banner110

Devlet yatırıma öncülük etmeli

Asım Kibar OSB Başkanı Ali Kibar, sanayicinin yatırım yapmadığı bölgelerde devletin devreye girmesi gerektiğini ifade ederek “Sanayicinin yatırıma el atmadığı bölgelerde devletin yatırımı ve istihdamı özendirmek için öncülük yapması lazım” dedi.

Devlet yatırıma öncülük etmeli

Asım Kibar OSB Başkanı Ali Kibar, sanayicinin yatırım yapmadığı bölgelerde devletin devreye girmesi gerektiğini ifade ederek “Sanayicinin yatırıma el atmadığı bölgelerde devletin yatırımı ve istihdamı özendirmek için öncülük yapması lazım” dedi.

30 Aralık 2011 Cuma 10:30
Devlet yatırıma öncülük etmeli


Türkiye sanayisinin çınarları arasında yer alan Hyundai Assan Otomotiv Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar Sanayi Gazetesi’ Genel Yayın Yönetmeni Şenol Aydın’ın sorularını yanıtladı. Aynı zamanda Asım Kibar OSB’nin de başkanlık görevini yürüten Ali Kibar, sanayinin ve sanayicinin bilinçli hareket ettiğini denetleyen kontrol mekanizmalarının kurulması gerektiğini söyledi. 
“OSB dışı alanlar sanayi imarına kapatılmalı mı?” şeklindeki soruyu “İşin nerede yapılmasından çok yapılırken sağlıklı yapılması ve bu süreçlerin kontrol edilmesinin daha çok ön planda olması gerekli” şeklinde cevaplayan Ali Kibar, hükümetin bedelsiz arsa tahsisi uygulamasına da destek verdi.
 “Bu uygulama yalnız ülkemizde düşünülen bir şey değil. Eğer siz sanayiciyi özendirmek amacıyla sadece araziyi verip altyapıyı oluşturmazsanız olmaz. Hiçbir yatırım fizibıl çıkmaz, istihdamı da geliştiremeyiz. Ayrıca bu arazi tahsislerinin gerçek yatırımcıya yapılması da çok önemli” diyen Ali Kibar’ın, Sanayi Gazetesi’nin sorularına verdiği cevaplar şöyle;
 
Asım Kibar OSB ile ilgili bilgi alabilir miyiz?
 
Bildiğiniz gibi 1977 yılı sonlarında Hyundaı Assan ve Assan Hanil fabrikalarını devreye aldık. 2001 yılı başında ise bu firmalarında içinde bulunduğu alanın OSB yapılması çalışmalarına başladık. Asım Kibar O.S.B 2004 yılı ortasında tescil edilerek tüzel kişilik kazandı. OSB kurucuları, Sanayiciler Derneği ve İl Özel İdaresidir.
 
Hyundai’nin tedarikçilerine ya da ona yan sanayici olacak işletmelere mi öncelik veriyorsunuz yoksa dışarıdan gelecek yatırım taleplerini de değerlendiriyor musunuz? Yani yatırım modülünüz diğer OSB’lere göre biraz farklı mı?
 
Modülümüz biraz farklı olabilir. Öncelikle Hyundai’nin yan sanayisi olarak planlanan bazı büyük yatırımlar var. Bu yatırımlara öncelikli olarak yer açmaya sıcak bakıyoruz. Bunun dışında yakın bir zaman önce temel atma törenini gerçekleştirdiğimiz ve Kibar grubununda ortak olarak yer aldığı Posco Assan firmasıda alanımız içinde bulunmaktadır. OSB alanı içerisinde yalnızca Hyundai veya Kibar grubuna ait firmalara bağlı çalışan yapılara yer vermek gibi bir düşüncemiz bulunmamaktadır. Ancak olmazsa olmazımız, bu alan içerisinde yatırım yapacak bütün firmaların Çevre ve Şehircilik Bakanlığının belirlemiş olduğu Çevresel Etki kriterlerine uygun çalışma ve üretim yapma koşuludur.


Şuan Asım Kibar OSB de istihdam oranı nedir? Ve yüzde 100 doluluk oranına ulaştığınız zaman hedeflediğiniz istihdam oranı belli mi? 
 
Şu anda Hyundai Assan firmasında 1677, Assan Hanil firmasında ise 530 kişi çalışmaktadır. Posco Assan ve diğer firmalarında devreye girmesi ile alanımızdaki istihdamın sayısını 10.000 çalışan olarak öngörebiliriz. Ancak bu sayı yapılacak yatırımların teknolojik durumuna göre değişiklik gösterebilir.
 
OSB dışı alanların sanayi imarı alanına kapatılmasının doğru olduğunu düşünüyor musunuz?
 
OSB Bölgeleri kanunu çıkartılırken asıl ve bence en önemli amaç, ülkemizde dağınık ve kontrolsüz olan sanayileşmenin OSB ler aracılığıyla disipline edilmiş alanlar içerisinde ve belli kurallar çerçevesinde geliştirilmesidir.
OSB dışı alanların sanayi alanları olarak değerlendirilmesi belki bölgesel  zorunluluklar nedeniyle mümkün olabilir. Küresel rekabetin söz konusu olduğu ekonominin içerisinde maliyetler çok büyük önem taşımaktadır. Taşıma maliyetleride bunun içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu unsurları minimize etmek açısındanOSB dışı alanlar kullanılabilir. Ancak esas olarak doğru yer seçiminin yapıldığı OSB alanlarının kullanılması daha uygundur diye düşünüyorum.

OSB alanları dışındada sanayi tesisleri yapılabilir diyorsunuz. Peki çarpık sanayinin önüne nasıl geçeceğiz?
 

Yatırım yapacak kişinin, sanayinin ve sanayicinin bilinçli hareket ettiğini denetleyen sağlıklı kontrol mekanizmalarının kurulması lazım. Burada işin nerede yapılmasından çok, yapılırken sağlıklı yapılması ve bunun süreçlerinin kontrol edilmesi bence daha ön planda olmalıdır. Sanayi tesisini bugün şehir merkezinin içinde de yapanlar var… Kore’de var Japonya’da var. Şehrin hemen içinde sanayi tesisi var ama baca atıklarını, filtrasyonlarını çevre ile ilgili hassasiyetlerini ona göre değerlendirmişler.
 
Çarpık sanayileşmeye paralel bir soru daha sormak istiyorum. Sanayi kuruluşlarının yoğun olduğu bölgeleri Islah OSB ilan edebilmek için yasal düzenleme yapıldı. Sizce doğru bir fikir mi?
 
Ülkemizde sanayinin yerleştiği yerler arazinin ucuz olduğu ve yerleşimin olmadığı yerlerdir. Ancak Sanayi gittikten sonra zaman içinde etrafta yapılaşmalar başlıyor ve sanayi yerleşimlerin içinde kalıyor. Böyle olunca da çevresel sorunlar gündeme geliyor. İşte OSB ler oluşturulurken yapılan “Yer Seçimi” çalışması bu nedenle büyük önem taşıyor. Kentsel yerleşimin içerisinde kalan sanayi tesisleri için düşünülen Islah OSB çalışmalarıda bu alanlardan insanların yerleşiminin veya sanayi yerleşiminin taşınamayacağı durumlarda sanayinin belirli bir disiplin içine alınması anlamında doğru bir yaklaşımdır diyorum.

“TOKİ ev yapar gibi OSB ve sanayi tesisleri inşa etsin” isteniyor. Sizce mantıklı ve doğru bir talep mi?
 
Ayrı bir modeldir. Neden olmasın? Altyapısıyla beraber prototip örnekler yaparak uzun vadeli kiralama sistemiyle sanayiciye kazandırmak sanayileşmeyi hızlandırır. Çünkü adam araziye para yatırmayacak, altyapıya para vermeyecek, sadece makinesine yatırım yapacak. Sanayicinin de amacı zaten hızlı bir şekilde üretime geçip değer ve istihdam yaratmak, kendi işini oturtmak. Bu açıdan baktığınızda bu tip örnekler birçok ülkede var bizde de olmasında fayda olur. Belki böyle bir sistem o yörelerin gerektirdiği deprem ve doğal afetlerle ilgili gereksinimleri de daha sağlıklı kontrol etmeyi sağlar.
 
Türkiye’de yıllardır yatırımcı alamayan OSB’ler var. Sizce bu sorun nasıl çözülmeli, yatırım alamayan OSB’lerin tüzel kişiliğine son verilmeli mi?
 
Tüzel kişiliğine son verilmesi arazileri farklı alanlarda değerlendirme fırsatı yaratabilir. Belki bu gelişmiş bölgeler için arazi sahiplerine artı bir şanstır. Ancak ne amaçla verildiyse o amaçla kullandırmaya özendirilmesi daha doğru diye düşünüyorum. 
 
Türkiye’nin belirlemiş olduğu 2023 hedefleriyle alakalı düşünleriniz nedir?
 
Türkiye’nin mevcut ihracat rakamları, sürekli ve sürdürülebilir tutulduğu taktirde yüzde 5’lik bir artış gerçekçi bir rakamdır. Türkiye bu rakamın üzerine de çıkabilir. Burada şuna dikkat edilmesi icap ediyor. Madem tekrar yapılanma sürecindeyiz daha önceki israf ettiğimiz kaynakları önümüzdeki dönemlerde israf etmeyelim. 
 
Türkiye’nin sanayi kentleri arasında yer alan Kocaeli’nde ‘sanayi üniversitesi’ kurulması yönünde talepler yükseliyor. Neler söylemek istersiniz?
 
Esasında tüm üniversiteler sanayiye eleman üreten tesislerdir. Üniversitelerin hepsi yetişkin milli gücü üreten fabrikalardır. Biz de sanayi sektörü olarak elemanlarımızı üniversite mezunu gençlerden alıyoruz. Sanayinin ihtiyaçlarına yönelik eleman eğitilmesi çok önemli. Bugün sanayinin ihtiyacı olan nitelikli eleman açığının karşılanması adına yapılacak her türlü çalışmayı yürekten destekliyorum.

Arazi tahsisleri gerçek yatırımcıya yapılmalı

Sanayi Bakanlığı sanayicilere bedelsiz veya kısmen bedelsiz arsa tahsis etmeye başladı. Bu uygulama doğru mu?
 
Doğuda bedelsiz veya kısmen bedelsiz arazi tahsis edilmesi doğru bir mantık, doğru bir uygulama, yalnız ülkemizde düşünülen bir şey değil. Eğer siz sanayiciye özendirmek amacıyla sadece araziyi verip sanayiyi ve altyapıyı oluşturmazsanız olmaz. Aksi taktirde hiçbir yatırım fizibıl çıkmaz, istihdamı da geliştiremeyiz. Biz böyle engelleri fark edemezsek bir sonraki nesillerimizi istihdam imkanlarından yoksun hale getiririz. Ülkemiz yoksullaşır. Bu arazi tahsislerinin gerçek yatırımcıya yapılması çok önemli ve belirli bir zaman içerisinde de bu yatırımlara başlamamış olanlardan kesinlikle o araziler geri alınıp gerçek yatırımcıya verilmesi lazım. 
 
Peki, bu tür teşvikler zaman zaman mı verilmeli yoksa sürekliliği sağlanmalı mı?
 
Sürekli olması lazım. Hatta bazı şehirlerde özendirmek için devletin kendisinin de yatırım yapması lazım. Sanayicinin yatırıma el atmadığı bölgelerde istihdam yaratmak için öncü olması lazım. Çünkü o yöredeki o insanlarımızı başka kontrollerin altına itmemek için iş sahası gerekiyorsa devletimizin sorun kalkana kadar öncülük etmesi gerekir.



Ali Kibar Özgeçmiş

12 Ekim 1958 Kayseri doğumlu olan Ali Kibar, Istanbul Saint Michel Lisesi’nin ardından Marmara Üniversitesi İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültesi'nden mezun oldu.1983 yılında aile şirketindeki aktif görevine başladı. Demir ve sac, alüminyum, gıda, lojistik, otomotiv, oto yan sanayi, dış ticaret şirketi faaliyetlerini de kapsayan değişik sanayi ve ticaret çalışmalarıyla birlikte, bugün itibarı ile holding bünyesindeki 23 şirkette Yönetim Kurulu Üyeliği ve/veya başkanlığı yapmaktadır. Aynı zamanda Hyundai Assan Otomotiv Sanayi ve Tic.aret A.Ş.Yönetim Kurulu Başkanı ve Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısıdır. Kore-Türk Dostluk Cemiyeti Başkanı, Türk - Kore İş Konseyi Başkanı, Türkiye Alüminyum Sanayicileri Derneği (TALSAD) Başkanı,  Avrupa Alüminyum Birliği'nde Türkiye'yi temsil eden üyedir. 1999-2007 Yılları arasında Kore Cumhuriyeti Istanbul Fahri Başkonsolosluğu görevinde bulunan Kibar, 23 Mayıs 2007’den beri Kore Cumhuriyeti Kayseri Fahri Başkonsolosluğu, 4 Ekim 2011’den beri de Kore Cumhuriyeti Kocaeli Fahri Konsolosluğu görevlerini sürdürmektedir.  Genç Yönetici İşadamları Derneği ve Young Presidents' Organisation (YPO) Bosphorus Chapter kurucularından olan Kibar, TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi, Türk - Amerikan İşadamları Derneği (TABA) üyesi, TÜGİAD Onur Kurulu Üyesi, Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı (TESYEV) , Türk Eğitim Vakfı (TEV) ve Doğal Hayatı Koruma Derneği (WWF) Mütevelli Heyeti Üyesi, Kibar Eğitim Yardım Vakfı Yönetim Kurulu Üyesidir. Ayrıca değişik sosyal yardım kuruluşlarında çeşitli faaliyetler göstermektedir. Fransızca ve İngilizce bilen Ali Kibar 5 Ekim 2010’da  Kore Hükümeti tarafından “Korean Moran Order of  Civil Merit” üstün hizmet madalyası ile ödüllendirilmiştir.  Kibar,  evli ve iki çocuk babasıdır.

Son Güncelleme: 15.08.2015 10:12
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.