İlk defa OSBÜK Genel Kurulu’na katıldım. Daha önce kamuda, ülkemizin sanayi ve KOBİ politika ve uygulamalarından sorumlu bakanlıkta çalışmış olmamdan kaynaklı oldukça da heyecanlıydım.

2017 yılında çıkarılan 7033 sayılı, kısa adı Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Kanunu ile; OSBÜK’ün hukuki statüsündeki belirsizlik sona erdirilmiş, görevleri ilkesel düzeyde belirlenmiş, OSB’lerin üyeliği zorunlu hale getirilmiş ve mali yapısı güçlendirilmiştir. Bu çok önemli bir gelişmeydi, iki milyona yaklaşan istihdam sağlayan ve Türkiye ihracatının önemli bir kısmını gerçekleştiren 50 bin sanayi işletmesini bünyesinde barındıran birçoğu da henüz işletme aşamasına geçmemiş 331 OSB’nin üyesi olduğu OSBÜK; hukuki altyapı sorunu çözülmüş, mali bakımdan güçlenmiş, potansiyel olarak OSB’lerin, sanayicilerin ve KOBİ’lerin en önemli örgütlü organizasyonu ve temsilci olmayı başaracak noktaya gelmiştir.

OSBÜK, genel anlamda ekonomi, sanayi ve KOBİ politikaları, özelde ise OSB’ler, TGB’ler, EB’ler, imalat sanayi, AR-GE, teknoloji ve inovasyon gibi alanlarda, sorunların çözülmesine önderlik yapabilecek yapıya sahip olmuştur.

Ancak hemen belirtmeliyim ki, bu değişiklikten sonra demokratik işleyişten uzak, üç saate sığdırılan OSBÜK’ün 05/07/2019 tarihinde yapılan, katılım düzeyi yüksek, seçimli genel kurulunda, bu potansiyelin harekete geçirilmesi bakımından büyük hayal kırıklığı yaşadım. Buna ilişkin gözlemlerimi aşağıda kısaca açıklayacağım.

Eğer OSBÜK sanayicinin, KOBİ’lerin ve OSB’lerin temsilcisi olduğunu söylüyorsa, buna uygun olarak en az iki tam günde genel kurulunu yapması gerekirdi. İlk gün Türkiye’nin içinde bulunduğu iktisadi koşullarında değerlendirilmesi suretiyle genel kurulunda; Türkiye sanayisinin, KOBİ’lerin ve OSB’lerin içinde bulunduğu sorunlar ve bunların çözümüne yönelik önerilerin konuşulması gerekirdi.

Ancak böyle olmadı. Protokol konuşmaları da sanayicinin sorunlarının somut olarak tespitine ve çözümüne yönelik içerikten yoksun genel geçer söylemin ötesine geçmiyordu. Genel kurulda protokol konuşmalarında; OSB başkanları, temsilcileri ve sanayiciler yerine, oda başkanları ve mülki idare amirleri şeklindeki hitabet/söylem öne çıktı. Bu söylem esasen işi özetliyor. OSBÜK genel kurulu çok sayıda sanayiciyi bir araya getirmiş olan önemli bir platform olmakla birlikte, genel kurulda bunlar yokmuş gibi davranılmıştır.

Genel kurulun yaklaşık üç saatte yapılması, divan başkanın gündemi içeriğine uygun icra etmemesi, bu duruma itiraz eden OSB temsilcisi üyelere tahammül bile gösterilmemiş ve söz hakkı verilmemiş olması; genel kurulu demokratik işleyişten yoksun şeklen yapılan bir genel kurula dönüştürmüştür. Buna adaylara kendilerini ve projelerini anlatabilmeleri için yeterli süre verilmemiş olması da eklenebilir. Genel kurul üyelerinin ve adayların söz hakkı divan başkanı tarafından sınırlandırılamaz, söz hakkının kullanılması divan başkanlarının lütfuna bağlı olmaz.

Genel kurulda, OSB temsilcileri arasında konuşulan diğer bir konu da Sayın Bakanın ve Sayın TOBB Başkanının yapmış oldukları konuşmalarında, mevcut başkanı desteklediklerini açıkça beyan etmiş olmalarıydı. Her iki başkan adayı ve listesi de OSBÜK’ü daha iyi yönetme iddiasıyla aday olmuşlardır. Uygun ve adil olan, adaylardan birinden yana destekleyici nitelikte mesaj verilmemesiydi.

Genel kurulun işleyişine yönelik diğer bir yanlış da, organ seçimlerinde oy kullanılması için beş sandık oluşturulduğu halde, genel kurul üyesi temsilciler arasından sandık kurullarının oluşturulmamış olmasıdır. Oy kullanma esnasında sandıklarda OSBÜK çalışanları ve TOBB çalışanları görevlendirmiştir. Neden sandık kurulu oluşturulmadı sorulduğunda, mevzuatta olmadığı şeklinde yanıt verilmiştir. Bu yaklaşımdan çıkarılacak en önemli sonuç bu konunda düzenleme ihtiyacı olduğudur. Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki OSB mevzuatında sandık kurulu oluşturulması noktasında düzenleme olmaması, sandık kurulu oluşturulmayacağı şeklinde anlaşılmaz ve yorumlanamaz. Eğer birden fazla sandık oluşturuluyorsa, divan tarafından her bir sandık için genel kurul üyeleri arasından sandık kurulu oluşturulması gerekiyordu.

Sonuç olarak; OSB genel kurullarının sanayicinin, KOBİ’lerin ve OSB’lerin sorunlarının ve çözüm önerilerinin konuşulduğu ve değerlendirildiği bir düşünce üretim platformu şeklinde gerçekleştirilmesi, genel kurulun bu amacı gerçekleştirmeye uygun süre içinde yapılması, demokratik işleyişin genel kurulda hakim kılınması, adaylara kendilerini tanıtabilmesi ve projelerini anlatabilmesi için gerekli ortamın sağlanması ve söz hakkı için yeterli süre verilmesi, üyelerin rahat bir şekilde oy kullanabilmesi için gerekli şartların oluşturulması ve en önemlisi OSBÜK seçimlerinin hakim gözetim ve denetiminde yapılmasının gerekli olduğu söylenebilir.

Böylece genel kurulların daha etkin ve verimli geçmesi sağlanabilir, OSBÜK’ün, OSB’lerin ve sanayicinin sesi olması ve bağımsız davranabilme yeteneği kazanmasının yolu açılabilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.