banner110

Yatırımcıya hazır OSB’ler inşa edilmeli

Sanayi Komisyonu Başkanı Hasan Ali Çelik yatırıma hazır sanayi parsellerinin yatırımcılara maliyetine verilmesi gerektiğini söyledi. Çelik, “Türkiye artık bunu gerçekleştirmeli” dedi.

Yatırımcıya hazır OSB’ler inşa edilmeli

Sanayi Komisyonu Başkanı Hasan Ali Çelik yatırıma hazır sanayi parsellerinin yatırımcılara maliyetine verilmesi gerektiğini söyledi. Çelik, “Türkiye artık bunu gerçekleştirmeli” dedi.

21 Şubat 2011 Pazartesi 20:10
Yatırımcıya hazır OSB’ler inşa edilmeli
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sanayi Komisyonu Başkanı Hasan Ali Çelik, Sanayi Gazetesi’nin sorularını yanıtladı. TBMM’deki başkanlık makamında Sanayi Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şenol Aydın ile Yazı İşleri Müdürü Uğur Saray’ı konuk eden Hasan Ali Çelik, komisyonun yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgiler verdi.
    Komisyonda görüşülen önemli yasalar hakkında değerlendirmelerde bulunana Hasan Ali Çelik, özellikle iş dünyası tarafından merak edilen “Teknoloji Bölgeleri Yasası”nın TBMM genel kurul gündeminde olduğunu söyledi.
    Sanayicilerin kendisine ilettiği sorunların çözümüne yönelik komisyon olarak çalışmalar yaptıklarını anlatan Çelik, OSB’lerdeki sanayicilerin de enerji pazarlığı yapabilmeleri gerektiğini ifade etti. Çelik, bunun gerçekleştirilebilmesi için çalışma yapacaklarını söyledi.
    Hasan Ali Çelik, Türkiye’nin artık yatırıma hazır sanayi bölgeleri inşa etmesi gerektiğini ifade ederek, “Artık yatırımcıya anında verebileceğim sanayi bölgeleri oluşturmak zorundayız. Yatırıma hazır arsaları bedelsiz, sanayicilerimize tahsis eder konuma gelmek durumundayız” dedi.
   Türkiye’nın artık ıslah OSB’lere ihtiyaç duyacak sanayileşmeden de kaçınması gerektiğinin altını çizen Çelik, OSB’lerden sanayicilere, maliyetine arsa tahsisinin yapılması gerektiğini de kaydetti. İşte Çelik’in açıklamaları;
 
Her türlü adımı atmaya hazır bir komisyon !
           
Sizin başında bulunduğunuz komisyonla ilgili kısaca bir bilgi alabilir miyiz?
 
Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi Ve Teknoloji Komisyonu 25 kişiden oluşuyoruz. 16 milletvekili Ak Parti, 5’i CHP, 3’ü MHP, 1’İ BDP’den oluşuyor. Tüm kanun teklif ve tasarılarını komisyonda görevli bu arkadaşlarımız ile değerlendiriyoruz. Uzmanların çalışmalarına bakıyoruz, inceleyip gözden geçiriyoruz. Bizim komisyonumuzda çalışmalar hızlı bir şekilde yürüyor. Bizden istenen bir çalışma, bir durum olduğunda her türlü adımı atmaya her zaman hazır bir komisyonuz.            
 
Komisyon olarak ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz. Şu sıralar gündeminizde neler var?
 
    Birçok konuda yürüttüğümüz çalışmalar var. Bu çalışmalardan bir tanesi Teknoloji Bölgesi Kanunu’na yönelik çalışmalar. Bu kanun Teknokentlerin kurulmasında, gelişmesinde yaşanan çeşitli sıkıntıların çözülmesine yönelik bir kanundu, çalışmalarımız tamamlandı, genel kurula gönderdik. 
     Artık ticaret elektronik sistemlerle uzaktan yapılmaya başladı. İnternet üzerinden alışverişler, internet üzerinden bilgiye ulaşma, internet üzerinden toplumdaki birçok faaliyeti gezip görme durumu var. Elektronik ticaretin düzenlemesine yönelik kanunla ilgili çalışmalarımız var. Bu kanun bunlardan dolayı zorunlu hale geldi. Bunun çalışmalarını sürdürüyoruz. 
     Tabi sadece bunlar değil. Komisyonumuz alanı bir hayli geniş olduğu için 10’nun üzerine kanun çalışmalarımız var. Bizim komisyon çalışmalarımız bu şekilde yürüyor. Seçime kadar bu kanunlardan bazılarını yasalaşacağını zannediyorum.
 
Teknopark yasası genel kurul gündeminde
 
OSB’ler içinde kalan Teknopark’a kanunların yetersizliği nedeniyle sorun çeşitli sorunlar yaşıyor. Bu sorunları ortadan kaldıracak bir çalışmanız var mı?
           
Yeni bir kanunda ciddi bir düzenleme var. Hem o yerleşim alanları ile ilgili düzenleme hem de tekno parkların konusu kolaylaştırıyor. Mevzuattan kaynaklanan yine bir takım sorunlar var, onları düzenliyor. Ülkemiz için önemli, otomotiv sektörü için test alanı gibi bir takım yerlerin temini hususunda yeni alan ortaya koymak yani yeni alanların test alanlarını sağlayarak sektörün önünü açma ve uluslararası rekabette daha etkin yönelik rol oynamaya yönelik adımlar var teknopark yasasının içinde. Bu kanun şu an genel kurul gündeminde. Yasalaşmasını bekliyoruz.
 
Sanayicisi ucuz enerji için pazarlık yapabilmeli
 
Komisyonunuza gelen teklif ve önerileri değerlendirirken ilgili ve muhatap kurumların görüşlerine başvuruyor musunuz?
   
   Komisyonumuzda sadece biz kendi kendimize değerlendirme yapmıyoruz. Elbette başvuruyoruz. Sektörden, sanayiciden gelen talepleri değerlendiriyoruz. Onların görüşlerine müracaat ediyoruz. Bize ilettikleri problemleri göz önüne alarak değerlendirmelerde bulunuyoruz.
  Mesela size bir örnek vereyim. Bu aralar yatırımcılardan, sanayi alanlarından gelen şikayetler var. OSB’lerde faaliyet gösteren enerji santrallerinin doğalgaz serbest tüketici olmalarının önündeki engeller hakkında bir talep var. “Biz OSB içindeyiz serbest tüketici özelliğimiz var ama bu özelliğimizi kullanamıyoruz. Mevcut yasa “Evet, siz serbest tüketicisiniz, ucuza pazarlık yapabilirsiniz, üreten, dağıtan şirketlerden enerji talep edebilirsiniz. Pazarlık yaparak enerjinizi alabilirsiniz” demesine rağmen bu pazarlıkları yapamıyoruz”,diyorlar. Dolayısıyla bir takım düzenlemeleri yapmamız lazım.
 
Yatırıma hazır sanayi parselleri üretmeliyiz
 
Sanayicilerle diyaloglarınız nasıl. İstedikleri zaman sizlere ulaşabiliyor mı, sorunlarını aktarabiliyorlar mı?
 
Biz daha çok Sanayi ve Ticaret Bakanlığı diyalog halindeyiz. Ama tabi ki bizlere ulaşan, sorunlarını bizlere aktaran sanayiciler, OSB’ler var. Tabi bizim asıl gerçekleştirmek istediğimiz şu; Türkiye’de sanayici, yatırımcı bir yerde sanayi yatırımı yapmak istiyor ise bu yatırıma katkı sunmak. Eğer katkı veremiyorsak, ortada ülkemizin aleyhine olan bir durum var demektir. Artık Türkiye’nin ‘Bir yatırımcı ben yatırım yapmak istiyorum, bana yer gösterin’ dediğinde, onlara yatırım yapabilecek yer gösterebilecek hale gelmesi lazım. Bunun için daha fazla gecikmeden uygun yatırım alan üretmek durumundayız. Eğer yatırımcı yer istiyor, bizler de veremiyorsak sorun var demektir. Bu sorunlarla karşılaşmamak, yatırım yapmak isteyenlerin önünü açmak için daha çok sanayi alanları, daha çok Organize Sanayi Bölgeleri üretmeliyiz. Gerekirse yatırımcılara bedelsiz tahsis etmeliyiz.  Hızla sanayicinin taleplerini karşılayacak muhtelif büyüklüklerde her şeyi bitmiş gazı, suyu, elektriği, kanalizasyonu, yolu düzenlenmiş, sosyal donatıları da tamamlanmış güvenlik içerisine alınmış sanayi bölgesi uygulaması hayata geçirilmelidir.
 
Islah OSB’lere gerek duyulmayacak düzenlemeler yapılmalı
 
Sizin de malumunuz… Artık OSB’lerin doluluk oranı yüzde 75’e ulaşmadan aynı şehirde yeni OSB’ler açmak mümkün değil. Sizce doğru bir uygulama mı?
 
Evet, mevcut uygulamalardan, yönetmenliklerde sağlanmış olan bir takım kriterler var. Sizin de dediğiniz yüzde 75 gibi. Bütün bunları bir gerekçeye dayandırabiliriz, doğru bir mantıkla işletilmiş olarak. Ancak diyoruz ki biz; etrafa gelişi güzel bir belde belediyesinin izniyle, onun vereceği meclis kararıyla sanayi alanları oluşturulmasın. Yarın Islah OSB’ye dönüştürmek zorunda kalırız. Islah etmek zordur, tamir etmek zordur. Bir arızayı, bir yanlışı tamir etmek son derece zor ve masraflı bir iştir. O yüzden baştan ıslaha gerek duyulmayacak düzenlemeleri yapmalıyız. O yüzden belki yeni tasarıda büyük ihtimalle bunlara ağırlık vererek gelecekte ülkemizin arzu edilen sanayi hareketini çok güçlendirecek bir adım atacağız.
 
OSB parselleri maliyetine sanayiciye tahsis edilmeli
 
OSB yasası Türkiye’deki en iyi uygulamalardan bir tanesi. Ülkemizin örnek modellerinden bir tanesi bunu da söylemek lazım. Daha çok üzerinde çalışıp daha talep edilir hale getirmemiz lazım. Sadece OSB ilan edip çayır çimen olarak bırakmamak lazım. Derhal alt yapısı için yeterli krediler temin edilmeli bu maliyetler arsa üzerine yüklenmeli. Sanayiciye de tüm bedeli konduktan sonra metre kare maliyeti üzerinden satışa; “yarın işbaşı yapmak istiyorsa yarın teminini al işe başla” diyecek hale getirmemiz lazım.
 
Türkiye’de taşlar yerine oturdu
 
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, “Sanayi Strateji Belgesini” kamuoyu ile paylaştı. “Sanayicinin yol haritası” olarak lanse edilen belgeyi siz nasıl buldunuz?
 
Belgedekiler kesin bir durum değil. Ülkemizin belirli sanayi alanları belli bir sanayi profil içerisinde haberleşmesini ön görüyoruz. Bunu sektörel bir analizinde ortaya koyuyoruz. İşte şu sektörel bizim için önemlidir, şu sektörlere daha fazla önem vermemiz lazım, öncü sektörlerimiz şunlardır… Mesela otomotiv sektörü ki; son üç, dört yıldır hakikaten yıldızı parlayan sektörlerimizin başında geliyor. Türkiye belki de uzun yıllardır bir rekor uygulamasını otomotiv sektöründe gördü. Gerek yurt içi satışlar gerekse üretim rakamlarında ciddi bir rakam yakaladı. Tekstilde de bir duraklama yaşamış olsak da ciddi bir gelişme içerisindeyiz. Şu anda belki ilk anda  Çin’in hızlı büyüyor olması geçmiş yıllarda biraz Türkiye’deki bazı sektörlerde ciddi sıkıntılar meydana getirmiş olabilir ama şimdi görünen şu; Türkiye’de taşlar yerine oturdu. Sanayi politikaları artık ezbere bir politika değil. Nereye gidebileceğimizi biliyoruz. Hangi sektörlerde ne kadar etkili olabileceğimizi biliyoruz. Enerji politikalarında nasıl davranmamız gerektiğini biliyoruz.
     Bütün bu faaliyetlerin her birisi enerjiye bağlı. Yani burada konuşuyoruz ama  burada konuştuğumuz konuların tamamı enerjiyle alakalı. Ticareti konuşuyoruz ama enerjiyle alakalı, sanayi konuşuyoruz enerjiyle alakalı, uluslar arası işler konuşuyoruz enerji ile alakalı. Dolayısıyla bu faaliyetleri yürütürken bir hedef koymuşuz bu hedeflerin içinde sanayi ile ilgili hedeflenmeler vardır.Enerji ile ilgili hedeflenmeler var. Bütünlüğü üst üste gelecek şekilde çakışacak şekilde yürütmeye çalışıyoruz. Örneğin; yenilenebilir enerjik diyoruz. Yenilenebilir enerjide ilk 2005yılında kanun çıkarttık, bu kanun şimdi yenilendi. Yerli üretime destek verdik. Buda çok önemli bir şey. Yerli üretime destek verdik. Bunları yaparken şunu sağladık yerli sanayinin de güçlenmesini sağladık. Enerjiyi düşünürken sanayiyi işin içine kattık. Yani yalancı bir yatırımcı gelsin Türkiye de kursun bir tesisini üretsin ürettiği ürün bizim için yerli bir üründür ve bu yerli ürünü kullanan yenilenebilen enerji üreten olan her kim olursa olsun o ekipmanı o tesisatı kullandığı ise ek bir bedel alma suretiyle enerji fiyatlarının tespitinde kendisi kazançlı çıkacaktır.Enerji sanayi ile sanayi enerji ile desteklenir.
 
Sanayicimizin güveninden güç alıyoruz
 
 
Sizce Türkiye’nin gidişatı nasıl. Üretim ve istihdam rakamlarını sürekli artık var. Neler söylemek istersiniz?
 
      Geçmişte üretim ülkemiz için pazarda sorun olan bir alandı. Üreteceğiz ama nereye satacağız. Şimdi çok şükür görünen şu; neyi üretirsek üretelim dünya pazarlarında ürünlerimizin kalitesi kabul görmüş durumda ve bu ürünler dünya pazarlarında ciddi bir rekabet gücü elde etmiş durumda. Bizim ürünlerimizin satışı eskisi gibi çok fazla bizi zorlamıyor. Hem artık herkes ürettiği ürünü fuarlarda sergileyebiliyor. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın fuar destekleri var. Sanayicimiz artık uluslararası pazarlarda kendini tanıtmak için her türlü imkana sahip. Hükümet bu konuda çok yüksek destekler veriyor. Artık üretici pazara kolay kavuşabiliyor, rakiplerini tanıyabiliyor ve onların elindeki imkanları inceleyerek kendi imkanlarını geliştirebiliyor. 
     Türkiye’de satış rahat olduğu için şu anda üretim önemli bir mesafe aldı. Ticaretten zengin olan kişiler yavaş yavaş yatırıma doğru yürümeye başladı. Yatırımcı olmayı arzu etmeye başladı. Çünkü pazarın artık ne kadar geliştiği herkes görüyor. İç pazarda, uluslararası pazarlarda ürettikleri ürünleri kolayca satışlarının mümkün olduğunu görmeye başladılar. 
     Sanayicimize, ticaret erbabımıza Sanayi Gazetesi aracılığıyla teşekkür ediyorum. Güç aldığımız şey ticaret adamlığımızın, sanayicimizin Türkiye’ye duydukları güvendir. Türkiye’nin istikrarıdır. İstikrar bunları yapıyor. Hükümet istikrarlı bir hükümet olmazsa bunların hiçbirisi olmaz. Yatırımcı çeker giderdi. Yatırımcı artık Türkiye’de yatırım yapmayı tercih ediyor. Hatta dünyanın en gelişmiş ülkelerinde endüstriyel anlamda, en pazar gücü yüksek ülkelerdeki sanayici bile artık Türkiye diyor. 
    Mesela üretimde yüksek rakam sahip bir ülke olan Çin bile Türkiye’de üretim yaparak Türkiye’den Avrupa pazarlarına Ortadoğu ya Kafkaslara daha güçlü girmeyi arzu ediyor. O yüzden ülkemizin şansını, ülkemizin gücünü daha iyi ifade etmemiz lazım. Görüyoruz ki tüm bunlar istikrardan kaynaklanıyor. Dünyanın Türkiye’ye bakışından kaynaklanıyor. Uluslar arası yatırım fonlarına, derecelendirme kuruluşlarına bakın her birisi peş peşe Türkiye’ye yönelik  olumlu şeyler söylüyorlar. Daha da iyi olacağına inanıyorum ve güveniyorum. Önümüz açık bütün sanayicimize ticaret erbabımıza başarılar diliyorum.
Son Güncelleme: 15.08.2015 10:21
Anahtar Kelimeler:
Hasan Ali çelikOsb
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.