Bölgesel kalkınma, refahın ülke genelinde yaygınlaştırılması, yatırımlara uygun, altyapısı hazır alanlar tahsis edilmesi, iç ve özelikle dış pazara dönük, katma değeri yüksek ürünlerin üretiminin sağlanması, sürdürülebilir kentleşmenin ve sanayileşmenin tesis edilmesi amacıyla kurulan ekonomik gelişim bölgeleri, ülkelerin ekonomik kalkınmasında ve büyümesinde belirleyici aktörler olmuştur.

İlk olarak Çin’deki reform ve gelişim sürecinden sonra 1979 yılında ortaya çıkan ekonomik gelişim bölgeleri kavramı, birçok ekonomik gelişim yapılarını içine alan şemsiye kavram niteliğindedir. Bu kapsamda, Çin’deki ekonomik gelişim bölgeleri türleri şunlardır:
Serbest üretim bölgesi
Ekonomik ve teknolojik gelişim bölgesi
İleri teknoloji yatırım bölgesi
Serbest ticaret bölgesi
Sınır ötesi ekonomik işbirliği bölgesi
Gümrük lojistik bölgesi

Çin’deki gelişim bölgeleri, mekansal büyüklük, üretim ve ticaret hacmi, kümelenme, ölçek ekonomileri gibi özellikler açısından Türkiye’deki yapılarla birebir örtüşmese de amaçları yönünden benzerlik göstermektedir.

Türkiye ve diğer ülke uygulamalarında kavram birliği olmamasının ve Türkiye gerçeklerine uygun olarak üretim ve ticaretin yapıldığı OSB’ler, sanayi siteleri (SS’ler), endüstri bölgeleri (EB’ler), teknoloji geliştirme bölgeleri (TGB’ler) ve serbest bölgeler (SB’ler) yapıları itibariyle bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesinin sonucu olarak “ekonomik gelişim bölgeleri” kavramı söz konusu yapıları nitelendirmede en uygun ifade olarak belirlenmiştir. En geniş tanımıyla ekonomik gelişim bölgeleri, geliştirilen ürünün ticari ürün haline getirildiği, mal ve hizmet üretiminin ve ticaretinin yapıldığı yerlerdir.
Günümüzde birçok devlet, sürdürülebilir yatırım ortamını tesis etmek, yatırımları teşvik etmek, yeni yatırımları çekmek, istihdamda ve gelirde artış sağlayarak ekonomik kalkınma ve büyümeye katkıda bulunacak en önemli politika araçlarından biri olarak teşviklere yaygın olarak başvurmaktadır. Ekonomik gelişim bölgelerine sağlanan teşvikler de bahsedilen amaçlara ulaşmada kilit öneme sahip olduğu için, bu çalışmamızda Türkiye’deki OSB’lerin teşvik rejimi ele alınacaktır.

A. OSB teşvikleri
19. yüzyılın sonlarında sanayinin belirli bir plan dahilinde yerleştirilmesi ve geliştirilmesinin önemine bağlı olarak dünyada ilk örneğinin İngiltere'de görüldüğü OSB uygulamasına, 20. yüzyılın başlarında  başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere diğer gelişmiş ülkelerce de başlanmıştır. İlk uygulamaların amacı, sanayicilerin altyapılı arsa ihtiyaçlarının karşılanması yoluyla bu bölgeleri inşa eden özel firmaların kar elde etmeleri olmuştur. İkinci Dünya Savaşıyla birlikte başlayan dönemde OSB'ler, bir devlet yatırımı olarak uygulanmaya başlamış ve az gelişmiş ülkelerde küçük ve orta ölçekli işletmelerin geliştirilmesi amacına hizmet eder bir biçimde düzenlenmiştir.
1960 yılında başlayan planlı kalkınma döneminde ise sanayinin “lokomotif” sektör olduğu açıklıkla belirtilmiş, ekonomik dengenin kurulması, ekonomik ve toplumsal kalkınmanın birlikte gerçekleştirilmesi, belli bir hızda büyüme ve sanayileşmeye önem verilmesi gibi uzun vadeli hedefler belirlenmiştir.
Belirlenen hedefler doğrultusunda; ülkede sanayinin geliştirilmesi amacıyla uygulamaya konulan pek çok teşvik tedbirlerinden biri olan OSB uygulamalarına, ilk olarak 1962 yılında Bursa'da OSB kurulmasıyla başlanmıştır.
4562 sayılı OSB Kanunu’na göre OSB’ler, sanayinin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak, çarpık sanayileşme ve çevre sorunlarını önlemek, kentleşmeyi yönlendirmek, kaynakları rasyonel kullanmak, bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak, sanayi türlerinin belirli bir plan dahilinde yerleştirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla; sınırları tasdik edilmiş arazi parçalarının imar planlarındaki oranlar dahilinde gerekli idari, sosyal ve teknik altyapı alanları ile küçük imalat ve tamirat, ticaret, eğitim ve sağlık alanları, TGB’ler ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dahilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve işletilen mal ve hizmet üretim bölgeleri olduğu görülmektedir. Bahsedilen amaçlara hizmet edilmesi ve bölgesel gelişmişlik farkının azaltılması, sürdürülebilir yatırım ortamının tesis edilmesi, daha özelde firmaların ilk yatırım maliyetleri ve işletme dönemi maliyetlerinin azaltılması için OSB tüzel kişiliklerine ve OSB içindeki firmalara çeşitli teşvikler sağlanmıştır. Bu kapsamda OSB’lere sağlanan teşvikler Tablo 1’de özetlenmiştir.

Tablo 1: OSB’lere Sağlanan Teşvikler






Çalışmanın diğer kısımlarında, OSB’lere sağlanan diğer teşvikler ele alınacaktır.



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.