OSTİM OSB İZ BIRAKIYOR

Kamunun yapması gereken çalışmaları hayata geçirerek OSB’lere model olan OSTİM, alanında öncü olmayı sürdürüyor. Bölgenin bütün ihtiyaçlarını karşılayabilecek 20’nin üzerinde kuruluş ve şirkete sahip olan bölge icraatlarıyla iz bırakıyor.

OSTİM OSB İZ BIRAKIYOR

Kamunun yapması gereken çalışmaları hayata geçirerek OSB’lere model olan OSTİM, alanında öncü olmayı sürdürüyor. Bölgenin bütün ihtiyaçlarını karşılayabilecek 20’nin üzerinde kuruluş ve şirkete sahip olan bölge icraatlarıyla iz bırakıyor.

23 Mayıs 2012 Çarşamba 15:45
OSTİM OSB İZ BIRAKIYOR

Yönetim modeliyle, kurduğu şirketlerle, eğitim programlarıyla, etkinlikleriyle, şeffaflığıyla Türkiye’deki birçok OSB’ye model olan, örnek gösterilen, takdir toplayan Ankara OSTİM OSB’nin Başkanı Orhan Aydın, büyük bir fabrika olarak gördükleri bölgedeki çalışmaları Sanayi Gazetesi’ne değerlendirdi.

Sanayi Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şenol Aydın’ın sorularını yanıtlayan Başkan Orhan Aydın, “İnsanları hedefler etrafından toplamak kolay bir şey” diyerek ekip ruhuyla yakalanan başarının püf noktalarını paylaştı.

Bulunduğu her platformda söylem ve eylemleriyle yatırımcılara ve girişimcilere sahip çıkan, OSB’lerin “Orhan Abisi” Orhan Aydın, kamuya model olan başarılı çalışmalarını anlatırken mütevaziliği de elden bırakmıyor;

 

OSTİM OSB’nin faaliyetleri hakkında bilgi alabilir miyiz?

OSTİM OSB yaklaşık 500 bin işletmenin faaliyet gösterdiği, küçük işletmelerden oluşan bir bölge. Bizim çalışmalarımız, bölgemizde faaliyet gösteren işletmelerin ihtiyaçları doğrultusunda şekilleniyor. Son olarak Devlet Planlama Teşkilatı ve KOSGEB işbirliği ile küçük işletmelere danışmanlık hizmeti vermeye başladı. Danışmanlık merkezimiz hür türlü soruna çözüm bulabilecek bir havuza dönüştü. Bu çalışmayı sürdürürken küçük işletmelerin üniversitelerin dilinden anlamadığı, aynı şekilde üniversitelerin de küçük işletmelerin dilinden anlamadığı gördük. Bu sorunu gidermek için bir yapı oluşturduk. Firmalarımız bu merkezimize gelerek her türlü sorunlarını iletip çözüm bulabiliyor. “Şunu nasıl yapabilirim, bunu nerden alabilirim, bunu hangi ülkeden transfer edebilirim, bunu hangi üniversite araştırıyor, bu bilgiyi nerede edinebilirim” şeklinde firmamızın teknik ve teknolojik bir sorunu varsa bunun cevabını OSTİM’de bulabiliyor.

Bunun dışında bölgemizde kümelenme çalışmaları da var. Bunların her birisi rekabet mantığı ile tasarlanmış çalışmalar. Bölgemizdeki işletmeleri teşhis ettik; bunların hangisi rekabetçi olabilir, hangilerinin üzerine yatırım yapılması lazım, gelecekte bunlara ne türlü desteklerin verilmesi lazım gibi… Kendimize dört tane başlık çıkarttık. Savunma ve havacılık, medikal, temiz enerji ile iş ve inşaat makineleri olmak üzere…Daha sonra kümelenme felsefesine uygun bir şekilde çalışmaların içersine üniversiteleri davet ettik. Üniversiteler bize gelmeden biz onlara gittik ve onlara ihtiyacımız olduğunu, onlarında bu çalışmaların içinde olması gerektiğini söyledik. Bu arada ismini zikretmemiz gereken Çankaya Üniversitesi örneği var. Bu üniversite bütün ekibi ile OSTİM’e geldi. İş ve inşaat sektöründe en etkili bir şekilde kümelenme şeklinin çalışmalarını yapacağız ve bu örneğe diğer bütün kümelenmeleri de aktaracağız. Böylece gönüllü üniversite sanayi iş birliği oluştu. Biz bu uygulamalardan yararlanıp diğer üniversiteleri de anlatarak işin içine sokmaya çalıştık. Buradan da kurumlar oluştu.

Biz OSTİM OSB olarak bölgemizde kendi elektriğimizi üretip firmalarımıza ucuz enerji sağlıyoruz. Rekabet açısında çok önemli bir kavram ve kesintisiz bir enerji için, kaliteli enerji için, bölgemiz için önemli bir değer. Kendi enerjimizi üretiyoruz, doğalgazımızı kendimiz bölgede dağıtıyoruz. Telekomünikasyon hizmetlerini yine kendimiz yönetiyoruz.

Çalışmaları devam eden yeni bir projeniz var mı?

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına sunduğumuz önemli bir proje var. Santral projesi. Biz OSTİM’in tamamını bir fabrika gibi görüyoruz. Bir fabrikanın atölyeleri, çalışanları böyle algılıyoruz. OSTİM’deki atölyelerin duvarları yok yani bütün duvarlarının kaldırıldığını düşünün. İçinde bir takım tezgahları, çalışan insanlar gibi düşünün. Bunların insan kaynakları yönetimini biz yapıyoruz. İstihdam biziz haliyle. Fabrikanın yurt içinde ve yurt dışında tanıtımını yapıyoruz. Adeta üçüncü şahıslara diyoruz ki; ey vatandaş ne tür bir şeye ihtiyacın varsa bu OSTİM’de üretilebilir, başka yere gitmene gerek yok. Ne istiyorsan, nasıl istiyorsan bu fabrika bunu üretebilir. Senin böyle bir ihtiyacın olursa sen bize gel biz sana burada fabrikamızda ürettirebiliriz.” Hem bölgeyi, hem de bölgedeki fabrikaların tanıtımını yapıyoruz. Yıllık 14 civarında fuara katılıyoruz. Amerika, Almanya, Dubai ve Türkiye’deki fuarların hepsini seçip bunlara katılarak hem bölgeyi tanıtıyoruz, bölgenin üretim gücünü, hem de firmaları tanıtıyoruz.

Medya sektöründe de varsınız…

Evet, şuanda yayın yapan bir radyosu var. Çok nitelikli halk müziği çalıyor. Daha önce televizyonumuz da vardı. TRT’ye tahsis ettik. TRT Anadolu yayını OSTİM OSB televizyonunun bünyesinden gerçekleştiriliyor. Hemen hemen uğraşmadığımız alan yok yani. Spor kulübümüz var, sektörel dış ticaret şirketimiz var, iş ve inşaat makinelerinin parçalarını yurtdışına satmaya çalışan satış pazarlama şirketimiz var, KOBİ’lerin satış ve pazarlamalarına çözüm olarak sununmuş bir birimimiz var. Bunların hepsinin yönetimleri kendi içinde ayrı ayrı olmakla beraber bir bütünlük içindeler. Bunların hepsini biz kendi kurumumuz kabul ediyoruz. Eğitim merkezlerimiz de var, çıraklık eğitimi, endüstri meslek lisesi, meslek yüksel okulu gibi…

Bölgede faaliyet gösteren işletmelerin büyük çoğunluğu küçük işletmelerden oluştuğu için tam anlamıyla kurumsal yapıları oturmuş değil. Bu yapılarından dolayı işletmeleri düzenlediğiniz eğitimlere ya da aktivitelere dahil etmek zor olmuyor mu?

Evet işin en zor bölümü orası. İnsanları hedef etrafında toplamak çok kolay bir şey değil. Daha önceden, başka bir alanda başarınız yoksa hadi deyince insanları toplayamazsınız. Onlara verici bir tarafınız olacak. Bizim burada çok güçlü olduğumuz bir nokta var; biz kazanan tarafta değiliz, kar tarafında değiliz. Biz tarafsız bölgedeyiz. Yani bunlara verici olan taraftayız. Organizasyona başlarken firmalara duruşunuz çok önem taşıyor. “Siz bizi niye topluyorsunuz, toplanacağız da ne olacak, siz burada ne kazanacaksınız?” diye sorduklarında, siz bunun cevabını veremezseniz kimseyi toplayamazsınız. “Benim için toplanın” derseniz olmaz. “Sizi toplayıp, sizi kullanacağız” derseniz hiç olmaz. Samimi olmanız gerekiyor. Bu nedenle firmalarımız bu konuda bize güven gösteriyor. Biz de onlara her geçen gün bir şeyler katmanın heyecanını yaşıyoruz.

Kümelenme çalışmalarıyla ilgili nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Her bir kümenin ayrı bir hikayesi var. Mesela Savunma ve Havacılık; şu anda Savunma Bakanlığı Müsteşarlığının gözde bir organizasyonu oldu. Medikal kümemiz; şuan Sağlık Bakanlığı tarafından izlenen, takip edilen bir organizasyon oldu.

Sayın Başkan; yapmış olduğunuz çalışmalar Türkiye’deki diğer OSB’ler tarafından da yakinen takip ediliyor. Birçok OSB yöneticisi gibi bizler de sizin çalışmalarınızı takdir ediyoruz. Bu çalışmaları yaparken nereden beslendiniz, nereyi model aldınız?

Modeli bir yerden örneklediğimiz bir şey var, şöyle; Ben makine mühendisiyim. 1975 yılından 1978 yılına kadar Sanayi Bakanlığı’nda çalıştım. O dönemde sanayileşmenin heyecanını yaşadık. Sanayileşme, teknoloji, ülkenin kalkınması üzerinde kafa yoran grupla yola başladık. Bu bölgenin kuruluşundan gelen tasarım var, sanayi şehri olarak tasarlanmış bir yapı var. Biraz da ekibimizle hep birlikte işe gönül vermemizle, insanların sorunlarına çözüm bulunmasında hassasiyet göstermemiz ve bu problemlere nasıl çözüm üretiriz diye odaklanmamızdan bunları bulduk. Bunları uyguladıkça yaptığımız işlerin doğru olduğuna daha çok kanaat getiriyoruz. Şuanda yaptığımız uygulamalar Türkiye’de kamunun da yapmayı düşündüğü ve hedeflediği uygulamalar. Biz biraz daha önden girerek ilk izi oluşturuyoruz. Bunun da zorluklarını yaşıyoruz tabi ki. İlk iz oluşturmak çok zor...

OSTİM OSB’de uygulamaya koyduğunuz çalışmaları ve birikimlerinizi diğer OSB’lerle paylaşır mısınız?

Burada kimin işine yarayan ne varsa onu paylaşmasına son derece açığız. Hiçbir kıskançlığımız olmaz. Kimin işine yarayan ne varsa yurtdışı da dahil, özellikle İslam ülkeleri, Avrupa ülkeleri, Türk Cumhuriyetleri kimin işine yarayan ne varsa bilgilerimizi paylaşıyoruz. Bu OSTİM OSB’nin modelini, kendi ülkesinde yapmak isteyen ülkelerle değişik zamanlarda iş birliği yaptık, paylaşımlar yaptık, protokoller yaptık, halen üzerinde çalıştığımız projeler var. Onlara “Buradan başlayın şöyle yapın” diye öneriyoruz. İslam konferansı örgütüne de gittik anlattık bunu yapabilirsiniz, yapmalısınız diye. D8 ülkelerine anlattık, İslam Kalkınma Bankası’na anlattık…

OSTİM OSB’de uygulamış olduğunuz çalışmalar, sürdürdüğünüz projeler büyük firmaların faaliyet gösterdiği OSB’lerde de uygulanabilir mi?

Her çalışma, her OSB’de uygulanmaz ancak çalışmaların çoğu uygulanabilir. Mesela kümelenme ile ilgili yanlış bir kanaat var. Her OSB’yi bir küme kabul edemeyiz. Türkiye’de birçok çalışma var, bilgi paylaşımı yapıyoruz. Çankaya Üniversitemizin rektörümüzün başkanlık yaptığı bir platform oluşturduk; Anadolu Kümeler İşbirliği Platformu. Yapılan çalışmaları paylaşma imkanı olsun diye onlarla da belirli bir sürede bir araya geliyoruz. Kimin nasıl neyi yaptığını paylaşarak her kez o tecrübeyi yaşamasın, yanlış işler yapmasın diye böylede bir platformlar oluşturup paylaşıyoruz.

OSTİM OSB’de sanayi anlamında bir dönüşüm düşünüyor musunuz?

Düşünüyoruz. Bizim geçmişten gelen imarla ilgili sıkıntılarımız maalesef devam ediyor. Bunun için Sanayi Bakanlığı’na defalarca sunum yaptık bu konudaki sorunlarımızı aktardık ve yeniden özellikle bu depremden sonra bizim depreme karşı dayanımımız sıfır noktada. Yani şuanda OSTİM olarak en zayıf noktamız depreme karşı direncimiz. Çünkü bu binaların yapıldığı 1970’li yıllar 80’li yıllar da Ankara 4’üncü dereceden deprem bölgesi olarak gözüküyor. Deprem olmayacak yerler arasında gözüküyor. Buna göre yapılmış şeyler konstrüksiyonlar var. Onların da birçoğu bozulmuş durumda. Yani şuanda bizim yapılarımızı taşıyacak durumları yok. Hele şuanda konuşulan deprem yönetmeliği ile hiç alakası yok. Dolayısı ile zaten bu deprem bir şekilde bizi bir yapılaşmaya zorlayacak. Bakanlığa yeni bir tasarı götürmeyi hedefliyoruz.

Son Güncelleme: 23.05.2012 16:14
Anahtar Kelimeler:
Ostim OSB
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.