banner110

OSB’lerimiz yerli otomobile hazır

Gebze Plastikçiler OSB Başkanı Osman Erkan, OSB’lerin yerli otomobil için gerekli yatırım taleplerini karşılayabilecek altyapıya ve donanıma hazır olduklarını söyledi.

OSB’lerimiz yerli otomobile hazır

Gebze Plastikçiler OSB Başkanı Osman Erkan, OSB’lerin yerli otomobil için gerekli yatırım taleplerini karşılayabilecek altyapıya ve donanıma hazır olduklarını söyledi.

26 Ekim 2011 Çarşamba 14:08
OSB’lerimiz yerli otomobile hazır


Gebze Plastikçiler OSB Başkanı Osman Erkan, Türkiye’nin yerli otomobil üretebilecek donanıma ve birikime sahip olduğunu söyledi. Erkan, yerli otomobilden ziyade Türk sanayicisinin ürettiği malları limanlara, havaalanlarına taşımak için ulaşım arterlerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. 
Yerli otomobil konusunda Türkiye’nin ince eleyip sık dokuması gerektiğini ifade eden Erkan, “Yerli otomobil konusunun bizi ezikleştirdiğini düşünüyorum. Aslında biz ezik değiliz. İstersek uçak bile yaparız” şeklinde konuşuyor.

Erkan, Türkiye’nin 264 OSB ile yerli otomobil için gerekli yatırım taleplerini karşılayabilecek altyapıya sahip olduğunu da kaydederek, “OSB’lerimizin altyapısı yerli otomobil için yeterli. OSB’lerimiz her türlü yatırım talebine cevap verebilecek yeterlilikte” diye konuştu.

Türkiye yerli otomobili üretmek için harekete geçti. İş dünyasından yerli otomobil üretimi ile ilgili olumlu mesajlar geliyor. Sizin yerli otomobil konusundaki düşünceleriniz ne?

Olmasına olur fakat, Ar-Ge çalışmaları çok masraflı. İlk başta tedirginlik olur ve bu konuyu tamamı ile yatırıma dönüştürmek biraz zaman alır. Yaptık diyebilmek için, bu işin mantığını da hesaba katmak lazım.
Türkiye kendi otomobilini takibi üretebilecek durumda. Avrupalı otomobillere şeklini veren tasarımcıların başında Türk mühendisler var. Yanı Türkiye için tasarım yapmak mesele değil. Bu zamanda teknik eğitim görmüş mühendislerde böyle şeyler bir sorun teşkil etmez. Ama yapacağımız yatırım bizi yıkmasın, uzun zaman bunu topluma kabul ettirmek, toplumu buna alıştırmak çok zordur.

 “Otomotiv sanayi olarak yerli otomotivi üretecek niteliği, yeteneğe sahibiz ancak ekonomik anlamda teşvik gerekiyor” şeklinde görüşler var. Bu görüşlere katılır mısınız?

Tabi ki. Devlet desteği şart. Fakat devlet o desteği başka yere yapsa, sosyal kurumlara, hava alanına, yola, limanlara v.s. yapsa çok daha faydalı. Açıkça söylemek gerekirse önce limanları yapmamız lazım. Biz otomobil yapıp ihraç edeceğimize, limanları geliştirip ticareti, bir an önce Türkiye’de yapılmış malların ihracatta kolaylıkla çıkmasını sağladığımızda, otomobilden kazanacağımız paranın çok daha fazlasını kazanırız.

Ama “Yerli otomobil yapılmasını istemiyorum” da demiyorsunuz?

Tabi ki yerli otomobili bende herkes gibi istiyorum. Ayrıca yerli otomobili yaparız yapmasına da, halkın yerli otomobile itimat edip; bugün nasıl gözü kapalı gidip Avrupa mallarına yatırım yapıyorsa, bizim yapacağımız otomobile de itimat etmesi gerekiyor. Anadol’dan örnek vermek istiyorum. Günün şartlarına göre maliyeti yüksek olmasına rağmen alıcısı çoktu. Yapacağımız yerli otomobilin de alıcısı çok olmalı. Benim üzerinde durmak istediğim konu bu.
Bu arada yerli otomobilden ziyade bizim en büyük hedefimiz, üretim yapan fabrikaların mallarını, limanlara, hava alanlarına ulaştırmak olmalı. Bu nedenle kara yollarının bir an önce en iyi şekilde yapmak, köprülerimizi yapmak lazım, gerisi zaten geliyor.  Ayrıca yerli otomobil konusunda ince eleyip sık düşünmek lazım. Bu konunun bizi ezikleştirdiğiniz düşünüyorum. Biz ezik değiliz, istesek bugün uçak bile yaparız.
Şunu da açık bir şekilde ifade etmek istiyorum; Sanayici kendisinin ne yapabileceğini iyi biliyor. Ben bir sanayici olarak yerli otomobil yaparım diyorum. 4 dönüm arazide kurulan bir fabrika otomobil yapar. Bu otomobili yapar dediğimiz de şanzıman, pompa, motor, karbüratör hepsi biran anda olacak değil ya. Zaten yapan firmalar var. Dünyada pompa yapan bir firma dururken ve kaliteliyken, benim yeniden bir pompa icat edipte yatırımını yapmam hamamda su dövmekten başka bir şey değil. Bir motorun firmasıyla anlaşırsın o motoru kullanırsın.

Yerli otomobil yapımına karar verilirse ekstradan yeni yatırımlar ortaya çıkacak, mevcut OSB’lerimiz bu yatırımları karşılayabilecek nitelikte mi?

Bence şunu yapmamız lazım. Bir otomobil yapıp da millet olarak kişiliğimizi kazanacağımız düşüncesindeysek, çok alternatifli bir şirket kurulur, tek bir model üretilir ve dört dörtlük tasarım yapılır. Herkes ona pay sahibi olur. O firma geliştirilir ve o zaman yaptığımız yatırımı Türk toplumuna kabul ettirdiğimiz andan sonra düşünmek lazım diğer yatırımları. O zaman kimseye zorluk olmaz ve en azından bir kazancımız olur, bir otomobilimiz bir markamız olur.
Sizin yönelttiğiniz soruya gelince; OSB’lerimizin altyapısı yerli otomobil için yeterli. OSB’lerimiz yerli otomobilden kaynaklı doğacak yatırım taleplerini karşılayacak altyapıya sahip.

Talebe göre mi şekillenmek lazım?

Tabi talebe göre şekillenmek lazım. Sonradan herkes biz otomobil yapacağız diğer bu işe kalkışmayacak. Bir tane seçilecek halkın görüşü öğrenilecek sonrası zaten kolay. Şehir hatları vapurları gibi, önce projeler çizildi, halkın beğenisine sunuldu buda onun gibi. Aynı düzenle çalışılırsa daha güzel bir sonuç alınması olağan.
Çeşitlere göre de değerlendirmek önemli. Mesel büyük aileler için mi yoksa çekirdek aileler için mi olacak, taşıma aracımı olacak… Bunların belirlenmesi halkın görüşü öğrenilmeden yapılmamalı. Bir tane yaparsın ben bunu yaptım demek için, sonrasında görüşler belli olduğu için daha kapsamlı bir yatırıma kalkışırsın.

Devlet sanayiciye arsa kiralasın

Bedelsiz arsa uygulamasına yoğun ilgi geldi. Bakanlığın yaptığı çalışma neticesinde yıllardır atıl olan OSB’ler hareketlendi. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Doğu Anadolu bölgesinde veya kalkınması geri kalmış bölgelerimizde bu teşvikler oluyor. Burada arsalar bedava diye sanayici hemen fabrika kurmaz. Alt yapısı, pazara yakınlığı, malzeme tedariki, eleman mevzuatı ve beyaz yakalıları sosyal yaşantısını kabul edebileceği bölgelerde bulunmasına dikkat edilmesi gereklidir. İnsan faktörü de çok önemlidir.
Yeni gelişmeler oluyor. Şehirler modernleşme yolunda hızla ilerliyor. Bunun yanı sıra iş için memleketini ailesini bırakıp şehir şehir gezmek zorunda kalan vatandaşlarımız oluyor. O nedenle bu bölgelerin bu konuda yapılandırılmasının yararlı olacağına inanıyorum. Fakat o işveren cebinde sadece arsa parasıyla gelip de fabrikası, üretimi için kredi çekip bir yerlere gelmeyi planlıyorsa hiç uğraşılmasın. Bunun sistemi başka olmalı.
Arsayı devlet kamulaştırsın, sanayiciye tahsis edip kira alsın. Ani bir nevi leasing sistemi uygulasın. Kirasıyla beraber, devlet kaç paralık kamulaştırma yapmışsa, 20-30 yıl sonra fabrikanın mülkiyetini de devretsin. Çünkü krediyle olacak bir iş değil. Krediyle başlandığı zaman, parayla yeni yatırımlar yapmak yerine toprağa ve binaya yatırıyorsun parayı.

 

Pahalı da olsa yerli malını kullanmalıyız

Gebze Plastikçiler OSB Başkanı Osman Erkan, Başbakan Erdoğan’ın yerli malı kullanımı ile ilgili genelgesini değerlendirdi. Başbakan Erdoğan’ın açıklamalarına destek veren Erkan, Erdoğan ile aynı fikirde olduğunu ifade ederek, “Yerli malı varsa ve kaliteliyse mutlaka yerli malını tercih etmeliyiz. Çocukluğumuzdan beri bize söyledikleri gibi “Yerli malı yurdun malı herkes onu kullanmalı.” O zamanlar belki bize şiir gibi geliyordu lakin gerçeklerin açıklandığı bir şey” dedi. Erkan şöyle devam etti;
“Kullanabileceğimiz kaliteli yerli malı olduktan sonra yabancı malları kullanmanın bir anlamı yok. Sanayi dalları üretimleriyle kendilerini ispat ettiler. Ama yabancı ülkeler ile çalışan firmalar kurallara ayak uydurmak zorunda kalıyorlar. Yoksa çoğu tek tip malzeme üretenler, mesela itfaiye araçları üretenler, beton santrali üretenler, beton mikserleri üretenler ve tırların dorsesi hariç üretimlerinde hep yerli malı kullanıyorlar. Kamyon motoru üretmediğimiz için dışarıdan almak zorunda kalınıyor.”
Yerli malı kullanımı ile işsizliğin azalacağını, üretimin artacağını ve Türkiye’nin yeni yatırımlara kavuşacağını söyleyen Erkan, “ Alıp satmak kimseye bir şey kazandırmak. Yerlinin üretimini satıp para kazanacaksın. Fakat o yerli olmadığında dışarıdan getirmek zorunlu hale geliyor. Esasında Biz kaliteli mal yapmaya, yerli malını kalkındırıp yerli malına sahip çıkmak için, pahalı da olsa onu kullanmak zorundayız. Yoksa teknolojide bir eksikliğimiz yok” dedi.  Erkan şöyle devam etti;
“İş gücünde bir eksikliğimiz yok. Mesela; yeni mezunların okuldaki yetiştirilme ve ya yetişme tarzlarından hiç kimse memnun değil. Yetişiyor ama sadece diploma alıyor ve ben teknik liseyi bitirdim diyor. Bakıyorsun, elinde hiçbir şey yok. Yapabileceği üretime katkı sağlayabileceği yeteneği geliştirilmeden, doğrudan doğruya ders kitabını ezberleyerek mezun oluyor. Kabiliyetini geliştirecek bir çalışma düzeni olması lazım. Mesela 8 saat okuyorduk biz, bunun 2-3 saatini atölyede geçiriyorduk 1 saat eğitimde. Biz mezun olduğumuzda kullanmadığımız makine yoktu.”

Son Güncelleme: 15.08.2015 10:13
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.