Türkiye'deki sanayinin ve sanayicinin nabzını tutan en önemli ortamlardan biri olan Sanayi Gazetesindeki ilk yazıma başlarken tüm okurlara sıcak bir merhaba!

Hiç şüphesiz son 3-5 yıldır en çok duyduğumuz şeylerden birisi "yapay zekâ". Ama tam olarak yapay zekâ ne demek? Ne işe yarar, nasıl kullanılır? Bu ilk yazımızda çağımızın en önemli kavramlarından biri olan yapay zekâyı konuşacağız.

Yapay zekâ, İngilizce'de “artificial intelligence” şeklinde isimlendirilip “AI” şeklinde kısaltılıyor ve “ey-ay” şeklinde okunuyor. Dolayısıyla birileri ey-aydan bahsediyorsa bu yazıyı okuduktan sonra artık siz de sohbete dahil olabilirsiniz.

Yapay zekâ aslında en basit haliyle insan zekâsını taklit eden bir makine veya yazılım (bilgisayar programı) demektir. İnsan zekâsı doğadaki en karmaşık ve anlaşılması en güç şeylerden birisidir. Hâlâ da tam olarak insanın zekâsının nasıl çalıştığını bilmiyoruz. Ancak bilim adamlarının özellikle sinir ağları üzerine yaptığı çalışmalar bizi son dönemlerde belli bir anlayış seviyesine ulaştırdı.

Yapay zekâ çalışmalarının temelini de bu anlayışın bilgisayarlı sistemlere uyarlanması oluşturuyor. Yani aslında insan beyninin bir benzerini bilgisayar içinde oluşturmaya çalışıyoruz.

Tabii ki bu muazzam bir iş ve henüz bunun tam anlamıyla başarıldığını söyleyemeyiz. Hatta açık konuşmak gerekirse insan beyninin yapabildiği pek çok şeyi henüz bilgisayarlarla yapmayı hayal dahi edemiyoruz.

Bununla birlikte nasıl çalıştığını anladığımız mekanizmaları bilgisayara öğrettiğimizde bilgisayarın insandan kat ve kat daha hızlı bir şekilde bu mekanizmalarla ilişkili işleri yapabildiğini görüyoruz. Bir kaç örnek verelim:

Bilgisayarlar aritmetik işlemlerde bizden milyarlarca kat hızlılar. Standart bir bilgisayar bir saniye içinde milyarlarca sayıyı toplayıp, çıkartıp, çarpıp, bölebilir. Bir bilgisayar içinde milyonlarca ürünün bilgileri olan bir veri tabanından istenen bir ürünün detaylı bilgilerini saniyeler içinde çıkartıp getirebilir. Veya son 20 yıllık satış rakamlarına bakarak, mevsimsel değişimleri, enflasyondaki değişimleri ve kur değişimlerini de hesaba katarak size önümüzdeki yıl tahminen ne kadar ürün satacağınızı söyleyebilir.

Bu saydıklarımız pek çok yapay zekâ uzmanı için aslında pek de yapay zekâ kavramı içinde sayacakları şeyler değil. Yani bunlar aslında "basit işler".

Peki yapay zekânın yapmakta zorlandığı ve bilim adamlarının çözmek istediği problemler ne tür problemler? Üzerinde en çok çalışılan alanlardan bir tanesi “görüntü tanıma”, yani bilgisayarın kendisine verdiğiniz bir fotoğrafta ne olduğunu anlaması.

Bu çok basit olarak tek bir objeyi algılamak olabileceği gibi, fotoğraftaki olayı anlamak gibi çok daha karmaşık bir konu da olabilir. Örneğin bir trafik kazasının fotoğrafını verdiğimizde bilgisayarın öncelikle bunun bir kaza fotoğrafı olduğunu anlamasını, ardından kaç arabanın kazaya dahil olduğu, kazanın şiddeti, hatta oluş şekli gibi bilgileri bize verebilmesini istiyoruz. Bir insan için çoğu zaman çok basit olan bu görev, bir bilgisayar için oldukça zor. Bu alanda son dönemde ciddi bir yol katedilmiş olmasına rağmen hâlâ gideceğimiz çok yol var.

Bir başka ilginç yapay zekâ problemi ise “veri madenciliği”, yani bir veri yığının içindeki ilginç örüntüleri bulmak, ortaya çıkarmak ve sonra bu örüntülere dayanarak tahminleme yapmak.

Tek tek detaylandıralım. Günümüzde pek çok sistem çalışırken log dediğimiz kayıtlar tutuyor. Örneğin bir CNC tezgahı yaptığı her bir işlemi ve bunun sonucunda sensörlerden elde ettiği sıcaklık, titreşim ve benzeri verileri kayıt altına alabilir. Bunu günlerce hatta aylarca yaptığınızda elinizde bir insanın incelemesinin mümkün olmayacağı kadar çok kayıt olacaktır. Milyonlarca satır kayıttan bahsediyoruz. Onlarca kişiyi bu kayıtları incelemek için görevlendirseniz dahi tüm kayıtların incelenmesi aylar sürecektir.

Daha da kötüsü siz bir yandan kayıtları incelerken çok daha fazlası da üretilmiş olacaktır. İşte veri madenciliği bu kayıtları inceleme ve anlamlandırma işini bilgisayara yaptırmak demektir. Geliştirilmiş özel algoritmalar kullanılarak bu çok büyük veri yığınları hızlı bir şekilde bilgisayarlar tarafından incelenir ve içlerinde kayda değer bilgiler olup olmadığı tespit edilebilir.

Örneğin biraz önce verdiğimiz örnekteki CNC kayıtları yapay zekâ yöntemleriyle incelendiğinde tezgahın hangi hareketleri yaparken aşırı ısındığı tespit edilip ileride yapılacak kodlamalarda bu hareketlerin tekrar edilmesi önlenebilir. Hatta daha gelişmiş bir uygulamada, yapay zekânın bir CNC programı çalıştırılmadan önce muhtemel sorunları tespit edip çözüm yolları önermesi sağlanabilir.

Bir sanayi kuruluşunda yapay zekânın nasıl kullanılabileceğini, günümüzün bu en popüler gelişmesinin bir kuruma nasıl fayda sağlayabileceğini ancak konuda uzman bir mühendis tespit edebilir.

Yapay zekâ konusu temelde bilgisayar mühendisliğinin bir çalışma alanı olarak görülmekle birlikte, elektronik mühendisliği başta olmak üzere, matematik, istatistik ve daha birçok bölümde de artık bu alanda uzmanlaşmış insanlara rastlamak mümkün.

Ülkemizde son yıllarda bu anlamda pek çok gelişme oluyor. TÜBİTAK bünyesinde kurulacak Yapay Zekâ Enstitüsü ve Hacettepe Üniversitesi bünyesinde açılan ve bu yıl ilk defa öğrenci alan Yapay Zekâ Mühendisliği Bölümü bunlardan yalnızca ikisi.

Bu gelişmelerden ve sanayiye olacak muhtemel etkilerinden daha sonraki yazılarda detaylı olarak bahsetmeyi hedefliyorum.

Bir sonraki yazımıza kadar hoşça kalın!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sevil Yıldırım Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi 2019-10-07 13:55:21

Yazınızı ilgi ile okudum Hacettepe Üniversitesinde de Yapay Zeka mühendisliğinin açılması öğrenci alımı ülkemiz adına bir başlangıç yaparak ilk adımları atmış bulunuyorsunuz kutlarım başarılar

Avatar
Onur Coşkuner 2019-10-08 15:07:50

Çok güzel bir yazıydı. Bir solukta okudum.