Islah OSB’ler sorun olur

Dr. Yavuz Cabbar, “Sanayinin yoğun olduğu bölgeleri OSB’ye dönüştürmek sanayicinin faydasını olacak ancak kurulacak Islah OSB’ler sürekli sorun oluşturacak” dedi.

Islah OSB’ler sorun olur

Dr. Yavuz Cabbar, “Sanayinin yoğun olduğu bölgeleri OSB’ye dönüştürmek sanayicinin faydasını olacak ancak kurulacak Islah OSB’ler sürekli sorun oluşturacak” dedi.

16 Nisan 2012 Pazartesi 10:25
Islah OSB’ler sorun olur

            Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda uzun yıllar OSB’lerden sorumlu müsteşar yardımcısı olarak görev yapan, OSB denince Türkiye akla ilk gelen isimler arasında yer alan Doç. Dr. Yavuz Cabbar, “Ekonomiye yön verenlerin gazetesi” Sanayi’ye konuştu.
OSB dünyasında “OSB doktoru” olarak bilinen Yavuz Cabbar, sanayigazetesi.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Şenol Aydın’ın sorularını yanıtladı. Dr. Cabbar, yürürlüğe girmesiyle birlikte tartışmaları da beraberinde getiren “Islah OSB” ile ilgili önemli tespit ve önerilerde bulundu.
Düşüncelerini açık bir dille Sanayi Gazetesi okurlarıyla paylaşan Dr. Yavuz Cabbar, sonradan OSB’ye dönüştürülen bölgelerin sürekli sorunlarla boğuştuğuna vurgu yaparak, “Bir yapıyı başka bir yapıya, herkesi memnun ederek dönüştürmek mümkün değil. Çatışmalar, sorunlar, sürtüşmeler imar planları da dahil olmak üzere çeşitli sorunlar çıkacaktır” diyor.


Sanayi kuruluşlarının yoğun olduğu bölgeleri ıslah OSB ilan etmek doğru bir model mi? Bu uygulama ile sizce çarpık sanayileşme ıslah edilebilecek mi?
Islah OSB, kavram itibari ile çok detaylı bir kanun değil. Ama ülke şartlarından yola çıktığımızda da bir ihtiyaç. Örnek verecek olursak Çerkezköy tarafında bir şekilde sanayi kümelenmesi olmuş ve OSB gibi birçok tesis yan yana kurulmuş durumda. Tabi elektrik, doğalgaz, hizmetlerin tek elden yürütülmesi, atık su arıtması, lojistik merkezi gibi OSB’lerin sağladığı imkanlardan yararlanamıyorlar. Ayrıca çok yaygın halde oldukları için kendi aralarında bir entegrasyon da sağlanamıyor. Oysa OSB’lerde bir firmanın ürettiğini bir diğeri hammadde olarak kullanıyor. Adeta birbirini tamamlayan ihtisas OSB’ler gibi çalışıyorlar.
OSB avantajlarına sahip olmayan işletmeler ayrıca belediyelerle ciddi problemler yaşıyorlar. Bu problemleri de tek başlarına halledemiyorlar. Ayrıca çeşitli etkenlerden dolayı da disiplinsiz bir şekilde büyüyorlar. Maalesef kaçak yapılaşma bu memleketin bir gerçeği. Eğer ıslah OSB ile niyet; OSB’lerdeki gibi planlı bir alan içinde kümelenmiş sanayi tesisleri oluşturmaksa ve oradaki imar durumunu düzgün bir şekilde yapabilmek ise Islah OSB çalışması doğru. Ama niyet kaçak yapıları kaçak halden kurtarmak ise iş yanlış ancak ben niyetin iyi olduğunu düşünüyorum. 

Peki, Islah OSB kurabilmek için istenen şartlar çok ağır. Bu şartlarda Islah OSB kurmak çok zor olsa gerek. Sizce de öyle değil mi?
İstanbul’da, Kocaeli’nde su havzalarına, tarım havzalarına kurulmuş yüzlerce sanayi tesisi var. Bunlar zamanında zirai depo alanı diye kurulmuş. İçme suyu havzalarına kurulmuş tesisler eğer o havzayı kirletecek ise onu ıslah OSB ilan etmenin anlamı yok. Su artık son derecede önemli hale geldi.  Su olmadan üretemeyiz. Suyu kirletecek su havzasında ıslah OSB yapmak doğru değil. Önce suyu korumamız lazım. Su havzalarını kirletecek nitelikte olan tesisleri de taşımak lazım. Ayrıca yeri gelmişken ifade etmek istiyorum. Su Kontrol Yönetmeliği’nde, su havzaları,birinci derece koruma mesafesi, uzun mesafeli koruma alanı gibi tanımlamalar var. Eğer o mesafeler de mantıklı değilse onları da değiştirmek lazım. Amaç sanayi kuruluşlarının suyu kirletmesini önlemek ise başka tedbirler de alınabilir. Ama ıslah OSB’den kasıt OSB’nin yararlarından bireysel firmaların OSB içerisinde bulunarak yararlanmasını sağlamaksa, düzensiz yapılanmayı önlemek ise doğrudur. 

Islah OSB Kanun ve Yönetmeliği’nin yetersiz olduğu şeklinde eleştiriler var. Bu eleştirilere katılır mısınız?
Yönetmelik hazırlanırken pek çok şeyi öngöremiyorsunuz. Ayrıca her bölgenin koşulları birbirinden farklı.  Mesela Meriç ve Ergene havzasında farklı farklı sıkıntılar var. Ortak sıkıntılar da var. Mesela her iki bölgede de nehirler kirlenmiş vaziyette. Oralardaki sanayi kuruluşları bir araya getirilerek ortak arıtma tesisin yapılması yada atık sularının toplanıp bertaraf edilmesi lazım. Islah OSB çalışmaları en azından oradaki nehirlerin kirliliğini önleyecektir diye düşünüyorum.

Islah OSB olabilmek için OSB kanunu çıkmadan önce yapılaşma şartı aranıyor. Amaç çarpık sanayiyi ıslah etmekse bu kritere gerek var mıydı?
O bölgeyi Islah OSB ilan ederek bir imtiyaz tanıyorsunuz. Bence OSB kanunu doğru bir sınırdır. Eğer böyle bir sınır konulmaz ise OSB Kanunu’nun amacı ortadan kalkmış olur. OSB kanununa düzenli sanayileşme ile ortak tesislerinden yararlanma gibi birçok amaç koymuşuz. O amaçlar ortadan kalkar. Yapısını bitiren 10 sanayici hadi bizi de OSB yapın demeye başlarlar. O zaman da ipin ucu kaçar. Onun için bir çizgi koymak gerekirdi. Bana göre OSB Kanunu çizgisi mantıklı ve doğru bir çizgidir.

Devlet, Islah OSB yasasını çıkararak çarpık sanayileşmeyi ıslah etmek istediğini gösterdi ancak Islah OSB’lerin kurulmasına öncülük etmeyi tercih etmiyor. Islah OSB ilan edilecek bölgeyi tespit edip çalışma başlatmak yerine sanayicilerden talep gelirse harekete geçiyor. Bu doğru bir mantık mı?
OSB’leri devlet kendisi kurmuyor. Bir müteşebbis heyet oluşuyor, talep olursa OSB kuruluyor. Talep olmazsa devlet ben şuraya OSB yaptım demiyor. Islah OSB de onunla uyuşuyor. Yani talebe bağlı. OSB’nin kendisinin kurulması talebe bağlı ise ıslah OSB’nin de talebe bağlı olması doğaldır. Devletin “ıslah edeyim” dediği kentsel dönüşüm projeleridir. Yani o biraz daha başka bir şey.

Peki, bu mantıkla ıslah OSB uygulamaları sizce başarılı bir sonuç verir mi? Yoksa sürekli sorunlarla boğuşan yapılar mu ortaya çıkar?
Geçmişe bakarsak geleceği de tahmin etmek zor değil. Geçmişte küçük sanayi sitelerinden OSB’lere dönüştürülmüş bölgeler var. O günden bu yana OSB’lerin sürekli sorunları çıkıyor. Çünkü kuruluşu OSB konseptine göre değil. Şimdi başka bir yapıyı başka bir yapıya çevirmeye çalışıyorsunuz ve herkesi de memnun ederek çevirmeye çalışıyorsunuz. Bu mümkün değil. Çatışmalar, sorunlar, sürtüşmeler imar planları da dahil olmak üzere çeşitli sorunlar çıkacaktır.

OSB yönetimlerin yapısı
kamu niteliğine getirilmeli

Anadolu’daki OSB’lerde yatırım yapmayanın arsası geri alınıyor ancak aynı yaptırım arsa fiyatlarının yüksek olduğu OSB’lerde, 15 yıl önce arsa alıp henüz üzerine yatırım yapmayanlara yönelik uygulanmıyor. Bu çelişkiyi sizce nasıl izah etmek lazım?Önce şunu izah etmek lazım; OSB kurmanın amacı yatırımcıları o bölgelere çekmek. Yani niyet arsa üretmek değil. Arsa spekülatörü ortaya çıkarmak değil. OSB’den kar amaçlı arsa alınmaz. Arsaya yatırım yapmak isteyenler  OSB’leri değil başka alanları tercih etmeli. Bu amaçla arsaların geri alınmasına yönelik uygulama doğru. Önce bedelsiz tahsis edilen arsaların geri alınmasıyla süreç işlemeye başladı. Süreç diğer OSB’lere uzanarak devam edecektir. Bakanlığın gayesi boş duran arsaları yatırımcılara tahsis etmek. Bana göre de bu doğru bir uygulamadır. Devam ettirilmesi lazım. Süreler belki gözden geçirilip kategorik hale getirilebilir. Tesis vardır 2 senede kurulur ancak her tesis 2 senede kurulmayabilir.

Yatırım yapmayanın arsa geri almakla ilgili sorumluluğu yönetime vermek doğru bir tercih mi sizce de?
Neticede parasını geri ödeyecek. Tabi OSB yönetimlerinin yapısı kamu gücü kullanıyor ise kamu niteliğine getirilmelidir bence. OSB yönetimleri, valinin hak ve hükümlülüklerine sahip olsa o işi kolaylıkla yapabilir. İşte onun için OSB yönetiminin statüsünü çok iyi tanımlamak lazım.

Kamulaştırma başlı başına sorun

OSB’ler kamulaştırma sürecinde çok ciddi sıkıntılar yaşıyor. Yıllar süren kamulaştırmalar nedeniyle OSB yönetimleri ve yatırımcıları mağdur oluyor. Bunla ilgili bir düzenleme yapılması gerekmiyor mu?
Bu sadece OSB’lerin sorunu değil. Kamu yatırımlarında da aynı problemler yaşanıyor. Kamulaştırma mevzuatından kaynaklı bir sorun. Bizde kamulaştırma süreçleri çok uzun. Ancak bu doğal bir sonuç. Şahsın arazisini devlet zoru ile satın alıyorsunuz. Belki satmayacak kendisi bir şey yapacak. Orada müdahale var. Bu zaten zor bir iş. Kamulaştırma usullerimizden kaynaklanan bir şey. Yurtdışında zorla malını alıp kamulaştırma var mıdır yok mudur bilmiyorum. Bildiğim bir alan değil ama kamulaştırma başlı başına bir sorun.



Son Güncelleme: 15.08.2015 10:10
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet köroğlu 2012-04-16 13:01:44

körler sagırlar birbirini agırlar