Üreten Türkiye’nin dinamosu konumunda olan OSB’lerin sayısı 276’ya yükseldi.  Artvin hariç Türkiye’nin 80 ilinde kurulu bulunan OSB’lerden 33’ü ihtisas OSB olarak faaliyet gösteriyor. Tamamı Tekirdağ’da bulunan 7 OSB Islah.  Geri kalan OSB’lerden 2’si özel, diğerleri ise karma OSB. 

 

Türkiye’nin dünyaya ihraç ettiği OSB’lerin yoğunluğu batı bölgelerinde bulunuyor. Ülke genelinde il nezdinde en çok OSB 13’er adetle Kocaeli, Bursa ve İzmir’de bulunuyor. Bu üç ili 11 OSB ile Ankara, 10 OSB ile Tekirdağ, 9 OSB ile Konya ve Afyon, 8 OSB ile İstanbul takip ediyor.

 

Bölgesel bazda değerlendirildiğinde ise Marmara’da 72, Ege’de 50, İç Anadolu’da  48, Karadeniz’de 41, Doğu Anadolu ve Akdeniz’de 22, Güneydoğu Anadolu’da ise 21 OSB bulunuyor. 750 kilometrekarelik alanı kaplayan OSB’lerde 57 binden fazla firma faaliyet gösteriyor.

 

Bu bilgileri paylaştıktan sonra şunu da açık bir dille ifade etmek lazım; OSB’lerimizle ne kadar gurur duysak az. Çünkü OSB’lerimiz büyüyen Türkiye’nin dinamosu. Ülkemizi aydınlık yarınlara taşıyacak üretim merkezleri.

 

OSB’ler planlı, çevreye duyarlı sanayileşme ve kayıtlı ekonominin iyi bir örneği olduğu gibi aynı zamanda çarpık sanayileşmenin de ilacı. Çevreci üretimin, modern çalışma ortamının da adresi…

 

Dünyaya ihraç ettiğimiz OSB’lerin sıkıntıları da var tabi ki. Mesela geçen haftalarda gündeme gelen “yetersiz tanımlama.” En birinci sorun bu. Bir diğer ve önemli sorun “yetersiz teşvik.” Cumhuriyet tarihinin en önemli projelerinden biri olan OSB’lerin en az mevcudun iki katı kadar daha desteklenmesi, teşvik edilmesi gerekiyor.

 

Ayrıca yeni nesil OSB’nin de haritası çıkarılmalı. Gerekiyorsa sanayi kuruluşlarıyla birlikte küçük sanayi ve ticari alan oluşturma zorunluluğunda olduğu gibi yaşam alanlarının oluşturulması da zorunlu hale getirilmeli. Her OSB’nin içinde TGB (Teknoloji Geliştirme Bölgesi) kurulması mecburi kılınmalı.

 

Bir başka husus daha var ki; aslında en önemlisi o. Bazı şehirlerimizde OSB düşmanlığı nüksetmiş durumda. Bu durum öyle bir hal almış ki; 2023 yılı hedeflerinin siyasi temsilcileri dahi OSB’lere düşman gözüyle bakıyor. Bu bakış açısının önüne geçilmeli. “OSB-sanayi kirletir” önyargısı yıkılmalı.

 

“Bölgemize OSB istemiyoruz. Sanayici buralara gelmesin” diyen siyasetçiler, yerel yöneticiler, bürokratlar uyarılmalı. Üretmeden, ihraç etmeden Türkiye’nin büyümesinin mümkün olmadığı, OSB düşmanlığının memlekete zarardan başka bir şey sağlamadığı “uygun dille” anlatılmalı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.