Dünyada küresel silah ticaretinde büyük bir artış yaşanıyor. Malum, en büyük silah ihracatçıları Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Rusya, Fransa, Almanya ve Çin.

Ülkemizin savunma sektöründeki uzun atlayışı ise göğüslerimizi bayağı uzun bir zamandır kabartmaya devam ediyor.

Hiç olmadığı kadar büyük projelerden bahsediliyor.

Savunma sektörünün başarılarıyla yatıp kalkar olduk.

2030’lu yıllardan itibaren yavaş yavaş devreden çıkartılması düşünülen F-16 uçaklarının yerini alması tasarlanan Milli Muharip Uçak (MMU), ATAK’ın daha gelişmiş bir modeli olarak, Türk savunma sanayisinin kilit öznelerinden biri olacak. Yerli kaynakların devreye alınmasını öngören MMU’nun, Türk mühendisliğinin modern üretim gücünü gözler önüne sermesi planlanıyor.

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, MMU’lara Savunma Sanayi Başkanlığı olarak ayrı bir stratejik önem atfedildiğini her fırsatta ifade ediyor.

MMU’ların, 2070’lere kadar Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine alınması planlanıyor.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nin vizyonuna göre 2030’lu yıllarda Türkiye’nin savunmasında kullanılmak üzere, geleceğin harekât ihtiyaçlarını karşılayan, uluslararası standartlara uygun tasarlanmış ve üretilmiş, harekât bağımsızlığını temin edecek bir sistem için çalışmalar sıklaştırıldı...

ABD, Rusya ve Çin’den sonra mavi göklere imza atacak bir Türk teknolojisi...

Diğer büyük proje ise insansız hava araçları (İHA)...

Daha büyük ve gelişmiş İHA’lar yapmak hedefte. Hatta insansız savaş uçağı tahmin ettiğimiz kadar uzak bir gelecekte havalanmayacak.

SSB’nin tepe isminin, dönemin yalnızca imalat dönemi olmadığını, bu imalat becerisinin akıllı süreçlerle mutlaka birleştirilmesi gerektiğini söylediğini hatırlayalım.

Bu, imal edilen sistemlerin akıllandırılması ve nesnelerin bağlantı gücünün artırılması demek oluyor.

Demir’in “Gündemde gerçekten çok kapsamlı ve büyük projeler var” sözlerinin mahiyetini anlamak zor değil.

Savunma Sanayi Başkanlığının vizyonu ekseninde daha gelişmiş İHA’lar ve radar teknolojilerinin yanı sıra; etki alanı ve niteliği genişletilmiş uydu ve siber güvenlik sistemleri yolda.

Güzel fakat yalnız ülkemiz, savunma sanayi ihracatını 2014-2018 döneminde 2009-2013 dönemine göre yüzde 170 arttırdı. Dile bile kolay değil...

Büyük bir eşik aşıldı, Türkiye savunma sanayisiyle ihracatta piyasaları silip süpürmeye başladı.

Daha geçen hafta yerli üretim olan yüz akı Altay için Katar’la imza masasına oturduk. Yakın zamanda 100 adet tankı Katar’a göndereceğiz.

Tüm bunlara milli savunma hamlesinin meyvesi mi demek doğru, yoksa KOBİ’lerin yükselen üretim şuuru mu bilemedik...

Bildiğimiz tek bir şey var ki, o da sürekli olması gerektiği...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.