“Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Bayındır’a tarıma dayalı ihtisas OSB müjdesi” başlıklı bir haber servis edildi ajanstan. Tarih yirmi iki Kasım iki bin on dokuz.

İç mekân, dış mekân, mevsimlik, çalı ve ağaç grubu süs bitkileri üretimi açısından, Türkiye’nin önde gelen üretim merkezlerinden biri Bayındır, çiçeğin anavatanı. Nüfusu 41 bin 244. İlçe halkının büyük bölümü tarım ve hayvancılıkla uğraşıyor, bunun dışındaki faaliyet alanları ticaret, hizmet sektöründe çeşitli meslekler ve çok sınırlı düzeyde sanayicilik.

Ama buraya dikkat; Türkiye’de üretilen yer örtücü bitkilerin yüzde 70’i, mevsimlik süs bitkilerinin ise yüzde 30’u Bayındır’da üretiliyor. (Kaynak: Bayındır Kaymakamlığı resmi internet sitesi, bayindir.gov.tr)

Haberin devamında, Sayın Cumhurbaşkanı’nın Bayındır’dan Kirazlı’ya geçtiği, burada da halka hitap ettiği ve günün ikinci müjdesini açıkladığı belirtiliyor. “Yeterli alan, sıcaklık ve debide jeotermal enerji kaynağı bulduğumuz takdirde tarıma dayalı jeotermal enerji ile ısıtmalı ihtisas organize sanayi bölgesini de kuracağız” sözünü veriyor Sayın Cumhurbaşkanı Kirazlı halkına.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın her iki ilçenin potansiyeli görüp, burada üretilen katma değerin daha da artması için yatırım kararı alması, örnek bir girişimcilik modeli olmakla birlikte, hem ilçe halkı hem de ülke ekonomisi adına, gerçekten bir müjde.

Ancak dikkat çekmek istediğim şey, Kirazlı ve Bayındır halkının OSB ile müjdelenmiş olması ya da ülkemizin iki yeni OSB daha kazanacak olması değil. OSB’nin, Cumhurbaşkanı nezdinde müjde niteliğine sahip olması.

Bayındır’da düzenlenen mitingde, vatandaşlara seslenen Sayın Cumhurbaşkanı’nın konuşmasının satır aralarında, OSB’lerin ülkeye sağladığı faydaları anlatan çok önemli ve çok net ifadeler söz konusu. Altını kalın kalın çizmek istiyorum bu önemli ifadelerin; “Tabii bununla beraber (organize sanayi bölgesi) buraya girecek sermayeyi, parayı düşünün. Ciddi bir hareketliliği nereye getirecek, Bayındır’a getirecek. Bu yatırım sayesinde bin 500 vatandaşımız iş ve aş sahibi olacak. Bugün bir Hollanda bu tür bitkilerle yeri yerinden oynatıyor, bir Singapur yeri yerinden oynatıyor. Onlar yapıyor da biz neden yapamayalım?” (Kaynak: Anadolu Ajansı)

Devletin en üst makamının bir ilçe halkına, organize sanayi bölgesini bir müjde olarak sunması, başta Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu olmak üzere, tüm OSB yönetimlerine, sanayicilerine, ilgili sivil toplum kuruluşlarına, bölge müdürlerine ve bölge müdürlüğü personellerine, hatta ve hatta her hangi bir fabrikadaki müstahdeme kadar üreten ya da üretime katkı sağlayan herkese ama herkese müjdedir aslında.

Çünkü;

Devletin en üst makamı, ekilip biçilemeyen, orman vasfı taşımayan, tarihi önemi bulunmayan, niteliksiz, atıl bir arazinin, organize sanayi bölgesi ilan edildikten sonra, kurulduğu yere sermaye akışı sağladığının, para kazandırdığının, dolayısıyla da refah seviyesini artırdığının farkında. O çorak toprak parçasının, üreten ve ürettikçe güçlenen bir organizmaya dönüştüğünü biliyor. Ekilen tohumun filizlenmesine bile imkan tanımayan o verimsiz alandan binlerce insanı doyuracak hasadın alınabileceğini, o hasadın aş olarak kursaklardan geçeceğinin bilincinde. Ve hatta doğru planlanır, doğru yönetilir, AR-GE ve inovasyona gereken önem ve destekler verilir ise sektörün uluslararası arenadaki devlerine kafa tutacak, onlarla yarışır hale gelecek bir güce dönüşeceğine yönelik büyük bir inanç taşıyor.

Sayın Cumhurbaşkanı söyleminde son derece haklı.  OSB’ler tüm bu yönleri göz önüne alındığında vatandaşa müjdelenecek kadar kıymetli ve bir o kadar da önemli.

Sektör temsilcileri, sayın başkanlar, gelin bu monoloğu, diyaloğa çevirin. Çalın kapısını, organize sanayi bölgeleri ile ilgili bu kadar farkındalığa sahip bu makamın. Alın koltuğunuzun altına sektörün talep ve önerilerini, alın arkanıza binlerce üretenin ümitlerini, yan yana gelin, anlatın.

Doğru planlanır, doğru yönetilir, üretimin ve yatırımın önündeki engeller kaldırılır, sanayicilerin omuzlarındaki yükler hafifletilir, AR-GE ve inovasyona gereken önem verilir ve destekler sağlanır ise Türk sanayisinin uluslararası arenadaki devlere kafa tutacak, onlarla yarışır hale gelecek bir güce dönüşeceğine olan inancınızı, kararlılığınızı, esas duruş haykırın, ant içer gibi.

Sonra da dönün sanayicilere, deyin ki ‘Müjdemi isterim’

Son Kaynak Tedarik Tarifesinin hayata geçtiği 1 Nisan 2018’den bu yana OSB’lerde elektrik fiyatları yüzde 100’ün üzerinde artmıştı, ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyorduk, 15 ay gibi kısa bir sürede yaşanan bu yüksek artış, sanayinin rekabet gücünü zayıflatmıştı hani…

“MÜJDE”

Son Kaynak Tedarik Tarifesi içinde yer alan YEKDEM maliyetlerinin yükü sanayicilerin üzerinden kaldırıldı. Ulusal Tarife benzeri 3 aylık, 6 aylık periyotlarla sabit fiyat belirlendi. (Kaynak: OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, osbuk.org.tr)

Hollanda ve Singapur’u yerinden etmek, üretimdeki katma değer artışı ile yeri yerinden oynatmak isteyen bir irade, bu inanç ve kararlılığa neden kayıtsız kalsın ki?

Deneyin.

Müjdenizi isteyin.

Olmadı mı?

Bileyin inancınızı ve kararlılığınızı, bir daha deneyin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.