“Yeni nesil OSB’yi 15 yıl önce başlattık”

Başkent OSB Başkanı Şadi Türk sanayideki değişimin yeni nesil OSB kavramını beraberinde getirdiğini, 15 yıl önce belirledikleri ‘Geleceğin sanayi kenti’, ‘Yaşanabilir sanayi kenti’ kavramları ile bu olguyu başlattıklarını söyledi.

“Yeni nesil OSB’yi 15 yıl önce başlattık”

Başkent OSB Başkanı Şadi Türk sanayideki değişimin yeni nesil OSB kavramını beraberinde getirdiğini, 15 yıl önce belirledikleri ‘Geleceğin sanayi kenti’, ‘Yaşanabilir sanayi kenti’ kavramları ile bu olguyu başlattıklarını söyledi.

09 Eylül 2013 Pazartesi 09:54
“Yeni nesil OSB’yi 15 yıl önce başlattık”


     Günümüzde sanayi ve teknoloji geliştikçe sanayi ve teknolojinin filizlendiği alanlarda da değişim veya değişim talepleri beraberinde geldi. Türkiye’nin dünyaya örnek model olan OSB’lere ilişkin uygulamasında da yeni bir modele ihtiyaç duyulduğu, bu süreçle birlikte ayyuka çıktı. Uzun süredir gündemde yer edinen yeni nesil OSB tartışmaları da bir nevi bu sürecin ürünüdür özünde. Ancak yola daha erken koyulan, bugünü dünden görenler de yok değildi. ‘Geleceğin sanayi kenti’ sloganını 15 yıl önce belirleyen Başkent OSB’nin Başkanı Şadi Türk yılların getirdiği birikim ve deneyimle yeni nesil OSB’lerden savunma sanayinin Ankara ve Başkent OSB için önemi, Başkent OSB’de yürütülen çalışmalara dair Sanayi Gazetesi’nin sorularını yanıtladı:

-          Türkiye’de yeni nesil OSB tartışmaları sıklıkla yapılıyor. Sizce OSB’ler ne şekilde yapılanmalı?
Yeni nesil OSB kavramı ülkemizde sanayi üretimindeki değişimle direk ilgili bir kavram. Bunu da Başkent OSB’de elimizden geldiği kadar uygulamaya başladık. Başkent OSB’nin yaşanabilir bir sanayi kenti kavramını, geleceğin sanayi kenti kavramını bundan 15 yıl önce söylediğimizde, bu kavramlar bir slogan gibi algılanıyordu. Ama, ‘Geleceğin sanayi kenti’ bizim logomuzda ilk günden beri var. Yeni nesile yönelik üretim hem insani değerlere, hem kaliteye, hem doğa ve çevre koşullarına uygun bir yapıyı hazırlamaktan geçiyor. Bunun için de üst düzey OSB’ler elinden geleni yapıyor diye düşünüyorum.

-          Savunma sanayisi ile ilgili düşünce ve önerileriniz nedir? Başkent OSB, savunma sanayi için bir üs olabilecek konumda mı sizce?
Savunma sanayi bizim ciddi şekilde ilgilendiğimiz ve çaba sarf ettiğimiz konulardan biri. Başkent OSB olarak bu işin reklamından çok ülkeye fayda sağlaması açısından çalışmalar yürüttük. Çalışmalarımızın sonucu ciddi bir araştırma kitapçığını da savunma sanayi firmalarına sunduk. 2005-2009 arası dört yıllık süreçteki çalışma ikinci gelişme bölgemizin savunma sanayi bölgesi ilanı ve o bölgede savunma sanayinin ana firmalarının yer almasına yönelikti. Derinlemesine olan bu araştırma önemli kazanımlar sağladı. Birincisi Ankara’nın savunma sanayisinin üssü olmasını sağladı. O güne kadar savunma sanayinin ana firmaları, müsteşarlık, TSK Güçlendirme Vakfı belki OSB kavramını bile bilmiyordu veya kendilerini ilgilendirmediğini düşünüyorlardı. Başkent OSB sayesinde OSB’nin ne olduğunu, neler yapabileceğini, ne olması gerektiğini anlattık. İlk yatırımcımız olarakta Havelsan bölgemizde üretime başladı. Şu anda bölgemizde sekiz adet savunma sanayi firmamız var ve gelişme hızla sürüyor. Savunma sanayi firmalarının Ankara’da olması tabi ki stratejik önem taşıyor. Buna ilave olarak Eskişehir de savunma sanayi yatırımlarının yoğunlaştığı bölgeler arasında. Ankara ve ülkemiz için çok büyük önem taşıyan savunma sanayinin Ankara’da çok daha fazla gelişmesi gerektiğini düşünüyor, gelişeceğine inanıyorum.

-          OSB içlerinde yer alan sanayi kuruluşlarına tüm hizmetlerin OSB’ler tarafından verilmesinden esasla bir süredir tartışılan emlak vergisine dair görüşünüz nedir? Bu vergi kalkmalı mı, OSB’lere mi ödenmeli?
OSB’lerde bölgenin tüm imarı, üstyapı ve altyapı çalışmaları OSB’ler tarafından yapılıyor. Yani sınırlarımız içinde gereken tüm hizmetleri bizler veriyoruz. Çöplerin toplanmasından elektrik, su, doğalgaz teminine, yeşillendirmeye kadar tüm hizmetlerin OSB’ler tarafından verilmesine karşın belediyelerin OSB içindeki firmalardan emlak vergisi tahsil etmesini anlamış değilim. Ama bu gelirden de çok kolay vazgeçeceklerini düşünmüyorum. Ama OSB’lerin güçlenmesi açısından bu tür vergilerin, kaynakların OSB’ler tarafından pay edilmesi gerekiyor. Bu gelir kaynağının OSB’lerin kendi hakkı olduğuna inanıyorum.

-          Başkent OSB’de bu yılın haziran ayı içinde uygulamaya koyduğunuz, her 10 metrekare inşaat alanı için 1.1 metreküp bedelsiz su uygulaması ne tür bir sonuç verdi?
Bu uygulama ile en azından moral motivasyonu sağlamış olduk. Sanayicinin bu tür çıkışlara, desteklere ihtiyacı var. Biz de tabi bir üst kuruluş olarak kendi kaynaklarımızla, sanayicinin imkanlarını zorlamadan onlara türlü kolaylıklar sağlamaya çalışıyoruz. Biz kamu kaynaklarından destek alan bir kuruluş değiliz. Gelirlerimiz kendiliğinden, otomatik akmıyor. Kendi gelirlerimizi yaratıyoruz. Ama bir yandan da yapması gereken kuruluşlara örnek olsun diye söylüyorum; sanayi odaları, ticaret odaları, mühendislik odaları gibi çok sayıda üst kuruluşun kanundan gelen bir gelirleri, bütçeleri var. Bu gelirler bence kendi üyelerine geri dönmüyor. Sadece ülkeye katkı anlamında yatırım yaptıklarını söylüyorlar ama ben onun öyle olmadığını düşünüyorum. Sonuçta sıkıntıya düşüldüğü anda kaynağın üyelere çevrilmesi lazım çünkü inanılmaz miktarda kaynaklar birikiyor. OSB’ler için böyle bir kaynak söz konusu değil ama biz buna rağmen Başkent OSB olarak elimizdeki imkanları sanayiciye hizmet olarak sunmak için çabalıyoruz. Çünkü bugüne kadar kimse sanayicilere karşılıksız bir şey vermemiş. İlk defa Başkent OSB’de biz söz konusu uygulamayı yapmaya çalışıyoruz ki yatırımcıya bir katkımız olsun. Bu bizim ilk uygulamamız değil. Daha önce elektrik tahsilatlarında yaptığımız bir uygulama vardı. Suyu bedava verdiğimiz dönemler oldu. Şimdi tüm üreticiler kriz döneminde. Yatırım yapacaklara çam sakızı çoban armağanı misali desteklerde bulunmaya çalışıyoruz. İnşallah kamu destekli kaynaklarımız artar. Biz de başka bir takım fonlar yaratarak sanayicinin yatırım yapmasını daha da hızlandırırız.

-          Başkent OSB’nin bölgesindeki yatırımcılar için önümüzdeki dönemde yapmayı düşündüğü çalışmaları, projeleri bizimle paylaşır mısınız?
İçinde bulunduğumuz süreçte OSB’nin ikinci etabının altyapısı bitti. Gerçek anlamda bir arıtma tesisine sahip ilk OSB olacağız. Bu konuda çalışmalarımızı başlattık, en kısa sürede devreye girecektir. İkinci etap çalışmamız çok önemli bir çalışma. Bununla birlikte OSB’mizde bankaların sayısı da giderek artıyor. Son olarak Halk Bankası da OSB’miz içinde açıldı. Camii inşaatımız devam ediyor. Bilindiği üzere Gazi Üniversitesi ile birlikte yürüttüğümüz meslek yüksek okulu projemiz var. 2015 yılında 2 bin öğrenciyle eğitime başlamayı hedefliyoruz. Aynı zamanda Havelsan başta olmak üzere savunma sanayi için önemli olan firmalara çalışmalarını yürütebilmeleri için ofisler veriyoruz. Sosyal alanlarımızı geliştiriyor ve Başkent OSB’ye yaşanabilir bir sanayi kenti olma yolunda yeni yaşam alanlarını devreye sokuyoruz. Ticari firmaların çalışabilecekleri ticaret alanımızı da devreye soktuk. Bu ve benzer çalışmalarımız ihtiyaçlar doğrultusunda, ihtiyaçlara yanıt verecek şekilde sürecektir. 

“Ankara’da 9 OSB varken
OSB dışı sanayileşme yanlış”

 

-          Tekirdağ’da bir örneği yaşanan, OSB dışı alanlara sanayi ruhsatı verilmemesi konusunda düşünceniz nedir. Uygulama yaygınlaştırılmalı mıdır?
Geç kalınmış bir uygulamadır. Üst grupların stratejik yatırımları açısından baktığınızda ülkemizde OSB dışında yatırım yapılması çok normaldir. Ama ben Ankara’da 9 OSB varken OSB dışında fabrikaların kurulmasına hayretle, acıyla bakıyorum. Aynı durum Türkiye’nin her yeri için geçerli. 266 OSB alanı ilan edilmişken bunların doluluk oranına bakmadan, zemin oluşturmadan belediyelerin gelişi güzel ilan ettikleri sanayi bölgelerinden ötürü bir kaos yaşanıyor. Ardından bu değerli araziler üzerinde şehircilik ve gelişme açısından bir takım sorunlar yaşanıyor. Ama özellikle son 4-5 yıllık dönemde Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ve Bakan Nihat Ergün’ün etkisi ve katkısıyla OSB gerçeği daha da hissedilmeye başlandı. Bir OSB ağırlığı oluştu. Sanayici OSB’yi tanıdı. Yatırımcının kendi arazisi olsa dahi OSB’de yatırım yapmaya yöneldi ve yatırımcı diğer arazisini bir başka değer olarak kullanmaya yöneldi. Bu doğru bir tercih ama hala OSB’lere rağmen OSB dışı alanlarda sanayileşmenin önü kesilmiş değil.

 

Son Güncelleme: 09.09.2013 09:58
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.