banner89

Yüzde 75’lik doluluk şartı çarpık sanayiyi tetikliyor

Manisa’daki OSB yöneticileri, OSB’lerdeki yüzde 75’lik doluluk oranı şartının çarpık sanayileşmeye sebebiyet verdiğini aktardı.

Yüzde 75’lik doluluk şartı çarpık sanayiyi tetikliyor

Manisa’daki OSB yöneticileri, OSB’lerdeki yüzde 75’lik doluluk oranı şartının çarpık sanayileşmeye sebebiyet verdiğini aktardı.

12 Ağustos 2011 Cuma 12:51
Yüzde 75’lik doluluk şartı çarpık sanayiyi tetikliyor
Afyon, Kütahya, Manisa ve Uşak bölgesini kapsayan Zafer Kalınma Ajansı, Türkiye’nin önemli sanayi kentleri arasında yer alan Manisa’daki OSB’lerin sorunlarını belirledi. Ajans uzmanları, il sınırları içinde faaliyet gösteren Manisa OSB, Akhisar OSB, Salihli OSB ve Turgutlu OSB’nın yöneticileri ile tek tek görüşerek sorunlarla ilgili elde ettiği verileri Sanayi Gazetesi ile paylaştı.
 
DOLULUK HESABI YANLIŞ YAPILIYOR
 
  Kalkınma ajansı uzmanlarınca yapılan değerlendirmelerde, yüzde 75’lik doluluk oranı şartının Manisa’daki OSB’ler için sorun teşkil ettiğini belirledi. Bu sorunla ilgili hazırlanan raporda; “OSB’lerin genişleme koşulları ile ilgili sorunlarının temelinde OSB Uygulama Yönetmeliğinde böyle bir doluluk oranı kriterinin belirlenmiş olması ve parsel sayıları esas alınarak hesaplanması yer almaktadır. İlgili yönetmelik maddesinin gerekçesi olarak yatırımların il genelinde düzenli dağılarak bölgesel dengesizliğin önlenmesi ve yeni kurulmakta olan OSB’lerde arsa tahsislerinin teşvik edilmesi gösterilmekte” tespit yapıldı. Rapordaki açıklama şöyle devam etti;
 
BENZER KOŞULLAR YOKSA OSB TERCİH EDİLMİYOR
 
  “Manisa ilinde yer alan OSB’lere bakıldığında, kendi içlerinde barındırdıkları sektörler itibariyle bir kümelenme modeli ile çalıştıkları görülüyor. Bu kapsamda, potansiyel yatırımcıların, yatırımlarını gerçekleştirecekleri yere karar vermelerindeki en önemli etkenler arasında ana veya yan sanayiye fiziksel yakınlık ile OSB’lerin sunmakta olduğu hizmetlerin kalitesi, çeşitliliği ve maliyetleri yer almaktadır. Yatırımını gerçekleştireceği bölgeyi bu kriterler çerçevesinde belirleyen yatırımcılar, tercih ettikleri OSB’de yer bulamamaları durumunda, benzer koşulları sağlamadığı sürece, başka bir OSB’ye başvurmak yerine, tercih ettikleri OSB’nin sınırları dışında kalan sanayi arazileri üzerinde tesis kurmaya yönelmektedirler.”
 
DOLULUK ŞARTI OSB DIŞI SANAYİYİ TEŞVİK EDİYOR
 
  Raporda, yüzde 75’lik doluluk şartının çarpık sanayileşmeye sebebiyet verdiği kaydedilerek, “Bu yöntem yatırımların il genelinde düzenli dağılmasında etkin olmadığı gibi, aynı zamanda çarpık sanayileşme sorununa sebebiyet verebilmektedir. Konu ile ilgili olarak, OSB’lerin genişleme koşulu olarak il genelinde doluluk oranı belirlenmesi doğru bulunmamakta olup, bir doluluk oranı belirlenmesi zorunluluğu halinde dikkat edilmesi gereken hususlar olduğu öngörülmekte. Yönetmelik hükmü gereğince doluluk oranı parsel sayıları esas alınarak hesaplanmakta olup, yapılan hesaplamalarda 5 dönümlük bir parselin doluluk oranına yapmakta olduğu katkının 95 dönümlük bir parsel ile eşit olması OSB’ler için uygun olmayan bir sınırlama. İlave alan yer seçimi taleplerinin değerlendirilebilmesinde yüzde 75 parsel doluluk oranı koşulu uygulanmadan, istisna yaratıldığı tek durum Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı aracılığı ile getirilen yatırım projelerine yer tahsisi yapılmasıdır. Sonuç olarak bu yöntem, duruma özel bir çözümden öteye geçememektedir” denildi.
 
ÇEVRE PLANLARI REVİZE EDİLMELİ
 
  Zafer Kalkınma Ajansı uzmanları, OSB’lerin çevre planları düzenlerinin revize edilmesi gerektiğini belirledi. Uzmanlar, “Çevre düzeni planları, OSB’lerin imar planlarını bağlayıcı niteliktedir. Bu özelliğinden dolayı mevcut çevre düzeni planları OSB’ler için kısıtlayıcı sorunlara neden olabilmektedir. Çevre düzeni planları OSB’lerin gelişmeleri dikkate alınarak revize edilmelidir” şeklinde tespitte bulundu.
 
 TESCİL TALEBİNDE BULUNULAMIYOR
 
  Manisa’daki OSB’lerin en büyük sorunları arasında kamulaştırma sorunları da yer alıyor. Uzmanlar tarafından gerçekleştirilen tespitlerde, “Kamulaştırma Kanunu’nda yapılan düzenlemeler öncesinde, idareler kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedeli ödeyerek, taşınmazın malikleri ile anlaşmazlık oluşması ile adli yargıya intikal eden durumlarda da mahkeme sonuçları beklenmeden, tescil talebinde bulunabilmekteydi. Mahkemece tespit edilen yeni bedel ile ödenmiş bedel arasında oluşan fark idare tarafından maliklere dava sonrasında ödenmekteydi. Ancak, ilgili Kanunda yapılan düzenlemeler sonrasında, idarenin malikler ile anlaşma sağlayamaması sonucu yargıya intikal durumlarda, mahkeme sonuçlanmadan tescil talebinde bulunulamamaktadır. Bu kapsamda, OSB’ler yer seçiminin kesinleşmesini müteakip imar planı onaylanmış alanda arsa tahsisi yapabilmek için kamulaştırmaya ilişkin hukuki sürecin tamamlanmasını beklemek zorundadır. Kamulaştırma sürecine giren arazilerin tahsisi 4-5 yıl gibi sürelere uzayabilmekte, potansiyel yatırımcıları bölgeden uzaklaştırabilmekte veya çarpık sanayileşmeyi teşvik edebilmektedir” denildi.
 
OSB FİRMALARI CEZALANDIRILIYOR
 
  Zafer Kalkınma Ajansı’nın OSB’lerle ilgili araştırması önemli bir sorunu daha perçinledi. Yapılan incelemelerde “Elektrik ihtiyacını TEDAŞ’tan / özel sektörden karşılayan OSB’ler, farklı fiyatlandırılan birçok elektrik satış tarifesi ile karşı karşıya kalmaktadır. Tarifelerin bu denli çeşitli olması, OSB’lerin seçtiği tarifelerin farklılığına bağlı olarak, diğer OSB’lerde yer alan firmaların rekabet güçlerinde dengesizlik yaratmaktadır. Özetle, devletin farklı enerji maliyeti uygulaması, bazı OSB’ler ve OSB dışında yer alan firmalarla kıyaslandığında, OSB’de yer alan firmaların cezalandırılmasına neden olabilmektedir. Bu çerçevede, OSB’lere özel tek tip elektrik tarifesi uygulanması sorunun çözümünü sağlayacaktır. İlaveten, elektrik tüketimine bağlı olarak alınan enerji fon bedellerinin (TRT Payı, Elektrik Tüketim Vergisi, Enerji Fonu) OSB’lerde uygulanmaması OSB’lerde yer alan firmalar için önemli enerji girdisi avantajı sağlayacak, firmaların rekabet güçlerini arttıracak ve planlı sanayileşmeyi teşvik edecektir. Ayrıca, OSB dışında yer alan bir firma TEDAŞ’la tüketim kapasitesi üzerinden anlaşıp indirimli orandan ödeme yaparken, OSB içerisindeki bir firma, normal dağıtım bedeli dışında, EPDK tarafından belirlenmiş olan OSB dağıtım bedelini de ödemek zorundadır. Bu oran bazı OSB’ler için çok yükselebilmekte, dolayısıyla enerji maliyeti açısından OSB dışında yer alan bir firma OSB’deki firmaya göre daha avantajlı hale gelmektedir” kaydedildi.
 
ALTYAPILARI BAKANLIK YAPSIN
 
  Kalkınma Ajansı Uzmanları, bakanlık kredisi kullanan OSB’lerde altyapı inşa aşamasında ilgili mevzuatın dikte ettiği sınırlandırmalar sebebiyle süreçte aksaklıklar meydana geldiği belirlendi. Uzmanlar, “Bu sınırlamalar yerelde OSB’lerin maliyet, zaman ve yöntem etkin olarak belirledikleri gereksinimleri dışarıda bırakmaktadır. OSB’ler söz konusu kredilerin kullanılması aşamasında gerekli esnekliğin kendilerine verilmesini veya Bakanlığın OSB’leri borçlandırmak suretiyle tüm altyapı hizmetlerinin tek elden kendisi tarafından inşa edilmesinin gerekliliğini vurgulamaktadırlar. OSB’lerin konum olarak çevre yolu veya ana yolların yakınında kurulmuş olmasına rağmen bazı OSB’lerin bu yollara çıkışları düzenlenmemiştir. Dolaysıyla OSB’ler OSB-anayol bağlantı noktaları konusunda önemli sorunlarla karşı karşıya kalabilmektedirler. Bu sorunlar, OSB’lerin OSB dışı alanlara müdahale edememeleri, kamulaştırma yönetmeliğindeki sıkıntılar ile bürokratik zorluklardan kaynaklanmaktadır” diye tespitte bulundu.
 
BÜROKRATİK ENGELLEMELER
 
  Raporda; OSB’lerde inşaat ruhsatı, yapı ruhsatı gibi belgeler OSB’ler tarafından düzenlenebilirken, ÇED raporu için İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne yazı yazılması gerektiği kaydedildi. Aynı raporda “Burada önemli olan nokta, OSB bünyesindeki uzman ve mühendisler aracılığıyla hazırlanabilecek belgeleri düzenleme yetkisi ile OSB yetkili personelleri aracılığıyla yapılabilecek denetim ve kontrolleri gerçekleştirme yetkisinin OSB’lerde olmamasıdır. Bahsi geçen belgelerin düzenlenebilmesi, kontrol ve denetimlerin gerçekleştirilebilmesi için ilgili müdürlüklere başvurma zorunluluğu, OSB’lerde yatırım ve iş gerçekleştirme süreçlerinin bürokrasiye takılarak uzamasına neden olmaktadır. Yapı denetimlerinin, elektrik ve gaz hatlarının son bağlantı noktaları olan trafo ve sayaç kabul işlemlerinin başka kurumlar tarafından yapılması bu konuya verilebilecek örnekler arasındadır” vurgusu yapıldı.
 
OSB’LERİN FAİZ BORÇLARI AFFEDİLSİN
 
  OSB yöneticileri, yatırım teşvikleriyle ilgili sıkıntılarını da uzmanlara aktardı. Raporda, “Teşvik paketleri, sadece yeni yatırımları (komple yeni yatırım, tevsi yatırım, modernizasyon) desteklemektedir. Mevcut tesislerin de faaliyetlerini sorunsuzca sürdürebilmeleri ve rekabet güçlerini arttırabilmeleri için SGK primi işveren payı ödemesi, kurumlar vergisi indirimi gibi teşvik araçlarının belli oranlarda uygulanabilirliğinin olması sağlanmalıdır. Ayrıca, Bakanlık kredisi kullanan OSB’lerin birikmiş faiz borçların affedilmesi, OSB’lere önemli ölçüde finansal kolaylık sağlayacaktır” denildi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.