banner93

‘Organize TGB’ler kurulmalı’

ASO 1. OSB Başkanı Ahmet Kaya, Türkiye’nin 2023 yılı hedeflerine ulaşması için yüksek teknolojili üretimin artması gerektiğini vurguladı. Kaya hedefe ulaşmada yapılaşmanın da önemine işaret edip, “Organize teknoparklar açılmalı ve bu teknoparklar OSB’lerde faaliyete başlamalıdır. Adı da organize teknopark olmalıdır” dedi.

‘Organize TGB’ler kurulmalı’

ASO 1. OSB Başkanı Ahmet Kaya, Türkiye’nin 2023 yılı hedeflerine ulaşması için yüksek teknolojili üretimin artması gerektiğini vurguladı. Kaya hedefe ulaşmada yapılaşmanın da önemine işaret edip, “Organize teknoparklar açılmalı ve bu teknoparklar OSB’lerde faaliyete başlamalıdır. Adı da organize teknopark olmalıdır” dedi.

01 Ekim 2013 Salı 10:22
‘Organize TGB’ler kurulmalı’


   ASO 1. OSB  Başkanı Ahmet Kaya, “Türkiye de teknoparklar üniversitelerin içinde yer alan teknoloji  ve Ar-Ge  ofisleri olarak faaliyet göstermekteler, bize göre bu yanlış bir uygulamadır” dedi. TGB’lerin isimlerinin ve faaliyet merkezlerinin değişmesi gerektiğini belirten Kaya, “Organize teknoparklar açılmalı ve bu teknoparklar OSB’lerde faaliyete başlamalıdır” diyerek teknoparkların isimlerinin artık organize teknoparklar olarak değişmesi gerektiğini söyledi.  ASO 1. OSB’de teknik bir koleje sahip olduklarını ve bu kolejin sanayideki eğitime katkı sağladığını belirten Kaya kolejde son teknoloji ile donatılan sınıfların ve modern atölyelerin olduğunu belirtti. Kaya öğrencilerin her yıl yurt dışına eğitime gönderildiğini, uygulama projeleri ve Ar-Ge çalışmaları için de OSB’deki fabrikaların öğrencilere uygulama olanakları sağladıklarını söyledi.  Kolejde yeni binanın teknik bir aksaklıktan ötürü kısa bir süre geciktiğini belirten Kaya kolejin açılışına bütün OSB yetkililerini ve bürokratları davet etti.  Ahmet Kaya, Sanayi Gazetesi’nin sorularını yanıtladı:

-   Türkiye’nin 2023 yılı hedeflerine ulaşması temelinde sanayinin ne tür bir gelişme ve biçimlenmesi gerektiğini savunuyorsunuz. Türkiye’nin ihracatta ve sanayi üretimi ölçeğinde baktığımızda yapılması ve uygulanması gerekenler nelerdir? Sanayiciye sağlanması gereken destekler neler olmalıdır?

 Hükümetimiz 2023 yılında 500 milyar dolar ihracat ve aynı zamanda 25 milyar dolar gayri milli hasılaya ulaşabileceğimizi hedefledi. Hükümetin son 10 yıllık performansına baktığımızda bunun gerçekleştirilebilir olduğunu görüyoruz. 500 milyar dolarlık ihracattan bölgemizin alacağı paya gelirsek;  şu anda bölgemizin ihracata yıllık 5 milyar dolarlık katkısı var. Bu rakam 500 milyar dolarlık hedefin yüzde birine karşılık geliyor.  Türkiye’nin 2023 yılı hedefleri doğrultusunda bizim ihracat rakamımızı dörde katlamamız gerekiyor. Bu da 5 milyar dolardan 20 milyar dolara yükselmek demektir, bu rakama ulaşabileceğimizi düşünüyoruz.

Bölgemizin gelişmesine baktığımızda 1990’dan bugüne kadarki süreçte 50 fabrikayla başlayan bölgemiz bugün 245 fabrikaya ulaşmıştır. Tabi bu gelişim sürecini büyütmek ve iki senelik süreçte 330 fabrikaya çıkarmayı hedefliyoruz. Yıllardır sanayinin, müteşebbislerin önünde bir kısım engeller vardı. Özellikle bürokratik engeller ile birlikte sigorta primlerinin, vergi oranlarının yüksekliği gibi sorunlar yaşandı. Yine son 5 yıla baktığımızda bürokratik engellerin oldukça azaldığını görüyoruz. Sosyal güvenlik primlerindeki bir kısım indirim ve teşviklerde sanayiciye destek oldu. Hükümet son yıllarda sanayinin önündeki engelleri kaldırmaya yönelik çalışmalarda bulundu. Tabi ki bu bir başlangıç. Mevcut engellerin de zaman içinde kaldırılacağına inanıyoruz.

Türkiye’de yeni başlayan süreçle birlikte ülkemizin Doğu bölgesinde yatırımların hız kazanması ülkemizin söz konusu hedeflere ulaşmasında ne derece etkili olacaktır. Sanayinin ülkemizin her bölgesine yayılması istihdamın yanı sıra üretim ve istihdama ne tür katkı sağlayacaktır?

Biz sanayiciler olarak kısa bir süre önce doğu bölgelerimizi dolaştık. Söylenenler ile yetinmeyip bizzat yerinde oraları görelim istedik. Gördüğümüz şudur ki, doğudaki halk yaşanan terör konusundan artık bıkmış, bıçak kemiğe dayanmış durumda. Biz bölgede rahatlıkla gezdik ve halkta da artık bir rahatlık olduğunu, bir bayram havasını gördük. Tabi halkın bu denli huzurlu ve rahat olması bölge ekonomisini de olumlu etkilemiş, piyasalar canlıydı. Biz bu çözüm sürecinin devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çözüm sürecinden geri dönülmesi telafisi güç durumlar yaratabilir. Halkın moral motivasyonunun düzgün olması insanları yatırıma yönlendiriyor. Bölgede inşaat alanında da büyük gelişmeler olduğunu tespit ettik. İnşaat sektörünün canlı olması demek bizim tespitlerimize göre 200’e yakın sektörde canlılığın artması, ekonominin canlanması demektir. Ekonominin canlanması da tabi halka ve bölgeye büyük moral olacaktır. Şanlıurfa’da görüştüğümüz yetkililer OSB’de fabrika yapmak, arazi almak için insanların sıraya girdiğini belirtiyorlar. Bu da tabi çözüm sürecinin oradaki etkisini gösteriyor.


Yeni TGB ve SB’ler kurulmasında kurulacak bölgeye yönelik olarak hangi kıstaslar sağlanmalıdır?

Türkiye’de özellikle son 5 yıldır Avrupa Birliği uyum çalışmaları ve mevzuatı gereği SB’lerin önü kesildi.  Türkiye’deki SB’lere baktığımızda  bu mevzuat hazırlıklarından önce faaliyete geçmiş  bölgelerdir. Şu anda yeni SB’nin bir avantajı yok. Eski yani üretim ruhsatı verilmiş bölgelerin ise ithalat gibi herhangi bir sıkıntıları yok.

TGB’lere gelince; Türkiye’de TGB’ler üniversite içinde yer alan bir ofis gibi anlaşılıyor, ben bunun yanlış olduğunu düşünüyorum. TGB’ler OSB’lerin içinde yer almalı hatta isimleri organize teknopark olarak değiştirilmelidir. Bu yeni bir fikir. TGB’lerdeki firmaların da OSB’lerdeki firmalar gibi üretim yapabilmesi gerekir ki teknolojiyi yerinde geliştirebilelim. İcat edilen teknolojiyi, sanayi ürününe çevirebilelim. Mevcut durumda TGB’lerde buluş yapılıyor, icat ediliyor ancak sanayi ayağı olmadığı için yapılan çalışmalar dosyalarda kalıyor. Bu yapıyı kırmak için TGB’lerin mutlaka OSB içinde olması gerekmektedir.

                                                                                                                                                                                      - Ülkemizde OSB’ler kamu kurum ve kuruluşlarının ötesinde yetkilere sahip olmasına karşın kamusal niteliğe sahip değiller. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz. OSB’lere kamu kurumu niteliğinde mesleki kuruluş statüsü tanınmalı mı, tanınmamalı mı? Niçin?


OSB’ler şu anda kamu kurumu mudur özel bir kuruluş mudur, belli değil.  Mevzuat olarak bizim kamulaştırmaya yetkimiz var ancak OSB’mizi geliştirmek istiyoruz, uğraşıyoruz, bir noktaya gelindiğinde ise duvara tosluyoruz. Yani bize bu yetki ya tamamen verilmeli veya verilmemelidir. Ancak verilmesi durumunda bu işi devletin diğer kurumlarından daha iyi yapabileceğimize inanıyorum çünkü biz hadiseye işadamı mantığıyla bakıyoruz. OSB’leri  çok daha çabuk geliştirebiliriz. OSB’ler olarak kamusal nitelik statüsünü almalıyız.


Türkiye’de yeni nesil OSB tartışmaları sıklıkla yapılıyor. Sizce yeni nesil OSB’ler ne şekilde yapılanmalı?


Dünyaya baktığımızda teknoloji ağırlıklı ülkelerin daha çabuk kalkındığını, milli gelirlerinin daha çabuk arttığını görüyoruz. Eğer bizde 2023 yılında dünyanın ilk on ekonomisi içerisine gireceksek teknoloji ağırlıklı ürünlere yönelmemiz gerekir. Devlet yetkililerimiz her zaman söylüyor. Türkiye’nin yapmış olduğu ihracatın kilogram fiyatı 2 dolar, Japonya’nın ki 150 dolar. Japonya, Çin, Amerika, Almanya gibi ülkeler teknolojik ürünler ile ihracatlarını bu rakamlara getiriyorlar. Bizim de bunu desteklememiz için teknolojik ağırlıklı, içinde teknoparkların olduğu modern OSB’lere ihtiyacımız var. Türkiye’de yeni nesil OSB’lerin teknoloji ağırlıklı üretim yapan, içinde teknoparkları ve eğitim tesisleri olan, personeline eğitim desteği verecek kapasiteye sahip OSB’ler olması gerekmektedir.

 ASO 1. OSB, Başkent Ankara’ya yurt dışından gelen hemen hemen tüm heyetlerin uğrak yeri oluyor. Ziyaretçilerin tespitleri nezdinde ASO 1. OSB’nin öne çıkan en büyük özellikleri sizce nelerdir?

Türkiye’nin başkenti Ankara ise Ankara’nın en önemli sanayi bölgesi ASO 1. OSB’dir. Ekonomi Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve diğer ilgili bakanlıklar da bunun farkında olunca yurt dışından gelen heyetlerde bölgemizi ziyaret ediyorlar. Türkiye’nin sanayi politikaları, Türkiye’nin sanayiyle ilgili gelen misafirlerinin bilgi sahibi olması bakımından çok önemli. ASO 1. OSB; hizmet binaları, gelişmiş fabrikaları, çevreciliği ile örnek bir OSB’dir. Bu bakımdan yurt dışından gelen heyetleri bölgemizde ağırlamaktan memnun oluyoruz ve bunu kendimize bir görev olarak görüyoruz. Son bir yıl içinde bölgemize 54 heyet geldi ve bu heyetler bölgemizden oldukça memnun olduklarını ifade etti.

ASO 1. OSB’nin kısa, orta ve uzun vadede hayata geçirmeyi düşündüğü projeler nedir?

ASO 1. OSB  kısa dönemde teknik bir kolej açıyor. Aslında bu eğitim yılında  faaliyete girecek olan  teknik kolej binamız  teknik bir aksaklıktan dolayı kısa bir süre gecikti. Kolejimizin açılışında bütün OSB yetkililerini, bürokratları bölgemize davet ediyoruz. Gelsinler, bizim teknik kolejimizi gezsinler. Teknik kolejde eğitim görecek talebeler son derece teknolojik imkanlar ile çalışacaklar. Bütün sınıflarda akılı tahtalarımız var.  Bütün talebelerimizde bilgisayarlar var. Öğrencilerimiz her yıl yurt dışında yabancı dil eğitimine gidiyorlar. Fen bilimleri eğitimimiz çok başarılı. Bunun yanında teknolojik atölyelerimiz var. Modern atölyelerimizde talebelerimiz her yıl bir proje hazırlıyorlar ve okulda öğrenmiş oldukları bilgileri bölgemizdeki sanayicilerin fabrikalarında hayata geçiriyorlar. Bu bakımdan Türkiye’ye  örnek bir okul yaptığımıza inanıyoruz. Herkesi de böyle bir okul yapmaya davet ediyoruz. Kısa vadeli hedefimiz bu. Uzun vadeli hedefimizde ise, ‘Bölgemiz gelişiyor. Durmak yok, yatırıma devam’ diyoruz. Sanayiciye örnek olması bakımından ise bölgemiz yatırımlarına devam ediyor. Bölgemizin gelişme sahaları var. Önümüzdeki yıllarda bu gelişme sahalarıyla ilgili çalışmalarımız devam  edecek. Gelişme sahamızı sanayimize katıp büyümeye devam edeceğiz.

 OSBÜK yönetiminde de yer alıyorsunuz. OSBÜK’ü değerlendirir misiniz? Yönetimde ne tür katkılarınız olacak?

 OSBÜK yeni dönemde birlikten kuvvet doğar mantığıyla hareket ediliyor. Türkiye’deki tüm OSB’lerin tek bir etlen, tek bir sesten dertlerinin dinlenmesi, bunların geliştirilmesi, mevzuatla ilgili çalışmaların tek bir elden yapılması bakımından OSBÜK olmazsa olmaz bir kuruluştur. OSBÜK gerçekten çok önemli görevler yapıyor. Tabi önümüzdeki dönemde OSBÜK’ün görevi OSB’deki sanayiciyi daha rahatlatıcı, enerji maliyetlerinin düşürülmesine yönelik çalışmalarda bulunmaktır. Nakliye, vergi gibi çözülmesi gereken sorunlar var bu konuda bize çok iş düşüyor.

Gazetemiz aracılığıyla kamuoyuna söylemek istediğiniz düşünceleriniz nelerdir, bunları bizle paylaşır mısınız?

Ülkemize güveniyoruz ülkemizin gelişeceğine de inanıyoruz. Geçtiğimiz her bir yılı bir sonraki yılla değerlendirdiğimizde çeşitli kriz dönemleri dışında ülkemiz hep gelişmiş hep yükselmiştir. Bunun devam edeceğine inanıyoruz. Bütün halkımızın ve sanayicimiz buna inanmalı. Dışarıdaki güçlerin aramıza sokmak istediği nifaklara izin vermemeli, provokasyonlara müsaade etmemeliyiz. Çünkü bir işi yapmak zor yıkmak ise çok daha kolaydır. Provokasyon yapan eylem yapan kişilere baktığımız da bunların genç tecrübesiz kişiler olduğunu görüyoruz. Bunların ülkemizdeki yatırımların nasıl yapıldığını incelemelerini araştırmalarını ve değerlendirmelerini istiyoruz.

Son Güncelleme: 01.10.2013 10:26
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.