nasıl bir ödeme yapılıyorsa ona göre ödeme yapılır. İşçi işveren karşısında ekonomik olarak daha güçsüzdür. Emeğini satarak geçimini sürdürür. Bu nedenle işçinin ücretinin ücret almaya hak kazandığı anda ödenmesi gerekir. Aksi takdirde 4857 sayılı iş yasasında yazılı yaptırımlar devreye girer. İşçi işveren ilişkisinin düzenli yürümesi, işyerinde verimliliğin artması ve huzurlu bir iş ortamının oluşması için bu kurala uymak gerekir. İşçi de işin yürütümünde özenli çalışmak, bilgi ve becerisini emeği ile birleştirmek ve çalışma ortamını bozacak, işin yürütümünü engelleyecek, işçi işveren ilişkisini sarsacak davranışlardan kaçınmak zorundadır.

Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçiye, belirli bir zaman ölçüt alınarak ödenecek ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatler, işçinin çalıştığı süreye orantılı olarak verilir. Herhangi bir çalışma şartından yararlanmak için aynı işyeri veya işletmede geçirilen kıdem arandığında belirli süreli iş sözleşmesine göre çalışan işçi için farklı kıdem uygulanmasını haklı gösteren bir neden olmadıkça, belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan emsal işçi hakkında esas alınan kıdem uygulanır. Yasa düzenlemesinde ki emsal işçi terimi, işyerinde aynı veya benzeri işte belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan işçidir. İşyerinde böyle bir işçi bulunmadığı takdirde, o işkolunda şartlara uygun bir işyerinde aynı veya benzer işi üstlenen belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan işçi dikkate alınır. Yoğun işçi çalıştıran işverenler, iş sözleşmesine ek olarak işyeri yönetmeliği ve işyeri çalışma talimatı düzenlemek suretiyle işçilerin işyerinde ve işin yürütümü sırasında uymak zorunda olduğu kuralları saptayarak, iş sözleşmesine ekleyebilirler. Böyle bir işyerinde çalışan işçiler işverenin talimatlarına uymak, çalışma talimatına aykırı davranışlardan kaçınmak ve işyerinde çalışma düzenini korumakla yükümlüdürler. Belli dönemlerde veya bazı işkollarında işçilerin haftalık kırk beş saatin dışında çalışmaları gerekebilir. Bu durumda 4857 sayılı iş yasası hükümlerine göre işçi fazla çalıştığı her saat için fazla çalışma ücretine hak kazanır.


Eşit işe eşit ücret: İşçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme kısmi süreli iş sözleşmesi olarak kabul edilmelidir. Kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan işçi, ayırımı haklı kılan bir neden olmadıkça, salt iş sözleşmesinin kısmi süreli olmasından dolayı tam süreli emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamaz. Kısmi süreli çalışan işçinin ücret ve paraya ilişkin bölünebilir menfaatleri, tam süreli emsal işçiye göre çalıştığı süreye orantılı olarak ödenir. Emsal işçi, işyerinde aynı veya benzeri işte tam süreli çalıştırılan işçidir. İşyerinde böyle bir işçi bulunmadığı takdirde, o işkolunda şartlara uygun işyerinde aynı veya benzer işi üstlenen tam süreli iş sözleşmesiyle çalıştırılan işçi esas alınır. İşyerinde çalışan işçilerin, niteliklerine uygun açık yer bulunduğunda kısmi süreliden tam süreliye veya tam süreliden kısmi süreliye geçirilme istekleri işverence dikkate alınır ve boş yerler zamanında duyurulur.

İşçi ücretlerinin ödenmesi: Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir. Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak, yabancı para olarak kararlaştırılmış ise ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödeme yapılabilir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler.

Prim esasına göre çalışma varsa: Prim esasına göre çalışmada prim, çalışanı özendirici ve ödüllendirici bir ücret ödemesidir. İşverence işçiye garanti edilmiş bir temel ücretin üzerine belirli bir usule bağlı olarak ödenen ek bir ücrettir. İşverenin istek ve değerlendirmesine bağlı olabileceği gibi, sözleşme gereği olarak da verilebilir. Genel olarak pazarlamacılık sureti ile yapılan satışlarda çalışanların ücret yanında satış bedelinden belirli oranda prim – komisyon- aldıkları bilinmektedir. 4857 Sayılı İş Yasası Md. 41/2 uyarınca, fazla çalışma saat ücreti, normal çalışma saat ücretinin yüzde 50 fazlasıdır. İşçiye fazla çalışma yaptığı saatler için normal çalışma ücreti ödenmişse, sadece kalan yüzde elli kısmı ödenir. Fazla çalışma ücreti kural olarak İş yasasına göre, kanunda yazılı şartlar çerçevesinde, haftalık 45 saati aşan çalışmaların karşılığında ödenir. İşçi fazla çalışma yapsın yapmasın prim ödemesi var ise bu ek ücrete hak kazanır. Bu sebeple de ödenen prim alacağının fazla çalışma ücretinden mahsubuna gidilemez. Ancak ister gezerek, isterse işyerinde çalışsın satış temsilcisinin çalışması arttıkça prim alacağı artacağından, bir anlamda yüzde usulü ile çalışması söz konusu olduğundan fazla çalışma ücretinin yüzde usulünde olduğu gibi sadece zamlı kısmının yani yüzde 50 olarak hesaplanması gerekir. Fazla çalışma halinde işçiye ödenecek saat ücreti, normal çalışma saat ücretinin yüzde 50 fazlasıdır. İşçi fazla çalışma yapsın yapmasın ayrıca prim ödemesi var ise bu ek ücrete de hak kazanacaktır. Prim alacağına hak kazanan işçiye ödenen prim alacağı fazla çalışma ücretinden mahsup edilemez. Primlerle fazla çalışma alacağının tamamının ödenmesi mümkün olmayıp yüzde 150 zamlı ücret yerine yüzde 50 zam kısmına göre hesaplama yapılarak ödeme yapılması gerekir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 14.11.2018 tarih 2015-25610 E. 2018-20607 K. sayılı kararında Satış şefi olarak çalışan işçi tarafından fazla mesai karşılığı ücret istenmiş mahkeme davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, fazla çalışma saat ücreti, normal çalışma saat ücretinin yüzde elli fazlasıdır. İşçi fazla mesai yapsın yapmasın prim ödemesi var ise bu ek ücrete hak kazanacağına karar vermiştir.

İşyerinde ara dinlenmesi olması gerekir: Günlük çalışma süresinin ortalama bir zamanında o yerin gelenekleri ve işin gereğine göre ayarlanmak suretiyle işçilere;

* Dört saat veya daha kısa süreli işlerde on beş dakika,

* Dört saatten fazla ve yedi buçuk saate kadar (yedi buçuk saat dâhil) süreli işlerde yarım saat,

* Yedi buçuk saatten fazla süreli işlerde bir saat,

Ara dinlenmesi verilir. Bu dinlenme süreleri en az olup aralıksız verilir.

Ancak bu süreler, iklim, mevsim, o yerdeki gelenekler ve işin niteliği göz önünde tutularak sözleşmeler ile aralı olarak kullandırılabilir. Dinlenmeler bir işyerinde işçilere aynı veya değişik saatlerde kullandırılabilir. Ara dinlenmeleri çalışma süresinden sayılmaz.
 

Kaynakça

4857 sayılı iş yasası

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.